Sevgili Aldostu hocam;
Dinler arası diyalog peygamberler kabul edilse bile dini açıdan olmaz bana göre..
Dinler arası diyalogun düzeyini, dönemin politikaları belirler. Bu gün Hristiyanlık ile diyalog oluşturma çabaları özünde Yahudilere karşı bir platform çabasıdır. Amaç dini bir diyalaog falan değildir, bu günki anti siyonizm adı aldtında bir kaşık suda kopartılan fırtınalar ve son dönemlerde dinler arası diyalog adı altında, yahudilere sopa gösteriminin açık delili olacak politik manevralar aleni ortadadır. Bir zamanlar ise tam tersidir, Yahudiler ile birlikte Hristiyanlara karşı kullanılmıştır bu diyalog meselesi. Bir alıntı yapayım sonrada Papa fırtınasından basit bir örnek vereyim.
Eğer bu kutsal şehir böyle bir uluslararası denetime verilirse, aynen Cemiyeti Akvam (Birleşmiş Milletler) himayesi altında İngiltere hükümeti’nin Yahudi göçmenler için Filistin’in kapılarını açmış olduğu gibi, Yahudiler için Kudüs’te yerleşmenin kapıları ardına kadar açılacaktır. Yine aynı şekilde, nasıl ki İngiltere himayesi altında Yahudilere Filistin arazileri peşkeş çekilmişse, aynı şekilde Yahudilerin Kudüs’te arazi ve bina satın almaları yolundaki tüm engeller kalkacaktır. Böylece kısa bir süre içerisinde bu kutsal şehir fiili olarak da bir Yahudi şehrine dönüşecektir ve bu şehir kalplerinde ne Hıristiyanlık kutsallarına ve ne de Müslümanlık kutsallarına saygı duyan Yahudilerin eline geçecektir.
http://www.dunyabulteni.net/haber_de...043&Grup=DOSYA
Yukarıdaki alıntı, 2 gün önce Hiramusta'nın açtığı ve linklediği yazıdan bir bölüm. Aslında orada sordum yazıyı eleştirelim mi ne diyorsun Hiramusta diye, Hiramustanın yaptığı açıklamaya dayanarak yazıyı eleştirmemin yersiz olduğuna inandım ve bunu yapmadım. Ama şu paragraf bana destek oluyor.
Görüldüğü gibi, dinler hala politik manevra ve politikaların vazgeçilmez aracı olarak sonuna kadar kullanılmaktadır. Düşmanımın düşmanı benim dostumdur yada düşmanıma karşı dost kazanmanın adı diyalog olsundur buradaki ayrım. İnanç konusunda mangalda kül bırakmayanlar aslında onu politikaların aleti haline getirirken, bir yığın duygu sömürüsü, bilemedik ego tatmini ve bir kaşık suda fırtına kopartan kimi bazı olaylarıda hareket noktası yaparak işi, diyalog kisvesi altında manipüle ediyorlar. Aslı astarı bumudur peki? Değildir bu ise uzun bir yazı gerektirir kısa kesiyorum.
Son bir örnek.
Papa evvelce söylediği bir söz karşısında başbakan ne dedi?
Papa siyaset yapıyor, papa siyasi olamaz!!!!!!
Papa geldi ne oldu, Avrupa Birliği yönünde papadan temenniler vs gibi siyasi fırtınalar kopartıldı.
Peki şimdi ne oldu papa siyasi yapıldı?!!!
İşte adama burada sorarlar, sen oyun mu oynuyorsun, herkesi cahil mi sandın, sözde adı diyalog ile kimi, kime, dini dine, neyi kullanarak yapıyorsun diye.
Dinler arası dini bir diyalog mümkün değildir, bu olsa olsa politik bir malzemedir, politik güçler arası savaşın bir başka aracı-biçimidir.
Diyalektik bir kanun vardır, yadsıyanın yadsınması, yada inkar edenin inkar edilmesi diye.
Her sonraki din özünde bir evvelkinin yadsısı üzerinden doğmuştur, aslı astarı budur ve dini birlik söz konusu olsa idi, sonrakilere zaten gerek kalmazdı, ama sonrakilerin olması eşyanın tabiatına uygundur.
Diayaloğun ise özünde salt siyasi olmasıda, politikanın tabiatına uygundur.