Sevgili Hiramusta, Adem'in ilk insan olmadığını söyleyebileceğin bir mana yok burada. Siz diye çoğul konuşması kendisindende biz diye konuşmasından daha farklı bir anlam değil, bunu eliyorum.
Edebi değerde, yani *işaret olarak bir nesneyi yada bir canlıyı tanımlamıyor. İstesem buradaki çoğuldan, Allah biz diye hitap ediyor, o halde Allah'da tek değil derim. Olmaz, neyse işte başka anlatımda siz yerine ne diyor Bakalım;
BAKARA SÛRESİ
(31) Allah
adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi.
BAKARA SÛRESİ
(33) Allah şöyle dedi: "
Ey adem! Onlara bunların isimlerini söyle." adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?" dedi. * * *
BAKARA SÛRESİ
(35) Dedik ki: "Ey adem!
Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Meleklerden istediği bunlar(ÇOĞULU) Adem'e öğretilenlerin çoğulluğundan geliyor.
NÛH SÛRESİ
(17) Allah,
sizi (babanız adem'i) yerden (
bitki bitirir gibi) bitirdi (yarattı.)'
Kaldı ki, Adem ilk değil ise, ki yukarıdaki ayetler aksini söylemiyor tersine olumluyor, o halde neden Adem'in günahı insanlığa vebal ediliyor. Hani nefs olayı demiştik, herkesin bir nefsi var ise değil mi?
Kaldı ki Kadın'ın yaratılmasında bile Adem var, nasıl olurda Kadın yok iken insan var?
-------------------------------------------------
Sevgili Hiramusta Buradan sonrası size cevabım değil.
İnsanlığın YARATILIŞI çok eski değil, eskiden yaratım diye bir şey yok, sadece doğum var. Torpağın doğurması, doğanın doğurması var, yaratılış, yoktan geliş yok.
Tevrat'a ise girmiyorum, orada ayrıntılar daha nettir bu konuda. Nasreddin Hoca fıkrasını aklımıza getirelim.
Kazanın doğurduğuna inaniyorsunda öldüğüne niye inanmıyorsun der. Adem'e, yasak meyveye, olan olaya Tevrata göre bakıyorsunda, niye üstü zamanla örtülmüş yuvarlatılmış şeylerle avunuyorsun. Tevrat ile Kur'an arasında 1000 yıl vardır ve bu bin yıl içinde insanlar biraz daha akıllı davranmaya başladı. Seçicilik, ayıklama ve yuvarlatma dahada önem kazandı.
"TÂ HÂ SÛRESİ
(120) Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle dedi: "Ey adem! Sana ebedilik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?""
Bakın sadece Yılan, Şeytan oluyor hikaye aynen...
Devamla yine aynı, sadece kelimeler duruma göre değiştirilmiş.
TÂ HÂ SÛRESİ
(121) Bunun üzerine onlar (Adem ve eşi havva) o ağacın meyvesinden yediler.
Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve
cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar.
Adem Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı.
Adem rabbine isyan etmişmişmiş, lütfen inanıyormusunuz buna. Yalan, ortada isyan yok, iyi ile kötüyü bilmeyen 2 tane ben diyeyim robot siz deyin bitki var! İsyan demek, zatı RET ETMEK, başkaldırmak, kökeninde devirmek, altüst etmek, yıkmak fiillerinide taşır. Adem isyan falan etmiyor, iradesi ile yaptığı tek şey, AFFET demek. Ben hikayeye bağlı kalarak söylüyorum, olan biten bu, ortada bir suçlu var oda Allah.
Yukarıda sırası ile yazdım çelişkileri.
Helede en önemlisi, MELEKLER, Allah'ın dilediği dışında hiç ama hiç bir şey dileyemezler!! 50 kere daha söyleyeyim, Şeytan Allah'a sebebi ne olursa olsun başkaldırmaz, itiraz edemez. İnsanı üstün kıldım diyor zaten sebebi bu irade ve Melekler ipte bağlı kukla gibidir, böyle idrak edin hiç olmazsa, ipin neresini çekersen kuklanın orası oynar, şeytan isyan edemez! Karşıda gelemez, bıdı bıdı diye konuşamaz, yorumda yapamaz, seçimde yapamaz!
Eee ne demişler Şeytan ayrıntıda gizlidir, bakın şeytan kimmiş, ayrıntıda görüyoruz