
07-12-2012, 22:57
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 09 Oct 2012
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 273
|
|
Bilime Hristiyan Bakışı
Konuya bilimin tanımı ve alanından bahsederek başlamak ve bilinen tanımlamaları yinelemek istemiyorum. Genel bir girişlerimiz başlayabiliriz sanırım. Bilim nadir ne değildir? Bilim ne yapar hangi soruları sorar? Bu genel soruların cevabını size bırakabilirim sanırım. Ben Hristiyan bir bakış açısıyla Bilim ve dînin ilişkisini yada birbirini tamamlamasını, bunun da ötesinde hristiyan dîninin bilime engel olmadığını, pekala hristiyan olan bilim adamının da inançlarının bilime çakıl taşı olmadığını, birbiriyle barıştırılması gerektiğini düşünüyorum.
"Bilim ve din çatışır, kavga eder" önermesinin artık modasının geçtiğini, bu ifadenin son kullanma tarihinin sona erdiğini düşünmekteyim. Bilim maddeyi, madde ve enerji arasındaki ilişkiyi, bilimsel bilginin gelişimiyle insanlığın kullanımına sunulan teknolojik gelişimi ortaya koyar, insanlığa armağan eder. Fenerbahçe Galatasaray futbol karşılaşmasında atılan golle ilgilenmek yerine topun yapısında yer alan bileşenleri yada topun hareket ettiği sıradaki aerodinamik etkileşimine ilgilenir, bu konuyu araştırır ve nasılını ortaya koyar.
Örneklemelerde anlatımın daha iyi olacağını, bu şekilde kendi düşüncemi daha iyi ifade edebileceğimi anlaşılırlar açısından önemsiyorum.
Bilim dünyayı araştırır. Kayaların, dağların, depremlerin, oluşumuna bakar ve bu konuda bilimsel bir bilgi sunar. Araştırdığı konuyu çözdüğü ölçüde bunu yapar en azından. Canlılığı inceler; hücrelerden oluştuğumuzu, bu hücrelerin yapısını, içeriğini, hücrede görev alan ve sürekli ve karmaşık şekilde çalışan yapı birimlerinin neyi nasıl yaptığını, nelerden oluştuğunu ortaya koyar. Bu bilgiler bizim için çok önemlidir. İlgilenilmesi, öğrenilmesi yada kavramaları gerekir.
Bilim insanlık yararına maddeyi, enerjiyi, aralarındaki enerjiyi inceler, insanlığın yararına kullanılabilecek ve günlük hayatı kolaylaştıracak teknolojik ürünler üretir ve insanlığın hizmetine sunar.
Bilim güzeldir, önemlidir, değerlidir. Ve biz hristiyanlarda da kutsal bir iştir. Bir ibadet gibidir nedeni ise Tüm evrenin Tanrı'nın bir giysisi, ürünü ve armağanı olarak gördüğümüzden bu evrenin ve içindeki herşeyin araştırılması, Tanrı'nın sunduğu armağanın araştırılması, işlerinin farkına varılması gibidir. Dolayısıyla Tanrı'nın yaptıklarını araştırmak ( atom, DNA, hücre/canlılık ve canlılığın yapısı, oluşumu, psikolojisi, evren, güneş gezegen sistemi ve dünyaya etkisi ve bütünlüğü, depremler şunlar bunlar)
Bilim çevrelerinde ise hristiyan bilim adamı niteliği ve niceliği kayda değer ölçüde yer almakta ve çoğalmaktadır. DNAyı keşfeden ve insan genomu projesinde kurucu üyeler ve katılımcılar arasında yer alan ünlü hristiyan bilim adamlarından bahsetmeme gerek bile yok sanırım. Değil mi?
Bir hristiyan bilim adamı olabilir mi?
Tarihte bilim adamı kavramını ortaya çıkaran 18. Y.y. Ortalarında hem bir papaz hem de Cambridge Üniversitesinde İlahiyat okulunun müdürü olan Williams'ın Whewell olduğunu biliyor muydunuz?
Bilim adamları ve bizler, bu gezegendeki yaşam biçimlerinin karmaşıklığına ve çeşitliliğine ve ayrıca insanlar olarak bizim evrimsel geçmişimizle yeryüzündeki tüm yaşam biçimleriyle yada Türleriyle bağlantılı ve ilişkili olduğumuz gerçeğine HAYRANLIK DUYARIZ.
Buraya kadar Genel bir girişle hristiyanın bilime bakış açısını ortaya koymaya çalıştım. Siteye girişte problem yaşıyorum. Eğer bu sorun devam etmezse sonraki iletim yaratış/evrim/oluşum üzerine olacak. Yaratılışdan ne anlaşılması gerektiği ve bu kavramın bağnaz hristiyan görüşünün tekeli gibi görüldüğü ve yanlış anlaşılmaları ortaya koyacağım.
|

07-12-2012, 23:00
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 09 Oct 2012
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 273
|
|
Evren, Tanrı'nın eylemleriniortaya koyar ve herşey tanrı tarafından yaratılmış ve Tanrı'nın ruhu aracılığı ve kontrolünde varlık göstermiş, organik ve inorganik bileşimlerin değişimi ve gelişimi sağlanmıştır.
Yaratılış bilimsel bir kavram değildir. Bilimsell sözlük ve kaynaklarda da yer almaz. Bu gerçek hristiyan tezimi açısından bir problem teşkil etmez. Aslında bilimsel düşüncede de bir sorun değildir. Size sorun olarak öğretilmiş olabilir. Siz yaratılış kavramını bilim karşıtı, yada evrim karşıtı bir sözcük olarak görüyor ve duyuyor da olabilirsiniz.
Size gerçekleri anlatmamı ister misiniz?
Yaratılış kavramı evrime alternatif bir sözcük olarak görülmemez ve öyle de değildir zaten. Dedik ya bilimde yaratılış kavramı yoktur. Canlılığının oluşumundan ziyade vgelişimine, değişimine ilişkin konuşulduğunda evrim kuramı mekanizmalarıyla ortaya koyulur.
Biyo çeşitliliğin nasıl var olduğu, yada nasıl var olmakta olduğu, canlıların birbiriyle organik ilişkisi, bağlantısı araştırılması gereken bir konu olup, bugün bilimsel olarak yani nasıl sorusuna bilimsel cevap niteliği taşıyan bir özellik taşıması göz önünde bulundurulduğunda evrim sözcüğü korkulacak, çekinilecek bir kavram özelliği tanımamalar ve nitekim bilim çerçevesinde güzel yanıtlar da vermektedir.
Bu gerçekler ışığında ;
1- Yaratılış kavramı, biyolojik evrim kuramına alternatif değildir.
2-Yaratılış kavramı evrimin arka planda bir gücün varlığını açıkladığı için var olması ancak özenle açıklanması gereken bir olgudur.
3- Evrim Kuramı, canlılığın gelişimini ve değişimini akabinde nasıl varlık sahasında olduklarını açıklayan şimdilik geçerli bilimsel bir olgudur.
Evrimi biliyorsunuz. Canlılığın evrim mekanizmalarıyla nasıl doğal ayaklanma süzgecinden geçip verimli olarak çoğaldıkları göz önünde bulundurursun. En azından evrim tanımlamasına gitmeden, mekanizmaların işleyişi ve değişimin hatırlatılması için değindim.
Bu tanımlamaya birinci iletimin başında da değindiğim gibi gitmeyeceğimi, zaten herkesin evrim tanımını bildiğini farz ediyorum. O halde yaratılışa gelelim. yarattılıştan ne anladığımızı size açıklamak istiyorum. Ben bir yaratılışçıyım, Hristiyan Teizminin güçlü inanırıyım. Daha önce duyduğunuz yaratılışçı tanımlamalarını unutun. Varsa önyargılarınız bir kaç dakikalığına bir kenara bırakın.
Yaratılış kavramından anlaşılması gereken nedir?
Evrim, tanrının biyolojik farklılıkları meydana getirmek için kullandığı bir mekanizma biçimi olarak kabul edilebilir. Bu doğrultuda yaratılış da BU SÜRECİN KAYNAĞINA ve DOĞASINDAKİ SÜREKLİLİĞE atıfta bulunan bir sözcüktür.
Dolayısıyla yaratılış, biyolojik farklılıkların yada biyo çeşitliliğin kökenini açıklayan bir mekanizma DEĞİL ( ki nasıl sorusuna da cevap vermiyor, örneğin Tanrı'nın "ol" deyince olması ancak nasıl ve hangi aşamalarda gerçekleştiği anlatılmıyor) var olan herşeyde Tanrı'ya olan ilişkisi anlaşılmalıdır. Bu gücün kaynağına bir atıfta bulunmaktır.
Kimi var cama bakar
Gözlerini ona takar
İsterse camın ötesini görüp
Cennetin kapısını aralar.
George Herbert'in Temple adlı eserinden.
Bilgi birikim düzeyi yüksek ve bu konuları araştıran herkes bu sonuçları olağan karşılamaya güçlük çekmemelidir. Bilim adamı sözünü ilk defa bir anglikan Rahip ortaya atmış ve çerçevesini çok basit çizmiş, var olan bilimsel bilginin gelişimiyle şimdiki sonuçlar elde edilmiştir.
İnandığımız tanrı , boşlukların Tanrısı değildir. Bilimde var olduğu düşünülen boşlukları dolduran bir profil çıkarılmaz. Kendisine yaratılışçı diyen ve dünyanın 6 gün içinde yaratıldığını öne süren bazı hristiyan gruplar mevcuttur. Ne yazıkki KAVRAMLAR, KULLANIMLARIYLA tanımlanırlar. Tanrı aminoasitlerin oluşumunda da, bunların sentezinde ve MOleküllerin oluşumu, DNA ve dizilimlerinde de etkin bir güç olmuş ve kaynağı ve sürekliliği olarak kendisini şimdiki canlılık ve çeşitli mekanizmalarda göstermektedir.
Konu Jesus-Christ tarafından (07-12-2012 Saat 23:06 ) değiştirilmiştir.
|

07-12-2012, 23:05
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 09 Oct 2012
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 273
|
|
Daha önce farklı ve daha sığ, geleneksel söylem kullandığımı hatırlarsınız. O halde bu sonuca nasıl vardım? Daha farklı düşünen, hristiyan bilim adamlarının kitap ve makalelerini inceledim. Bu açıklamanın daha bilimsel olduğu görüşüne varmamı sağladı bu kaynaklar.
Tanrısal eylemlerin bilimsel incelemesi aşağı yukarı böyledir. Biyoçeşitliliğin kaynağı bu durumda evrim teorisinin açıklamalarını ortaya koyuyor. Evrim teorisine göre de bügün en doğru bilimsel yaklaşım budur.
|

07-12-2012, 23:10
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.214
|
|
Bu bir şaka heralde.
Akıllı Hristiyan Teologların nabza göre şerbet esasıyla kabul ettiklerini şimdi burada tekrarlayınca Hristiyanlık Bilimle çelişmez oldu öyle değil mi? Üstelik yine "yumurtaya can veren rabbim" seviyesinde bir edebiyatla.
Aminoasitleri falan da tanrınızın tekelinden çıkarmak zorunda olacağınız günler yakındır ve o günleri görmeyi iple çekiyorum...
(Ek not: Başlığın bilimle bir alakası yok.)
|

07-12-2012, 23:22
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 20 Nov 2012
Mesajlar: 54
|
|
Sn Lehi.
Anladığım kadarı ile hristiyansınız. Türkiyede misiniz bilmiyorum.
Çok garip geldi bana. Türkiyedeki dindar kesmin çoğu bu söylediklerinizi benzer şekilde kabul ediyor zaten. Çok okudum bu tip şeyleri o yüzden yazının tamamını okumadım. Ama daha başlarken Hristiyanlığın yaygın olmadığı bir ülkede hristiyanlığı yaymak isteyen birisinin yerine koydum kendimi. Yapacağım ilk şey tetris inancını daha ayrıntılı açıklamak, yada müslümanların hristiyanlara attığı yalanlar, yaftalamalara cevap vermek olurdu.
Neden bu yol değilde, zaten çoğunluğunu reddetmeyecekleri şeyleri tekrarlıyorsunuz.
Bir anlık merak. 
Zor gelecekse cevap vermesenizde olur.
|

07-12-2012, 23:22
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 09 Oct 2012
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 273
|
|
Sayın shibumi,
Bi dakikada yukarıdaki üç iletiyi okuyup üzerinde düşünmeniz hayranlık verici.
Ben bu anlık yorumların dışında davranmanızı, üzerinde derin düşünmenizi varsa eldeki bilimsel bilgiye karşılaştırmanıza beklerdim. Siz yukarıda yazılanları okudunuz mu? Göz gezdirdiğiniz belli de, tam emin değilim. Neyse çok önemli değil.
Fikrinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.
Bir hatırlatmada bulunmak isterim.
R.Dawkinsin bir kitabı vardır: Yeryüzündeki en büyük gösteri. Okudunuz mu bilmem ama ben okudum bu kitabı. 13. Sayfayı açın lütfen. Dawkinsin de belirttiği gibi, İngiltere başkanına bir mektup yazılıyor, bu mektuba Dawkins gibi ateistlere birlikte bazı din adamları da katılmaktadır. Ortaklaşa bir destek var yani. Yukarıda anlatılan görüş de Dawkinsle aynı zümreye ait hristiyan bilim adamlarının desteklediği yaklaşımdır. Yani aynı zümre dediğim, kraliyet cemiyeti üyeleri.
Siz onu bırakın da yukarıdaki açıklamaların hangi noktasına yada noktalara katılmadığınızı yazınız.
Teşekkürler
|

07-12-2012, 23:30
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 09 Oct 2012
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 273
|
|
Sayın eksi,
Bilgim dagilindeyse sorulan her soruya içtenlikle cevap vermeye çalışıyorum. Ben yeni üyelerden olsam da hristiyanlık bölümünde zaten benzer iddialara cevap veriyorum. Daha iyi anlamaya ve anlatmaya çalışıyorum. Çoğu zaman da soruyorum, lütfen sorusu olan yazsın, paylaşsın. Birlikte konuşalım. Bu sorunuzun cevabıdır.
İkinci nokta ise,
Türkiye'deki inançlıların çoğu bu şekilde düşünmüyor. Bir yanlış anlama var. Hristiyan yada müslümanlarda genel görüş evrimin reddedilir. Yukarıda da bu anlayışa tezat bir durum söz konusu.
Bir de şöyle bir cepheleşme var: Evrimciler ve yaratılışçılar.
Ben de buna karşı çıkıyorum yukarıda! Yani yaratılışçı demek evrim karşıtı anlamına gelmiyor aslında çünkü yaratılış kelimesi tanrıbilimsel bir kelimedir genelde . Karşıda ise evrim kuramı var.
Evrim kavramı da tanrı bilimsel bir sözcük olmadığından,
Yaratılış sözcüğü organik evrim kuramına alternatif değildir.
Konu ALKA tarafından (08-12-2012 Saat 00:26 ) değiştirilmiştir.
Sebep: Kullanıcı ismi düzenlendi
|

07-12-2012, 23:47
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 20 Nov 2012
Mesajlar: 54
|
|
Sn. Lehi teşekkürler cevabınız için.
Behenin son yazdıklarına benzer bir hava sezdim. Evrimi doğal seçilimi tanrı kontrolünde olmak üzere kabul ediyorsunuz galiba. Gerçi son paragrafla çelişiyor gibi de. Bışlukların tanrısı değil demşsiniz. Anladığım gibi ise, bir boşluk üretp yine boşluğa yerleştireceksiniz tanrıyı. Öyle anladım gibi
|

07-12-2012, 23:50
|
 |
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 May 2007
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.224
|
|
Temennilerinizin dışında, incilden ayetlerle ve bu günün bilimsel gelişmeleriyle iddianızı güçlendirmeye çalışsaydınız, bir derece makul olabilirdi. Ancak siz sadece kendi dinsel inancınızı bilimsel gerçekliliğin zorunlu kabulüne uyarlamışsınız. Bunu papa'da yaptı zaten! Hatta bugünlerde müslümanlar da yapıyor. Geçtiğimiz yıllarda imamların bir araya gelerek imzaladıkları bir bildiri vardı ve içeriği evrim kuramına inanıldığı ile ilgiliydi. Bilimsel bir gelişmeyi keşfeden birinin teist olması, metafiziği nasıl doğrular ?
Yarattığımız her etki bize bir düşman kazandırır, çoğunluğun kabul ettiği bir insan olmak için sıradan biri olmak gerekir.
Sigmund Freud
|

08-12-2012, 00:03
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 09 Oct 2012
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 273
|
|
Öncelikle özür dilerim. İsminizi eksi yerine eski yazmışım. Düzeltmiyorum şuan ama gerçekten de yanlış okumamdan kaynaklandı. Teknik olarak düzeltme imkanım olmasa da kasıtlı bir şey olmadığını belirtmek istedim.
Tanrımız boşlukların tanrısı değildir. Ben buna inanıyorum. Hani diyorlar ya bilimin açıklayamadıklarını din açıklayarak doldurur. Bu ifade bir yönüyle doğru bir yönüyle yanlıştır.
Doğrudur çünkü bilimin sınırlamaları vardır. Olgulara yönelik nasılını açıklar. Yapısını, işlevini, çalışma şeklini vs. Bunlar nasıl oluyor? Bilim buna cevap veriyor. Ancak herşeyde de cevap veremez. Daha çok bireysel yada etik konularda, güzellik anlayışında vs. Yani alanı farklıdır.
Yanlıştır çünkü bilimin sustuğu yerde din konuşmamalıdır, bilime şans ve zaman verilmelidir. Bilimin şuna açıklayamadığı sorular vardır. Yaşam tam ve kesin olarak nasıl başladı? Gibi. Yada moleküller nasıl oluştu? Evrim var olan canlılığı açıklar aslında yaşamın başlama kuramları tezleri vs vardır elbette.
Bilimin cevap vermekte zorlandığı noktalarda tanrıyı kullanmak doğru değildir.
Neden mi?
Çünkü bilim belki şuna cevap vermekte zorlanıyor. ( bilimsel bilginin gelişimi zaman alır sonuçta değil mi  ) peki ya ileride? İlerleyen süreçte bilim bu zorluklara cevap verdiğinde, bilimsel açıklama getirdiğinde durum ne olacak? İnandığımız tanrı kavramı bilimin cevaplarıyla küçülür.
Tasarım kavramı, bilgisizliği kapsıyorsa eğer, bilim cevap buldukça bu sözcük anlamsızlaşacaktır. Bilim şunun cevabını veremiyor o halde "tasarım" var demek yanlıştır. Bilgi arttıkça tasarım kavramı da tanrı kavramı gibi küçülecektir.
Dolayısıyla her bir hristiyanın dikkat etmesi gereken bir konudur bu.
Bilim cevap versin, vermiyorsa ileride verebilir. Tasarım dan kasıt da Tanrısal yönlendirme, bu sürecin kaynağı ve sürekliliğidir.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:42 .
|