Burda evrensel-insan cok buyuk bir psikolojik, felsefi problemden bahsediyor. Filozoflarin genelde insanlar sokaga cikip birbirini oldurmesin diye tartismaya acmaya cekindikleri gercekler gibi problem. Ozgur iradenin varligi boyle bir problem bana sorarsaniz. Cunku var yada yok demek icin biraz erken

. Kesin bilimsel ve felsefi bir sekilde varligini yada yoklugunu kanitlayamayiz. Bilim bize burda yardim etmiyor. Belki de butun eylemlerimiz kontrolumuz disinda ve biz olmayan birseyin cok buyuk yanilgisina kapilmisizdir. Burda ortaya kanit koyulamaz. Descartes ozellikle bu konuya cok iyi deginmis. Butun beynimize pek guvenemeyiz cunku yaniliyor diyor ve ozgur iradenin olmayabilirliginden de bahsediyor. Hatta direk kendi varliginin bile bir ilisyon, yanilsama olabileceginden bahsediyor. O yuzden bir varsayim yapmak zorunda hissediyor kendisini ve dusunuyorsam varimdir diyor. Cunku demezse felsefeye, dusunmeye, yasamaya devam edemiyecek

. Freud ve Carl Gustav Jung psikolojisinin su an bilimsel acidan en mantikli, inanclari kenara birakip gozleme odaklidir. Freud ozellikle bilincalti ve ego kisilik parcaciklarini bulmus ve gun gibi ortada olan gerceklerdir, bilim tamamen arkasinda. Yani dis dunyaya su an rasyonel yaklasip, ben neyim sorusunu hem kendine hem baska insanlara sordugunda alacagin cevap: "Bir seyleri tam olarak bilemeyiz, tarih boyunca hep yanildik ama DNA'nin kendini kopyalayarak urettigi cok-hucreli bir canlidaki benlik benim galiba". Darwin'de biz neyiz lan sorusuna cok guzel cevaplar getirmistir tabiki.
Bu tip sorulari rasyonel insanlar sorar. Beynimiz bir fanusun icinde, bir super-bilgisayarin urettigi similasyonda olabilir su an ve. Kimse bunun boyle olmadigina dair kanit orataya birakamaz. Bu tip problemlerle karsilasan insanlar mesela muhammet bir halisulasyon gordu uzerin din kurdu. Rasyonel bir insan cok az uyudugu icin halisulasyon gordugunu dusunurdu. Din mi daha mantikli, rasyonel bilim mi? Biseylere inandirmamiz gerektirmiyor kendimizi bilimin aciklayamadigi konularla yuzlestigimizde. Olay hep boyleydi zaten, olay bir insanin yuzlestigi fenomene yaklasma sekli. Burda sakin olursak, kontrollu sekilde yaklasirsak bu tip bilinmeyen olaylarin tum tarih boyunca var oldugunu unutmamaliyiz. Bu problemlere rasyonel yaklasmak demek bilmedigini kabul etmektir sadece. Ben matrix'te yasayip yasamadigimi bilmiyorum. Bunu bilemem ama buna ragmen yasayabilirim. Valla ben Descartes'in yalancisiyim iste

.
Konuya donucek olursak bir insan neden dindar olur evrenin sagci bir politikaci tarafindan yaratildigina inanir yada rasyonel bir birey olarak buna pek inanamaz, yanlis gelir, sorguluma ihtiyaci hisseder. Ego'nun isteklerinden birisi dogruyu arama istegidir. Ama elimiz kolumuz bagli bazi konularda. Varligini sorgulamak mesela. Burda problem cikiyor iste. Kesin bilemeyecegin olayi en dogru sekilde bilmeye calisiyorsun. Descartes cekti bu cileleri zamaninda iste

. Bence problem var iste. Hepimiz hissettik, hissediyoruz bunu. Birseyler yanlis diyo bir parcamiz ve ilk once bilincaltindan sonra bilincli haraketlerimize dogru bir yanlislik hissi aliyoruz. Bence boyle yani. Sonrasinda bilincli bir sekilde dini sorgulama evresi gelir ki bir sure bastiririz bu dusunceleri eger dindarsak. Sonrasinda yanlisliklari bulursan bu yanlis dersin. Eee tam olarak bilemeyecegim bir suru din var hepsini islam gibi arastiracak miyim? Hadi ordan

. Ben bir metod buldum, bir pattern kesfettim, bir seyler oldu ateist oldum diyor insanlar yani. Mantiksiz dusunursen musluman olur tuvalette bir tanri 31 cekmeni izler dersin. Eger mantiksiz, non-rational davranislar sergilersem. Dis dunyadaki verileri incelemezsem beni yanlis bir seylere inandiracaklar ki insanin kendiside inanmak istiyor yani cennette memeleri tomurcuklanmis hurilerle sevismeyi filan. Yani ateist olurken tutundugum tutumu etrafimda gerceklesen her fenomen icin kullanmaya devam edebilirim. Her olayi ateist oldugumdaki gibi incelememe gerek yok. Aslinda var ama gerek yok bazen

. Gerek duyarsak dini degistirmeye verdigimiz emekten daha fazlasini harciyoruz zaten. Sonuc olarak anlam veremedigimiz yada bilemedigimiz olaylara bir sekilde yaklasabiliriz. Supheciligini, rasyonelligini birakmayan insan ayni metodu kullanmaya devam eder. Cunku insan denen canlinin beyninin asil amaci, varlik sebebi;
tehlikelerin farkina varmaktir. Beyin bu durtuye, cok programli. Ve etrafta donen olaylarin yanlisligi bu durtuden kaynaklaniyor. Descartes butun hayatinin yalan olmasini dusunurken beyni bir tehlike algiliyor, kesinlikle oyle. Ama burda korkma beyin, dusunuyorsak variz diyo.
Yani rasyonel insanla, inanclari olan insan arasindaki fark noro-kimyasal yapisindan gelen sakinliktir. Bu dusuncemin arkasinda bir cok psikolog var. Carl Gustav Jung'u ozellikle okuyabilirsiniz. Ben rasyonel bir insansam, birakin ozgur iradeyi varligimi sorgulamaliyim. Ve disardan bakinca olay bazi insanlarin noro-kimyasal yapisi korkuya daha dayanikliysa ateist oluyorsunuz. Olay boyle bence degilse bile beyinde olmuyosa olay nerde oluyo ben bilmiyorum

. Sonucta bilinc dunyasinda olsa bu korkularin, bilinmezliklerin sorgulanmasi yine beynimizin olusturdugu bir sey dusunceler ve beyindeki farklilik insani ateist yada teist yapiyor. Hatta evrensel-insan caktirma aramizda kalsin ateistlerin
iq seviyesi teistlerden daha yuksek
. Yani beyni bir sekilde calisan insanlar bakin zeki bile demiyorum baska bir yerde daha birlesiyorlar o da bilim. Artik bilim adamlarinin yaptigi isinde bu sekilde calisan bir beyinden kaynakli oldugunu biliyoruz. Yani iq'su yuksek insan hem bilime daha yatkin hem ateizme. Bir insanin bir seylere yatkinligi oldugu su goturmez bir gercek. Ve zaten olan butun olayin beyin denen makinanin urettigi pek olarak bilmedigimiz bir realitede geciyor. Bir vakit insanlar dunya merkezli bir evrende, bedenin icinde gezen mukemmel ruhlarlardi. Ama bilim adamlarindan pis tokatlar yediler. Realiteleri kaydi gitti teistlerin, acinasi haldeler. Bize bu tokatlar atilacak mi peki? Biz cozduk mu herseyi? Ilerdeki insanlar bu zamana bakip bitti, herseyi anladilar mi diyecekler? Burda gene rasyonel olursak bizim dusunce dunyamizada darbeler indiricek gelecegin insanlari. Olay bu sekilde gorunuyor. Buna hazirlikli olmaliyiz diyorum sadece. Cunku su zamanda yapabilecegimizin en iyisini yapmaya calisiyoruz zaten. Biz insanlarin urettigi herseyde bir kusur, bir eksiklik hatta yanlisliklar olucak. Sonucta daldan dala atlayan maymunlar bilgisayar uretip, gezegene internet denen agi kurduysa ilerde de bu boyle gider diyorum. Her yonden gelisicez ve bu gelisim bize yanlislarimizi kesinlikle gostericek. Ben kendimden biliyorum internetin temel iletisim protokollerindeki hatalari ve kesinlikle degisicek ilerde. Ilk baslarda bu kadar buyuyecegini hesaplamamislardi. Neyse.
|
Bilinc ve farkli duzeyleri, neye baglidir? Beynin norokimyasal yapi farkina mi/ yoksa, ayni beynin urettigi dusunceye mi?
|
Ben rasyonel bir insan olarak bilinc beynimizin noro-kimyasal yapisinin urettigi bir
seydir diyorum. Yani farklilik norokimyasal yapida degil, dusuncede olsa bile farkli olan yer norokimyasal yapi olucak dimi. Zaten burda soru yanlis. Sorulmasi gereken sey bilinc nerden geliyor. Rasyonel adam noro-kimyasal yapinin urettigi bir
seyder. Fiziksel degildir belki ama onu uretenenin ne oldugu ortada sanki. Beyin gittimi bilincte gidiyo sanki. Ama kesinlikle ne olur bilmiyorum. Rasyonellik yok olacagini soyluyor bana yine bunu bilmiyorum belkide islamin cehenneminde cikacak
ruhum. S*ktir yanlis anlamisiz dicez. Ama tabiki ortada ya hersey, dogaustu olaylar sadece bizim su anki bilgimizle altindan kalkamadigimiz seyler metafizik degiller. Bu genelde boyle oluyor. Metafizikse bile cevap degismiyo yine noro-kimyasal yapi uretiyo o zaman bu dusunceyi. Descartes amcanin ogrettigi sey bana kendi fikirlerinden suphe etmeyi hic birakmadir. Cunku bilincli olmak bu bir vakitte iste onune koyulan olaylari direk kabul etmek yerine acaba olay ayni herkes icin iste orda ama ben yanlis olmayayim lafini surekli sormaktir kendine (
Cartesian Doubt).
|
Kisaca insanoglunun ortada bir evrimci teslimiyeti mi vardir, yoksa kendi kendine bu teslimiyeti algilayabilir ve bunun farkina vararak ve bilinclenerek bu evrimciligi, devrimcilige; yani kendi kendini sorgulayarak bu teslimiyetten kurtulusa erdirebilir mi?
|
Evrim cok baska iste evrensel-insan, cunku bilimin her teorisinde oldugu gibi evrimin eksiklikleri oldugu ortada. Evrim bizim onumuze neyi koyamiyor net bir sekilde? O da bilincin ne oldugu, ve nasil calistigi? Biyolojik evrimle, bilinc evriminin biraz farkli olma ihtimalleri yalanlanmadi. Yani insan neden bu sekilde bir beyne sahip, tamamen genetik mi? Genler bize dusunce/durtu veriyor mu? Cok acik net ortada degil? Nefes alma gibi durtuler verilir gibi baska durtulerde surekli bilincaltimiza veriliyor mu? Bilincli halimizi ne kadar etkiliyor? Birde tabiki burda biyolojik evrim surekli dogal seleksiyonun baskilarini hominidlere uygularken bir taraftanda surekli dusunce dunyasinda seleksiyon ortaya cikti. Yani genlerin urettigi beynin urettigi dusuncelerin seleksiyonu ortaya cikti. Burda bunu DNA'ya indirgeyebiliriz ama resmen farkli bir biyosferde yasiyoruz simdi

. Bu dusunce dunyasinda evrimden patternler gormemek elde degil o da tutulmayan fikirlerin yok olmasi yani. Bir sure bir fikirler bizi bir yere tasidi. Sonrasinda yeni fikirler eskilerinin yerini aldi. Rasyonel insanlar tas ustunde tas birakmadilar gordugun gibi evrensel-insan. Ama tabiki ayni seyler bizim basimiza gelmicek diye birsey yok. Biz rasyonel olmaya devam edelim. Sadece bilmedigimiz noktalar var diyelim. Sakin olalim. Ilerde kufur yemeyelim. Cunku bu tip dusunce patternleri kullanarak kapitalizm gibi bir kolelik duzenide kurulabiliyor. Insanlar bunlari konusup toplumlari neden ve nasil yonetmeleri gerektigini konusup kararlarinida aliyorlar. Yani o kadar bilmiyorsak nasil hareket edecegimizi zaten hislerimize birakiriz artik kendimizi. Yani iyiligi seceriz diyorum. Su anki milyarder kapitalistler insanliga iyilik yaptigini saniyorlar. Belki haklilar ama bu egonun bir istegi ve insanlari yaniltabiliyor gorundugu gibi.
Son olarak Harry Potter'da gecen bir olaydan bahsetmek istiyorum. Harry buyucu okulu Hogwartsh'a gittigi ilk gun hangi okul kulubunden oldugunu secilmesi lazim. Okulda buyulu bir sapka var ve bu sapka insanlarin kafasina koyuldugunda o insanin butun kisiligine, karakterine, ozune, tecrubelerine bakip hangi kulube uygun oldugunu seciyor. Harry annesi ve babasinin okudugu yerde yani Grifindor'a gitmek istiyor. Yani istedigi sey Harry'nin Grifindorlu olmak istemesi. Harry sapka Slytherin derse Slytherin'e gitmek zorunda kalacagini biliyor. Ve bu kulup genelde kotu insanlarin gittigi bir kulup. Sapkayi taktiginda Harry hemen inceliyo sapka, hmmm, diyo falan. Sonra Slytherin mi Grifindor mu diyo. Harry cok korkuyo Slytherin'i duyunca, nasil benim icimde bu olabilir diyo, heyecanlaniyor. Sonra surekli Grifindor olmaliyim, Grifindor olmaliyim diyor. Sapkada Grifindor'a mi gitmek istiyorsun diyo. Harry evet diyo. O zaman "Grifindor" diye bagiriyo sapka. Burda J.K. Rowling cocuklara cok guzel bir mesaj vermek istiyor. O da sen ne olmayi secersen o sundur cocugum diyor. Iyi olmayi secersen iyi, kotu olmayi secersen kotu, rasyonal olmayi secersen rasyonel, inancli olmayi secersen inancli olursun diyo. Bence nasil oldugunu onemi yok secimin; insanlar secimleri neden yaptigini cok derin bir sekilde dusunerek secimler yapmali ve bunun kendisine ait oldugunu dusunmeli. Ben ozgur iradenin varligindan, hatta varligimdan suphelenirken, net bilemezken rasyonel olmayi seciyorum. Bu en guzel secenek benim icin. Baskasinin ne sectigi hic umrumda degil. Dunyada tek ateist kalsam onume deliller koyulmazsa inancli birine donusmem. Bu benim neremden geliyo beni cok ilgilendirmiyo yani. Buyuk ihtimal DNA'nin urettigi makinanin, urettigi bilincte oluyo iste. Bunu tam bilmesem bile secimim bu yonde. Sonuc olarak musluman ile ateist arasindaki fark noro-kimyasaldir diyorum.