cevap bekleyen yorumlar - 1
Arkadaşlar açık açık söyleyeyim, ben inanan bir insanım. hasbel kader bir ateistle olan tartışmalarım neticesinde, inançlarımı biraz daha derinden sorgulayarak inanmaya başladım. çok şükür ki rabbim bana bir akıl vermiş. yeri geldi araştırdım, yeri geldi felsefi düşüncelerin temeline indim. çok şükür akıl ile dikilen putların yine akıl baltasıyla parçalandığını gördüm
şimdi ilk yorumuma geçiyorum.
ateist birisi kabaca aşağıdaki düşünceye sahiptir :
1 - inanç bir hastalıktır. Bir tanrı fikri insana doğumla birlikte gelmez, sonradan çevresinen kazanılır. Bunun yanında çevresinden bu tip bir etkilenmeye maruz kalmayan insan doğal olarak ateist olur. Buna göre bakıldığında insanın "default" durumudur, insanların hiçbiri tanrı gibi bir kavramdan bile bahsetmezken, insanların ortak halidir. Herhangi bir önermesi yoktur, bir önermeyi kabul etmemekten ileri gelir.
------------
yorumum :
bir ateist tanrı fikrinin insana sonradan kazandırıldığını iddia edebilir, ama allah a inanan bir insan da allah fikrinin doğuştan çekirdek olarak insana verildiğini ve uygun koşullarda bu fikrin yeşerdiğini ve bu yüzden her insanın doğuştan itibaren Allah inancı taşıdığını iddia edebilir. ama önermeler dikkatli irdelenirse inanan insan açısından bir sıkıntı olmadığı anlaşılır. ama ben doğmalarla hareket etmem diyen ateist açısından belirgin bir inanç sıkıntısı doğar, çünkü benim kabul ettiğim şey bir inanç değil derken aslında bir doğma batağının içine düşmüştür. yani tanrı fikrinin insana sonradan kazandırıldığı iddiası tamamen doğmatik bir yaklaşımın sonucudur, kanıtlanabilir birşey değildir. bu felsefenin bir konusudur, bazı felsefeciler insan zihnini boş bir levhaya benzetir(doğarken zihin ve bilinç bomboş) , bazılarıysa bir çekirdeğe (bazı bilgiler yeşermiş, bazılarıysa ilerideki ortam ve koşullara göre yeşerecek). ateist'in bu doğmatik yaklaşımına (boş levha) şu şekilde bir soru sorulabilir;
madem insan zihni boş bir levha gibi sonradan dolan birşey, o zaman üç boyutlu dünyamızda hiçbir şekilde varlığını gözlemleyemediğimiz iki boyutlu geometrik şekillerin ve matematiksel önermelerin kaynağı ne. ya da 4-5-6 boyutlu cisimlerle ilgili yapılan hesaplamarın mantığı ne? konuyu uzatmadan felsefeyi tadında bırakacak olursak, matematik ve geometri insan zihninin çekirdek yapısına benzer bir yapı taşıdığını ağır bastırır nitelikte. her insanın default olarak çekirdek bi tanrı fikri ile doğduğu daha mantıklıdır. ama tercihleriyle bu fikri yeşertir ama isterse öldürür ve kurutur, bu ona kalmıştır.
bu açıdan yaklaştığımızda belki ateist sistematik bir inanca sahip diyemeyiz belki, ama ateist olmanın temelinde de felsefenin tartışmalı konularından birininin savını sorgusuz kabul etme doğmatiğine sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
yalnız bu yorumu değerlendirirken "peri" ve "ejdarha" önermelerini dile getirmezseniz çok sevinirim. çünkü peri ve ejdarhanın varlığı önermesi ile Allah'in varlığı önermesi farklı bir zeminde tartışılacak bir önermedir.
benim burda eleştirmenizi istediğim, insanın default haliyle ilgili düşüncedir.
|