Emperyalist savaş ve kriz konjonktürüne bağlı olarak tüm dünyada siyasal gericilik tırmanıyor. Sözümona demokratik Avrupa ülkeleri ve ABD de dâhil olmak üzere tüm ülkelerde otoriter, baskıcı, militarist eğilimler artıyor ve polis devleti uygulamaları devreye sokuluyor. İşçi ve emekçi kitleler, neo-liberal saldırılara, hak gasplarına karşı meydanlara çıktıklarında dizginsiz bir polis terörüyle karşı karşıya kalıyorlar. Brezilya'da ulaşıma yapılan zammı protesto eden emekçi kitlelere uygulanan polis terörü de, ABD'de "Wall Street'i İşgal Et!" hareketine dönük polis terörü de, İngiltere'de göçmenlere yönelen polis terörü de, Yunanistan'daki grev ve gösteriler sırasında estirilen polis terörü de, Güney Afrika'da greve çıkan işçilerin polis kurşunlarıyla katledilmesi de, Türkiye'de toplumsal muhalefete karşı AKP eliyle girişilen polis terörü de aynı şeyin ifadesidir. Kriz ve savaş cenderesinde olan burjuvazi, anti-demokratik ve baskıcı politikalarla, azgın polis terörüyle ve giderek artan otoriterleşme eğilimiyle bu sıkışmışlıktan kurtulmaya ve düzenini güvence altına almaya çalışmaktadır.
Polisin yetkileri arttırılıyor
Türkiye'de de bu otoriterleşme eğilimi, demokrasi barutunu çoktan tüketmiş olan AKP eliyle yükseltiliyor. İtaatkâr bir toplum yaratmak isteyen AKP iktidarı, en ufak bir hak arama girişimine, en sıradan bir protesto gösterisine bile tahammül edemeyip bunlara polis terörüyle karşılık veriyor. Kürt emekçilerden öğrencilere, grevci işçilerden futbol taraftarlarına varıncaya kadar neredeyse tüm toplumsal muhalefet kesimleri polisin copundan, gazından, tazyikli suyundan, kimi zaman kurşunlarından nasibini alıyor. Gezi Parkı protestocularına yönelik dizginsiz polis terörüyle, AKP'nin otoriter ve anti-demokratik uygulamaları bir kez daha gözler önüne serildi. "Güç benim" kibriyle en ufak bir muhalif sese dahi tahammül edemeyen Erdoğan, Gezi protestoları sönümlenmiş olmasına rağmen hâlâ gittiği her yerde, yaptığı hemen her konuşmada protestoculara gerek açıktan, gerekse alttan alta tehditler savuruyor, hesap sorulacağını öfkeyle dile getiriyor.
http://marksist.net/gulhan_dildar/se...arak_polis.htm