HADİS REDDİYECİLERİ her devirde olmuştur-2005'e özgü bir durum değildir:
''Hadisleri Reddeden Birtakım Kimselerin Delil Olarak getirdikleri Zayıf şahısların Ol An -Sünnetin Kurana Arz edi lmesi ne dair ki haberlerin BATIL oluşu Bahsi''(Suyuti):
''İmam Şafi şöyle der:Rasullulahtan gelen bazı hadisleri reddeden kimse bana şu hadisi delil olarak gösterdi:''Benden size gelen haberi Kurana arz edin.Ona uyuyorsa onu ben demişimdir. Kurana uymuyorsa Onu ben demedim''. O kimseye şöyle dedim:''Az çok rivayeti Sahih olan hiç bir kims e bunu rivayet etmemişdir.Bu mechul bir kimseden gelen munkatı' bir rivayettir.Biz ise böyle rivayetleri herhangi bir konuda delil olarak kabul etmeyiz.
Beyhaki şöyle der:''İmam Şafi bu sözüyle Halid b. Ebi kerime nin Ebu cafer tarikıyla rasullulahtan rivayet ettiği hadisi kaste dmiştir. Hadisler Kurana ters düşmez. Bilakis Rasullulahın hadisleri, Allahü Tealanın hadisleri a-m 'mı, has mı, nasih mi, mensuh mu kastettiğini açıklar. Akabinde rasullulahın sünnetiyle ortaya koyduğu (açıkladığı) FARZLAR insana mec buri olur. Allah rasulünün emirlerini kabul eden kimse, Allah ın emirlerini kabul etmiş olur.
'Benden size gelen haberi Kurana arz edin.Ona uyuyorsa onu ben demişimdir. Kurana uymuyorsa Onu ben demedim'' Hadisi için Beyhaki son olarak şöyle der:''Hepsi de zayıf olan başka tariklerle de rivayet edilmişti r. İbnu Vehb76, Amrb. El Haris, el Esteğ b. Muhammed b. Ebu mansur ve 3 kişi daha. Darekutni'de bu hadiste Vehm olduğunu göstermiştir.'' (Akide ve tevhid'den/Suyuti C.)
www.islah.de
2 000 000'dan fazla hadis olduğunu, ve Muhammed s.a.v 'in günde 200 kadar hadis konusu olacak söz söylemiş ve bunun raviler tarafından aktarılmış olması gerektiğini öne süren Hadis İnkarcılarına Prof İbrahim Canan'ın Hadis yorumu:
''Hadis sahası o kadar geniştir ki, bu sahaya giren te'lifatı gerekli ciddiyetle değme araştırıcı bile görme firsatı bulamaz . Bu sebeple ta ilk asırlardan beri alimlerimiz, hadislerden çeşitli seçmeler yaparak en zaruri, en faydalı olanları bir araya getirmeye çalışmışlardır. "Kütüb-i Sitte" adı altında şöhret kazanan altı hadis kitabı böylece ortaya çıkmıştır. Yani bunlar seçme hadisleri ihtiva eder.
Kütüb-i Sitte'deki hadisler seçilirken "sıhhat" vasfı düşünülmüştür. Yani hadisin sahih olması ön plana alınmıştır. Bir hadiste aranan ilk şart onun "sahihlik"i yani Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'in sözü olmasıdır. Kütüb-i Sitte "sahihlik" vasfını taşıması sebebiyle ümmetçe büyük rağbete mazhar olmuştur. Dini ve dünyevi hayatımızı tanzimde muhtaç olacağımız her çeşit hadis bu altı kitapta mevcuttur.
Hemen belirtelim ki, bu altı kitabın her biri birçok ciltten meydana gelen bir külliyattır. Şöyle ki:
Buhari 9, Müslim 4, Nesai 8, Tirmizi 10, Ebu Davud 5, İbnu Mace 2 cilttir.
Üstelik bunlardan herbiri tekrarlarla doludur. Mesela Buhari aynı hadisi durumuna göre 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve daha fazla bölümde tekrar tekrar kaydeder. Çünkü bir hadiste, iki, üç, dört, beş... meseleye beraberce temas edilmiş olabilmektedir. Nitekim Buhari'de 2761 hadis mevcut iken tekrarlarla sayı 9082'ye ulaşmaktadır.
Hadislerin tekrarı, sadece bir kitabın içinde söz konuşu değildir. Aynı hadis Kütüb-i Sitte'nin hepsinde veya bir kaçında tekrar edilebilir. Bazı hadisler de bu altı kitabın sadece birinde kaydedilmiştir, diğerlerinde yoktur. Hadislerin Kütüb-i Sitte içerisindeki tekrarları hakkında bir bilgi vermek için şu rakamlara bir göz atalım;
Bu te'lifimizin aslı olan "Teysiru'l-Vusul"da 10.490 hadis bulunmaktadır. Teysiru'l Vusul 33.132 adedi bulunan Kütüb-i Sitte hadislerinden tekrarlar atılarak derlenmiştir. Şöyle ki:
Buhari : 9082 hadis ; Müslim: 7275 hadis ; Nesai: 5724 hadis
Ebu Davud: 5274 hadis; Tirmizi: 3951 hadis ; Muvatta : 1326 hadis
Öyle ki, araştırıcı olmayan, sadece dini kültürünü artırmak için hadis kitabı almak ve okumak isteyen bir Müslüman için tekrarları atarak yeni bir eser te'lif etmek mümkündür.''
http://www.muhammedmustafa.net/yazilar/kutubisitte.htm