Radikal'in ele aldığı bu konuyu daha iyi anlayabilmek için, "
OSS 117: Cairo, Nest of Spies" filmini izlemenizi tavsiye ederim.
Arkadaşlar, ben bu filmi aldım ama izlerken CD'deki bir problem yüzünden yarıda kaldı. Gerçekten güzel bir filmdi ve orada Fransız aktör
Jean Dujardin (OSS 117 ajanı)'nin mükemmel bir performans sergilediğini gördüm.
Şimdi gelelim filmdeki "Allahu Ekber" sözüne...
Bu filmin bir sahnesinde OSS 117 Kahire'ye yeni gelmiş ve bir otele yerleşmiştir. Ama OSS 117 sabahın erken saatlerinde tam uykuya dalacakken o da ne, camiden ezan okunuyor. OSS 117 bu durumu anlamıyor ve gidip sabah ezanını okuyan müezinini dövüyor. Dayak sesleri cami hoporlörü açık olduğundan tüm Kahire'ye yayılıyor.
Bu olay üzerine Kahire'deki Müslümanlar kendi aralarında örgütleniyor ve olayın failini arıyorlar. Çok ilginçtir; Müslümanların kendi aralarında örgütlenmeye karar verdikleri yerde Müslümanlar'ın lideri bir konuşma yapıyor ve OSS 117'de de tesadüfen orada bulunuyor. Liderin her sloganı karşılığında Müslümanlar da "Allahu Ekber" diyor ve bizim OSS 117'de de onlara katılarak "Allahu Ekber" diyor (O sırada ben de "Allahu Ekber" diyordum ve kendimi İkiz Kuleler'e sabotaj düzenleyen uçak korsanları Araplar gibi düşünüyordum). Tabii bizim OSS 177 yerel kıyafet giydiğinden Müslümanlar'dan ayırt etmek mümkün değil. Fakat bu bağırışlardan birinde OSS 117 kendini kaybediyor ve "Allahu Ekber" derken bir amigo gibi bağırarak kendisini ele veriyor. Lidere yakın biri
"Efendim, aradığımız kişi aramızdadır" diyor ve OSS 117 bunun üzerine yakalanıyor.
Arkadaşlar, emperyalizmi ve hele hele bu konuda çok sayıda vukatı olan Fransa dendiği zaman hepimiz kızarız, ama ben bu OSS 117'yi çok sevdim. Tamam Napolyon'dan kaynaklanan Fransızlar'a karşı bir ilgim var ama, bunun dışında başka bir şey daha var.
"İğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batırmak" deyimindeki gibi kendi içimizde bir problem var bana göre. Bana göre problem burada!