
09-06-2013, 11:04
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Taksim Dayanışması, 6 Haziran Basın Açıklaması
6 Haziran 2013
Bugün Taksim Gezi Parkı Direnişimizin 10. Günü. Tüm çağrılarımıza kulakların tıkandığını ve polisin ilk günden beri uyguladığı vahşi saldırılarına devam ettiğini üzülerek görüyoruz. Kamu oyununun da bilgisinde olan bu saldırgan tutuma rağmen, her rengiyle, inancıyla, farklılıklarıyla özlediğimiz demokratik Türkiye’nin bir örneğini sunan Gezi Parkı Direnişini ve katılan milyonlarca yurttaşımızı selamlıyoruz. Buradayız, tüm güzellikleriyle halk burada.
Biz burada barışçıl amaçlarla dayanışmayı örüyorken; hükümetimiz Ankara’da, İzmir’de, Antakya’da, Rize’de, Tunceli’de ve daha pek çok yerde vahşi saldırılar sürüyor. Komplolar, provokasyonlar, tuzaklar devam ediyor.
24 Saat dönüşümlü olarak ekranlardan aynı şeyi söyleniyor, aynı amaçla söyleniyor.
Farklı ağızlar aynı dilde konuşuyor. Verilen tüm mesajlar açıktır;
Ne zaman vatanı birlikte kurduk, dediklerinde, biliriz ki farklılıklarımızı bizi dağıtmak için kullanırlar.
Marjinaller, dediklerinde, geniş kesimlerin sahiplendiği ve kendi talepleri ile eklendiği bu mücadeleyi küçükmüş gibi, ülke yangın yerine dönmemiş gibi, meşru değilmiş gibi göstermek istiyorlar.
Samimi vatandaşlar, çevre duyarlılığı olan vatandaşlar dediklerinde, alanlarda taleplerini haykıranları tehdit ediyorlar.
Provokasyon dediklerinde, polis saldırılarını, devleti temsilen yapılan konuşmalarda kullanılan tahrik dilinin yarattığı etkiyi gizlemeye çalışıyorlar.
Dün Taksim Dayanışması olarak ortaklaştırdığımız talep ve tespitleri iletmek üzere Sn. Bülent Arınç ile yapılan görüşme, somut herhangi bir adım atılmayacağı izlenimini desteklemektedir.
Akabinde, birkaç saat sonrasında Ankara Kızılay meydanındaki eyleme uyarı yapılmaksızın şiddetli bir polis saldırısı gerçekleştirilmiştir. Bugün de Sn. Tayyip Erdoğan’ın Tunus’tan, Muammer Güler’in Ankara’dan gün içinde yaptıkları açıklama ve söylemler bizleri şaşırtmayan minvaldedir.
Günlerdir, hatta 1 Mayıs’tan beri yoğunlaşarak süren polis şiddetini haklı göstermek üzere geliştirilen söylemlerle, tepkiyle sokağa dökülen halk hedef gösterilmektedir. Marjinal, provokatör, illegal gibi yaftalamalar ile haklı ve meşru talep ve tepkilerin kamuoyundan gizlenmesi ve alanlarda yaratılmış dayanışma ruhunun zedelenmesi hedeflenmektedir.
Soruyoruz, şiddet uygulayan kimdir? Sabaha karşı uyuyan insanlara gazlarla, joplarla saldıran kimdir? Tomalarla, sivil araçlarla halkın arasına dalan kimdir? Lazerle hedef belirleyerek gaz fişeklerini gözlere ve kafalara sıkmak suretiyle, ağır yaralanmalara ölümlere sebep olanlar kimdir, kimlerden emir almaktadır? Portakal gazı ve gerçek merminin söylenti olduğunu söyleyen Muammer Güler bunlara cevap versin.
Hükümet dönemlerinde hakların ve özgürlüklerin genişlediği vurgusu eşliğinde giderek tırmandırılan polis şiddetine eşlik eden bu söylemler öfkeyi daha da yükseltecektir.
Dün Sn. Arınç ile olan görüşmemizin ardından yaptığımız açıklamada da söylediğimiz gibi bu olayı başlatan devlettir. Başta Taksim Dayanışması olmak üzere, halkın somut taleplerini karşılaması ve alanlarda yükselen tüm tepkileri hesaba katarak adımlar atması gereken de devlettir.
Bizler Taksim Dayanışması olarak gerek görüşmedeki yaklaşımı, gerekse ardından gerçekleşen açıklamaları, devletin insiyatif ve güvenilirliğini giderek kaybettiğinin bir göstergesi olarak görüyoruz.
Bizleri ayırarak güçsüz düşürmeyi düşünüyor iseniz, taleplerimizin net olduğunu, her söylem ve saldırının bu taleplere daha da güçlü sarılmamıza neden olduğunu bir kez daha belirtelim.
Başta Gezi Parkı ve Taksim olmak üzere ülkenin pek çok yerinde sokağa dökülenlerin talepleri haklı ve meşrudur. Buna gölge düşürerek dayanışmayı zedelemek ve sahip çıkılan ortak değerleri tahrip konusunda ısrarcı olmak çözüm değil çözümsüzlük üretecektir.
Bizler haklı ve meşru mücadelemizi sürdürürken, taleplerimizden geri adım atmayacağımızı bir kez daha ilan ediyor, herkesi sokakların bu kararlılığının geleceği aydınlatacak güç olduğunu göstermeye çağırıyoruz. Haklı mücadelemiz katılamayan tüm yurttaşlarımızı destek olmaya çağırıyoruz. Çünkü meşru, haklı ve doğru olan biziz. Bir kez daha devlete ve hükümete sesleniyoruz. Yanlış yapıyorsunuz, vazgeçin ve demokrasinin gereklerini yerine getirin.
BU DAHA BAŞLANGIÇ MÜCADELEYE DEVAM!
Taksim Dayanışması
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

09-06-2013, 11:05
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Taksim Dayanışması 8 Haziran Tarihli Basın Açıklaması
8 Haziran 2013
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Kamuoyuna
İstanbul Taksim’de ve Türkiye’nin pek çok kentinde 27 Mayıs tarihinde başlayan Taksim Gezi Parkı’nın yıkıma dair gelişen fiili direniş 11. gününde.
Taksim Dayanışması olarak 11 gündür taleplerimizi her ortamda yükseltiyoruz. Hayatını kaybeden Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş ve Mustafa Sarı’nın ailelerinin acılarını paylaşıyor, yaralanan binlerce yurttaşımıza acil şifa dileklerimizi iletiyoruz.
5 Haziran günü Taksim Dayanışması’nın ve alanın taleplerini Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a ilettik. O günden bu yana taleplerimizin hiçbiri karşılanmadığı gibi bu hususta herhangi bir somut adım da atılmadı. Polis şiddeti ülkenin birçok ilinde halen sürüyor.
Hükümet temsilcileriyle 5 Haziran günü gerçekleştirilen temas sonrasında tarafımıza herhangi bir görüşme talebi iletilmiş değildir. Hükümeti sorumlu davranmaya, taleplerimizi dinlemeye ve bu taleplerin gerçekleştirilmesi yönünde somut adımlar atmaya bir kez daha davet ediyoruz.
Dayanışma’nın talepleri nettir, bir kez daha tekrarlamak isteriz:
•Gezi Parkı, Park olarak kalmalıdır. Taksim Gezi Parkına Topçu Kışlası adı altında ya da başka herhangi bir yapılaşma olmayacağını, projenin iptal edildiğine dair resmi bir açıklamanın yapılmasını, Atatürk Kültür Merkezinin yıkılmasına ilişkin girişimlerin durdurulması,
•Taksim Gezi Parkı’ndaki yıkıma karşı direnişten başlayarak halkın en temel demokratik hak kullanımını engelleyen, şiddetle bastırma emrini veren, bu emri uygulatan ve uygulayan, binlerce, insanın yaralanmasına, üç yurttaşımızın ölmesine neden olan sorumlular, başta İstanbul, Ankara, Hatay Valileri ve Emniyet Müdürleri olmak üzere tüm sorumluların görevden alınmasını, Gaz bombası ve benzeri materyallerin kullanılmasının yasaklanması,
•Ülkenin dört bir yanında direnişe katıldığı için gözaltına alınan yurttaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını, haklarında hiçbir soruşturma açılmayacağına ilişkin açıklama yapılması,
•1 Mayıs alanı olan Taksim ve Kızılay başta olmak üzere Türkiye’deki tüm meydanlarımızda, kamusal alanlarımızda toplantı, gösteri, eylem yasaklarına ve fiili engellemelere son verilmesini; ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması
Hükümetin muhatabı bellidir. Talepler ortadadır. Hükümeti toplumsal tepkileri dikkate almaya, sorumlu davranmaya, ortaya konulmuş ve milyonlarca insan tarafından her gün dile getirilen taleplerin gereğini yerine getirmeye çağırıyoruz.
Taksim Dayanışması olarak 9 Haziran Pazar günü saat 16.00’da Taksim Meydanı’nda gerçekleştireceğimiz mitinge, Gezi Parkı’na, kentine, tüm hak taleplerine sahip çıkan tüm yurttaşları bekliyoruz. Taleplerimiz karşılanana kadar burada olacağız.
8 Haziran 2013, Taksim Dayanışması
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

09-06-2013, 11:08
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Taksim Dayanışması, tüm İstanbullularI, bugün SAAT 16:00'da Taksim Meydanı’nda yapılacak mitinge davet etti.
Irkçılığa, Kadın Düşmanlığına, Homofobiye Geçit Vermiyoruz
7 Haziran 2013
Taksim Meydanı halkın gücüyle özgürleştirilmiştir.
Taksim Meydanı artık devletin keyfi yasaklarının halkı canından bezdirdiği; toplanma, görüşünü ifade etme özgürlüğünün ortadan kaldırıldığı bir cehennem değildir. Taksim Meydanı -insanlığa karşı suç övgüsü yapmanın dışında- her görüşün özgürce kendini ifade edebildiği ve edeceği meydandır artık.
Bu nedenle Taksim meydanı, özgürlüğün, kardeşliğin meydanıdır.
Taksim meydanı halkların kardeşliğinin meydanıdır. İnsanlığa karşı suç övgüsü yapmak hariç olmak üzere, bu meydanda hiçbir düşünce ve anlayış üzerinde kısıtlama yoktur; yasak konulması düşünülemez bile!
Taksim Meydanı’nda devletin yasakçı ve baskıcı zihniyeti mağlup edildi.
Ne kendi sözümüze, ne birbirimizin sözüne yasak koyacağız.
Her Taksim direnişçisinin bu bilinçle davranacağına inanmak, güvenmek istiyoruz.
Mücadelenin bütün özneleri olarak duyuruyoruz ki; “başka bir hayat mümkün” umudumuzun bir modeli olan Taksim mücadelesine gözümüz gibi bakmalıyız. Onu dayanışma ile yükseltmeliyiz.
Özgürlüğü yakalamaya çalıştığımız bu meydanda ırkçı, kadın düşmanı, cinsiyetçi ve homofobik küfür ve sloganları reddediyoruz.
Kadınlara yönelen taciz, küfür ve tepkiler erkek egemen namus algısının göstergesidir. Yine aynı öfkenin başörtülü kadınlara yöneltilmesi haklı mücadelemizin parçası olamaz.
Taksim hepimizindir!
Yol arkadaşlık hukukunun gereği olarak farklılıklarımızın yaşam hakkını savunmalıyız.
Umuda yüzünü dönmüş herkesin gözü kulağı Taksim’de bunu bilerek inatla, dayanışarak direnelim.
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

09-06-2013, 11:15
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Taksim Dayanışması’ndan Öğrencilere, Öğrenci Velilerine, Basına ve Kamuoyuna
7 Haziran 2013
8 Haziran Cumartesi sabahı saat 10.00’da başlayıp 12.00’a kadar devam edecek olan 2013 Seviye Belirleme Sınavı’na (SBS) katılacak öğrenci arkadaşlarımızın sınav merkezlerine kolaylıkla ve zamanında ulaşmaları için her türlü özverili çalışma Taksim Dayanışması tarafından organize edilmektedir.
Beyoğlu bölgesinde bulunan dokuz sınav merkezine ulaşımın hiçbir kesintiye uğramaması Taksim Dayanışması tarafından sağlanmıştır.
2013 SBS sınavında Beyoğlu bölgesinde gerek öğrencilerin güvenliği, gerek sınav merkezlerine ulaşımları, gerekse SBS süresince sınav merkezleri yakın çevrelerinde elverişli ve sessiz bir ortamın sağlanması konusunda Taksim Dayanışması’nın her tür tedbiri aldığı, Beyoğlu Kaymakamlığı’na ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bildirilmiştir.
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

09-06-2013, 11:16
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Taksim Dayanışması, 6 Haziran Basın Açıklaması
6 Haziran 2013
Bugün Taksim Gezi Parkı Direnişimizin 10. Günü. Tüm çağrılarımıza kulakların tıkandığını ve polisin ilk günden beri uyguladığı vahşi saldırılarına devam ettiğini üzülerek görüyoruz. Kamu oyununun da bilgisinde olan bu saldırgan tutuma rağmen, her rengiyle, inancıyla, farklılıklarıyla özlediğimiz demokratik Türkiye’nin bir örneğini sunan Gezi Parkı Direnişini ve katılan milyonlarca yurttaşımızı selamlıyoruz. Buradayız, tüm güzellikleriyle halk burada.
Biz burada barışçıl amaçlarla dayanışmayı örüyorken; hükümetimiz Ankara’da, İzmir’de, Antakya’da, Rize’de, Tunceli’de ve daha pek çok yerde vahşi saldırılar sürüyor. Komplolar, provokasyonlar, tuzaklar devam ediyor.
24 Saat dönüşümlü olarak ekranlardan aynı şeyi söyleniyor, aynı amaçla söyleniyor.
Farklı ağızlar aynı dilde konuşuyor. Verilen tüm mesajlar açıktır;
Ne zaman vatanı birlikte kurduk, dediklerinde, biliriz ki farklılıklarımızı bizi dağıtmak için kullanırlar.
Marjinaller, dediklerinde, geniş kesimlerin sahiplendiği ve kendi talepleri ile eklendiği bu mücadeleyi küçükmüş gibi, ülke yangın yerine dönmemiş gibi, meşru değilmiş gibi göstermek istiyorlar.
Samimi vatandaşlar, çevre duyarlılığı olan vatandaşlar dediklerinde, alanlarda taleplerini haykıranları tehdit ediyorlar.
Provokasyon dediklerinde, polis saldırılarını, devleti temsilen yapılan konuşmalarda kullanılan tahrik dilinin yarattığı etkiyi gizlemeye çalışıyorlar.
Dün Taksim Dayanışması olarak ortaklaştırdığımız talep ve tespitleri iletmek üzere Sn. Bülent Arınç ile yapılan görüşme, somut herhangi bir adım atılmayacağı izlenimini desteklemektedir.
Akabinde, birkaç saat sonrasında Ankara Kızılay meydanındaki eyleme uyarı yapılmaksızın şiddetli bir polis saldırısı gerçekleştirilmiştir. Bugün de Sn. Tayyip Erdoğan’ın Tunus’tan, Muammer Güler’in Ankara’dan gün içinde yaptıkları açıklama ve söylemler bizleri şaşırtmayan minvaldedir.
Günlerdir, hatta 1 Mayıs’tan beri yoğunlaşarak süren polis şiddetini haklı göstermek üzere geliştirilen söylemlerle, tepkiyle sokağa dökülen halk hedef gösterilmektedir. Marjinal, provokatör, illegal gibi yaftalamalar ile haklı ve meşru talep ve tepkilerin kamuoyundan gizlenmesi ve alanlarda yaratılmış dayanışma ruhunun zedelenmesi hedeflenmektedir.
Soruyoruz, şiddet uygulayan kimdir? Sabaha karşı uyuyan insanlara gazlarla, joplarla saldıran kimdir? Tomalarla, sivil araçlarla halkın arasına dalan kimdir? Lazerle hedef belirleyerek gaz fişeklerini gözlere ve kafalara sıkmak suretiyle, ağır yaralanmalara ölümlere sebep olanlar kimdir, kimlerden emir almaktadır? Portakal gazı ve gerçek merminin söylenti olduğunu söyleyen Muammer Güler bunlara cevap versin.
Hükümet dönemlerinde hakların ve özgürlüklerin genişlediği vurgusu eşliğinde giderek tırmandırılan polis şiddetine eşlik eden bu söylemler öfkeyi daha da yükseltecektir.
Dün Sn. Arınç ile olan görüşmemizin ardından yaptığımız açıklamada da söylediğimiz gibi bu olayı başlatan devlettir. Başta Taksim Dayanışması olmak üzere, halkın somut taleplerini karşılaması ve alanlarda yükselen tüm tepkileri hesaba katarak adımlar atması gereken de devlettir.
Bizler Taksim Dayanışması olarak gerek görüşmedeki yaklaşımı, gerekse ardından gerçekleşen açıklamaları, devletin insiyatif ve güvenilirliğini giderek kaybettiğinin bir göstergesi olarak görüyoruz.
Bizleri ayırarak güçsüz düşürmeyi düşünüyor iseniz, taleplerimizin net olduğunu, her söylem ve saldırının bu taleplere daha da güçlü sarılmamıza neden olduğunu bir kez daha belirtelim.
Başta Gezi Parkı ve Taksim olmak üzere ülkenin pek çok yerinde sokağa dökülenlerin talepleri haklı ve meşrudur. Buna gölge düşürerek dayanışmayı zedelemek ve sahip çıkılan ortak değerleri tahrip konusunda ısrarcı olmak çözüm değil çözümsüzlük üretecektir.
Bizler haklı ve meşru mücadelemizi sürdürürken, taleplerimizden geri adım atmayacağımızı bir kez daha ilan ediyor, herkesi sokakların bu kararlılığının geleceği aydınlatacak güç olduğunu göstermeye çağırıyoruz. Haklı mücadelemiz katılamayan tüm yurttaşlarımızı destek olmaya çağırıyoruz. Çünkü meşru, haklı ve doğru olan biziz. Bir kez daha devlete ve hükümete sesleniyoruz. Yanlış yapıyorsunuz, vazgeçin ve demokrasinin gereklerini yerine getirin.
BU DAHA BAŞLANGIÇ MÜCADELEYE DEVAM!
Taksim Dayanışması
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

09-06-2013, 11:18
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
BASINA ACİL AÇIKLAMA
6 Haziran 2013
Taksim Gezi Parkı’ndan başlayarak ülkemizin her yerinde yurttaşların “özgürlük” talebi ile buluşan gösterilerin 10.günündeyiz.
Milyonlarca yurttaşımızın sokakta yankılanan taleplerinin ülkenin en yetkili kurumu olan Başbakanlığa, Sn. Bülent Arınç’a iletildiği günün akşamında Ankara’da ve Rize’de yaşananlar kaygılarımızı arttırmış durumdadır.
Belirgin taleplerin öncelikli olanlarından biri de “halkın en temel demokratik hak kullanımını engelleyen, şiddetle bastırma emrini veren, bu emri uygulatan ve uygulayan, binlerce, insanın yaralanmasına, iki yurttaşımızın ölmesine neden olan sorumluların görevden alınması ve gaz bombası ve benzeri materyallerin kullanılmasının yasaklanması” idi.
Ancak dün gece Ankara’da biber gazı ve tazyikli su ile müdahalelerin devam etmesi hepimizin kaygılarını arttırdığı gibi sorunun tam olarak anlaşılmadığının göstergesi olmuştur.
Bu tür müdahalelerin bir an önce durdurulmasının ve sorumlularının görevden alınmasının öncelikli ve acil bir talep olduğunu bir kez daha vurgulamak isteriz.
Rize’de yaşanan ve gece saat 11.00’e kadar devam eden toplumsal gerilimin artmasına yönelik provakatif girişimlerin ise ülkeyi yönetenlerin sorumluluklarını çok daha fazla arttırdığını ve kabul edilemez olduğunu hatırlatmak isteriz.
Taksim Dayanışması
Dil
Türkçe
English
Son Duyurular
Taksim Dayanışması 8 Haziran Tarihli Basın Açıklaması
ACİL!!! Taksim Dayanışması’ndan Basın Toplantısı Daveti
Irkçılığa, Kadın Düşmanlığına, Homofobiye Geçit Vermiyoruz
@TaksimDayanisma
Gezi Parki reviri acil battaniye ihtiyaci var @musterekler #direngeziparki #occupygezi about 42 minutes ago
Taksim Dayanışması, tüm İstanbullularI, bugün SAAT 16:00'da Taksim Meydanı’nda yapılacak mitinge davet etti. about 1 hour ago
“@musterekler: 9 Haziran 2013 gezi parki acil ihtiyac listesi http://t.co/j1lYepxRsc ” about 4 hours ago
@TaksimSldrty
Taksim Square Reuters live stream http://t.co/06xu8l3Zyz via @MCetin00 #occupygezi #direngeziparki #direnturkiye
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

09-06-2013, 11:20
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Kamuoyuna
5 Haziran 2013
27 Mayıs 2013 tarihinde saat 22.00 sularında Taksim Gezi Parkı’nın fiilen yıkılması girişimi sonrası yaşanılan toplumsal duyarlılık karşısında hükümetin izlediği polis şiddeti nedeniyle başta Taksim İstanbul olmak üzere bütün yurtta, yurttaşlar demokratik tepkilerini ortaya koymaktadır.
Öncelikle hayatını kaybeden Abdullah Cömert ve Mehmet Ayvalıtaş’ın ailelerinin acılarını paylaşıyor, yaralanan binlerce yurttaşımıza acil şifa dileklerimizi iletmek istiyoruz.
Ne yazık ki, toplumun demokratik ve insan hakkı eksenli taleplerinin barışçıl ve demokratik şekilde ortaya konmasına karşı iktidar şiddet, baskı ve yasakçı politikalarına devam etmektedir. Tek bir yurttaşımızın burnunun kanamadığı, gerilimlerin ortadan kalkarak demokratik taleplerin dillendirilebildiği bir toplumsal iklime bir an önce kavuşmak için yoğun çaba harcadığımızın bilinmesini isteriz.
Bu nedenlerle; Taksim Dayanışması olarak aşağıdaki taleplerin Hükümet tarafından bir an önce yerine getirilmesi için somut adımların atılmasını bekliyoruz.
•Gezi Parkı, Park olarak kalmalıdır. Taksim Gezi Parkına Topçu Kışlası adı altında ya da başka herhangi bir yapılaşma olmayacağını, projenin iptal edildiğine dair resmi bir açıklamanın yapılmasını, Atatürk Kültür Merkezinin yıkılmasına ilişkin girişimlerin durdurulmasını,
•Taksim Gezi Parkı’ndaki yıkıma karşı direnişten başlayarak halkın en temel demokratik hak kullanımını engelleyen, şiddetle bastırma emrini veren, bu emri uygulatan ve uygulayan, binlerce, insanın yaralanmasına, iki yurttaşımızın ölmesine neden olan sorumlular, başta İstanbul, Ankara, Hatay Valileri ve Emniyet Müdürleri olmak üzere tüm sorumluların görevden alınmasını, Gaz bombası ve benzeri materyallerin kullanılmasının yasaklanmasını,
•Ülkenin dört bir yanında direnişe katıldığı için gözaltına alınan yurttaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını, haklarında hiçbir soruşturma açılmayacağına ilişkin açıklama yapılmasını,
•1 Mayıs alanı olan Taksim ve Kızılay başta olmak üzere Türkiye’deki tüm meydanlarımızda, kamusal alanlarımızda toplantı, gösteri, eylem yasaklarına ve fiili engellemelere son verilmesini; ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasını TALEP EDİYORUZ.
Bunun yanı sıra; 27 Mayıs 2013 saat 22.00′dan bu yana ülkemizin meydanlarında, caddelerinde, sokaklarında ve tüm kamusal alanlarında yükselen tepkilerinin içeriğinin, ruhunun, beklentilerinin, taleplerinin yetkililer tarafından fark edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yaşananları “marjinallikle” açıklamaya çalışmak görmezlikten gelmek anlamına gelir. Gezi Parkına müdahale ile simgeleşen iktidar anlayışının yurttaşlarımızda “yaşam tarzına ve inançlarına müdahale ve hor görülme” biçiminde algılandığı ve buna kadını, erkeği, genci, yaşlısı ile büyük bir toplumsal tepki gösterdikleri; “biz varız, buradayız ve taleplerimiz var” biçiminde yanıt verdikleri görülmektedir.
Yükselen bu tepkinin içeriğinin; “başta 3. Köprü, 3. Havaalanı, Kanal İstanbul, AOÇ ve HES’ler olmak üzere ekolojik değerlerimizin talanına ve güncel olarak Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısına ilişkin itirazların, ülkemize ve bölgemize ilişkin savaş siyasetine karşı duruşun ve barış talebinin, alevi yurttaşlarımızın hassasiyetlerinin, kentsel dönüşüm mağdurlarının haklı taleplerinin, kadınların bedenleri üzerinde denetim kuran muhafazakar erkek politikalarına karşı yükselen sesin, üniversite, yargı ve sanatçılar üzerindeki baskılara karşı direncin, başta Türk Hava Yolu işçileri olmak üzere tüm emekçilerin hak gasplarına karşı taleplerinin, tüm cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına karşı mücadelenin, yurttaşların eğitim ve sağlık hakkına ulaşımının önündeki tüm engellerin kaldırılması istemleri” olduğunu iktidar sahiplerine iletmek istiyoruz.
TAKSİM DAYANIŞMASI
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

09-06-2013, 11:22
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Sokakta birleştik, sokakta kazanacağız!
3 Haziran 2013
Sokakta birleştik, sokakta kazanacağız!
Gezi Parkı’na, emeğimize, yaşamımıza, doğamıza dokundurtmayacağız!
7 gün önce İstanbul Taksim Gezi Parkı’nda kıvılcımı çakılan ve dalga dalga mahallelerden meydanlara tüm Türkiye’ye ve dünyaya yayılan direnişimiz milyonların ortak iradesini ortaya çıkardı. Halk kararını verdi! Gezi Parkı’na dokundurtmayacağız! Artık, Gezi Parkı, Taksim’dir, Reyhanlı’dır, Roboski’dir, 1 Mayıs’tır, emektir, doğadır, yaşamdır, özgürlüktür, faşist saldırılara ve devletin tüm baskılarına karşı demokratik bir ülkede yaşama iradesidir.
Bundan sonra bilinsin ki bu Park, Taksim Meydanı ve bu ülkenin bütün diğer meydanları; bu kent, bu memleket emeğe, emekçilere, halka emanettir. AKP’ye ve sermayeye teslim etmeyeceğiz.
7 gündür tüm baskı ve şiddete, yalana, manipülasyona, medya sansürüne rağmen direnişi dalga dalga büyütenlere, sokak sokak direnenlere selam olsun! Meydanları özgürleştirenlere, köprüleri aşanlara, evini, okulunu direnişçilere açanlara selam olsun!
Bu direniş ülkedeki tüm baskıcı anti-demokratik uygulamalara, başta Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP iktidarının “ben karar veririm, olur” dayatmalarına karşı “yeter” diyenlerin; kentlerine, emeğine, doğaya, yaşamına sahip çıkanların isyanıdır, öfkesidir, dayanışmasıdır. Tüm muhalif kesimlerinin, renklerinin buluşmasıdır.
Türkiye tarihinde bu direnişle oluşan kırılma noktası şunu göstermiştir: halkın yaşamını etkileyen hiçbir konuda halka rağmen adım atamazsınız, atamayacaksınız. Baskılarınız, yasaklarınız, şiddetinizle halka boyun eğdiremediniz, eğdiremeyeceksiniz.
Tüm Türkiye’nin meydanlarından yükselen ortak ses “hükümet istifa” olmuştur. Bu sesi büyüteceğiz! Bu haykırışın anlamı açıktır!
İktidarın kendi siyasal hedeflerini, nasıl yaşanacağına ilişkin belirlediği kuralları, kendi karanlığını tüm topluma dayatmasına asla izin vermeyeceğiz.
Baskı, sindirme, inkâr ve imha politikaları ile emeğe, kentlere, doğaya dönük sermaye programlarını uygulamasına asla izin vermeyeceğiz.
Emekçilerin, işçilerin kazanımlarının yok sayılmasına, kentlerimizin, ormanlarımızın, suyumuzun talan edilmesine, okullarımızın satılmasına, hastanelerimizin kent dışına sürülmesine, mahallelerimizin kentsel dönüşüm projeleriyle yıkılmasına asla izin vermeyeceğiz.
Bu direnişi yaşamın tüm alanlarına yayarak büyütmek için halkımızı, sendikalarda, meslek örgütlerinde, demokratik kitle örgütlerinde, siyasal örgütlerde örgütlenmeye çağırıyoruz.
Bugünümüze, geleceğimize sahip çıkıyoruz.
Bir kez daha ilan ediyoruz; mücadelemizin ve dayanışmanın belleği olan Taksim’e sahip çıkıyoruz.
7 gündür süren direnişimiz iktidarın otoriter eğilimleri yükselterek, baskıyla, şiddetle, zorla, ülkeyi cezaevine dönüştürerek toplumun üzerinde yaratmaya çalıştığı korku atmosferinin sökmediği gösterdi. Direniş meydanlarından seslendiğimiz gibi: Bu daha başlangıç, mücadeleye devam edeceğiz.
Direnişimizin acil talepleri şunlardır;
•Gezi Parkı, Park olarak kalacaktır. Ne Taksim’de Topçu Kışlası’na ne de tüm doğa ve yaşam alanlarımızın talanına izin vermeyeceğiz.
•Gezi Parkı’ndaki direnişten başlayarak halkın demokratik hak kullanımını engelleyen, şiddetle bastırma emrini veren, bu emri uygulatan, yüzlerce insanın yaralanmasına neden olan sorumlular, başta İstanbul ve Ankara Valileri ve Emniyet Genel Müdürleri olmak üzere derhal istifa etmelidir. Gaz bombası kullanılması yasaklanmalıdır.
•Ülkenin dört bir yanında direnişe katıldığı için gözaltına alınan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalı, haklarında hiçbir soruşturma açılmamalıdır.
•Taksim başta olmak üzere Türkiye’deki tüm meydanlarında, kamusal alanlarda toplantı, eylem yasaklarına son verilmelidir.
Bu ses sokağın, direnişin, halkın iktidardan talepleri değil şartlarıdır. Sokakta birleştik, gücümüzü gördük, gücümüzü gördünüz, biliyoruz sokakta kazanacağız.
Taksim Dayanışması
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

09-06-2013, 11:23
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Taksim Dayanışması Ortak Deklarasyonu
2 Haziran 2013
Çağdaş ve demokrat bir ülkede kabul edilemez karar mekanizmaları, Taksim Projesi ile tekrar karşımıza çıkmıştır. Bilimsel, teknik ve demokratik süreçler çalıştırılmadan kamuoyuna sunulan meydan düzenlemesinin geri dönülmez yanlışlara yol açacak olması bizleri bir araya getirmiş ve Taksim Meydanı’na sahip çıkmamızı gerektirmiştir.
Taksim Projesi ilk olarak seçimlerden önce Başbakan tarafından açıklandı. Peşinden, kamuoyuna yayalaştırma projesi adı altında sunulan plan değişikliği İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi ve 2 numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandı. Plan değişikliği, evrensel şehircilik değerleri göz ardı edilerek, ulaşım planlama ve projelendirme bilim ve tekniği gözetilmeden, üstelik koruma ve hukuk kurulları ihlal edilerek ilan edildi. İlan edilen, aslında bir “betonlaştırma”, “insansızlaştırma” ve “kimliksizleştirme” projesidir. Bu proje aynı zamanda, araç ve yaya güvenliğini tehdit eden dalış rampaları ve istinat duvarlarıyla, yayaların meydana erişimini engelleyen koridorlaştırılmış kaldırımlarıyla, tarihi bir ortamın görsel ve yaşamsal bütünlüğünü yok eden bir “yer altı” projesidir.
Plan değişikliğine gayrihukuki bir şekilde eklemlenerek, kamuoyuna Topçu Kışlası’nın ihyası adı altında yeni inşaatlar dayatılmaktadır. Hepimize açık, hepimizin hakkı olan, şehrimizin merkezindeki yegane park alanı, depremde sığınacağımız Gezi Parkı elimizden alınmakta, ağaçlar, yürüme, buluşma ve dinlenme alanları betonlaştırılmaya ve ticarileştirilmeye çalışılmaktadır. Bir kez daha kamuoyu yanıltılarak güç ve paranın prestij kazanması hedeflenmektedir.
Taksim, bir bütün olarak koruma altına alınmış kültür varlığımızdır ve kentimizin en önemli kamusal alanıdır. Projenin bir oldubittiye getirilmeden, acil olarak durdurulmasını talep ediyoruz. Taksim’in, daha bütüncül bir yaklaşımla, sahip olduğu sosyal, tarihi, toplumsal, kültürel ve ekolojik değerler göz önünde bulundurularak, evrensel kuram ve kurallara uygun, dürüst, şeffaf, katılımcı ve demokratik yöntemlerle düzenlenmesini istiyoruz.
Taksim Meydanı, Cumhuriyet dönemi kent düzenlemelerinin ilki ve belki de en önemlisidir. Taksim, tüm bayramlarımızı, şenliklerimizi, sevinçlerimizi, tepkilerimizi ve hak taleplerimizi dillendirdiğimiz emek ve demokrasi meydanımızdır.
Taksim Meydanına hep birlikte sahip çıkıyoruz. Çünkü Taksim hepimizin!
Taksim Dayanışması
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

10-06-2013, 04:16
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
T24
Gezi Parkı eylemlerinin 13. gününde Taksim en kalabalık günlerinden birini yaşadı.
Binlerce kişi, Taksim Dayanışma Platformu tarafından düzenlenen büyük mitingin ardından Mor ve Ötesi, Boğaziçi Caz Grubu ve Bandista'nın sahne aldığı konseri izledi, dans etti, eğlendi. Taksim Dayanışma Platformu da, “Gezi Parkı'nda yapılaşmanın durudurulması ve polis şiddetine son verilmesi” talepleri karşılanana kadar meydanı terk etmeyeceğini açıkladı. Platformdan yapılan açıklamada, direniş sırasında hayatını kaybeden 1'i polis 3 kişi için “İçimizi dağladı” ifadesi kullanıldı.
Gezi Parkı direnişinin 13. gününde eylemin, Gümüşsuyu bölgesindeki barikatların ardında Taksim Meydanı'nda mı süreceği, yoksa Gezi Parkı içinde mi devam edeceği sorusunun yanıtı beklenirken bölgenin tarihindeki en kalabalık günlerden biri yaşandı. Beşiktaş, Tünel-İstiklal Caddesi ve Osmanbey yönünden gelen binlerce kişi meydanı doldurdu.
Taksim'e gelen grupların ulaşımını kolaylaştırmak için Kazancı Yokuşu ve Sıraselviler'deki barikatlar açıldı. Araç geçişinin engellendiği bu bölgelerden yaya geçişi sağlandı. Gümüşsuyu bölgesi olarak bilinen İnönü Caddesi üzerindeki çok sayıda barikat ise kaldırılmadı.
Meydanda saat 16:00 sıralarında başlayan mitingde, Hatay'daki gösteriler sırasında hayatını kaybeden Abdullah Cömert'in, bir sosyal paylaşım sitesinde yazdığı son mesaj okundu. Mitingde daha sonra Bandista grubu sahne aldı.
Taksim Platformu: Yok sayılmaktan bıktık
Taksim Dayanışma Platformu'nun Facebook'taki sayfasına konulan ve Nazım Hikmet'in “Ceviz Ağacı” şiiriyle başlayan açıklamada şöyle dendi:
“Gezi Parkı’nda ağaçları kesip yerine Topçu Kışlası yapacağını söylediğinde, oradaki üç beş ağacın bir halkın öfkesini tetikleyeceğinin ne sen fakındaydın ne de polis.
27 Mayıs günü ağaçlarımıza, sonra da ağaçlara sahip çıkanlarımıza, Taksim Dayanışmamıza saldırdın.
Saldırı sertleştikçe direniş ve dayanışma da büyüdü ve üç beş ağaç için verilen mücadelenin bu ülkede halkın en geniş kesimlerini kapsayan bir özgürlük, demokrasi, hak ve haysiyet mücadelesi haline geldiği görüldü.
Ve o günden sonra, bugünden sonra artık herkes her şeyin farkında…
Evet, bu mücadele üç beş ağaç içindir… Ama aynı zamanda yaşamımıza, geleceğimize, onurumuza sahip çıkmak içindir… Çünkü ağacına sahip çıkamayanların yaşamlarına sahip çıkamayacağını hepimiz biliyoruz.
Gezi Parkı’nda başlayıp bütün ülkeye ve dünyaya yayılan direnişin, dayanışmanın ve 13 gündür dinmeyen bu öfkenin, bu tepkinin, bu haykırışın mesajı nettir.
Buradaki ve ülkenin dört bir yanındaki milyonlar olarak artık eskisi gibi yönetilmek istemiyoruz. Gençler, kadınlar olarak sürekli yok sayılmaktan bıktık…
'Oyu ben aldım, her şeye ben karar verir, her şeye karışırım' diyen bir iktidar tarafından baskı görmek istemiyoruz.
Haklarımızı, doğamızı ve kentlerimizi gasp eden rantçı zihniyeti seyretmekle yetinmek istemiyoruz.
Demokratik katılım kanallarını bütünüyle yok eden, her itirazı düşmanca bir refleksle yanıtlayan, kendisi gibi olmayanların inancına, kimliğine, yaşam tarzına, bilime, sanata saygı duymayan bir iktidar anlayışını reddediyoruz.
Biz varız ve buradayız diyoruz…
Genciyle kadınıyla, Türküyle Kürdüyle, Alevisiyle Sünnisi, Ermenisiyle…ve tüm kardeş halklarıyla; inançlısıyla ateistiyle, emekçisiyle aydınıyla… geyi, lezbiyeniyle, taraftar grupları ve öğrenci inisiyatifleriyle… plaza çalışanıyla, esnafı, işçisi ve işsiziyle…bütün kesimleriyle 'artık yeter' diyen halk; kardeşliğin ve dayanışmanın Türkiye ve dünya üzerindeki en önemli örneklerinden birini sergiliyor.
Faşist saldırılar ve tüm baskılara karşı sokaklara çıkan milyonlar, AKP iktidarına ve onun yönetme anlayışına, diline, söylemine 'dur' diyor.
31 Mayıs 2013 itibariyle Gezi’de yıkımı durduran; İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Antakya’da ve Türkiye’nin dört yanında yasaklı meydanları zapt eden halk artık gücünün farkında.”
'Başbakan'ın ağzından her çıkan kanun değil'
“Gezi Parkı park olarak kalacak. Başbakan’ın ağzından çıkan her cümle kanun olmayacak! Ve bunu başaran bir halk olarak, yıllardır gözünü kâr hırsı bürümüş bir azınlığın çıkarlarına hizmet eden, emek düşmanı, demokrasi düşmanı, bilim düşmanı, sanat düşmanı, özgürlük düşmanı politikaları durdurulabileceğimizin de artık farkındayız.
Ve nihayet AKP de her şeyin farkında. Bizim için 'üç beş çapulcu' deseler de milyonlar olduğumuzun farkında. Yüzde 50’ye karşı yüzde 50 dese de, yaşananların AKP’li olmayanlarla AKP’liler arasında olmadığının farkında.
Bizi marjinaller, illegaller diye karalamaya çalışsa da haklılığımızdan şüphe duyulamayacağının farkında. Kamusal bir alan olarak parkına ve meydanına sahip çıkanların, daha özgür bir ülke talep edenlerin vandalizmle, yıkıcılıkla, çapulculukla suçlanması hiç kimse için inandırıcı değil. ABD emperyalizmi ile kol kola olan bir hükümetin 'faiz lobisine' kahramanlık taslaması ise komediden ibarettir.
Muhatap yok diye bizi yok saymaya çalışsa da, muhatabın meydanlarda olduğunun, milyonlar olduğunun herkes farkında.”
Taleplerimiz haklı, uygulanabilir ve çok basit'
“Taleplerimizi duymuyormuş, taleplerimizden bir şey anlamıyormuş gibi davransa da; taleplerimizin haklı, uygulanabilir talepler olduğunun dünyadaki herkes gibi ülkeyi yönetenler de farkında…
Taleplerimiz haklıdır… Hukukidir…meşrudur… Ve çok basittir…
•Gezi Parkı, Park olarak kalmalıdır. Taksim Gezi Parkı'na Topçu Kışlası adı altında ya da başka herhangi bir yapılaşma olmayacağı ve projenin iptal edildiğine dair resmi bir açıklama yapılmalı, Atatürk Kültür Merkezi'nin yıkılmasına ilişkin girişimler durdurulmalıdır.
• Taksim Gezi Parkı’ndaki yıkıma karşı direnişten başlayarak halkın en temel demokratik hak kullanımını engelleyen, şiddetle bastırma emrini veren, bu emri uygulatan ve uygulayan, binlerce insanın yaralanmasına, üç yurttaşımızın ölmesine neden olan sorumlular, başta İstanbul, Ankara, İzmir, Hatay, Adana valileri ve emniyet müdürleri olmak üzere tüm sorumlular görevden alınmalı, gaz bombası ve benzeri materyallerin kullanılması yasaklanmalıdır.
• Ülkenin dört bir yanında direnişe katıldığı için, twit attığı için gözaltına alınan yurttaşlarımız derhal serbest bırakılmalı, haklarında hiçbir soruşturma açılmayacağına ilişkin açıklama yapılmalıdır.
• 1 Mayıs alanı olan Taksim ve Kızılay başta olmak üzere Türkiye’deki tüm meydanlarımızda, kamusal alanlarımızda toplantı, gösteri, eylem yasaklarına ve fiili engellemelere son verilmeli; ifade özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılmalıdır.
Bu taleplere verilecek somut yanıtların ülkemizin çok daha mutlu, çok daha demokratik, ve çok daha huzurlu bir iklime bürünmesini sağlayacağını buradan tüm yurttaşlarımıza ilan ediyoruz…
Uğrunda mücadele edilen 'üç beş ağacın' çok fazla dalı olduğu görülmelidir…Milyonlarca insanın öfkesinin bir anda ortaya çıkmadığı, yıllardır biriken bir tepkinin yansıması olduğu anlaşılmalıdır… Çevreciliği sadece ağaç dikmek zannedenler bilmelidirler ki; bu meydanlarda İstanbul’u katledecek 3. köprü, 3. havaalanı, Kanal İstanbul projelerine karşı da bir itiraz var. Atatürk Orman Çiftliği, ormanlarımız ve akarsularımız başta olmak üzere ekolojik değerlerimizin talanına, HES’lere nükleer santrallere karşı da bir itiraz var. Hem Ortadoğu’da hem de ülkemizde yürütülen savaş siyasetine karşı bir itiraz var. Alevi yurttaşlarımızın hassasiyetlerinin gözetilmemesine, Kürt yurttaşlarımızın eşitlik, barış ve kardeşlik taleplerine ikna edici yanıtlar üretilmemesine itiraz var.
Burada herkes var. Grevdeki Türk Hava Yolları çalışanları var. Asgari ücrete mahkûm edildikleri, emekleri aşağılandığı için ayağa kalkan taşeron işçiler var. Kentsel dönüşüme karşı barınma hakkını savunanlar var. Parasız eğitim ve sağlık hakkı talebi var…
Muhafazakâr erkek egemen politikalara, sezaryene müdahaleye, kürtaj yasağı ve üç çocuk densizliğine karşı mücadele eden kadınlar var… Cinsiyet kimliği ayrımcılığına karşı mücadele edenler var. Bilim, eğitim hakkı ve özgürlük için haykıran üniversite var. Yargı, basın ve sanatçılar üzerindeki baskılara karşı ayağa kalkanlar var…
İtiraz edenlerin, eleştirilerine, önerilerine kulak tıkayan, hatta saldırgan bir dil kullanan bir iktidarın Gezi Parkı'na sahip çıkan bizlere takındığı tutum bizleri şaşırtmadı…Park içinde çadırında uyuyanlara sabahın beşinde gaz bombaları ve tazyikli sularla saldırması bizleri şaşırtmadı.
Bu polis şiddetine tepki gösterenlere ülkenin dört bir yanında düşmanmış gibi davranılarak iki genç kardeşimizin ölmesine sebep olunması, beş bine yakın yurttaşımızın yaralanması kimseyi şaşırtmadı.”
'Polis dahil üç ölüm de içimizi dağladı'
“Ve üzülerek ve ürpererek söylüyoruz ki; burada anıları önünde saygıyla eğildiğimiz Antakya’da Abdullah Cömert kardeşimizin, İstanbul’da Mehmet Ayvalıtaş kardeşimizin ölümüne neden olan vahşi polis şiddeti hiç kimseyi şaşırtmadı. Hukuksuz emirleri uygulamaya çalışırken kazayla düşerek ölen emniyet görevlisi Mustafa Sarı’nın ölümü de hiç kimseyi şaşırtmadı… Bilinmelidir ki, polis eliyle uygulanan hukuk dışı şiddetin aldığı üç can içimizi dağlamıştır.
Çünkü her demokratik tepkiyi önce medya manüpilasyonuyla görünmez kılmak ardından baskı ve şiddetle bastırmaya çalışmak gibi bir devlet geleneğimiz var. Ve bu geleneği abartarak sürdüren AKP hükümeti var.
Oysa hükümet 'Her yer Taksim her yer direniş' diye, 'Faşizme karşı omuz omuza' diye, 'Hükümet istifa', 'Yaşasın halkların kardeşliği' diye yankılanan bu meydanların mesajını iyi okumalıdır. İktidarını eskiden olduğu gibi 'kimseyi dinlemem, ben ne dersem o olur' gibi bir anlayışla sürdürmek için artık çok geç olduğunu anlamalıdır.”
'Şiddeti durdur, parkı iade et, yoksa biz buradayız'
“Hâlâ park yerine 'Kışla' telaşına düşen,Topçu Kışlası’nı yapmakta ısrar eden, polis şiddetini savunan, sorumluları görevden almayan; Ankara, Adana, Antakya ve Gazi Mahallesi’nde polis saldırılarını durdurmayan, gelecek operasyonlarla gözdağı vermeye çalışan hükümet yetkililerine buradan sesleniyoruz… Bu ülkeyi seviyorsanız, bu halka saygınız varsa polis şiddetini derhal durdurun.
Parkımızı iade edin, her ne ad ile olursa olsun parkın 1 santimetrekaresinin dahi yapılaşmaya açacak projelerinizi unutun ve bu demokratik tepkinin mesajlarını alın…'Halkın coşkun akan selinin' durdurulamayacağının farkına varın.
Bu ülke, bu dünya ve bu evren bilmelidir ki; gençlerin enerjisi ve yaratıcı zekâsından beslenen bu hareket, haklı taleplerinin yerine getirilmesi için ne gerekiyorsa onu yapacak meşruiyete, güce, yaratıcılığa, özgüvene ve hepsinden önemlisi güçlü bir dayanışmaya sahiptir.
Biz halkız…Buradayız…Ve taleplerimizi almadan da hiçbir yere gitmiyoruz…”
9 Haziran 2013
Taksim Dayanışması
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:03 .
|