
23-10-2012, 10:00
|
 |
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 May 2007
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.224
|
|
Özgür Düşünce Hareketi
Esasında bir çoğunu sanaldaki ateist sitelerden ve sosyal paylaşım sitelerindeki gruplardan tanıdığımız kişilerin, yaklaşık 10 aylık bir çalışmasından sonra ortaya çıkardığı bir oluşum. Henüz daha işin başında olunmasının getirdiği eksikliklerin de farkında olarak, ortak paydada buluşacak kişilerin de taşın altına elini sokmaları yönünde başlatılmış bu girişim. Çok fazla teferruata girmeden, sizin de göz atmanızı dilerim.
Sağlıcakla..
İlkelerimiz
1. Saklandığımız yerden çıkıp sesimizi yükseltmek üzere toplumsal imkanlar oluşturmak için kendimizi sorumlu ve zorunlu hissediyoruz.
2. Şüpheci, bilimsel ve eleştirel bir yaklaşımı benimsiyoruz.
3. Eleştirelliğimizi dinle sınırlı tutmuyoruz. Milliyet, etnik köken, ten rengi, cinsiyet, cinsel yönelim veya cinsiyet kimliğine dayalı her türlü ayrımcılığa karşı duruyoruz.
4. Dayanaksız düşünceleri birbirlerine tercih etmiyoruz. Sahtebilimlerden mistisizme, tek tanrılı dinlerden astrolojiye kadar, akıl/mantık dışı her türlü safsataya kapımız kapalı.
5. Dini inançlarla ve dini kurumlarla yüzleşmekten, dini eleştirmekten çekinmiyoruz; ancak sıradan bir kişinin dini inançlarından dolayı aşağılanmasını tasvip etmiyor, ciddiyet ve samimiyeti eylem üslubumuz kabul ediyoruz.
6. İnsan haklarına olduğu kadar, hayvan haklarına ve bütün ekosistemlere saygılıyız. Hayatımızı ve siyasi duruşumuzu, dünyanın bizler için yaratıldığı fikrine değil, dünyadaki her şeyin bir bütün olarak birlikte varolduğu bilgisine dayandırıyoruz.
7. Bu metinde tariflediğimiz amaçlarımız ve ilkelerimizle uyumlu kişi ve gruplara karşı dayanışmacı bir tavır gözetmeyi, olanaklar dahilinde bu kişi ve gruplarla işbirliği yapmayı ilke ediniyoruz.
Özgür Düşünce Hareketi
Yazının bütünü için;
http://www.ozgurdusuncehareketi.org/biz-kimiz/
Yarattığımız her etki bize bir düşman kazandırır, çoğunluğun kabul ettiği bir insan olmak için sıradan biri olmak gerekir.
Sigmund Freud
|

23-10-2012, 11:18
|
 |
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 25 May 2012
Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 1.053
|
|
Sık kullanılanlara eklendi.
Başarılar dilerim arkadaşlar.
|

23-10-2012, 12:55
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 12 Feb 2010
Bulunduğu yer: Berlin
Mesajlar: 5.990
|
|
Güzel bir fikir verdi.. Turan Dursun ana sayfamızda tanıtımı yapılabilir, ayrıca biz de ana sayfada bir LİNKLER bölümü oluştursak hiç fena olmaz.
Başarılar diliyorum..
|

19-11-2012, 10:34
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
Guzel ve desteklenmesi gereken bir olusum. Ekibe basarilar dilerim.
|

19-11-2012, 12:01
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Nov 2010
Mesajlar: 1.625
|
|
Dünya halklarinin bu tür hareketlere ihtiyaci var,ilerleme ,kafalarda yapilacak devrimlere bagli,bu tür hareketlerin basariya ulasmasi ,her bireye ulasmaya bagli,,lazim olan tv kanali,bazilari tezgahi kumus halkin beyninde geriye dogru devrim yapiyor,tv kanali cok önemli,basarilar dilerim.
"Din sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır." - Lucius Annaeus Seneca
|

20-11-2012, 00:09
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Nov 2012
Mesajlar: 182
|
|
Yapıcı bir eleştiri olarak paylaşmak istediğim bir görüşüm var...
Dinlerin hiç bir zaman yok olmayacağını düşünen insanlardanım, çünkü dinler insan evriminin bir parçası, buna toplum düzenini sağlamaya yönelik deneyimsel kurallar kitabı denebilir, ilk kurallardan birisi sizinde bildiğiniz gibi Avustralyalı kabile insanlarının ensest ilişkiyi engellemek için icat ettikleri totemler; aynı toteme ait bireylerin birbirleri ile ilişkiye girmesi ölüm cezası ile yasaklanıyor, bir annenin çocukları anne ile aynı toteme sahip oldukları için kız-erkek kardeş veya anne-çocuk ilişkisinin önüne geçiliyor vb. Eğer atalarımız tarafından bu kurallar konmasaydı bugün ecik bücük genetik hastalıklı insanlar olurduk.
Konu hakkında çok bilgi vermek istedim ancak buradaki herkesin bu konularda bilgisi olduğunu düşünüp, uzatmıyorum.
Kötü niyetli, çıkarcı insanlar olmasaydı, bu sonradan adına din denilen deneyimler kitabı güncel kalacak ve günümüze uzanan atalarımızın deneyimlerini içeren eşsiz bir kaynak olacaktı.
Tabii artık günümüzde insanlar eğitim görüyorlar, okullarımız var, körpe beyinler eğitiliyor ancak bu eğitim sisteminde ciddi sorunlar var.
RIEB = Reforma Integral de la Educación Básica
Ben, temel eğitim reformuna ihtiyaç olduğunu düşünüyorum, geçmiş deneyimler çocuklara hikayeler halinde yine anlatılabilir, bunun adı din olmuş olmamış çok önemli değil, ancak insanlar bu gerçeği kabul eder ve mevcut kitapları yakıp gerçek ve güncel deneyimleri çocuklara eğlenceli hikayeler şeklinde aktarırsa bu yöntemin başarılı olacağı kanaatindeyim.
Einstein: "tecrübe edilebilecek herhangi bir şeyin arkasında aklımızın kavrayamayacağı bir şey"
Aynı fikirdeyim, gerçek dindarlık bu olmalı, tecrübeler gelecek nesillere aktarılmalı.
Not: Tecrübe konu başlığını açmak çok uzun olabilir, burada bırakıyorum.
"Günümüzde, dünyadaki temel sorun, aptalların kendilerinden son derece emin, akıllıların ise devamlı süphe içinde olmalarıdır."
|

20-11-2012, 00:45
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Nov 2010
Mesajlar: 1.625
|
|
RIEB´isimli üyeden Alıntı
Yapıcı bir eleştiri olarak paylaşmak istediğim bir görüşüm var...
Dinlerin hiç bir zaman yok olmayacağını düşünen insanlardanım, çünkü dinler insan evriminin bir parçası, buna toplum düzenini sağlamaya yönelik deneyimsel kurallar kitabı denebilir, ilk kurallardan birisi sizinde bildiğiniz gibi Avustralyalı kabile insanlarının ensest ilişkiyi engellemek için icat ettikleri totemler; aynı toteme ait bireylerin birbirleri ile ilişkiye girmesi ölüm cezası ile yasaklanıyor, bir annenin çocukları anne ile aynı toteme sahip oldukları için kız-erkek kardeş veya anne-çocuk ilişkisinin önüne geçiliyor vb. Eğer atalarımız tarafından bu kurallar konmasaydı bugün ecik bücük genetik hastalıklı insanlar olurduk.
Konu hakkında çok bilgi vermek istedim ancak buradaki herkesin bu konularda bilgisi olduğunu düşünüp, uzatmıyorum.
Kötü niyetli, çıkarcı insanlar olmasaydı, bu sonradan adına din denilen deneyimler kitabı güncel kalacak ve günümüze uzanan atalarımızın deneyimlerini içeren eşsiz bir kaynak olacaktı.
Tabii artık günümüzde insanlar eğitim görüyorlar, okullarımız var, körpe beyinler eğitiliyor ancak bu eğitim sisteminde ciddi sorunlar var.
RIEB = Reforma Integral de la Educación Básica
Ben, temel eğitim reformuna ihtiyaç olduğunu düşünüyorum, geçmiş deneyimler çocuklara hikayeler halinde yine anlatılabilir, bunun adı din olmuş olmamış çok önemli değil, ancak insanlar bu gerçeği kabul eder ve mevcut kitapları yakıp gerçek ve güncel deneyimleri çocuklara eğlenceli hikayeler şeklinde aktarırsa bu yöntemin başarılı olacağı kanaatindeyim.
Einstein: "tecrübe edilebilecek herhangi bir şeyin arkasında aklımızın kavrayamayacağı bir şey"
Aynı fikirdeyim, gerçek dindarlık bu olmalı, tecrübeler gelecek nesillere aktarılmalı.
Not: Tecrübe konu başlığını açmak çok uzun olabilir, burada bırakıyorum.
|
Sayin rieb,insanin milyonlarca yillik dinsiz bir gecmisi var,dinler son birkacbin yildir hayatimizda.
"Din sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır." - Lucius Annaeus Seneca
|

20-11-2012, 01:25
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Nov 2012
Mesajlar: 182
|
|
Bu söylediğin büyük bir iddia olurdu, ancak bugün "din" olarak bildiğimiz oluşumun varlığının insanlık tarihi kadar eski olduğu biliniyor. Benim bahsettiğim şey Hristiyanlık, Yahudilik, İslam gibi dinler değil, ancak hiç gitmediği coğrafyalarda bile insanların aynı şeyleri aynı yöntemlerle yasaklamaları deneyimsel bir anlatımı icat ettiğimizi gösteriyor.
İlk çağlarda ebeveynler çocuklarına timsahlara yem olmamaları için nehirde oynamamalarını, vahşi hayvanlar olduğu için ormanın belirli bölgelerine girmemelerini vb. yasakları bu tür hikayeler ile öğrettiler.
İnsanlar, o dönemde yakın akraba evliliklerinin genetik sorunlara yol açtığını bilmiyorlardı, ancak bunu tecrübe ettiler ve totem yöntemini geliştirdiler. Atalarımızı çokta küçük görmeyelim benim verdiğim örnekler çok ilkel olabilir ancak bir çok kabilenin bir bilgesinin/büyüğünün olması ve halkı toplayıp hikayeler anlatması bu tür deneyimlerin aktarılmasıdır.
"Yasak meyve"? "onları kandıran yılan"? bu hikayeler dikkat edersen ilk insan kabul edilen Adem ve Havva için anlatılır.
"tecrübe edilebilecek herhangi bir şeyin arkasında aklımızın kavrayamayacağı bir şey"
"Günümüzde, dünyadaki temel sorun, aptalların kendilerinden son derece emin, akıllıların ise devamlı süphe içinde olmalarıdır."
|

20-11-2012, 10:45
|
 |
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 May 2007
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.224
|
|
RIEB´isimli üyeden Alıntı
Yapıcı bir eleştiri olarak paylaşmak istediğim bir görüşüm var...
Dinlerin hiç bir zaman yok olmayacağını düşünen insanlardanım, çünkü dinler insan evriminin bir parçası, buna toplum düzenini sağlamaya yönelik deneyimsel kurallar kitabı denebilir, ilk kurallardan birisi sizinde bildiğiniz gibi Avustralyalı kabile insanlarının ensest ilişkiyi engellemek için icat ettikleri totemler; aynı toteme ait bireylerin birbirleri ile ilişkiye girmesi ölüm cezası ile yasaklanıyor, bir annenin çocukları anne ile aynı toteme sahip oldukları için kız-erkek kardeş veya anne-çocuk ilişkisinin önüne geçiliyor vb. Eğer atalarımız tarafından bu kurallar konmasaydı bugün ecik bücük genetik hastalıklı insanlar olurduk.
Konu hakkında çok bilgi vermek istedim ancak buradaki herkesin bu konularda bilgisi olduğunu düşünüp, uzatmıyorum.
Kötü niyetli, çıkarcı insanlar olmasaydı, bu sonradan adına din denilen deneyimler kitabı güncel kalacak ve günümüze uzanan atalarımızın deneyimlerini içeren eşsiz bir kaynak olacaktı.
Tabii artık günümüzde insanlar eğitim görüyorlar, okullarımız var, körpe beyinler eğitiliyor ancak bu eğitim sisteminde ciddi sorunlar var.
RIEB = Reforma Integral de la Educación Básica
Ben, temel eğitim reformuna ihtiyaç olduğunu düşünüyorum, geçmiş deneyimler çocuklara hikayeler halinde yine anlatılabilir, bunun adı din olmuş olmamış çok önemli değil, ancak insanlar bu gerçeği kabul eder ve mevcut kitapları yakıp gerçek ve güncel deneyimleri çocuklara eğlenceli hikayeler şeklinde aktarırsa bu yöntemin başarılı olacağı kanaatindeyim.
Einstein: "tecrübe edilebilecek herhangi bir şeyin arkasında aklımızın kavrayamayacağı bir şey"
Aynı fikirdeyim, gerçek dindarlık bu olmalı, tecrübeler gelecek nesillere aktarılmalı.
Not: Tecrübe konu başlığını açmak çok uzun olabilir, burada bırakıyorum.
|
Sevgili RIEB.
Başlığın özüne sadık kalabilmek adına, senin de iznin olursa bu söylediklerini ayrı bir başlık olarak tartışmayı öneriyorum. Sana hem katıldığım hem de katılmadığım yönler var. En başta ensestle ilgili bilgilerin hem doğruyu hem de yanlışı barındırıyor. Bununla ilgili geçmişte tartışılan şu konuya tekrar bakmamızı öneririm.
http://www.turandursun.com/forumlar/...ghlight=ensest
Bir de din olgusu ile toplum yasalarını ayrıştırmak için ince bir çizgimiz olmalı. Bir yanda baskı aracı olarak kullanılan bir sistem var, diğer tarafta ise tecrübe aktarımı söz konusu..
Ne dersin ?
Yarattığımız her etki bize bir düşman kazandırır, çoğunluğun kabul ettiği bir insan olmak için sıradan biri olmak gerekir.
Sigmund Freud
Konu Subat tarafından (20-11-2012 Saat 14:49 ) değiştirilmiştir.
Sebep: Yanlış anlaşılma olmaması için "Bununla ilgili geçmişte yeterince tartışılan" kısmından "yeterince" kelimesini çıkardım..
|

20-11-2012, 14:26
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Nov 2012
Mesajlar: 182
|
|
Değerlendirdiğin için teşekkürler Subat,
Çok kısa değinmeler yapıp başlığın dışına çıkmamaya özen gösterdim, paylaştığın linkte yazılanları okudum, yazılanlar daha çok bir tarihçinin bakış açısını yansıtıyor, ben biraz Freud'un bakış açısını dile getirdim, anlatmaya çalıştığımı yazdığın son cümleden doğru anladığını görüyorum:
"din olgusu ile toplum yasalarını ayrıştırmak için ince bir çizgimiz olmalı"
"baskı aracı olarak kullanılan bir sistem var, diğer tarafta ise tecrübe aktarımı"
Konu ile ilgili bir başlık açtıktan sonra bu yazılanları oraya taşıyabiliriz, bu anlamda bir sıkıntı yok, bende doğrudan konu ile ilgili görmüyorum, ancak yok edilemeyecek bir "din" kavramının evrilmesine, doğru eksene oturtulmasına önemli katkıları olabilir.
"Günümüzde, dünyadaki temel sorun, aptalların kendilerinden son derece emin, akıllıların ise devamlı süphe içinde olmalarıdır."
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:39 .
|