Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Önerdiğimiz Başlıklar

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 25-10-2006, 19:01
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Beni Kaynuka gazvesi

Şimdi Muhammed'in savaşları ile ilgili revize edilmiş detaylı bir liste hazırlıyorum ve şu ana kadar 95 gazve /seriyye topladım ve kısa bir süre sonra 5-6 satırlık açıklamalar ile listeyi daha kesin bilgiler ile hazırlamış olacağım .

Tabii bu arada bazı gazveler biraz detaylı açıklamalar gerektiriyor ve bunlardan Bedir ile Uhud'u daha önce ayrı bir başlık altında açmıştım. Hazırladığım savaş/gazve/seriye listesinde bu başlıkları ve bundan sonra biraz detaylı işlediğim savaş/gazve/seriyyeleri link olarak vereceğim çünkü liste içinde çok uzun açıklamalar yapmak listeyi gereksiz yere uzatacak ve okunamaz hale getirecektir. Ayrıca spesifik olarak öncemli bazı gazveleride sizin de bilgilerinizin ilavesi ile bu gazveleri daha detaylı işleme olanağı bulacağız
--------------------------------------


BENİ KAYNUKA GAZVESİ:

(Nisan 624-Şevval ayı) Muhammed Bedir savaşını kazanınca oldukça fazla cesaret topladı ve bu zaferi Yahudi kabilelerine karşı adeta psikolojik bir baskı aracı olarak kullanmaya başladı.


Enfal 55-62 arası ayetlerde Kaynukoğullarına karşı tehditkar ifadeler mevcut olup aynı zamanda onların Müslümanlar ile yaptıkları daha önceki antlaşmalarına riayet etmediklerini, hiyanet ettikleri, ahde vefazsızlık ettikleri vb. yolunda yapılan tespitlerin hiçbirisi doğru değildir. Ha keza İslami kaynaklar da Kaynukoğulları'nın Müslümanlar ile yaptıkları antlaşmaya riayet etmediklerini gösterecek bir delil sunamazlar ve genellikle aşağıdaki olayı anlatırlar.

"Bir gün hayvanını satmak üzere Kaynukaoğulları pazarına giden ve orada Yahudi kuyumcusunun dükkanında oturan bir müslüman kadının eteğini Yahudi kuyumcu arkadan gizlice kadının beline iliştirmiş ve kadın ayağa kalkınca olanlar olmuş...Kadının feryadını duyan bir Müslüman da kuyumcuyu öldürmüş. Yahudiler de o Müslümanı öldürmüşler..."

Bu olay öteden beri Yahudi kabilelerine diş bileyen Muhammed için biçilmez bir kaftan oluyor. Sadece bu yukarıdaki adli bir vakaadan dolayı Muhammed, Kaynuk'ların kalelerini 15 gün boyunca kuşatıyor ve sonunda onları sürgün ediyor. Onlar da Şam Ezriat'a gidip orada yerleşiyorlar. Halbuki bir kuyumcunun yaptığı gayri-ahlaki bir davranış nasıl olurda bütün bir kabileye mal edilir ve böylesine adli bir olay nasıl olur da antlaşmanın ihlali kabul edilir anlamak mümkün değil. Üstelik Enfal 58'e göre "ihanetten endişe etme, kuşku duyma" gibi bir sebep de öne çıkratılıyor Muhammed tarafından.


S.Ateş--Enfal 58--Bir kavmin, (andlaşmaya) hiyanet etmesinden korkarsan, sen de (onlarla yaptığın andlaşmayı) aynı şekilde onlara at; çünkü Allah; hainleri sevmez.

Y.Nuri--Enfal 58 --Eğer bir topluluktan hıyanet kuşkusu duyarsan, antlaşmaya bağlı kalmayacağını aynı şekilde sen de onlara bildir. Allah, hainlik edenleri sevmez.


Bazı şeriatçı yazarların kitaplarında Kaynukoğulları'nın Bedir savaşında müşriklerin yanında oldukları yazılı ki, bu külliyen yalandır.
Zaten ayette açık olarak görüleceği gibi "ihanet" konusu sadece "kuşku ve korku"ya göre belirlenmektedir. Daha doğrusu ayette açıkca görüleceği gibi daha önce yapılmış olan antlaşma sadece korku veya kuşkuya göre feshediliyor...


İleride aynı gerekçeler Kureyzaoğulları içinde öne sürülerek büyük bir katliam yapılacaktır ama orada bile Kureyzaoğullarının ihanet ettiği (ki Muhammed çoban olarak yaşamayı tercih etseydi kim ihanet edecekti ona, bu da ayrı bir konu) yolundaki iddialar yalandır çünkü Muhammed ajan provakatör göndererek Kureyza oğulları ile Kureyşliler'in arasını açmış ve Kureyza Oğulları son anda onlar ile birlikte savaşmaktan kaçınmışlardı.

Daha önce Müslümanlar ile Kaynukoğulları arasında bir antlaşma yapılmış ve Muhammed onları antlaşmaya uymamakla itham ediyor ama ortada bir gerekçe yok...

Al-i İmran 13'de de Bedir savaşı örnek gösterilerek Kaynukoğullarına gözdağı veriliyor.

Ali İmran 13 : (Bedir'de) karşı karşıya gelen şu iki gurubun halinde sizin için büyük bir ibret vardır. Biri Allah yolunda çarpışan bir gurup, diğeri ise bunları apaçık kendilerinin iki misli gören kafir bir gurup. Allah dilediğini yardımı ile destekler. Elbette bunda basiret sahipleri için büyük bir ibret vardır.

Kaynukoğulları 15 günlük kuşatmadan sonra zorunlu göçe taabi tutulması ile : 1500 kılıç, 300 zırhlı elbise, 2000 mızrak ve 500 kalkandan ibaret olan silahlarını ve mallarını Medine’de bıraktılar. Onlardan kalan malların beşte biri Beytülmal'a (Yani Muhammed'in keyfii tasarruf yetkisine) ayrılarak gerisi taksim edildi. (Not: Bu taksime Kaynukoğulları'nın arazileri dahil değildir ve araziler ile ilgili bir bilgi kayıtlarda geçmemektedir)
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 25-10-2006, 22:59
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: Beni Kaynuka gazvesi

Elmalılı tefsirinde, Bedir galibiyeti üzerine Beni Kaynukalı yahudilerin kıskanç bir tutum içine girdikleri ve müslümanların galibiyetini küçümsedikleri ifade ediliyor.
Bunun üzerine Hz. Muhammed, yahudileri çarşıda toplar ve onların bu tutumunu eleştirerek ikaz eder.
Kuyumcu olayında kadının eteğini farkettirmeden sırtına kadar kestiği ve kadın ayağa kalkınca avret yerlerinin göründüğü belirtiliyor. Kuyumcunun öldürülmesi üzerine yahudilerin anlaşmayı bozarak ayaklandıklarını ve kalede sipere çekildiklerini yazıyor. Müslümanın öldürülmesi geçmiyor.

Ayrıca ganimetlerine el konduğu ancak kuyumcu oldukları için arazileri olmadığını yazıyor.
Kaynuka kuyumcu demekmiş. Bunların çarşısı da genelde kuyumcu dükkanlarıyla doluymuş ve bölgede ünlüymüş. Ziynet eşyaları buradan sağlanırmış. Tabi bunları soymayı çok kişi kafasından geçirmiştir o zamanlar.

Bir başka konu da bunlara Yahudi deniyor ama bence bunlar Arap Museviler. Arapça konuşuyor, çocuklarına Arap isimleri takıyorlar. Kabilelerinin ismi dahi Arapça. Sanki çarpıtılıyor gibi. Ya da din ve millet kavramını eşit gören anlayış var. Milletin yerine ümmet meselesinde olduğu gibi. Musevi olanı artık yahudi sayıyorlar, Araptan saymıyorlar yani. O nedenle sanırım dinden çıkmak da ihanet gibi görülüyor ve ölümle cezalandırılıyor.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 25-10-2006, 23:04
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Beni Kaynuka gazvesi

Sevgili Sodomo,
Şu kuran allahın sözleridir diyenlere hayret ediyorum. Baştan sonuna kadar objektif bir şekilde incelense bu kitabı Muhammedin kendisinin yazdığı gün gibi ortada. Bakıyorsun ilk dönemlerinde ayetler ona göre. Dinde zorlama yoktur demiş. Sizin dininiz size benim dinim bana demiş. Medineye göç edip güçlendikten sonra müşrikleri gördüğünüz yerde öldürünüz demiş. Yani allah bu sevgili kuluna göre strateji belirlemiş.
Bakıyorsun yaptığı savaşları temel almış. Beni Kaynuka gazvesi de onlardan biri. Uhud, Bedir vb...Yahu sen bir allahsın. Savaşların ne işi var bu kitapta. Yarattığın kullarını niye öldürtüyorsun. Hem de çaprazlama el ve kol keserek. Onların çocuklarını ve kadınlarını niye köle statüsüne alıyorsun. Cariye olarak kullanılmasına izin veriyorsun. Onların pazarlarda satılmasına onay veriyorsun. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi hakkın olmayarak mallarına mülklerine el koy ve bunları ganimet olarak paylaş. Ondan sonra kalk ben peygamberim de. Allah böyle istiyor de.
Ve insanlar da buna inanıyor.
Bakıyorsun özel ailevi sorunlarını bile kitaba yansıtmış. Evimde fazla oturmayın demiş. Kadınlarım sizin analarınız demiş. Kadınlarına öğüt nasihat vermiş. Kıllık kıyafetlerine bile karışmış. Oğulluğunun karısını bir ayetle elinden almakta bir sakınca görmemiş. Dokuz yaşındaki bir kız çocuğuyla evlenmekten çekinmemiş. Her önüne gelen şeye yemin etmiş. Ama ettiği bir yemini de bozmaktan hiç çekinmemiş. Sonra ben peygamberim diyor. Allah böyle istiyor de. Ve insanlar da buna inanıyor.
Hadi inanmaları neyse de. Bir de kalkıp hesabına kitabına uydurmaları da yok mu. Güler misin, ağlar mısın? Tüm var gücüyle nasıl hesabına kitabına uydurayım diye de çalışmaları yok mu?Bilim bir şeyler ortaya koyuyor. Aaa...O da ne? Bakıyorsun bilimden önce kuran yazmış. Bu kadar da olmaz ki...Benim bildiğim insanda bir onur olur. Doğruya doğru, eğriye eğri der. Bunu da göremiyorsun.
Yahu madem bu kitap tüm zamanlara hitap ediyorsa bilim bu kitaptan ilham almalıydı. Biri kalkıp bana desin ki kuran şu bilimsel buluşa kaynaklık etmiştir. Bu nasıl zihniyettir anlayamıyorum. Yıldızlara kandil diyerek şeytanlara atış tanesi olarak kullanmış. Şimşeği korku aracı olarak kullanmış. Dünya düz demiş. Göğü yaratırken direk koymamış. *Ne bileyim işte bir sürü saçmalık...
İşte insanoğlu böyle garip. Hele bizim müslümanlar da bunun en iyi kanıtı. İnsan hakları beyannemesi ortaya konulmuş. Umurlarında değil o beyanneme. Kalkmış kuran diyor. Yahu açın ikisini bir karşılaştırın. İnsanın yazdığı mı kuranın yazdığı mı daha tutarlı. Yok kardeşim yok anlatamazsın. İnsan bu kadar mı kör olur...Sevgilerimle...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 25-10-2006, 23:23
walla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
walla walla isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2006
Bulunduğu yer: Ben anadolunun her karış topragindan, suyundan, güneşinden ve havasından doğdum, ben anadoluyum...
Mesajlar: 1.692
Standart Re: Beni Kaynuka gazvesi

S.Ateş--Enfal 58--Bir kavmin, (andlaşmaya) hiyanet etmesinden korkarsan, sen de (onlarla yaptığın andlaşmayı) aynı şekilde onlara at; çünkü Allah; hainleri sevmez.

Y.Nuri--Enfal 58 --Eğer bir topluluktan hıyanet kuşkusu duyarsan, antlaşmaya bağlı kalmayacağını aynı şekilde sen de onlara bildir. Allah, hainlik edenleri sevmez.


Evet Adamlar anlaşmaya hiyanet etmemişler, ama kuşku duyarsan, korkarsan anlaşmayı boz diyor. Aslında anlaşmadan dönen Allah (peygamber) olmuştur.

Bedenimin her zerresi Anadoludur. Ben anadolunun her karış topragindan, suyundan, güneşinden ve havasından doğdum, ben anadoluyum...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 25-10-2006, 23:58
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Beni Kaynuka gazvesi

Pante şimdi bu bağlamda geçen gün bir arkadaş Hamidullah'ın "İslam Peygamberi" internette var mı diye sormuştu ben de "yok" demiştim ama bugün tesadüfen rastladım linkini vereyim bu çok önemli bir kaynak herkese tavsiye ederim özellikle "spesifik" bilgi elde etmek için oldukça ideal:

http://ehlitevhid.de/Hz-Muhammed/

Hamidullah 300'e yakın Muhammed'in orjinal el yazmasını gün ışığına çıkarmış ve Vesaik (Dökümanlar) isimli çalışması ile yayınlamış önemli bir isim ve bu kitapta önemli bir kaynak ve referans kitap olma özelliği taşıyor. Bu linkte bu konu ile ilgili bölüm 943. numarada var o da şu linkte :

http://ehlitevhid.de/Hz-Muhammed/Yah...iliskiler.html

O da ünlü siyerci İbn Hişam'dan almış ve zaten İbn İshak, İbn Hişam, İbn Sad, Vakidi gibi siyerciler sayesinde bu bilgiler bugüne ulaşmışlar ve bu noktada tefsircilerin fazladan yapabileceği bir şey yok eğer söz konusu bir "vakaa"yı bire bir anlatmak ise. Tabii neden bu siyer kaynakları Türkçe'ye çevrilmemiş ve biz bunları bulamıyoruz Diyanet yayınlarında o da ayrı bir konu.


Bir önemli konu da dediğin gibi aslında Hristiyanı, Musevisi hepsi Arap tır onların isimleri bile Hasan, Ahmed, Zeyneb olarak geçer ki bunlardan bir tanesi de Muhammed'in Hayber de nikahladığı Yahudi Safiyye'nin ("ganimet malı" anlamına gelir) asıl ismi Zeyneb dir mesela.

Sonuçta hepsi Arapça konuşur ve Arap geleneklerine göre yaşarlardı hatta Hristiyanlık, Musevilik bile o kadar üstüne düştükleri bir şey değildi içlerinde Papazlar ve Hahamlar dışında kendi dini hakkında yeterince bilgiye sahip insanlar bile yoktu ve dinden çok ticaret ön plandaydı, dahası Mekke ve Kabe bütün farklı din ve kültürlerin ortak kutsal yeri idi hatta Kabe'nin içinde İsmail, İbrahim, Meryem, İsa figürleri ile birlikte putlar da yer alıyordu ve hiç kimse birbirinin dininden şikayetçi değildi.

Ama Muhammed çıktı bütün herşey bozuldu. Bırak dinler arası düşmanlığı aileleri bile bölüp parçaladı; babayı oğula, kadını kocaya, kardeşi kardeşe düşman etti-ki bunun en bariz örneği Bedir savaşında birbirine kılıç çeken aile fertleri arasında görülebilir-ki buna "Bedir savaşı notları" topiğimde özel olarak değindim.

Neyse yeri geldikçe işleriz bu konuları.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 26-10-2006, 00:28
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Beni Kaynuka gazvesi

Ezkamo hocam, haklısın ama bu kadar basit gerçekleri bile anlatmak olağan üstü çaba gerektiriyor çünkü "bağnazlık" bambaşka bir hastalıktır ve bir kere insan zihnini esir alırsa o kişiyi "kukla" haline getirir. Kuran'daki ve Muhammed'in hayatındaki kötülükler öyle boyutlara varıyor ki, insanın adeta "midesi kalkıyor" ve anlıyorsun ki bu adam değil bir peygamber ortalama bir insan olma özelliğine bile sahip değil ve adeta kötülükler kralı gibi.

Artık şundan eminim ki; bir insan eğer Muhammed'in yaptıklarını onaylıyorsa o insanda en ufak bir "vicdan" kırıntısı dahi yoktur ve o insan da Muhammed ile aynı kulvarda bir karaktere sahiptir ve elinden gelse o da aynısını pek rahatlıkla yapabilir. Tabii insanlarımızın çoğu da hakiki Muhammed'i değil de, kendilerine anlatılan ambalajlanmış Muhammedi tanıyor ve maalesef o ambalajın içinde de bir "saatli bomba"olduğunun farkında değil.

Bu yukarıdaki Kaynuka gazvesi daha işin hafif kısımları. Yüze yakın gazve/seriyye listesi yaptım ve öyle olaylar var ki, okusan bir hafta kendine gelemezsin.

Neyse, sırayla hepsinden bahsedeceğiz çünkü şeriata karşı yapılacak mücadelenin en önemli ayağı "fikir" alanıdır ve bu bağnazlık hastalığını "fikir" alanında yıkmak zorundayız. Aksi taktirde, öyle sabahtan akşama kadar" laiklik" dersi vermekle yürümez bu mücadele çünkü dünyevi "laik" düzen o adamların umrunda bile değil ve onlar laikliğe ancak geçici bir süre için katlanırlar ve ilk fırsatta sırtlarından atacakları bir yük gibidir laiklik bu şeriatçılar için. Birde "laiklik" söylemi sadece bir alanı koruma çabasıdır zannedildiği gibi öyle kalelerin arkasına geçerek sadece "savunma" yaparak laiklik korunamaz ve mutlaka "şeriat"ın temel direkleri olan Kuran-Muhammed-sünnet-hadis ne varsa hepsine eline baltayı alıp girişmek lazım ve bunların gerçek yüzlerini halka teşhir etmek gerekir. Aksi taktirde öyle "popülizm" ve "dalkavukluk" ile ancak şeriatın büyümesine yardımcı olunur.

Eğer Atatürk popülizme bağlı hareket etseydi halifeliği kaldırmaz kendisini halife ilan ederdi veya ezanı Türkçe okutmaz, Arap alfabesini ilga etmez veya kılık-kıyafet devrimini gerçekleştirmezdi. O yüzden bazı gerçekler halkın hoşuna gitmese bile onların önüne konmalıdır aksi taktirde bu insanların daha çok beyinleri sulandırılır.

Bu ramazanda da gördük neredeyse günde 24 saat Muhammed ile yattık kalktık, salya sümük ağlayanlardan geçilmiyor ortalık ve kimse de farkında değil yaklaşmakta olan bazı gerçeklerin.

Neyse, uzatmayayım sinirlerim geriliyor.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 26-10-2006, 01:38
jayjay jayjay isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Jul 2006
Mesajlar: 368
Standart Re: Beni Kaynuka gazvesi

Sodomo hocam,
Ellerine gözlerine zihnine sağlık. Saygılar, sevgiler...
Devamını bekliyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 26-10-2006, 01:48
exclusive exclusive isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
Standart Re: Beni Kaynuka gazvesi

Ezkamo bu insan hakları beyannamesi hakkında bir anımı anlatayım müsadenle.

Bizim üni'de sakallı bi öğrenci vardı, adı da Süleyman gibi bişeydi sanırım, muhabbetim yoktu ama dinci olduğu tipinden belliydi.

Bi gün sınıfta bu İnsan Hakları Beyannamesi önümüzde, madde madde inceliyoruz. Bi maddede de şöyle bişii yazıyodu: "Kimse zorla evlendirilemez, isteyen istediğiyle evlenebilir, sınırlandırma getirilemez"

Süleyman, "benim bu maddeye itirazım var, dini inancıma aykırı" dedi. Müslüman bir kadın başka dinden bir erkekle evlenemezmiş o yüzden bu madde Süleyman'ın dini inancına aykırıymış, dinini tüm kurallarıyla yaşamasına engel oluyomuş...

Hocamızın da Amerikada yaşayan bi kızı vardı, Amerikalı bi gençle de nişanlıymış. Bu itiraz üzerine şöyle bi cevap vermişti: "O zaman ben akşam benim kızı arayıp 'hemen nişanı bozup Türkiye'ye gel' diyim, neden diye sorunca da 'senin yüzünden Süleyman dinini yaşayamıyor' derim"

Tabi bu öyle gülüp geçtiğimiz ufak bi muhabbetti ama aslında dincilerdeki zihniyeti çok güzel sergileyen bi olay. Türban konusu açıldığında hep bir ağızdan özgürlük savunucusu kesilenler aslında hepimize, her hareketimize müdehale edecek, yasaklar koyacak, gram özgürlük bırakmayacak adamlar. Neyse ki imkanları müsait değil...

m.kara
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 26-10-2006, 15:24
hiramusta hiramusta isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 11 May 2006
Mesajlar: 1.919
Standart Re: Beni Kaynuka gazvesi

8/55. Allah katında yeryüzünde yaşayanların en kötüsü, inkar edenlerdir. Onlar artık inanmazlar.
8/56-57. Anlaşma yaptığın kimseler, sonucundan sakınmayarak anlaşmalarını her defasında bozarlar. Savaşta onları yakalarsan, arkalarındakilere ibret olacak şekilde, darmadağın et.
8/58. Eğer bir topluluğun anlaşmaya hıyanet etmesinden korkarsan, sen de onlara karşı anlaşmayı bozarak aynı şekilde davran. Doğrusu Allah hainleri sevmez.*
8/59. İnkar edenler, asla öne geçtiklerini sanmasınlar, çünkü onlar bizi aciz bırakamıyacaklardır.
8/60. Ey inananlar! Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar Allah'ın düşmanı ve sizin düşmanlarınızı ve bunların dışında Allah'ın bilip sizin bilmediklerinizi yıldırmak üzere kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda sarfettiğiniz her şey size haksızlık yapılmadan, tamamen ödenecektir.
8/61. Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah'a güven. O, şüphesiz işitir ve bilir.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 26-10-2006, 20:04
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Beni Kaynuka gazvesi

Maide 51--Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.

Niyet baştan beri belliydi aslında ve Muhammed sadece bir süreliğine stratejik olaarak antlaşmalar yapıyordu çünkü henüz yeteri kadar güçlenmemişti.

Adam Kaynukların kalesine gazveye çıkıyor ve kaleyi kuşatıyor 15 gün boyunca ve o arada ayet indiriyor kurnazca, güya barış yanlısıymış gibi.

Madem barış yanlısıydın atları, süvarileri, 700 askeri toplayıpta niye gittin Kaynukların kalelerinin önüne kadar ? Var mı bir sebep ? Hem suçlu hem güçlü. Saldır gücünün yettiğine. "Bu ne biçim bir peygamber" diye sormak akıllarından bile geçmez bizim müsloların.

Şu Enfal 56'daki "ihlal edilmesinden korkulan" antlaşma maddesi nedir yahu ?


Saldırın arkadaşlar diyor ve bu ayeti indiriyor :

Enfal60. Ey inananlar! Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar Allah'ın düşmanı ve sizin düşmanlarınızı ve bunların dışında Allah'ın bilip sizin bilmediklerinizi yıldırmak üzere kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda sarfettiğiniz her şey size haksızlık yapılmadan, tamamen ödenecektir.

Sonrada bakıyor ki iş uzuyor 15 gün oldu hala tık yok :

Enfal 61. Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah'a güven. O, şüphesiz işitir ve bilir.

Savaşmayı da gözü kesmiyor hani, daha ilk zamanlar ve her ne kadar Bedir'de büyük başarı varsa da pek emin değil, sonuçta madara olmakta var, biraz ortadan gidiyor ve sağa sola "ben barış yanlısıyım" havaları atıyor.

Madem barış yanlısıydın 700 asker ile niye geldin kale önüne ?


Yahu sizler bayağı kekmişsiniz hem de üzümlü..

Söyle bakalım şu "ihlal" edilen antlaşma maddesi neymiş ? Onu geçtik antlaşmadan haberin var mı ?

Daha sonra Nadir oğullarını da inceleyeceğiz ve orada da Muhammed'in kendi adamının işlediği cinayetin (ki öldürdüğü kişiler de Muhammed'in eman verdikleriydi) fidyesini yahudi Nadiroğullarına ödetmeye kalkması ve Nadioğullarının "haklı" olarak bunu kabul etmemesini antlaşma maddesinin ihlali olarak görüp Nadiroğullarını sürgün ediyor.

Seni gidi ganimet düşkünü, yahudi düşmanı, hristiyan düşmanı, akraba, eş, dost düşmanı ve dahi insanlık düşmanı sahte peygamber.

Geldiğin günden beri düşmanlıktan ve savaştan başka ne verdin insanlığa ? Bak 1500 yıl geçti hala senin adamların dünyanın başına bela.
Söyle bakalım Tanrı'nın mı yoksa iblisin mi elçisisin ?
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:48 .