BENLİK denilen bir inançlar bütünüdür.
İnançları salt dinsel sanırsak çok yanılırız. Aslında BENLİK denilen, BEN İFADELERİMİZİN toplamı olan bir inançlar bütünüdür; BEN kedileri severim, BEN güzel insanları severim. BEN ağaçları korurum. BEN matematikte çok başarılıyım, BEN hiç resim yapamam, BEN turistik gezilerden büyük haz duyarım. BEN dedikodudan nefret ederim, bu ve buna benzer olumlu veya olumsuz inançlarımız, yani değer hükümlerimiz olduğu müddetçe BENLİK dediğimiz de bir inançlar bütünü olmaktan öte bir gerçeklik taşımadığı gibi, dinsel olarak da bir şekilde kazanmış olduğumuz inançlar da BENLİK denilenin bir parçasını oluşturmaktadır. Ondan kurtulsa dahi geriye kalan yine bizim BENLİĞİMİZ, yani inançlar bütüdür.
Şimdi gerçekler böylece bize göz kırparken, bu gerçekleri görmezden gelip de salt dinsel inançlardan kendimizi sıyrılmış gib hayal edersek, tek kandırdığımız yine kendimiz olur.
MUTLULUK denilen de aslında BEN ifadelerimizin yani bu sahibi olduğumuz inançlarımızın gerçeklerle çakışması sonucunda o inancımızın doğrulanmasını görmekden doğan bir durumdan başka da bir gerçeklik taşımaz.
Aksine mutusuzluk da sahibi olduğumuz BEN ifadelerimizin bir teki dahi gerçeklerle uyuşmuyorsa, ve bunu yadsınamaz bir tarzda görebiliyorsak, bu olumsuzlama sonucunda ortaya çıkan durumdan başka da bir şey değildir.
Onun için salt dinsel inançların üzerinde durmak ve böylesi bir inancımızın olmadığına hükmetmek bizi fazla ileri bir düzeye götürmez. Çünkü geriye kalan tüm BEN ifadelerimiz aslında inançlardan başka bir gerçeklik taşımazlar.
FARKINDALIK / FARKINDALIK / FARKINDALIK
|