
18-10-2006, 11:05
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 May 2006
Mesajlar: 1.919
|
|
Kelimeler-kavramlar
Bu topicte dilim döndüğünce Kur'ani kelime ve kavramları en başta size sorarak daha sonra kendim açıklayarak anlatmaya çalışacağım.Tabi bu arada karşılıklı fikir alış-verişlerinde ve çatışmalarında bulunabilmeyi umut ediyorum.İlk olarak ceza kelimesini ele almak istiyorum.Evet arkadaşlar ceza nedir?Cezanın açılımı konusunda bir bilgisi olan var mı?Cevaplarınızı bekliyorum.Hoş ve esen kalınız.
|

18-10-2006, 11:31
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 02 Jun 2006
Mesajlar: 4.587
|
|
Re: Kelimeler-kavramlar
Ceza; açıkça suç olarak tanımlanmış bir fiilin (veya pasif kalma durumunun) gerçekleşmesi halinde faile uygulanacak ve önceden açıkça bildirilmiş yaptırımdır.
unsurları: *Suç açıkça fiilin vukuundan önce yazılı olarak tanımlanmış olacak.
**Ceza açıkça tanımlanmış olacak.
Yani yazılı değilse, bildirilmemişse ne suç olur ne ceza.
Sadece 'Ceza'yı mı konuşacağız hiramusta, yoksa 'suç'un ne olduğu üzerinde de duracak mıyız?
|

18-10-2006, 11:44
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 May 2006
Mesajlar: 1.919
|
|
Re: Kelimeler-kavramlar
Yok, öncelikle ceza kelimesinin açılımını ortaya bi koyalım.
|

18-10-2006, 11:58
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 02 Jun 2006
Mesajlar: 4.587
|
|
Re: Kelimeler-kavramlar
Suçu tanımlamadan Ceza'yı tanımlamak biraz tersten gitmek gibi geldi bana.
|

18-10-2006, 13:40
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 May 2006
Mesajlar: 1.919
|
|
Re: Kelimeler-kavramlar
Arapçadan Türkçeye geçen birçok kelime gibi "ceza" kelimeside anlam kaymasına uğramıştır.Bu anlam kaymasından dolayı, konuya suçu tanımlamaktan girmek istemedim.Evet,ceza Türkçe sözlük anlamında,sevgili K.C. nin de belirttiği gibi;" açıkça suç olarak tanımlanmış bir fiilin (veya pasif kalma durumunun) gerçekleşmesi halinde faile uygulanacak ve önceden açıkça bildirilmiş yaptırımdır." anlamına gelmektedir.Ancak Arapça'daki anlamı bu değildir.Mesela cezanın tevillerinden birisi ödül/mükafattır.Bir diğeri ise azap/yaptırımdır.Cezanın birbirine zıt tevilleri sizi şaşırtmış olabilir.Bunun sebebi bu iki tevilinde tek başına cezanın meali olmamasındandır.Cezanın tam olarak meali "karşılık"tır.Ceza karşılık demektir.Örneğin cennet iyiliğin cezası (karşılığı)dır,cehennem de kötülüğün cezası (karşılığı)dır.
|

18-10-2006, 13:50
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 02 Jun 2006
Mesajlar: 4.587
|
|
Re: Kelimeler-kavramlar
Müstehak gibi birşey mi?
|

18-10-2006, 14:11
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
|
|
Re: Kelimeler-kavramlar
Sn. Hiramusta,
Forumlardan takip ettiğim kadarı ile; dürüst, kaynaklarla düşünen, seviyeli ve bilgili bir arkadaşsınız. Öncelikle, başladığınız çalışmanızda başarılar dilerim, tüm bu meziyetleriniz ile, sonra da sabır!
Baştan beri düşündüğüm ve söylemek istediğim şeylerdi kelimeler ve imgeler.
Bunu açmak için kırk yol denedim. Abartı yaptım biliyorum ama çok düşündüğüm gerçek.
Ben çıkamadım işi içinden varın birazda siz uğraşın sevgili dostum. Belki bizler de faydalanırız.
Kelime dilden çıkar, çıktığı dili yöneten beynin aktarımıdır. Ama tüm aktarımlar yüzde yüz aynı olmaz. Örnek istersek; hani bazen biliriz, düşünürüz de bunu sevdiğimize söyleyemeyiz ya. Veya söylesek de dilden birkaç ton yüksek çıktığından sarılırız silaha, bir trafik kazasında. Bu ilk engeldir kelime ile imge arasında.
Kelime dilden çıkar, çıktığı yönde ulaştığı antendir kulak. Lakin bu aradaki gürültü de ikinci kez imgeyi engeller. Konuştuğumuz arkadaşımıza –Hakan diye hitap ederiz de gürültüden duymaz da anlar Bakan diye. Bu ikinci engeldir imgeye.
Buraya kadar şeksiz şüphesiz geldiğini varsaydığımız imge bu sefer takılır antenlerin problemlerine. Ben derim ki; -Dede yaşın kaç. Dedem anlar –Hadi saçına tak bir taç. Hani derler ya duymaz da uydurur diye. Bu da üçüncü engeldir güzel imgemize.
Antenden de geçti diyelim ama gidecek onu yoğuran beyne. Bu arada da var bir yol, lakin o da bazen bozar algıyı. Kalabalıklarda yalnız dolaşmak nedir derlerse işte bu deriz, bu da dört.
Sevimli algımız bundan da sağ salim geçti ise düşer koca bir kazana. Esas işleneceği yerdir bu kazan lakin benzemez çıktığı kazana. Düştüğü yer farklıdır, düştüğü zaman, düştüğü heyecan. 10 gramlık suya 1 damla mürekkep damlatırsın suyun tamamı olur mürekkep de 100 litre içinde mikroskopla ararsın da bulunmaz. Bu da beş.
Şimdi gelelim sorunuza güzel dostum. Ceza demiştiniz değil mi?
Yukarıdakilerin içine bir de internet girdi altıncı bozucu olarak.
Hangi ceza dersem kızar mısın?
Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın.
|

18-10-2006, 14:53
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 May 2006
Mesajlar: 1.919
|
|
Re: Kelimeler-kavramlar
Sevgili Mhmmd hakkımdaki güzel düşüncelerin için teşekkür ederim.Bu nitelikler,olmaya çalıştığım ama bunda ne kadar başarılı olduğumu bilmediğim niteliklerdir.
Bismillah dedik,kelime ve kavramlara giriş yaptık bakalım.Bunda kendimizi ne kadar ifade edebiliriz bilemiyorum.Aklıma Musa'nın duası geliyor bir an için,"Rabbim dilimi çöz".Bu duaya ortak olmaya o kadar ihtiyacım varki?En büyük sorunumuz bu... anlaşılamamak.Bunda hernekadar doğru kelimeleri kullanamanın payı büyük olsa da karşımızdakinin konuştuğumuz kelimelerden bihaber olmasının payı da yadsınamayacak kadar büyüktür.Hele konu din diliyse...bu Tanrının da sorunudur.Tanrı binlerce yıldır insanlar tarafından doğru anlaşılamamıştır.Bu belkide insanın doğasına işlemiş olan kelimelerle oynama hastalığı yüzündendir.İnsan kelimelerle oynayarak anlam kaymalarına yolaçmış ve böylece Tanrının mesajı kelime oyunlarının gürültüleri arasında kaybolup gitmiştir.İşte Peygamberler,Tanrının kelimelerini bize doğdoğru öğreten öğretmenlerdir.Öğretmenin kitabına (vahye)yaklaşırsak kelimeyi doğru öğreniriz.Ahbarların,ruhbanların,hocaların,şeyhler in kitaplarına-söylemlerine yaklaşırsak bize kelimenin özü değil, yamuklaştırılmış,yayvanlaştırılmış,içi boşaltılmış posası kalır.Ki bu da bizi Maksad-ı İlahi'nin tersine bir anlayış içerisine sürükler.Bunun sonucunda da batıl bir inanca bürünürüz.Bu inanç benim sıklıkla sözettiğim "atalar diniyle" eşdeğerdir.
Hanimiş:"Hangi ceza dersem kızar mısın?" Diye soruyorsun.Kardeş ben sana kızmam da, peki ben sorundan birşey anlamadığımı söylesem bana kızar mısın?
|

18-10-2006, 17:36
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
|
|
Re: Kelimeler-kavramlar
Sn. Hiramusta,
O halde; Bismillah’ ınıza ortak, duanıza amin ve sorumuza cevap düştü bu cahile diyelim.
Yalnızca bildiğim kadarıdır bu, benden çıktı, beynimden süzülen kelimeler klavyesinde canlandı. Kimsenin bir kusuru olmaz ve olmadı. Kusurların tümü cehlime aittir vesselam.
Dostum der ki ceza nedir? Kelime anlamını bile çıkarsan bak nelere varır;
Kaynak: Büyük Türkçe Sözlük, D. Mehmet DOĞAN
Ceza: (Huk.) 1. Suç, kusur veya yanlış hareket sonucu tatbik edilen müeyyide.
2. Kanunların ihlali halinde uygulanan müeyyide.
3. (Dil) Şart cümlelerini takip eden cümle.
Sadece, bir ve ikinci satırsa konumuz bak bu cahil neler sorar.
1.Hukuki bir terim ise hukuk nedir?
2.Hangi çeşit hukuk ile değerlendirmeliyiz?
3.O halde; bu çeşit hukuğun tanımı nedir?
4.Suç nedir? (K.C. takıldığı nokta)
5.Kime göre suç işlenmektedir?
6.Nasıl bir suç, cezai işlemi doğurur?
7.Kusur nedir?
8.Kime göre kusur oluşmaktadır?
9.Nasıl bir kusur cezai işlemi doğurur?
10.Yanlış hareket nedir?
11.Neye göre yanlış hareket işlenmektedir?
12.Nasıl bir yanlış hareket cezai işlemi doğurur?
.
.
.
Henüz kelime anlamının yarısına gelmedim dikkat edilirse.
Kelime anlamından çıkıp mhmmd anlamına gelirsem. Anlam farklılaşır.
Ortada ne suç kalır ne ceza,
Ne kusur, ne de bir hata
Vicdan denklemi derler buna
Cennet ile cehennem susar bu hususta.
Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın
|

18-10-2006, 19:01
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669
|
|
Re: Kelimeler-kavramlar
Sn Hiramusta
Eğer bir yöntem olarak ceza kelimesini inceleyeceksek, yani bunun insanları yönlendirmek yada onlara yön tayin etmek için kullanımı durumları söz konusu ise bu beni Kur'ani bir yöntem olarak düşündürür.
Ceza konusunda K.C. tanımı yapmış. Yalnız birde pratik suç unsuru vardır ki, bu fiiliyatta olsa dahi, yazılı olmasa dahi aslında bir suç oluşturur, ancak suç betimlenmeden ve çerçevesi çizilmeden ceza öngörülemez.
Sizin son söylediklerinizden ise ortaya ödül kavramı çıkıyor.
Kelimeler soyut kavramlardır, içerikleri ile somutlanırlar.
[quote:1be9a75647="Mhmmd"]"Sadece, bir ve ikinci satırsa konumuz bak bu cahil neler sorar.
1.Hukuki bir terim ise hukuk nedir?
2.Hangi çeşit hukuk ile değerlendirmeliyiz? "[/quote:1be9a75647]
Ceza kelimesinin tanımı(açılımı) onu somutlar, bu durumda o kelimede anlaşılmış olur, ancak o ifade edilirken başka soyutlar(hukuk gibi) ortaya çıkar ki, bu durumda ayrıca hukukunda ne olduğu somutlanmalıdır. Biz neye yada kime göresini bırakalım bir kenara, aşağıdaki yöntem yerindedir. Suç ve Ceza ayrı olarak ifade edilemez, ayrı ayrı somutlanamaz.
"Ceza; açıkça suç olarak tanımlanmış bir fiilin (veya pasif kalma durumunun) gerçekleşmesi halinde faile uygulanacak ve önceden açıkça bildirilmiş yaptırımdır.
unsurları: *Suç açıkça fiilin vukuundan önce yazılı olarak tanımlanmış olacak. K.C."
Tanımlama bu işte suç ve ceza ayrılmaz bir bütündür, birisi yok ise diğeride yoktur.
Sizin tanımlamanıza göre Hiramusta cennet bir ceza ise, sevaplarda suçlar toplamıdır. Şu halde sizin ifadeniz yeterli değildir. Karşılık der iseniz o halde başlığımız ceza değil karşılık kelimesidir.
Mesala cennet bir karşılıktır, cehennemde bir karşılıktır. Bu anlamda cennet bir karşılık olmakla ceza olarak ifade edilemez, onun karşılığı ödül kelimesinde aranmalıdır.
Kaldı ki bana inanmazsan karşılığı cehennemdir der iseniz, karşılık kelimesi yerine ceza demekle bir anlam kaybı oluşmaz.
İnanırlardan olursanız karşılığı cennettir anlamında kullanırsanız buradaki karşılığın yerine ödülü demeklede anlam kaybı olmaz. Bizi anlam kayıpları ilgilendirir, kelime farkları değil.
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:11 .
|