Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Konu-dışı

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 20-11-2006, 09:41
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Bayrak



Kumaşları bayrak yapan terziler

Terziler, elbise dikmesi için müşterinin getirdiği kumaştan arta kalan parçayı geri vermeyip masanın altına atarlar. Şapka yapımcısına satılacak olan kumaş parçalarının terzi dilindeki adı "Bayrak"tır.

Her ülke bayrağının bir öyküsü vardır. Ama aralarında en ilgi çekici olan Meksika'nınkidir: Ülkenin özgürlüğü için savaşan bir grup gerilla, bir gün yemek yerlerken akıllarına bayrakları olmadığı gelir. Mola verdikleri bir yerde uzun zaman kalamadıklarından, bayraklarının nasıl olacağı konusunda çabuk karar vermek zorunda kalırlar. Birisinin gözü yedikleri karpuza takılır!.. Emek verdikleri topraklar için savaşıyorlardı. Toprak da onlara emeklerinin karşılığından karpuz veriyordu. Ayağa kalkar ve seslenir arkadaşlarına: "Karpuzun rengi bayrağımızın rengi olsun!".. Gerillalar karpuz kabuklarını geride bırakıp yeniden yürümeye başladıklarında sorunu çözmüşlerdi. Yeşil, beyaz ve kırmızıdan oluşan bayrakları renklerini karpuzdan alıyordu. Yeşil, karpuzun kabuğu.. Beyaz, kabuğun altındaki kısım.. Kırmızı, karpuzun içi!.. Meksika bayrağının öyküsünü öğrenmek tatlı bir gülümseme bırakıyor insanın yüzünde. *Öyleyse, *Vedat Özdemiroğlu'nun "Pablo Neruda, biz orada" diye andığı ünlü Şilili şairi okumanın tam sırasıdır:

Neden güler ki karpuz ansızın
bağrına saplanınca bir bıçak?

Türkiye Cumhuriyeti'nin bayrağındaki ay ve yıldızın öyküsü ne olabilir? İlkokul sıralarındayken koridor duvarına asılan bir posteri anımsıyorum: Savaş alanında ölen askerlerden akan kanların oluşturduğu birikintiye gökyüzündeki ay ve yıldız yansıyordu. Posterin altında ise Mithat Cemal Kuntay'ın iki dizesi vardı:

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.

Bu ülkede, kaç insanın aklına bayraktaki kırmızı rengi görünce kan gelmektedir? Böyle bir ankete verilecek yanıtlardan büyük bir rakam ortaya çıkarsa Drakula'nın memleketi neresi diye sormaya hiç gerek yoktur?!.. Meksika bayrağı üstündeki kırmızı rengi karpuzdan alıyorsa, Türk bayrağı neden kirazdan almasın? Ama, o zaman, Güneydoğu'da akıtılan kanlar ile oy toplamaya çalışan partiler kandıracak insan bulamazlar. "Ya Sev, Ya Terket" pankartını asanları kulaklarına taktıkları kirazlar ile seçim meydanlarında düşünebiliyor musunuz?

Vatan için ölmeye gelince ... Bu konuda uzun uzadıya bir şeyler yazmaya gerek yok. Çünkü, Tevfik Fikret "Vatan İçin" adlı şiirinde dörtyüz sayfada anlatılabilecek konuyu dört dizede ustaca yansıtmıştır:

Vatan senden hayat umar
Sen yaşarsan o canlanır
Vatan için ölmekte var
Fakat borcun yaşamaktır.

Donanma Cemiyeti, Osmanlı bayrağı için bir şiir yarışması düzenler. Yarışma sonunda bayrağı en güzel anlatan şair ödüllendirilecektir. Ne yazık ki, Trablusgarp, Balkan ve Birinci Dünya Savaşları'nın arka arkaya patlak vermesiyle yarışmaya katılan şiirler değerlendirilemez. Şiir gönderenlerden biri de, Yenikapı Mevlevihanesi Şeyhi Abdülbaki Efendi'dir:

TURAN'da geziyordu gizlice
Al yanaklı bir Türk kızı bir gece,
Bakıyordu Hilâl bulut içinde
İmrenerek koştu... Kızın peşinden
Tuttu, öptü o kırmızı yanağı
İşte budur Ertuğrul'un bayrağı

Bayrağın doğuşunun bir aşk şiiriyle karşımıza çıkması, Osmanlı döneminde yaşayan Turancıların günümüz kafatasçılarından çok daha sevgi dolu olduklarını gösteriyor. Biz, bayraktaki kırmızıya kiraz demiştik. Abdülbaki Efendi daha güzelini öneriyor: Bir kızın yanağı!.. Sahi, öyküsünde öpücük olan kaç ülke bayrağı vardır ki?

Değiştirilmesi önerilen ülke bayrağı Amerika Birleşik Devletleri'ninkidir. Değişimi öneren de ünlü romancı Mark Twain'den başkası değildir. Yazar şunları söyler: "Bayraktaki beyaz çizgileri siyaha boyayalım. Yıldızların yerine de kurukafayla çapraz kemik amblemi koyalım."

Birçok bürokrat ve politikacının odasını süsleyen onaltı bayrak vardır. Bunlar, tarih boyunca kurulan Türk devletlerinin bayraklarıdır. Sıralamada yeralan her bayrak bir öncekini yıkmış ve yerine geçmiştir. Kendinden önceki devletin bayrağını devam ettiren yalnızca Türkiye Cumhuriyeti'dir !... Milliyetçi, tutucu insanların odasındaki her biri ayrı renkte ve ayrı biçimde olan bayraklar değişimin, evrimin kaçınılmaz olduğunun göstergesinden başka bir şey değildir. Bu onaltı, bayraktan da, altın kurt başının olduğu Göktürk, yay ve okun yer aldığı Selçuklu ve ay-yıldızlı Osmanlı bayrakları doğrudur. Geriye kalan onüç bayrağın renkleri ve üstlerindeki simgeler tartışmaya açıktır. Onüç bayrağın doğruluğunu kanıtlayan belge yoktur.

Pakistanlı şair Daud Kamal da "Bir Sokağı Tekrar Görmek" şiirinde değişimi anlatır:

Büyük değişim olmuş belli,
Son otuz yıl zarfında.
Daha uzun süre kalıyor turistler,
Daha çok para harcıyorlar.
Sinema afişleri kışkırtıcı mı kışkırtıcı
Coca-Cola almış buzlu şerbetin yerini.

1996 Avrupa Futbol Şampiyonasının resmi sponsoru olan Coca Cola'nın yeni sloganı şöyle: "Kırmızı-Beyaz Kupaya Tat Katacak".. Bir de şu var: "Kupada herkesin favorisi Kırmızı-Beyaz".. Coca-Cola'nın rengi de, kupaya katılacak olan Türkiye'nin bayrağı gibi kırmızı-beyazdır! "Aklımda kupa, elimde Coca-Cola" diyerek bayrağın üstüne bukalemun gibi tüneyenlere karşı "Milliyetçi-Muhafazakar" akıllılardan hiçbir tepki gelmemiştir. "Bayrak inmez Ezan susmaz" diye bağıranların bayrağın bu şekilde kullanılışına kayıtsız kalmalarının bir tek nedeni vardır. Onların bayrağı, rengini Coca-Cola'dan almaktadır.

Terzilerin masa altına attıkları ve şapka yapıcılarına sattıkları "Bayrak", kumaş parçasıdır. Coca-Cola'nın daha çok satış yapmak için kullandığı "Kırmızı-Beyaz" ise Türkiye Cumhuriyeti'nin bayrağıdır!

Unutulmamalı ki, bu ülke Coca-Cola şişesinin kapağından "Bedava" olarak çıkmadı!..
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 20-11-2006, 09:49
Cemal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cemal Cemal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 31 Mar 2006
Bulunduğu yer: şirrinmişirrin egemino canlıuzurlu bi sayilgassabasının şirim bi beldesimden tefrişediyom sitteye.
Mesajlar: 1.168
Standart Re: Bayrak


Vatanım+Bayrağım+Atatürküm

Psikoabim saol.Güzel bi konu açmışın.
Vatanımız ve bayraımız sonsuza kadan varolsun.
Vatanı için ölen bütün şehitlerimiz nurolsun.

cml.

'Biri senin hakkında kötü bir şey söylerse
sakın kızma ama şöyle karşılık ver:
Hakkımda bunu söyleyen hiç şüphesiz başka kusurlarımı bilmiyormuş.
Bilseydi, sadece bunu söylemekle kalmazdı!
'
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 20-11-2006, 11:21
ozgur_beyin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ozgur_beyin ozgur_beyin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
Standart Re: Bayrak

bir anekdot:
* * * Coca Cola * *Noel Baba nın bile, yeşil olan elbise rengini kırmızıya çevirip *,tüm dünyaya kabul ettirmiştir. *umarım ilerde Coca Baba olmaz :lol:
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 21-11-2006, 09:13
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Bayrak


Yapılan çalışmalar bayrağın ilk kez Çin'de kullanıldığını ortaya çıkarmıştır. Bu bayrakların amacı ordunun değişik bölümlerini birbirinden ayırmaktır. Avrupa'da ise bayrak ilk kez Romalı süvari birlikleri tarafından kullanılır. Kare şeklinde bayrakları olan birliklere "Vexillum" adı verilir. Bayrakları inceleyen bilim dalı Vexillology de adını buradan almaktadır.

Bayrak sözcüğü, Türklerin İslamiyeti kabulünden sonra terk etmedikleri sözcüklerden biridir. Kökeni "batrak"tır. Batrak, savaşçının tanınması için mızrağının ucuna bağladığı bez parçası anlamına gelir. Topkapı Sarayı, deniz ve askeri müzelerinde bulunan nice bayrağın ne anlama geldiği günümüzde bile bilinmemektedir. Kırmızı, yeşil, beyaz ve siyah renklerin egemenlikte olduğu bayraklarda en çok rastlanılan motif hilaldir. Hilal, İslamiyet öncesinde de, Türklerin sembolüdür. Büyücünün çadırının tepesinde hilal bulunurdu.

Osmanlı tarihinde ilk bayrak reformunu III. Selim yapar. Hilalin yanına yıldız ilk kez, III. Selim tarafından konulur. Sekiz köşeli olan yıldız Abdülmecit dönemine kadar sürdürür saltanatını. Abdülmecit ise eline makası alır ve yıldızın üç köşesini keser. Ay-yıldızlı bayrağın gerçek öyküsü işte budur. Cumhuriyet döneminde kabul edilen bayrak yasasında ay ve yıldızın kumaş üzerindeki geometrik konumu belirlenir. Bu yasada, kırmızı ve beyazın ne anlama geldikleri açıklanmamıştır.

Halk arasında yaygın olan ve özellikle de, savaş çığırtkanlığı yapan politikacılar tarafından desteklenen düşünce, kırmızının şehitlerin kanı olduğu yönündedir. Beyazın ne anlama geldiği hakkında ise hiçbir görüş yoktur. Kanın üzerinde ay ve yıldızın yansımasını beyaz olarak düşünmek, doğaya yabancı olmak dernektir. Çünkü, ay ve yıldız gece görülür. Karanlıkta ayın, hem de hilal şekliyle kanın üstüne yansıyacak kadar ışık yaydığını söyleyemeyiz. Doğanın renkleriyle oluşan bayraklar pek çoktur. Örneğin, İzlanda'nın bayrağındaki kırmızı volkanlardan çıkan lavı, beyaz, kar ve buzu, mavi ise Atlas Okyanusu'nu simgeler. Kaldı ki, ay ve yıldız ile Anadolu'nun coğrafi özellikleri anlatılmak istenilmez.

Kırmızı ve beyaz renkli olup, kanı simgelediğine inanılan ülke bayraklarını inceleyecek olursak, Avusturya'yı ele alabiliriz. Beyaz bir palto giyen dük, savaşta yaralanır. Beyaz kuşağı dışında her tarafı kan içinde kalır. Bu yüzden, Avusturya bayrağı iki kırmızı şerit arasındaki beyaz şeritten oluşur.

Letonya'nın bayrağı da, kırmızı ve beyazdır. Bu renkler, Letonya'nın tarihindeki bir liderin kanlı kefenini simgeler. Ama, buradaki kan rengi, Avusturya ve Türk bayraklarındaki gibi taze değildir! Bir ölüden akan kan pıhtılaşacağmdan renk olarak kırmızının koyu tonlarına yönelir. Letonya'mn bayrağı bu gerçeğe uymaktadır.

Polonya bayrağındaki kırmızı Sosyalizmi, beyaz ise Barış arzusunu dile getirir. Malta bayrağında karşımıza çıkan kırmızı, beyaz ise tarihteki ünlü Malta şövalyelerinin simgesidir. Endonezya bayrağındaki renkler ise daha da anlamlıdır. Kırmızı bedeni, beyaz ruhu temsil eder Endonezya bayrağında. İkisinin biraraya gelişiyle de insan oluşur.

Kırmızı ve beyaz, ülke bayraklarında en çok kullanılan iki renktir. Kırmızı her zaman kan anlamına gelmez. Kolombiya bayrağında cesareti, Cezayir'de özgürlüğü, Zambia'da bağımsızlık kavgasını, Litvanya'da ülke sevgisini, Portekiz'de devrimi, Macaristan'da gücü, Nepal'de ise ulusal bir çiçeği simgeler kırmızı.

Kanada bayrağındaki beyaz, İzlanda bayrağında olduğu gibi kar ve buzu anlatır. Beyaz, Dominik bayrağında saf su, Trinidad'da deniz, Surinam'da adalet ve özgürlük, Cezayir'de saflık, Somali'de halk, Togo'da umut, Macaristan'da Tanrıya olan inanç, Pakistan'da müslüman olmayan ve azınlık gruplar, Irak'da eli açıklık, Panama, Lübnan ve Hindistan bayraklarında ise barış anlamına gelir.

Kırmızının gözdağı vermek amacıyla kullanıldığı bayrak Kuveyt'indir. Kuveyt bayrağında kırmızının anlamı kandır. Ama, kendi savaşçılarının değil, ülkeyi işgale gelen düşmanın kanı!..

Avusturalya yakınındaki küçük bir adada yaşayan Tongalılar, bayraklarındaki kırmızının İsa'nın kanı olduğuna inanırlar. Şili bayrağındaki kan da, özgürlük uğruna canını verenleri temsil eder. Beyaz ise And dağlarının karıdır. Japonya bayrağındaki kırmızı güneşi simgelerken, beyaz, dürüstlük ve saflığı anlatır.

Dünyanın uydusu, hilal ve dolunay biçimiyle bir çok bayrakta yer edinir kendisine. Singapur bayrağındaki hilal "Yeni Ulus"u temsil eder. Cezayir bayrağında ise hilalin uçları iyi şans ve mutluluk anlamına gelir. Hilal, İslam dinini de sembolize ederken, Laos bayrağındaki dolunay komünizm altındaki birliği dile getirir.

Bayrağımızdaki beyaz, dürüstlük anlamına gelebilir mi? Metrelerce kumaş kesip, dünyanın en büyük bayrağını hazırlamayı düşünüyoruz da, bu soru aklımıza neden gelmiyor? Bayrağı dillerine dolayanlar, onun arkasına sığınarak sömürgeci politikanın maşalığını üstlenirler, en büyük bayrağın Türkiye'de hazırlanışına sevinirler. Çünkü onlar, pisliklerini her zaman bayrağın altına süpürmüşlerdir!..
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 22-11-2006, 10:16
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Bayrak


Sıcak bir yaz günü, otomobil ile yoğun bir trafikte Boğaz köprüsüne doğru dura kalka ilerlerken, yolun sağına park etmiş ve motor kapağı kalkmış bir otomobil gördüm. İstanbul'da, her yaz mevsiminde görülebilecek sıradan bir "hararet" olayı diyecektim ki, hayrete düştüm! Adam, reflektör yerine ortasından kesilmiş bir karpuz koymuştu otomobilin bir kaç metre gerisine. Büyük olasılıkla reflektörü yoktu ve evine getirmekte olduğu karpuzu aynı amaçla kullanmaktaydı. Yanından geçerken, trafik polisine söylediği şu sözü duydum: "İdare et abi. O da kırmızı bu da, kırmızı!.."

Gazeteci Musa Ağacık "Türk bayrağı neden kırmızı?" düşüncemizden yola çıkarak, Artı Haber dergisinin ilk sayısında işadamlarını sorgular. Tüsiad Başkanı Muharrem Kayhan soruya şu yanıtı verir: "Şühedanın kanının rengi." İTO Başkanı Mehmet Yıldırım da aynı görüştedir: "Bu ülkeyi kazanırken çok kan döktük. Onun rengini aldığı için bayrağımızın rengi kırmızı." İşadamları da, söylemlerinde hararetli bir şekilde bayrağı kullanan, o ulusal değeri çıkarlarına alet etmek isteyen politikacılarla düşünce farklılığına düşmezler. Milliyetçi partileri destekleyenler de, zaten onlar değil midir?..

90'lı yıllarda bayrağın olur olmaz yerlerde kullanılışına tanık olduk. Bu durum elbette çek-senet mafyasını, eroin ticareti yapan çeteleri ve hazineyi soyan devlet yetkililerini çok memnun etmiştir. Çünkü, söylemlerinin tuttuğunun, kirli işlerini ardında yürüttükleri paravanın oluştuğunun göstergesiydi, otomobil camından bir anahtarlığa kadar kullanılan her bayrak!

Meşrutiyetin ilanından sonra da, meyhanelere varıncaya kadar dükkan camlarına, olur olmaz her yere yağlı boya ile ay yıldızlı bayrak yapılır. Ama, bu uygulama bir süre sonra yasaklanır. Yasağın gerekçesi, bayrağın küçük düşürüldüğüdür. Arif Nihat Asya'nın da, ders kitaplarından eksik olmayan şiirindeki "seni selamlamadan geçen kuşun / yuvasını bozacağım" dizeleri yalnızca bayrağı değil, onun uğruna canını veren insanları da küçük düşürmektedir. Özgürlük ve Bağımsızlık uğruna ölen Anadolu insanının türkülerine bakın. Bir tanesinde olsun, kuş yuvasını bozmaktan söz edildiğini duyamazsınız. O türküler ki, cephede emperyalizme, sömürüye karşı direnen nice insanın ölmeden önce dudağındaydılar.

Günümüzde, bayrağın renkleri düşünce özgürlüğüne, insan haklarına karşı olan, işkenceden, baskıdan yana zorbalar tarafından kullanılırken, yüzyılın başında durum tam tersineydi. Edebiyat-ı Cedide topluluğunun şairleri, yazarları düşüncelerini içeren kitaplar yayınlamaya karar verirler. Hüseyin Cahit Yalçın'ın önerisiyle gazeteleri ve dergileri yasaklayan II. Abdülhamit'in despotluğuna karşı kitaplar bayrağın renklerinde çıkarılır. Kırmızı kapaklarda kitap ve yazar adları beyaz olarak yazılır. Kenarlara da beyaz şeritler konur. Ama, kitapların ilk sayfalarında önsöze yer verilmez. Bunun nedeni, böyle bir önsöz konulursa geleneğe uygun olarak, II. Abdülhamit'e dua etmek zorunda kalınılacağıdır. Hüseyin Cahit Yalçın "Edebi Hatıralar" adlı yapıtında şunları yazar: "Sansürün zulmüyle dilsiz hale gelen kitaplarımız hiç olmazsa uzaktan görünüşleriyle zihinde vatan mefhumunu canlandıracaklardı."

İlk olarak Hüseyin Cahit Yalçın'ın "Hayatı-Muhayyel"i basılır. Yazar, bu kitaptan aldığı parayı Tevfik Fikret'e ödünç verir. Böylelikle de, 1900 yılının 5 Şubat günü, Fikret'in, içinde 153 şiir bulunan ünlü eseri "Rübâb-ı Şikeste" yayınlanır.

Bayraktaki ay-yıldız, 1930'lu yıllarda Ermenistan Cumhuriyeti'nin Ağrı Dağı'nı bayrak yapmak istemesiyle doğan tartışmalara da konu olur. Ağrı Dağı'nın Ermenistan sınırları içinde olmadığı gerekçesiyle Kürtlerin başını çektiği bir halk hareketiyle bu girişim önlenmeye çalışılır. İşte o an, Rusya Dış İşleri Bakanı şunları söyler: "Türkler bayraklarındaki ayın kendi ülke sınırları içinde olduğunu mu söylemek istiyorlar!?"

Aya ya da, uzayın herhangi bir köşesine gönderilecek araca konulmak üzere ayrılan bayrağın, Cumhurbaşkanı tarafından üç defa öpülüp, alına değdirilmek suretiyle Amerikalı yetkililere teslim edilişine tanık olduk. Bayrağımızın tarihini ders kitaplarında bilimsel olarak anlatmadıkça böylesi görüntüleri daha çok izleyeceğiz.

Düşünceyi yasaklayan ve ülkemizi ortaçağ karanlığına sürükleyenlerin kan sevdasına bir an önce dur demeliyiz. Yoksa, kanımızı emen emperyalistler, Ay-yıldızlı bayrağı uzaya çıkarıp indirecek teknolojiye sahip olurken, biz hep arkalarından bakakalacağız. Ve çerçeve içinde, uzayda araştırma yapan bilim adamlarımızın fotoğrafları yerine, altına "falanca tarihte filanca gezegene gitmiştir" diye yazıp bayraklarımızı sergilemeye devam edeceğiz...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 22-11-2006, 10:38
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart Re: Bayrak

Sn. Psikokemoterapi,

Değerli hocam konunuzu çok dikkatli bir şekilde takip ediyorum. Konuya yaklaşımınız müthiş. Katkıda bulunayım diyorum ama verdiklerinize katacak pek bir şey yok görünüyor.
İlk okulda bakınca; titrer ve gözlerim dolardı.
Lisede sadece gözlerim doldu.
Askerde o bile olmadı.
Şimdi mi?
İki eski dost gibi olduk. Ben onu anlamaya çalışırım, o beni anlatmaya!

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 22-11-2006, 14:20
sosyalist18 sosyalist18 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 29 Sep 2006
Mesajlar: 169
Standart Re: Bayrak

Sayin psikokemoterapi,gercekten cok guzel ve okurken zevk veren bir calisma yapmissiniz.Devamini bekliyorum.Emeginize saglik!

Gunu gelir,
sanma hesap sorulmaz!
Dayanir kapina,
PIR SULTAN OLMEZ!
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 22-11-2006, 15:53
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Bayrak


Sevgili Mhmmd ve sosyalist 18;
Değerli arkadaşlarım bu yazılar şahsıma ait bir çalışma değil.Ama içindeki tüm duygu ve düşünceler yüreğime de beynime de bir puzzle'ın yerine oturan parçaları gibi oturan inanılmaz bir zevkle okuduğum bir kitaptan parçalar.
Biraz garip olacak ama benim çok sevdiğim ve beğendiğim bu konuları arkadaşlarımda sever diye paylaşmak istedim sizlerle.
Gördüğüm kadarı ile o bakış açısının müthiş olduğu ve çalışmanın mükemmel olduğu sizcede kabul gördü.
Şahsımın hissettiği ama dile getirmede bu kadar etkin olamadığı anlayışı beğendiğiniz için teşekkürler.
Hoş ve esen kalınız.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 22-11-2006, 16:22
kerkenez kerkenez isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Oct 2006
Mesajlar: 23
Standart Re: Bayrak

Tebrikler,
Yazılarınızın, UĞRUNDA ÖLECEKLERİ ÖZGÜR VATANI OLMAYANLARIN içinde bulunduğu yanılsamayı gözler önüne serdiğini düşünüyorum.
Çalışmalarında başarılar!
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 22-11-2006, 19:49
vys vys isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Feb 2006
Mesajlar: 56
Standart Re: Bayrak

‘’Çok fark var solcu ile sağcı arasında.
Ama en temel fark, sağcının paragöz olmasıdır.

Solcu, halkını seven ve halkı için iş yaparken karşılığını beklemeyendir!
Sağcı, halktan nefret eden ve bayrak arkasına saklanıp para kazanmak, kişisel çıkar elde etmek isteyendir!

Ben ben ben dedim bugün!
Affedin ne olur!
Ama övünmek de hakkım!
Çünkü, en çok övündüğüm, insanları sevmektir! İnsanımı sevmektir! ‘’

Serhat incirli * * afrikagazetesi
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:49 .