Ben şahsen kendi yaşam biçimim söz konusu olduğunda her şeyi olduğu gibi söylemek taraftarıyım ama bu yüzden başıma tabi ailemle ilgili olumsuz olaylar geldi ve sonucuna hep katlandım. Çünkü dürüst olmanın her zaman ödenmesi gereken bir bedeli vardır ve dürüst olmak için gerekirse 9. köyden de kovulmayı göze almak gerekir.
Ödediğim bedellerden birisi de annem oldu. Başka bir konu yüzünden benimle 7 yıl konuşmadı ve ben de hiç üstüne gitmedim ve tekrar ilişki ortamı kurmak için yalvarmadım bile. Zaten elimde küçük bir bavulla geleceğin bana ne getireceğini bilmeden başka bir şehre taşındım. Evde kalmaktansa sokakta kalmaya bile razıydım ama şansım yaver gitti ve kendi hayatımı kurabildim. Sonuç: 7 yıl sonra annem benden yaptıkları için özür dileyerek konuşma teklifi ilan etti. Sabreden ve davasından vaz geçmeyen kazanıyor.
Ama ailesiyle daha ılımlı bir yol arayan kişilere onlara ateist olduğunuzu söylememenizi, bunun yerine oruç tutmanın veya namaz kılmanın dini emir olduğuna inanmadığınızı, bunların içinin boş olduğunu ve bir insanın imanını pekiştirmeyeceğini, sadece yüzeysel olarak başkalarına inançlı olunduğu görüntüsü verdiğini, gerçek inanç ve imanın ise ibadetlerde değil amellerde ve insanlarla olan iyi sosyal ilişkilerde ve yardımlaşmada olduğunu söyleyin. Size katılacaklardır bile.
xzed´isimli üyeden Alıntı
Meme ucundan asılma olayı da ilginçmiş. Bi filmde görmüştüm:-)
|
O filmin ismi "Mohikanların Sonuncusu" idi