Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 30-05-2013, 13:53
cenkvarol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cenkvarol cenkvarol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Aug 2011
Mesajlar: 1.160
Standart Harut - Marut - Zühre (Venüs)

Venüs gezegeni görülebildiği zamanlar gökyüzündeki en parlak cisim olarak tarih boyunca her zaman dikkat çekmiştir. Onun bu özelliği eski insanlarca sürekli olarak mitolojilere konu edilmesine yol açmıştır.

Aslında bir gezegen olmasına rağmen Venüs’e tarih boyunca “Zühre”, “Çoban” ve “Seher” yıldızı gibi çeşitli adlar verilmiştir.

Bakara Suresi’nin 102. ayetinde Harut ve Marut adlı meleklerden bahsedilmektedir. Bu meleklerle ilgili anlatılan değişik kıssalar bulunmaktadır. Yapılan rivayetlerde temel olarak yeryüzüne gönderilen bu iki meleğin karşılarına çıkan güzel bir kadının istemiş olduğu günahları işlemiş olduğundan bahsedilmektedir.

Bu anlatılanlar, temel çerçevenin hemen aynı şekilde anlatıldığı hadis rivâyeti olarak da kaynaklara geçmiştir. Hadis rivâyetine göre, rivâyetlerde anlatıldığı gibi Hârut ve Mârut, her üç büyük günahı da (Allah’a şirk koşma, şarap içmek ve cana kıymak) işlemişler, dünya azâbını tercih etmişlerdir. (Ahmed bin Hanbel,Müsned, hadis no: 6178; Taberî, II/433; İbn Kesîr, I/241-242).

Büyük günahlar işleyen bu iki meleğe ilişkin tüm bu anlatılanlar birer israiliyat örneği (İsrail kaynaklı rivayetler) olarak gösterilmektedir. (Abdullah Aydemir, Tefsirde İsrâiliyyat, s. 141.)

İslami literatürde israiliyyat kavramına eski kaynaklarda geçmeyen efsane veya asılsız kıssalar gibi olumsuz bir anlama sahiptir.

Söz konusu hadis rivayetlerinden birisi şu şekildedir:

Hz. Ali’den rivâyet; Amr bin Saîd, Hz. Ali’ninşöyle söylediğini naklediyor: “Ez-Zühre” (Çoban yıldızı, Venüs) ismindeki yıldız, aslında İranlılardan güzel bir kadındı. Bu kadın vaktiyle, Hârut ve Mârut ismindeki iki meleğe dâvâcı olarak geldi. Melekler kadını görünce ondan murad almak istediler. Kadın onların teklifini, okudukları zaman göklere çıkmalarını temin eden şeyi öğretmeleri şartıyla “peki” dedi. Kadına öğrettiler. Kadın duâyı okudu, gökyüzüne yükseldi ve o anda (Allah tarafından) yıldıza çevriliverdi (Taberî; İbn Kesir). Yine Hz.Ali’den el-Hâfız Ebû Bekr İbn Medûye’nin nakline göre, Hz. Ali şöyle demiştir:“Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurdu: “Allah Zühre’ye (Çoban yıldızı da denilen Venüs gezegenine) lânet etsin! Çünkü Hârut ve Mârut isimli iki meleği fitneye düşüren odur.” (Zâdu’l-Mesîr I/124; İbn Kesîr I/243)

Harut ve Marut’la ilgili israiliyat olarak değerlendirilen rivayetlerde (güzel kadın) Zühre yani Venüs gezegeninden bahsedildiğini görmekteyiz.

Yukarıda Venüs’e geçmişte “seher” ve “çoban” yıldızı adlarının verildiğini söylemiştik. Bu iki kelimeden “seher” kelimesi ile aynı kökten gelen “sihir” kelimesi Harut ve Marut’un anlatıldığı ayette geçiyor. “çoban” kelimesi ile aynı kökten gelen “bizi gözet” kelimesi ise bir ayet sonrasında 104. ayette geçiyor.

Seher = بِسَحَرٍ = seharin = sin ha ra (Kamer 34)
Sihir = السِّحْرَ = sihra = sin ha ra (Bakara 102 (Harut ve Marut))

Çoban = الرِّعَاءُ = riau = ra ayn ya (Kasas 23)
Bizi gözet = رَاعِنَا = rai-na = ra ayn ya (Bakara 104)

Güzelliğiyle ünlü bir tanrıçanın adı da olan Venüs hakkında İslamdan belki de binlerce yıl öncesine ait Sümer efsanelerinden tutun da Yahudi masallarına kadar çeşitli mitolojik hikayelerin olduğunu görüyoruz. İleride Kuran’a yönelik olarak "Yahudi masallarının birer kopyası" olduğu yönünde eleştirilerin olacağını en başta Allah’ın kendisi biliyorken, Venüs’ün en bilindik iki adı ile aynı kökten gelen kelimelerin Harut ve Marut adlı bu iki meleğin anlatıldığı ayetlerde geçiyor olması dikkat çekici.

Kurandaki ayette geçen “sihir” kelimesi yoksa aynı kökten gelen “seher” kelimesinin sonradan değiştirilmiş hali miydi? Aynı şekilde “çoban” kelimesi ile aynı kökten gelen “bizi gözet” kelimesi ile gözetleyenden kasıt gökteki Çoban Yıldızı da denen Venüs müydü? Yoksa ayette “ “bizi gözet” demeyin, kafirlere acılı azap var” derken aslında melekleri kandırıp günah işleten Venüs mü kastediliyordu?

Seher ve Çoban kelimelerinin açıkça olmasa da köken itibariyle Harut ve Marut’la ilgili ayetlerde geçiyor olması bir tesadüf de olabilir. Bunun bir tesadüf olup olmadığını anlamanın en iyi yolu Kuran’daki “sihir” kelimesinin geçtiği diğer ayetlere de bakıp Venüs’ün izini oralarda da aramaktan geçiyor.

Bu konuda Hicr Suresi’nin 14 ile 16. ayetleri bize bir ipucu veriyor:

“Ve onlara semadan bir kapı açsak, böylece oradan yükselseler.

Mutlaka; “sadece gözlerimiz bağlandı. Hayır, biz sihirlenmiş bir kavimiz.” derlerdi.

Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.”

Yukarıdaki ayetlerde kavim olarak bakıp da “sihirlenmenin” “süslü olan” yani “güzel” gözüken burçların (yıldızların) etkisiyle olduğu söylenmekte. Bakanlara “sihir” veren gökteki süslü burçtan kasıt sakına Venüs olmasın?

"İslamı yanlış yaşıyorlar" değil, doğrusu "İslam yanlış, yaşanılmıyor." CENKVAROL

http://hakikatbununneresinde.blogspot.com/

Konu cenkvarol tarafından (30-05-2013 Saat 14:03 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 30-05-2013, 22:26
cenkvarol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cenkvarol cenkvarol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Aug 2011
Mesajlar: 1.160
Standart

Bir önceki mesajın sonunda "sihir", "süs (güzellik)" kelimesinin - "sihir" kelimesi ile aynı kökten gelen "seher" kelimesini de göz önünde bulundurarak- aslında gökteki "yıldızlar"dan Venüs ile bağlantılı bir kelime olabileceği üzerinde durmuştuk. Venüs seher vakti göğün parlayan yıldızı güzellik tanrıçasının sembolüydü.

"sihir" kelimesinin "yıldızlarla" bağlantısı konusunda Saffat Suresi'nin aşağıdaki ayetleri de dikkate değer. Bu sefer "burç" kelimesi yerine "kevakibi (yıldızlar) kelimesi geçiyor, farklı konulara değiniliyormuş gibi gözükse de ilk ayetlerle son ayetler aslında tamamen birbirinden kopuk değil:

6. Biz yakın göğü, bir süsle, yıldızlarla süsledik.
7. Ve (gökyüzünü) itaat dışına çıkan her şeytandan koruduk.
8. Onlar, artık mele-i a'lâ'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.
9. Kovulup atılırlar. Ve onlar için sürekli bir azap vardır.
10. Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.
11. Şimdi sor onlara! Yaratma bakımından onlar mı daha zor, yoksa bizim yarattığımız (insanlar) mı? Şüphesiz biz kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.
12. Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.
13. Kendilerine öğüt verildiği vakit öğüt almazlar.
14. Bir mucize görseler alay ederler.
15. Bu ancak açık bir sihirdir, derler.

"İslamı yanlış yaşıyorlar" değil, doğrusu "İslam yanlış, yaşanılmıyor." CENKVAROL

http://hakikatbununneresinde.blogspot.com/
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 30-05-2013, 22:59
nebukadnezar nebukadnezar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 25 Jun 2008
Bulunduğu yer: Rift Valley
Mesajlar: 354
Standart

Yukarıdaki ayetlerde kavim olarak bakıp da "sihirlenmenin" "süslü olan" yani "güzel" gözüken burçların (yıldızların) etkisiyle olduğu söylenmekte. Bakanlara "sihir" veren gökteki süslü burçtan kasıt sakına Venüs olmasın?
Farz'edelimki doğru olsun, bu neyi kanıtlar... Varmak isrediğiniz nokta nedir sayın cenkvarol..?
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 30-05-2013, 23:39
cenkvarol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cenkvarol cenkvarol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Aug 2011
Mesajlar: 1.160
Standart

Taha Suresi'nin aşağıdaki ayetleri de dikkat çekici:


57. Dedi ki: Bizi, yaptığın sihir ile yurdumuzdan çıkarasın diye mi geldin, ey Musa?

58. Öyle ise, muhakkak surette biz de sana, aynen onun gibi bir sihir getireceğiz. Şimdi sen, seninle bizim aramızda, ne senin, ne de bizim muhalefet etmeyeceğimiz uygun bir yerde buluşma zamanı ayarla.

59. Buluşma zamanınız, ziynet günü, kuşluk vaktinde insanların toplanma zamanı olsun, dedi.

"Sihir" (seher), "ziynet" (süs, güzellik), "kuşluk vakti" (gündüzün başlangıç zamanı) bu kelimelerin birbirine yakın ayetlerde geçiyor olması da acaba Venüs'ü mü işaret ediyordu?

"İslamı yanlış yaşıyorlar" değil, doğrusu "İslam yanlış, yaşanılmıyor." CENKVAROL

http://hakikatbununneresinde.blogspot.com/
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 30-05-2013, 23:58
cenkvarol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cenkvarol cenkvarol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Aug 2011
Mesajlar: 1.160
Standart

nebukadnezar´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Farz'edelimki doğru olsun, bu neyi kanıtlar... Varmak isrediğiniz nokta nedir sayın cenkvarol..?
daha önceki başlıklarımda sürekli değindiğim için aynı şeyi bu başlıkta da tekrar etmek istemedim. Kuran ile ilgili temel iddiam Kuran'ın son halinin İslamiyet öncesi çok daha eski dönemlerde yazılmış antik pagan metinlerinin değiştirilerek oluşturulmuş olduğu yönünde. Bu yüzden aslında antik metinlerde aynı manaya gelen kelimelerin sonradan farklı anlamlara gelecek şekilde değiştirildiğini düşünüyorum. Aynı kökten gelen kelimeleri birlikte değerlendiriyor olmam da bu yüzden. Mesela ayette "malik" olarak verilmiş olan bir kelimenin aslında aynı kökten gelen "melek" kelimesi olabileceğine dikkat ederim. Bu şekilde bakıldığında aslında birbirinden kopukmuş gibi gözüken ayetler arasındaki bağlantılar yavaş yavaş ortaya çıkmış oluyor.

Kuran'daki Harut ve Marut ile ilgili ayet her ne kadar mesela Zühre (Venüs) ile açıkça bağlantılı gözükmüyor olsa da aslında sadece çok daha eski rivayetlerde değil bizzat ayetin kendi içerisinde de Venüs bahsinin geçmiş olabileceğini düşünüyorum. Kuran'nın son halinin eski metinlerin zamanla değiştirilerek, eski anlatımların üzerinden yeniden kaleme alınarak kısacası adeta evrimleştirilerek oluşturulduğuna inandığım için ayetlerin altında daha eski tarihli rivayetlerdeki pagan izlerini bulmaya çalışıyorum. Bunda ne kadar başarılı olurum bilmiyorum ama en azından bir kapı dahi aralayabilirsek, kafalarda bir soru işareti, bir merak uyandırabilirsek ne mutlu.

"İslamı yanlış yaşıyorlar" değil, doğrusu "İslam yanlış, yaşanılmıyor." CENKVAROL

http://hakikatbununneresinde.blogspot.com/
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 31-05-2013, 00:28
nebukadnezar nebukadnezar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 25 Jun 2008
Bulunduğu yer: Rift Valley
Mesajlar: 354
Standart

cenkvarol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
daha önceki başlıklarımda sürekli değindiğim için aynı şeyi bu başlıkta da tekrar etmek istemedim. Kuran ile ilgili temel iddiam Kuran'ın son halinin İslamiyet öncesi çok daha eski dönemlerde yazılmış antik pagan metinlerinin değiştirilerek oluşturulmuş olduğu yönünde. Bu yüzden aslında antik metinlerde aynı manaya gelen kelimelerin sonradan farklı anlamlara gelecek şekilde değiştirildiğini düşünüyorum. Aynı kökten gelen kelimeleri birlikte değerlendiriyor olmam da bu yüzden. Mesela ayette "malik" olarak verilmiş olan bir kelimenin aslında aynı kökten gelen "melek" kelimesi olabileceğine dikkat ederim. Bu şekilde bakıldığında aslında birbirinden kopukmuş gibi gözüken ayetler arasındaki bağlantılar yavaş yavaş ortaya çıkmış oluyor.

Kuran'daki Harut ve Marut ile ilgili ayet her ne kadar mesela Zühre (Venüs) ile açıkça bağlantılı gözükmüyor olsa da aslında sadece çok daha eski rivayetlerde değil bizzat ayetin kendi içerisinde de Venüs bahsinin geçmiş olabileceğini düşünüyorum. Kuran'nın son halinin eski metinlerin zamanla değiştirilerek, eski anlatımların üzerinden yeniden kaleme alınarak kısacası adeta evrimleştirilerek oluşturulduğuna inandığım için ayetlerin altında daha eski tarihli rivayetlerdeki pagan izlerini bulmaya çalışıyorum. Bunda ne kadar başarılı olurum bilmiyorum ama en azından bir kapı dahi aralayabilirsek, kafalarda bir soru işareti, bir merak uyandırabilirsek ne mutlu.
Bizler Kur'an ayetlerinin bir çoğunu Sümer metinlerinden aldığını zaten biliyoruz. Bu konuda daha derin bir araştırma yapıyor olmanız bizi memnun eder. Daha önce görünmeyenleri sizin veya başka arkadaşların fark edebilme olasılığı çok yüksek.

Konuya Sevgili Neva ve Upuaut un da (zamanları varsa) çok faydalı olabileceklerine kuvvetle inanıyorum.
Umarım güzel bir çalışma olur ve bizde yararlanmış oluruz.
Size araştırmalarınızda başarılar dilerim.
Sevgiler.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 31-05-2013, 01:39
rasa rasa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 11 Feb 2013
Bulunduğu yer: ege-uşak
Mesajlar: 308
Standart

Kim ne derse desin inandığım, bildiğim bir şey varsa; İnsanlık tarihi boyunca sürüp gelen iyi ve kötü arasında'ki savaş her iki cephe için'de geçerli olağan olan değişim,dönüşüm yeniden şekillenme olarak devam etmekte.! İşin garip tarafı herkes için inandığı,yaptığı,savunduğu iyi oluyor buna karşılık karşı tarafın'ki hep kötü oluyor! Bunda belirleyici önemli faktör nedir sizce! İNSANLIK olabilir-mi?
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 31-05-2013, 01:52
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart

cenkvarol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
daha önceki başlıklarımda sürekli değindiğim için aynı şeyi bu başlıkta da tekrar etmek istemedim. Kuran ile ilgili temel iddiam Kuran'ın son halinin İslamiyet öncesi çok daha eski dönemlerde yazılmış antik pagan metinlerinin değiştirilerek oluşturulmuş olduğu yönünde. Bu yüzden aslında antik metinlerde aynı manaya gelen kelimelerin sonradan farklı anlamlara gelecek şekilde değiştirildiğini düşünüyorum. Aynı kökten gelen kelimeleri birlikte değerlendiriyor olmam da bu yüzden. Mesela ayette "malik" olarak verilmiş olan bir kelimenin aslında aynı kökten gelen "melek" kelimesi olabileceğine dikkat ederim. Bu şekilde bakıldığında aslında birbirinden kopukmuş gibi gözüken ayetler arasındaki bağlantılar yavaş yavaş ortaya çıkmış oluyor.

Kuran'daki Harut ve Marut ile ilgili ayet her ne kadar mesela Zühre (Venüs) ile açıkça bağlantılı gözükmüyor olsa da aslında sadece çok daha eski rivayetlerde değil bizzat ayetin kendi içerisinde de Venüs bahsinin geçmiş olabileceğini düşünüyorum. Kuran'nın son halinin eski metinlerin zamanla değiştirilerek, eski anlatımların üzerinden yeniden kaleme alınarak kısacası adeta evrimleştirilerek oluşturulduğuna inandığım için ayetlerin altında daha eski tarihli rivayetlerdeki pagan izlerini bulmaya çalışıyorum. Bunda ne kadar başarılı olurum bilmiyorum ama en azından bir kapı dahi aralayabilirsek, kafalarda bir soru işareti, bir merak uyandırabilirsek ne mutlu.
Dusunsel olarak fikriniz guzel. Ancak izlediginiz yontem hatali sayin cenkvarol.Daha once de soylemistim, kelime kokleri bizi dogruya goturmez her zaman.

Cunku dil/diller baslibasina bir konu.

Zira Kuran'da sadece pagan inanci islenmis degildir, birden fazla sayida inanc sekli mevcuttur, yani sadece pagan deyip kestirip atamayiz veya bununla izah edemeyiz.


Mesela sizin orneklediginiz malik kelimesi.

Bu istisnasiz her ayette, melek anlamina gelmez. Zira melik anlami icerir ayni zamanda. Oysa izahta melek hayali bir varlik iken, melik bildiginiz bir sehrin vs. yoneticisidir. Ama verilmek istenen bir baska ayette de melek, ayni zamanda insan gorunumune burunebilen bir varliktir kurguya gore.

Oysa Malak cok daha farkli anlam tasir kelime olarak. Ama dilden dile geciste -a, -e'ye donusur melek olur.

Yani kitaptaki cumleleri kelime kokleri ile yorumlayamazsiniz pek. Icerik birden fazla dil ve inanc barindirdigindan, o toplumun veya uygarligin diliyle yazilidir.

(Cok basit ve anlasilir ornek olmasi acisindan verdim bunu)

Mesela bu baslikta islemeye calistiginiz konuya dair,sunu sorayim size, islemis olalim konuyu boylece;

Zuhre(Venus) demissiniz, bir varsayim olarak kabul. Pekala Zuhre'nin esi/karsiti yani kimdir Kuran'da?

Diger bir soru Kuran'da Venus nerede gecer? Hangi ayet, hangi sureyi baz aldiniz?


Zira Bakara suresini isliyorsunuz, oldukca agir bir suredir o, cok da detaylidir ayrica.




rasa´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kim ne derse desin inandığım, bildiğim bir şey varsa; İnsanlık tarihi boyunca sürüp gelen iyi ve kötü arasında'ki savaş her iki cephe için'de geçerli olağan olan değişim,dönüşüm yeniden şekillenme olarak devam etmekte.! İşin garip tarafı herkes için inandığı,yaptığı,savunduğu iyi oluyor buna karşılık karşı tarafın'ki hep kötü oluyor! Bunda belirleyici önemli faktör nedir sizce! İNSANLIK olabilir-mi?
Bunun cevabi sizin imzanizda saklidir sayin rasa..

Yalan kime gore yalandir? Kime gore dogrudur ki delilik olsun mesela?

Kaldi ki bir de gercek dediklerimiz var. Hani maksat gercege ulasmaksa, kendimizi kandirmadan.. Etrafta o kadar yalan var ki, veya o kadar dogrular yalan ki, gercege ulasmak icin hayli yol katetmek gerekiyor.

Bilgi bulasicidir neticede.

Sonucta insan dusuncesi, insan urunu irdeledigimiz, ve insan her haliyle, her yerde insan olduguna gore degisen birsey yok yani..

Ne biz kus kondurduk, ne de onlar diskilarinda boncuk bulmustu.

Ancak gecmis uygarliklari, insanlari, kulturleri irdelemek kimileri icin zevkli bir hobi olabiliyor.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Etiket
harut marut zühre venüs


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:04 .