
25-11-2011, 13:20
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 03 Oct 2011
Bulunduğu yer: Mersin
Mesajlar: 100
|
|
TÜRBAN… TÜRBAN… O DA NE OLA Kİ ?
TÜRBAN… TÜRBAN… O DA NE OLA Kİ ?
Kadın saçından bir erkeğin tahrik olacağını düşünmek sağlıklı bir ruh ve beyin yapısına işaret etmez. Bu nasıl bir dürtüdür ki, bir tel kadın saçından bin türlü şeytanlık çıkarır!
Toplumumuzdaki cinsellik üzerine kurulu namus anlayışı ve bunun bir sonucu olarak gelişen örtünme refleksi, bu anlamda karşı cinslerin birbirine, özellikle de kadınların erkeklere karşı var olan güvensizlik duygusunun, bir başka ifade ile ahlaki bir emniyetsizliğin dışavurumu olarak değerlendirilmek durumundadır. Ancak bu, tolere edilebilir sınırları aştığında –ki maalesef memleketimizde böyledir- psişik bir sorun olarak karşımıza çıkar ve ayrıntılara inildiğinde karşılıklı güven esasına dayalı sosyal yapıyı temelinden tahrip eder. İslam öğretisi ile dayatılan abartılı cinsel namus kavramı, 1400 yıllık stabilizasyon sürecinde duyguların o denli kökleşmesine neden olmuştur ki, İslam toplumlarının neredeyse genetik sayılabilecek boyutlarda karakteristik özellikleri arasında ilk sırayı almayı başarmıştır. Bu sadece karşı cinse duyulan güvensizlik duygusunu körüklemekle kalmaz, ayni zamanda kişinin bu anlamda kendisine duyduğu güven duygusunun da tümüyle yitip gitmesine ve zaman zaman etik açıdan kendi kendisini sorgular duruma gelmesine neden olur. Oysa sorgulanması gereken sadece kişinin kendisi değil, bir anlamda ahlaki bir zafiyet olarak adlandırılabilecek bu anlayışa kaynaklık eden ve İslami kaynaklar referans alınarak benimsenen ahlaki kural ve kaidelerdir. Kuşkusuz, İslam öğretisinin cinsel namus kavramına, tüm dünyevi yaşamı bu anlayış üzerine inşa edecek boyutlarda önem verdiği, her şeyi namus penceresinden gören bir anlayışa yer verdiği bir gerçektir. Bu gerçekten yola çıkarak Kuran’ı Kerim’de bir açıklık olmamasına karşın, sırf İslam’ın temel öğretisinin çağrıştırdığı namus kavramına uygunluk açısından, saçları da içine alabilecek şekilde bir örtünmenin dinen farz olduğu düşünülmektedir.
Türban meselesinin çözümünü olanaksız kılan sorun, büyük bir olasılıkla konunun hangi temel üzerinde tartışılması gerektiğine karar veremeyen kısır bir anlayıştan kaynaklanmaktadır. Türbanı katı kurallara bağlı olmaksızın sadece İslami geleneğin öngördüğü giyim kuşam tarzı olarak mı ele alacağız, yoksa “hikmetinden sual olunmaz” kabilinden teslimiyetçi bir yaklaşımla Hüdaî bir buyruk olarak mı algılayacağız? Ya da İslami örtünme anlayışına dayalı namus ve iffet kavramları ile özdeşleşen, bu bağlamda karşı cinsin nefsî duygularını uyandırmamaya yönelik bir “sakınma” ve “sakındırma” olayı olarak mı göreceğiz? Bu konudaki hassasiyetin günah, haram yakıştırmalarıyla doruklara taşınması da gösteriyor ki türban, iffet ve namus kavramları ile ilintili bir sakınma ve sakındırma aracı olarak algılanmaktadır.
Bazı İslami kaynaklara ve aşırı dinci çevrelere göre kadının bir tel saçını göstermesi bile haramdır, yasaktır. Çünkü karşı cinsin tahrik olacağına inanılır. Her ne kadar dillendirilmese de türban takma ihtiyacı böyle bir gerekçeden kaynaklanmaktadır. Bu nasıl iştir ki, yeri geldiğinde gâvur dediğimiz insanlar yarı çıplak kadınlara dönüp bakmaya bile tenezzül etmezken Müslüman, kadın saçından bile tahrik olur. Bunu anlamakta gerçekten zorlandığımı itiraf etmeliyim. Bunu ne benim, ne sizin, ne de sağlıklı hiçbir insanın anlamasına imkân, ihtimal yoktur.
|

25-11-2011, 22:25
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 19 Oct 2010
Bulunduğu yer: Stuttgart
Mesajlar: 1.289
|
|
Sayin kilimanjaro,
bu güzel yorumunuz icin ellerine saglik,
.....Bu nasıl iştir ki, yeri geldiğinde gâvur dediğimiz insanlar yarı çıplak kadınlara dönüp bakmaya bile tenezzül etmezken Müslüman, kadın saçından bile tahrik olur. Bunu anlamakta gerçekten zorlandığımı itiraf etmeliyim. Bunu ne benim, ne sizin, ne de sağlıklı hiçbir insanın anlamasına imkân, ihtimal yoktur....
Evet dediginiz gibi bende bunu yurtdisinda da görüyorum, demekki "lillah" müslümanlari "kıl" dan uyuz olmalari icin yaratmis!
Bu "kıl" her iki cinsiyette de vardir, eger karsi bir cinsin karsit cinsin "kıl" indan tahrik oluyorsa bu ayni zamanda iki cinsiyet icin de gecerli olur, pekii bu durumda biz erkekler olarak ne yapmamiz gerekir? kadinlar bizlerin sacina bakip da tahrik olamayacaklarsa, o zaman bizler nasil olurda tahrik oluruz? "kıl"dedikleri nedir? yanlis anlasilmasin tabiri caizse "kıl" hayvanlarda da vardir! bence tüm bunlardan sorumlu olan islam ulemasi herseyden tahrik olacagina en iyisi gözlerine kör karanlik bir gözlük takip dünyaya öyle baksinlar, zira bu onlari cennette ki hurilere kavusmasina bir adim daha yaklastirir.
Saygilar
İnsanlık onuru her şeyden üstündür
|

17-12-2011, 21:09
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jul 2011
Mesajlar: 27
|
|
Zaten başortüsü kuranda geçmemekte.'Hımar' sözcüğü geçiyor.Ziynetlerinizi (göğüslerinizi) örtüyle örtün deniyor.O lafın altından girip üstünden çıkarak el yüz ayak dışında her yerimizin avret mahali olduğu sonucunu çıkarmışlar.
Konu AsiMelek tarafından (17-12-2011 Saat 21:20 ) değiştirilmiştir.
|

17-12-2011, 22:36
|
 |
Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 26 Sep 2008
Mesajlar: 2.848
|
|
Sevgili Asi Melek, keşke o kadarına izin verselerdi.
Dünyadaki Müslümanların yüzde doksana yakının benimsediği Sünniliğin fıkhi dört mezhebinden ikisi (Hanefi*, Maliki) kadının eli ve yüzü hariç her yerinin örtülmesi gerektiğini savunurken, diğer ikisi (Şafi**, Hanbeli) gözler hariç her yerin örtülmesi (makbülü tek göz) gerektiğini savunmaktadır.
*Türklerin geneli Hanefidir, Diyanet İşleri de Hanefi fıkhını benimser, ona göre harket eder.
** Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğusu'nda yaygındır, Sünni-Kürt vatandaşlarımızın ekseri Şafidir.
Kadın bu haliyle bana paketlenmiş gibi görünüyor.
|

18-12-2011, 01:42
|
|
Aday Üye
|
|
Üyelik tarihi: 16 Dec 2011
Mesajlar: 8
|
|
Yaw bana bir kadının müslüman olması çok abes geliyor
şu çelişkiyi bi düşünsenize
Soru: Domuz eti yenmesi neden yasak ?
Cevap: Domuz kendi pisligini yiyen bi hayvan parazit vs birde kıskançlık duygusu olmadıgı için insandada çıskançlık duygusunu yok ediyor....
yaw insan düşünmezmi sen 4 kadınla evlenebilirsin diyorsun yaw müslümanlıkta o zaman kadın domuzdan farksız
gelelim cennete
bi imama sorursun yaw bu cenneti bana anlatırmısın(tasfir)
cevap: her istedigin önüne gelecek sonsuz yaşam vs 40 adet huri
yaw belliki sapık bir erkek ideolojisiyle oluşturulmuş
sonrada kadınlar çıkıp namaz niyaz tanrım bizim kötülüklerimizi affet
|

18-12-2011, 03:11
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
kilimanjaro´isimli üyeden Alıntı
TÜRBAN… TÜRBAN… O DA NE OLA Kİ ?
Kadın saçından bir erkeğin tahrik olacağını düşünmek sağlıklı bir ruh ve beyin yapısına işaret etmez. Bu nasıl bir dürtüdür ki, bir tel kadın saçından bin türlü şeytanlık çıkarır!
Bazı İslami kaynaklara ve aşırı dinci çevrelere göre kadının bir tel saçını göstermesi bile haramdır, yasaktır. Çünkü karşı cinsin tahrik olacağına inanılır. Her ne kadar dillendirilmese de türban takma ihtiyacı böyle bir gerekçeden kaynaklanmaktadır. Bu nasıl iştir ki, yeri geldiğinde gâvur dediğimiz insanlar yarı çıplak kadınlara dönüp bakmaya bile tenezzül etmezken Müslüman, kadın saçından bile tahrik olur. Bunu anlamakta gerçekten zorlandığımı itiraf etmeliyim. Bunu ne benim, ne sizin, ne de sağlıklı hiçbir insanın anlamasına imkân, ihtimal yoktur.
|
Fetisizm'in kokeni oldukca eski donemlere uzanir.
Kuran'i inceledigimde, bir sac telinin gorunmesi halinde haram olacagina dair bir ayet okumadim acikcasi..
Ancak bunu uyduran ve islama sokan her kimse, kendisinin ciddi bir Trichophilia (sac fetisisti) vakasi oldugunu dusunmekteyim, milyonlarca insana bunu dayattigi icin..
|

18-12-2011, 03:40
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 29 Dec 2006
Mesajlar: 146
|
|
Bence bu kadının kendi sorunu
özgürlüğü kısıtlamayın derim
Allahsız, dinsiz dediler; ama kitapsız diyemediler...
|

19-12-2011, 02:10
|
|
Aday Üye
|
|
Üyelik tarihi: 10 Dec 2011
Mesajlar: 5
|
|
Türban kuranda varmış/yokmuş kimin umrunda , dinciler kurana göre mi
yaşadığı sanılıyor (genelde kuranın türkçesini okumuyorlar bile), önemli olan şıhın hocanın ne dediği, o ne diyorsa doğru odur, adamlar 40 yıl bu türban konusunu oya gibi işlediler ve sonunda amaçlarına vardılar, gerisi hikaye
|

21-08-2013, 22:39
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 14 Aug 2013
Mesajlar: 113
|
|
Bu konuyu okuyan tüm arkadaşlarıma önemle rica ederim.Lütfen Muazzez İlmiye Çığ hanımefendinin Kuran,Tevrat ve İncil'in Sümerdeki Kökeni isimli kitabını okuyun.Orada çok güzel bir tespit var.Sağlam kaynaklar verilerek,başörtüsünün kaynağına çok güzel bir iniş yapmış sayın Çığ.Başörtüsü Sümer de fahişelerin örtündüğü bir bez parçasıydı.Bunun en önemli sebebin fahişeleri diğer özgür kadınlardan ayırmaktı.Yani bir nevi insanı damgalayan bir durum söz konusu.Yani fahişelik gibi bir mesleğe zorlanan kadının,diğer özgür kadınlarla aynı kefede bulunmadığını göstermek için,onların başlarını örterlermiş.Yalnızca bununla da kalmıyor sayın Çığ ve peçe'nin de tarihine iniyor.Tüm bu başörtüsüdür,peçedir,çarşaftır hepsinin Sümer kökenli olduğu,dahası bunlara eski antik mısır'dan geçtiği ve bu bez parçalarını takanların hepsinin fahişeler,cariyeler olduğu,takma nedenlerinin ise diğer özgür,hür kadınlardan ayrılmaları olduğudur.
'ben ıskalamam bebeğim'.elWray-'tek gerçek kadın;Monica Belluci'.
|

21-08-2013, 23:19
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 29 Jun 2013
Bulunduğu yer: Anadolu
Mesajlar: 1.496
|
|
Tamamen siyasi simge bana göre. Bir takım zihniyetin (pardesü ile beraber) siyasi üniforması.
Şimdilerde bulunduğum şehirde bakıyorum da, bu üniformanın bir adım ilerisi de yavaş yavaş yeşerip, çoğalıyor: Gencecik kızlarımızda dahil kara çarşaf, surat burundan V şeklinde kapalı bir şekilde. Yeni üniforma bu gidişle bu olacak bana göre.
Sonra? Sonrası, Sn. NOLAN'ın avatar'ındaki gibi olacak.
Şimdi tesettüre, türbana şiddetle karşı olan beni "yobaz-geri kafalı" olarak gören özellikle bayan arkadaşlara sorarım: Hepiniz bir gün istiyor musunuz Sn. NOLAN'ın avatarındaki gibi giyinip sokağa çıkabilmeyi?
Olmaz mı diyorsunuz öyle bir zorlama? Olacak. Bu gidişe dur denmezse, bu kaçınılmaz.
Emine Şenlikoğlu tarzı, çok koyu, marjinal kadınları geçersek, etrafımda türbanlı, tesettürlü kızlarımıza baktığımda ben bazı şeyler farkediyorum: İlla ki biraz makyaj, kafaya kaliteli güneş gözlüğü takma, havalı Nike, mayk gibi ayakkabılar girme, vs.
Bu ne anlama geliyor? Aslında onlar da karşı cinse kendini gösterebilme, ilgi çekebilme arzusunu duyuyorlar içten içe, onun bir yansıması bence. Yoksa Sn. NOLAN'ın avatarı gibi giyin, öyle dolaş - inancın için en garantisi olur.
Ya da şöyle, "Uzay Araştırma Üssü Çalışanı" gibi mübarekler:
1930'lar: Uçak ihraç ediyoruz, 2010'lar: Saman ithal ediyoruz...
Konu Erdem Alaca tarafından (21-08-2013 Saat 23:25 ) değiştirilmiştir.
Sebep: Foto ilave edildi.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:24 .
|