Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Önerdiğimiz Başlıklar

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 04-10-2005, 22:03
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart HADİS İNKARCILARINA SUYUTİ'DEN CEVAP VAR

HADİS REDDİYECİLERİ her devirde olmuştur-2005'e özgü bir durum değildir:

''Hadisleri Reddeden Birtakım Kimselerin Delil Olarak getirdikleri Zayıf şahısların Ol An -Sünnetin Kurana Arz edi lmesi ne dair ki haberlerin BATIL oluşu Bahsi''(Suyuti):

''İmam Şafi şöyle der:Rasullulahtan gelen bazı hadisleri reddeden kimse bana şu hadisi delil olarak gösterdi:''Benden size gelen haberi Kurana arz edin.Ona uyuyorsa onu ben demişimdir. Kurana uymuyorsa Onu ben demedim''. O kimseye şöyle dedim:''Az çok rivayeti Sahih olan hiç bir kims e bunu rivayet etmemişdir.Bu mechul bir kimseden gelen munkatı' bir rivayettir.Biz ise böyle rivayetleri herhangi bir konuda delil olarak kabul etmeyiz.

Beyhaki şöyle der:''İmam Şafi bu sözüyle Halid b. Ebi kerime nin Ebu cafer tarikıyla rasullulahtan rivayet ettiği hadisi kaste dmiştir. Hadisler Kurana ters düşmez. Bilakis Rasullulahın hadisleri, Allahü Tealanın hadisleri a-m 'mı, has mı, nasih mi, mensuh mu kastettiğini açıklar. Akabinde rasullulahın sünnetiyle ortaya koyduğu (açıkladığı) FARZLAR insana mec buri olur. Allah rasulünün emirlerini kabul eden kimse, Allah ın emirlerini kabul etmiş olur.

'Benden size gelen haberi Kurana arz edin.Ona uyuyorsa onu ben demişimdir. Kurana uymuyorsa Onu ben demedim'' Hadisi için Beyhaki son olarak şöyle der:''Hepsi de zayıf olan başka tariklerle de rivayet edilmişti r. İbnu Vehb76, Amrb. El Haris, el Esteğ b. Muhammed b. Ebu mansur ve 3 kişi daha. Darekutni'de bu hadiste Vehm olduğunu göstermiştir.'' (Akide ve tevhid'den/Suyuti C.) www.islah.de





2 000 000'dan fazla hadis olduğunu, ve Muhammed s.a.v 'in günde 200 kadar hadis konusu olacak söz söylemiş ve bunun raviler tarafından aktarılmış olması gerektiğini öne süren Hadis İnkarcılarına Prof İbrahim Canan'ın Hadis yorumu:



''Hadis sahası o kadar geniştir ki, bu sahaya giren te'lifatı gerekli ciddiyetle değme araştırıcı bile görme firsatı bulamaz . Bu sebeple ta ilk asırlardan beri alimlerimiz, hadislerden çeşitli seçmeler yaparak en zaruri, en faydalı olanları bir araya getirmeye çalışmışlardır. "Kütüb-i Sitte" adı altında şöhret kazanan altı hadis kitabı böylece ortaya çıkmıştır. Yani bunlar seçme hadisleri ihtiva eder.

Kütüb-i Sitte'deki hadisler seçilirken "sıhhat" vasfı düşünülmüştür. Yani hadisin sahih olması ön plana alınmıştır. Bir hadiste aranan ilk şart onun "sahihlik"i yani Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'in sözü olmasıdır. Kütüb-i Sitte "sahihlik" vasfını taşıması sebebiyle ümmetçe büyük rağbete mazhar olmuştur. Dini ve dünyevi hayatımızı tanzimde muhtaç olacağımız her çeşit hadis bu altı kitapta mevcuttur.

Hemen belirtelim ki, bu altı kitabın her biri birçok ciltten meydana gelen bir külliyattır. Şöyle ki:
Buhari 9, Müslim 4, Nesai 8, Tirmizi 10, Ebu Davud 5, İbnu Mace 2 cilttir.

Üstelik bunlardan herbiri tekrarlarla doludur. Mesela Buhari aynı hadisi durumuna göre 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve daha fazla bölümde tekrar tekrar kaydeder. Çünkü bir hadiste, iki, üç, dört, beş... meseleye beraberce temas edilmiş olabilmektedir. Nitekim Buhari'de 2761 hadis mevcut iken tekrarlarla sayı 9082'ye ulaşmaktadır.

Hadislerin tekrarı, sadece bir kitabın içinde söz konuşu değildir. Aynı hadis Kütüb-i Sitte'nin hepsinde veya bir kaçında tekrar edilebilir. Bazı hadisler de bu altı kitabın sadece birinde kaydedilmiştir, diğerlerinde yoktur. Hadislerin Kütüb-i Sitte içerisindeki tekrarları hakkında bir bilgi vermek için şu rakamlara bir göz atalım;

Bu te'lifimizin aslı olan "Teysiru'l-Vusul"da 10.490 hadis bulunmaktadır. Teysiru'l Vusul 33.132 adedi bulunan Kütüb-i Sitte hadislerinden tekrarlar atılarak derlenmiştir. Şöyle ki:

Buhari : 9082 hadis ; Müslim: 7275 hadis ; Nesai: 5724 hadis
Ebu Davud: 5274 hadis; Tirmizi: 3951 hadis ; Muvatta : 1326 hadis

Öyle ki, araştırıcı olmayan, sadece dini kültürünü artırmak için hadis kitabı almak ve okumak isteyen bir Müslüman için tekrarları atarak yeni bir eser te'lif etmek mümkündür.'' http://www.muhammedmustafa.net/yazilar/kutubisitte.htm
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 05-10-2005, 09:58
hoara hoara isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Mar 2005
Mesajlar: 49
Standart

mutezile

bir ateist olarak hadis savunuculuğuna soyunman ironi örneği , çok şık durdu

radikal dincilerle bir farkın kalmadı. ilginç çok ilginç

syg
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 05-10-2005, 10:05
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

''bir ateist olarak''.(hoara)
Kendimi ateist, deist, agnostik olarak tanımlamam. Senin yaftalaman da önemsiz. Sadece hadis geleneğini değil; e's-Sahihleri kaleme alan Müellifleri, hayatlarını eserlerini savunur zevkle okurum. Senin insanları kategorize etme saplantın olabilir. Gülüp geçilir. İslamda olmayanın islamı okumasına gülen, bunda ironi bulan-hatta yargılayan- kelime cambazlarını çok gördük.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 05-10-2005, 11:35
hoara hoara isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Mar 2005
Mesajlar: 49
Standart

selam

ipten düştün farkında değilsin. diğer topikte " edipcimisin, filancımısın diye beni bir gruba dahil etmeye çalışırken bana bu sözleri söylemen gerçekten komik kaçtı. seni yanlış tanımladı isem özür dilerim. iletilerinden aklımda ateist gibi kalmışsın. galiba sen renk vermiyorsun ancak biraz kibir sızdırıyorsun

syg
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 05-10-2005, 12:36
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Ne selamında, ne syg yazmanda, ne özür dilemende İhlas var. Kibir belirtileri görüyorsun, çünkü sana mukabele ediliyor; senin içine işlemiş anlaşılan. Ciddiye alınacağın günler gelecek; sabırlı ol. Ben sana falanca filanca mısın diye sormuştum. Renk vermemeye çalışan, görüş sahibini rolüne soyunan ben değilim. Sen yaftalamak hafifliğine düştüğünü, ne yapsan gölgeleyemezsin.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 26-12-2005, 08:01
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart hadislerin güvenilirliği

hz muhammed 632 yılında vefat etmiştir.günümüzde bilinen en eski hadis düzenleyiciler olan buhari peygamberin ölümünden 178,tirmizi 192,nesai de 198 yıl sonra doğmuşlardır.imam müslim ise buharinin öğrencisidir.en iyi ihtimali göz önüne alırsak devamlı kaynak olarak önümüze sunulan bu hadisler peygamberin ölümünden 220-240 yıl sonra yazıya dökülmüştür.aradan kaç kuşak geçtiğini söylemeye dilim varmıyor ama nasıl hadis derlendiğide gün gibi aşikar.kulaktan kulağa 220 yıl dolaşan bu rivayetleri derleyen bu eski hadis uzmanlarının aynı dönemin insanları olmasıda ayrı bir olay(öğrenci-hoca-tanıdık)inananlar ve inançsızlar birbirlerine bol keseden hadis göndermesi yaparken,arada kalan bu 220-240 seneyi biraz düşünmelerini istiyorum(temenni)kuran okuyun,eğrisiyle doğrusuyla(göreceli)her şey orda.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 26-12-2005, 21:38
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart

Ölümünün üzerinden henüz 67 sene geçmesine rağmen,üstelikte 20.yüzyıl teknolojisinde " Atatürk'ün vecizeleri " tartışılır.Bazılarını Atatürk'ün söylemediği iddia edilir.
Bırakın onu müslüman mıydı dinsiz miydi konusunda bir ittifaka varılamaz.

1400 sene önce'de ,peygamberin ölümünden hemen sonra,halife Ömer zamanında "recm" var mıydı yok muydu tartışması yapılır.

Dolayısıyla ölümünden 250-300 yıl sonra ,derlenen hadislerin büyük bir kısmı uydurma,hadisin geçtiği olaylar ise tamamen senaryodur.
Büyük bir kısmı , peygamberin eşi ayşe tarafından söylenmiş olarak lansedilir ama ellerinde hiçbir yazılı belge yoktur.Efsane gibi,o şuna demiş,o buna demiş diye 3-4 kuşak sayılır.

Birkaç hadisçide benzer hadislerin olması da birşey ispatlamaz, ya kaynakları aynıdır ya da birbirlerinden kopyalamışlardır.

Hadis diye,sünnet diye topluma dayatılanların kur'an'da karşılığı yoksa geçerliliği de yoktur.Kaldı ki kur'an'da olan bazı kuralların bugün için geçerli olmadığı tartışılırken ,insanların hadislere ihtiyacı da yoktur.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 26-12-2005, 22:11
burkay
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

hadis ve sünnet insanlara gerekli kuranin ilmini daha baska zor anlarsin ... burda yanlis anlasilma olmasin sakin ... her hadis her sünnet dogru demiyorum ... mesela peygamberimizin sünnetlerine bakdigimiz zaman namazin nasil kilinacagina dair yol gösterir abdest nasil alinir yol gösterir ... vs ... kandil gecelerini bayram namazlarini ne sekilde ihya edecegimizi bize yol gösterir ... zaten peygamberimizin hadisleri ile süneti kurana uymuyorsa bu uydurmadir ...
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 26-12-2005, 22:59
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

Tarihsel kisilikler hakkinda hep dusunmusumdur. Bu insan soyleydi, boyleydi denir. Herkes bir bicimde tarif etmeye calisir. Ama zor bir istir bu is. Bugun henuz yasamakta olan bir insan icin bile birbiriyle hic uyusmayan farkli degerlendirmeler yapilabilyor. 1400 yil once yasayan birisi icin bunu yapmak daha da zor bi is tabii ki.

Simdi bir olay karsisinda yasayan bir kisinin nasil davranacagini dusunmeye calisalim bir de. 20 yildir tanidigim birisinin bile nasil davranacagini kesin olarak tespit edemem. Belki uc asagi bes yukari tahmin ederim. Kisiligi hakkinda, dusunce sistemi hakkinda bir algim vardir. Bu cercevede ancak bir tahminde bulunurum. Ancak yanilma ihtimalim her zaman fazlasiyla vardir.

Goruldugu gibi bir kisiyi tanimlamak zor, nasil davranabilcegini kestirmek daha da zor, yazilan yada soylenenlerin ona ait olup olmadigini tespit etmek daha da zordur. Bu konu tarihcilerin derdidir hep. O yuzden karsi kaynaklarda yazilanlara da bakilir. Bir kisi hakkinda rakibinin yazdigi seye de bakabilirsiniz mesela. Bir musluman lider hakkinda bir hiristiyan tarihcinin olumlu bisey yazmasi bizim icin daha anlamlidir ornegin.

Kuran'la celisen hadislerin olmasi durumu bu durumda benim daha cok ilgimi ceker. Kuran'la celistigi o zaman da goruluyordur. Ama buna ragmen boyle bir hadis varsa arastirmayi derinlestirmek gerekir, belki de Kuran degistirilmistir. Belki baska birsey vardir.

Bugun bilimle celisen hadisleri yok saymak gibi seyler nesnellikten kopmaktir. Tarihe ihanettir bu. Dini guzellestirme cabasi olabilir ama gercegi ortbas etme de olabilir pekala. Tersine dusunmek gerekir, tersine. Dogruyu bulmak kolay degil cunku.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 26-12-2005, 23:02
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

burkay Diyor ki
mesela peygamberimizin sünnetlerine bakdigimiz zaman namazin nasil kilinacagina dair yol gösterir abdest nasil alinir yol gösterir ... vs ... kandil gecelerini bayram namazlarini ne sekilde ihya edecegimizi bize yol gösterir
Hadisler sadece dini rituelleri gosterseydi uzerinde konusmaya degmezdi aslinda.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:12 .