cenkvarol´isimli üyeden Alıntı
daha önceki başlıklarımda sürekli değindiğim için aynı şeyi bu başlıkta da tekrar etmek istemedim. Kuran ile ilgili temel iddiam Kuran'ın son halinin İslamiyet öncesi çok daha eski dönemlerde yazılmış antik pagan metinlerinin değiştirilerek oluşturulmuş olduğu yönünde. Bu yüzden aslında antik metinlerde aynı manaya gelen kelimelerin sonradan farklı anlamlara gelecek şekilde değiştirildiğini düşünüyorum. Aynı kökten gelen kelimeleri birlikte değerlendiriyor olmam da bu yüzden. Mesela ayette "malik" olarak verilmiş olan bir kelimenin aslında aynı kökten gelen "melek" kelimesi olabileceğine dikkat ederim. Bu şekilde bakıldığında aslında birbirinden kopukmuş gibi gözüken ayetler arasındaki bağlantılar yavaş yavaş ortaya çıkmış oluyor.
Kuran'daki Harut ve Marut ile ilgili ayet her ne kadar mesela Zühre (Venüs) ile açıkça bağlantılı gözükmüyor olsa da aslında sadece çok daha eski rivayetlerde değil bizzat ayetin kendi içerisinde de Venüs bahsinin geçmiş olabileceğini düşünüyorum. Kuran'nın son halinin eski metinlerin zamanla değiştirilerek, eski anlatımların üzerinden yeniden kaleme alınarak kısacası adeta evrimleştirilerek oluşturulduğuna inandığım için ayetlerin altında daha eski tarihli rivayetlerdeki pagan izlerini bulmaya çalışıyorum. Bunda ne kadar başarılı olurum bilmiyorum ama en azından bir kapı dahi aralayabilirsek, kafalarda bir soru işareti, bir merak uyandırabilirsek ne mutlu.
|
Dusunsel olarak fikriniz guzel. Ancak izlediginiz yontem hatali sayin cenkvarol.Daha once de soylemistim, kelime kokleri bizi dogruya goturmez her zaman.
Cunku dil/diller baslibasina bir konu.
Zira Kuran'da sadece pagan inanci islenmis degildir, birden fazla sayida inanc sekli mevcuttur, yani sadece pagan deyip kestirip atamayiz veya bununla izah edemeyiz.
Mesela sizin orneklediginiz
malik kelimesi.
Bu istisnasiz her ayette, melek anlamina gelmez. Zira melik anlami icerir ayni zamanda. Oysa izahta
melek hayali bir varlik iken,
melik bildiginiz bir sehrin vs. yoneticisidir. Ama verilmek istenen bir baska ayette de melek, ayni zamanda insan gorunumune burunebilen bir varliktir kurguya gore.
Oysa
Malak cok daha farkli anlam tasir kelime olarak. Ama dilden dile geciste -a, -e'ye donusur
melek olur.
Yani kitaptaki cumleleri kelime kokleri ile yorumlayamazsiniz pek. Icerik birden fazla dil ve inanc barindirdigindan, o toplumun veya uygarligin diliyle yazilidir.
(Cok basit ve anlasilir ornek olmasi acisindan verdim bunu)
Mesela bu baslikta islemeye calistiginiz konuya dair,sunu sorayim size, islemis olalim konuyu boylece;
Zuhre(Venus) demissiniz, bir varsayim olarak kabul. Pekala
Zuhre'nin esi/karsiti yani kimdir Kuran'da?
Diger bir soru Kuran'da
Venus nerede gecer? Hangi ayet, hangi sureyi baz aldiniz?
Zira Bakara suresini isliyorsunuz, oldukca agir bir suredir o, cok da detaylidir ayrica.
rasa´isimli üyeden Alıntı
Kim ne derse desin inandığım, bildiğim bir şey varsa; İnsanlık tarihi boyunca sürüp gelen iyi ve kötü arasında'ki savaş her iki cephe için'de geçerli olağan olan değişim,dönüşüm yeniden şekillenme olarak devam etmekte.! İşin garip tarafı herkes için inandığı,yaptığı,savunduğu iyi oluyor buna karşılık karşı tarafın'ki hep kötü oluyor!  Bunda belirleyici önemli faktör nedir sizce! İNSANLIK olabilir-mi?
|
Bunun cevabi sizin imzanizda saklidir sayin rasa..
Yalan kime gore yalandir? Kime gore dogrudur ki delilik olsun mesela?
Kaldi ki bir de gercek dediklerimiz var. Hani maksat gercege ulasmaksa, kendimizi kandirmadan.. Etrafta o kadar yalan var ki, veya o kadar dogrular yalan ki, gercege ulasmak icin hayli yol katetmek gerekiyor.
Bilgi bulasicidir neticede.
Sonucta insan dusuncesi, insan urunu irdeledigimiz, ve insan her haliyle, her yerde insan olduguna gore degisen birsey yok yani..
Ne biz kus kondurduk, ne de onlar diskilarinda boncuk bulmustu.
Ancak gecmis uygarliklari, insanlari, kulturleri irdelemek kimileri icin zevkli bir hobi olabiliyor.