Mu'min hurma ağacına benzer!
Daha önce açmış olduğum başlıklarda Myrrha mitolojisi ile Meryem arasındaki benzerliklere değinmiştim. Kısa bir hatırlatma yapacak olursak antik Yunan mitolojisine göre;
“Myrrha Kıbrıs’ta yaşarken Kıbrıs kralı olan babasına aşık olup onunla bir gece habersizce ilişkiye girer, daha sonra Babası tarafından öldürülmekten korkar ve doğuya, Güney Arabistan’daki Saba topraklarına kadar kaçar ve burada gizlenmek için Tanrılara yalvarır. Tanrılar da onu bir ağaca (Mersin ağacına) dönüştürür. Ağaca dönüştükten sonra babasından olan karnındaki çocuğu dünyaya getirir. Dünyaya gelen çocuk dünyalar güzeli Adonis’tir. (Romalı Şair Ovid; MÖ 43 - MS 17)
Kuran’da hamile kaldıktan sonra “doğuya” doğru çekilen Meryem’in tıpkı bir ağaç gibi “güzelce yetiştirildiğinden” bahsedilir. (Al-i İmran -37) Meryem’e ilişkin söylenen “yetiştirmek” kelimesi başka ayetlerde “ağaç” yetiştirmek olarak da geçer. Meryem için yapılmış olan ağaç benzetmesi “Myrrha – Meyrem” anlatımları arasındaki en somut benzerliği oluşturmaktadır."
Bilindiği gibi Kuran’daki anlatımda Meryem’in İsa’nın doğumuyla ilgili olarak “hurma ağacıyla” da bir ilişkisi bulunmaktadır. Ayette doğum sancısının Meryem’i Hurma ağacına” yönelttiği, mecbur ettiği gibi garip bir ifadede bulunulmaktadır. Doğum öncesi “ağaca” yönelme, mecbur olma söylemi ikinci en somut Myrrha - Meryem benzerliğini oluşturmaktadır.
“Doğum sancısı onu, bir hurma ağacının gövdesine (sığınmaya) mecbur etti. “Keşke ben bundan önce ölseydim, unutularak unutulmuşların (arasına karışsaydım).” Dedi” (Meryem -22)
Myrrha’nın Mersin ağacına dönüşmüş olduğunu belirtmiştik. Mersin ağacının gövdesinden özellikle Yakın Doğu'da ilaç yapımında ve parfümeride yararlanılan, kokulu, yapışkan bir reçine türü elde edilmektedir. Adı “mür” olan bu reçinenin eskiden altın kadar değerli olduğu ve cenaze törenlerinde kullanıldığı ifade edilmektedir.
“Mürün” ilaç yapında ve cenaze törenlerinde kullanılıyor olması büyük ihtimalle Myrrha’nın oğlu Adonis ve Meryem’in oğlu İsa’da karşımıza çıkan “yeniden diriliş” inanışıyla bağlantılıydı. Mitolojik öyküye göre Mersin Ağacının gövdesinden elde edilen “mürün” Myrrha’nın gözyaşları olduğuna inanılırmış.
“Mür” kelimesi İncil’de İsa’nın doğumuyla ilgili kısımda bir tek geçmektedir. Bu kelimenin geçtiği kısım ilginç bir şekilde İsa’nın doğumuyla ilgili pasajın devamında, yıldızbilimcilerin “doğudaki” bir yıldızdan (bu yıldız büyük ihtimalle sabah yıldızı (Venüs)) hareketle Meryem’e doğum sonrası sunmuş oldukları bir hediye olarak yer alıyor:
“Yıldızbilimciler, kralı dinledikten sonra yola çıktılar. Doğuda görmüş oldukları yıldız onlara yol gösteriyordu, çocuğun bulunduğu yerin üzerine varınca durdu. Yıldızı gördüklerinde olağanüstü bir sevinç duydular. Eve girip çocuğu annesi Meryem’le birlikte görünce yere kapanarak O’na tapındılar. Hazinelerini açıp O’na armağan olarak altın, günnük ve mür sundular. Sonra gördükleri bir düşte Hirodes’in yanına dönmemeleri için uyarılınca ülkelerine başka yoldan döndüler.” (Matta -2, 9-12)
Bu ara şunu da belirtelim “Meryem” kelimesinin kökeniyle ilgili iddialardan birisi de bu kelimenin “mür” (Arapça “murr”) kelimesinden geldiği şeklindedir.
Eğer tahminlerim beni yanıltmıyorsa “mür” kelimesi sadece İncil’de yer almıyordu. Kuran’daki Myrrha – Meryem benzerliğine paralel olarak “mür” kelimesi de sıkça yer almaktaydı. Arapça “mür” kelimesinin bir örnek vermek gerekirse “mu’min” kelimesinin içinde geçmekte olduğunu düşünmekteyim.
Mür’ün Arapçası : مر
Mu’min Arapçası : مؤمن
İki kelimede her ne kadar farklı harfler varmış gibi gözükse de açık bir yazım benzerliği bulunmaktadır. “mu” takısının “muhabir” deki haberin takipçisi gibi bir şeyin takipçisi anlamına gelebildiğini düşündüğümüzde “mu’min” kelimesi “min”in takipçisi olarak düşünülebilir. Acaba “mür” daha sonradan buradaki “min”e dönüşmüş olabilir miydi, mu'min'den kasıt "mür"ün takipçileri miydi? İki kelime arasındaki yazım farklılığını yaratmak için basit bir kalem oynatma yeterli olacaktır.
Başlığımızı bir hadisle noktalayalım:
Mu’min Hurma Ağacına Benzer:
İbn Ömer radiyallahu anh şöyle rivayet etti:
"Bir gün Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem sahabelere sordu:
"Mü’mine benzeyen bir ağaç ismi söyleyin!"
Sahabeler, çölde mevcut olan bütün ağaçların ismini saydılar.
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:
"Hayır" dedi.
İbn Ömer radiyallahu anh şöyle dedi:
"İçimden bunun hurma ağacı olduğu geçti ve bunu Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e söylemeyi düşündüm. Fakat yaşlı sahabeler bulunduğu için onlara saygısızlık olmasın diye söylemekten çekindim."
Sahabeler susunca Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara:
"O ağaç, hurma ağacıdır" dedi. (Buhari, Müslim)
Bir başka hadiste şöyle demiştir:
"Mü’minin misali, hurma ağacına benzer. Ondan ne gelirse, fayda gelir." (Bezzar sahih senetle) (Hafız İbni Hacer bu hadis için senedi sahihtir dedi.)
Konu cenkvarol tarafından (14-12-2013 Saat 12:08 ) değiştirilmiştir.
|