Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dinlerden Özgürlük > Özgür Düşünce Platformu > Dinsel İnançlardan Nasıl Kurtuldum?

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 08-03-2014, 17:15
MRBEKTAS99 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MRBEKTAS99 MRBEKTAS99 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Feb 2014
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 92
Standart Aileniz'in Dini Konuşmalarıyla Rahatsız Oluyor Musunuz?

Abilerim ailenizde mutlaka Allah'a inanlar olacaktır. Siz ailenizin "İnşallah, Allah yardımcın olsun, Allah izin verirse" gibi konuşmalarında rahatsız oluyor musunz?

Ben cidden çok rahatsız oluyorum. Bir de sizin fikirlerinzi almak için bu konuyu açtım.

Sağolun.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 08-03-2014, 17:42
Mihriser Mihriser isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Mar 2014
Mesajlar: 21
Standart

Biraz saçma bir soru olmuş. Ben rahatsız olmuyorum hatta bazen ister istemez ağız alışkanlığından gayrimüslimler de kullanıyor bu ifadeyi. İnsani ilişkilerde bu denli derin düşünmemek gerek, kullandığımız çoğu kalıpların kökenine bakarsan altından neler çıkar kim bilir. O yüzden üstünde bu kadar durman manasız. Ayrıca rahatsız olsan ne değişir ki? Ben şahsen araba sesinden de rahatsız oluyorum fakat bunu değiştiremezsin.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 08-03-2014, 17:47
MRBEKTAS99 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MRBEKTAS99 MRBEKTAS99 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Feb 2014
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 92
Standart

Tamamdır
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 08-03-2014, 19:56
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

@Mihriser güzel açıklamış aslında, bende başka açıdan bakayım, bu işleri ne kadar kafaya takarsan, hayatta o kadar karşına çıkartır.
Burada inançlı veya inançsız olmanda fark etmez, değil mi ki bir yola girdin, diğer yoldakiler sana batar, rahatsız eder.
Peki neden batar veya rahatsız eder?

Sen o şeyle barış imzalayana kadar sürer bu, öteki türlü herhâlükarda rahatsız etmeye devam eder.
Özetle hayat karşımıza bizi rahatsız eden bir şeyler çıkartıyorsa, o şeyle barışmamızı istiyordur derim.
Bu herkes için geçerlidir, sadece Ateist için değil Dindar içinde geçerlidir, o da zıddıyla (yansımasıyla) barışmak zorundadır.

Barışmıyor musun?
Hayat sürekli çıkartır.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 08-03-2014, 22:37
gordion gordion isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 02 Feb 2014
Mesajlar: 363
Standart

Uçak türbülansa girdiğinde hiç de öyle olmuyor.

Ben çok rahatsız olduğunuzu sanmıyorum çünkü normal hayatınızda aniden ayağınız takıldığında, kolunuz çarptığınızda, aniden korkttuğunuzda, kısaca ani refleklerinizde eminim ağzından "Allah" kelimesi çıkıyordur.

Kendi ağzınızdan bile Allah kelimesi çıkıyorsa aileniz size Allah ile ilgili cümleler kurmasını yadırgamanız anlaşılır birşey değil.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 09-03-2014, 00:28
mrdragon mrdragon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 May 2013
Mesajlar: 899
Standart

İnsanlar alışkanlıklarından kolay vazgeçemiyorlar. İnançsız olduğumu bildikleri halde evet genelde ağızlarından çıkıyor. Hatta annem sağolsun arabaya bindiğinde dua etmeden duramaz.

Bende genelde benim dinsiz olduğumu bildikleri halde, din üzerinden yorum yaptıklarında amen derim yüce isa sizi korusun.

Ağız alışkanlığı gereği yapılan tepkilere fazla takılmamak gerekir. 5 yaşına yeni giren yiğenim'in diline de Allah adını doladıkları için uzun süre bilincini kazanana kadar o kelime ile yaşamaya devam edecek. Dilinden ne zaman atabilir bilinmez.

Bu arada gordion neye eminsin? Muhtemelen ayağı takıldığında diyen vardır. Ben benle ilgili durumlarda zeus aşkına da diyebilirim ama tamamen kritik bir anda temel türk ağzındaki nidalar çıkar. Bu nidalar alışkanlıktır ama arapların putu hiç dilimden çıkmaz.

Mesela lan gibi argo kelimeleri diline dolayan çocukluk arkadaşlarım kritik bir konuşma anında bu tabiri tıpkı Allah gibi dillerinden eksik etmezler. Çocukluğunuzdan beri dilinize ve kimliğinize kazınanlardan arınmanız için gerçekten üst bilinç ve kültür gerekiyor. Tabi çabasız da olmuyor bu işler.

İnsan zihni bilgiye, sorgulamaya ve araştırmaya açtır. Ne derece üzerinde düşünürseniz farkındalığınız o kadar artar ve toplumun klasikleşmiş bireyleri olmaktan öteye geçersiniz. Hali ile bir zamanlar ayağınız takıldığında ağzınızdan eksik etmediğiniz ata yadigarı tanrılar ağzınızdan bir daha dökülmez. (kediye tapan mısırlı kardeşim de ayağı takıldığında ulu orta yerde hay kedi demek zorunda kalmaz. Onların tanrısal nidaları tarihe gömüldü. Bir çok dinsiz içinde hayali arap putu ile ilişik anlık tepkiler tarihe gömüldü.)
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 09-03-2014, 00:58
gordion gordion isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 02 Feb 2014
Mesajlar: 363
Standart

mrdragon´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Bu arada gordion neye eminsin? Muhtemelen ayağı takıldığında diyen vardır. Ben benle ilgili durumlarda zeus aşkına da diyebilirim ama tamamen kritik bir anda temel türk ağzındaki nidalar çıkar. Bu nidalar alışkanlıktır ama arapların putu hiç dilimden çıkmaz.

Mesela lan gibi argo kelimeleri diline dolayan çocukluk arkadaşlarım kritik bir konuşma anında bu tabiri tıpkı Allah gibi dillerinden eksik etmezler. Çocukluğunuzdan beri dilinize ve kimliğinize kazınanlardan arınmanız için gerçekten üst bilinç ve kültür gerekiyor. Tabi çabasız da olmuyor bu işler.

İnsan zihni bilgiye, sorgulamaya ve araştırmaya açtır. Ne derece üzerinde düşünürseniz farkındalığınız o kadar artar ve toplumun klasikleşmiş bireyleri olmaktan öteye geçersiniz. Hali ile bir zamanlar ayağınız takıldığında ağzınızdan eksik etmediğiniz ata yadigarı tanrılar ağzınızdan bir daha dökülmez. (kediye tapan mısırlı kardeşim de ayağı takıldığında ulu orta yerde hay kedi demek zorunda kalmaz. Onların tanrısal nidaları tarihe gömüldü. Bir çok dinsiz içinde hayali arap putu ile ilişik anlık tepkiler tarihe gömüldü.)
benim bir ateist çalışma arkadaşım vardı, ama ne zaman tökezlese zeuz aşkına falan demezdi, Allah derdi.

Suçu çocukluğunuza atıyorsunuz fakat biz de çocuktuk, size tökezleyince veya ani refleksler olunca "Allah de" diye telkinde veya öğütte bulunuldu mu? hiç sanmıyorum, böyle bir yetiştirilme şekli yok.

çocukken eminim uzun bir yaşa kadar arabayla oynamışsınızdır, hiç düşerken "araba" diyormusunuz?
yada yıllarca hatta yetişkinliğe kadar yanınızda anne babanız vardı ama tökezleyince kaç defa "anne" dediniz? ben tahmin edeyim HİÇ.
kız çocukarı da yılalrca bebekle oynamıştır ama tökezlerken "oyuncak bebek" diyen var mı?

uçağın türbülansa girdiğindeki duaları ve Allah nidalarına girmiyorum bile. çoxukken kaç defa türbülansa girdiniz mesela?

benim gözlemler gerçek, fakat "Allah" denmesine ilişkin bilimsel bir verim yok, lakin ben kişi ne kadar Allah'a inanmasa da hayatının bir bölümünde Allah ibaresini gayriihtiyari olarak bir şekilde kullandığını görüyorum ve bunun yetiştirilme şekliyle de bir ilgisi yok.

Konu gordion tarafından (09-03-2014 Saat 01:03 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 09-03-2014, 01:20
knowledgetowisdom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
knowledgetowisdom knowledgetowisdom isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Feb 2014
Mesajlar: 649
Standart

Gerçekten "hiç"likten gelip "hiç"liğe gideceğimize mi inanıyorsunuz?

Yani şu hayatı en mükemmel ya da en berbat şekilde yaşasak bile sonuçta hepsi bu mu? yok olup gideceğiz mi?

Ben "yok"luk fikrini kabullenemiyorum... her şeyi bir kenara bırakalım dini mini,,, ama şu yokluk fikri beni çıldırtıyor...

Bir keresinde ameliyat olmuştum 4-5 saat baygın kalmıştım ; o süre ..hayatımdan kesip atılmıştı sanki... neredeydim ben o zaman zarfında...

"ben şimdi yok'um bir hiç'im" bile diyemeyecek kadar bir yokluk hali... yok....

ha diyebilirsiniz ki doğmadan evvel böyle bir şeyin sıkıntısını çekmiyordun, rahat ol..

ama artık varım bir kere...

dedem anlatırdı zaman zaman başından geçen bir olayı...

çocukmuş... kendisi gibi çocuk olan amcasının oğluyla kırlara bayırlara açılmışlar... azgın bir nehirden çocuk aklıyla geçmeye kalkmışlar..dalgalar bunları az daha yutacakken babası gelmiş ellerinden tutmuş ve yürüye yürüye karşı kıyıya geçirmiş... o an doğal bir olay gibi karşılamışlar bunu... akşam eve gittiklerinde bir de ne öğrensinler babasının haberi bile yok...
hadi diyelim dedem çocuk aklıyla hayal kurdu... diğeri de hatırlıyor bu olayı.....

şimdi bu nedir?

dedem orada boğulsaydı ben de yoktum...

niye boğulmadı? kim ve neden kurtardı onları... dedem şimdi ölü.. peki nerde? boşuna mıydı herşey....?

öyle doğanın salınımıyla rastgele mi oluştuk?

yağmur neden yağıyor yüzyıllardır?

ben nasıl sevmem "bir zamanlar anadolu'da" filmini şimdi?

iğdebeli'ne yağmur yağıyor... yağsın ! yüz yıllardır yağıyor. ne farkeder? fakat bundan sadece yüz yıl sonra bile arap; ne sen, ne ben, ne savcı ,ne komser. hani şairin dediği gibi "yine yıllar geçecek ve geride benden bir iz kalmayacak. yorgun ruhumu karanlık ve soğuk kuşatacak."

"Âdemoğlunun bildiği her şeyin bilmek istediğinden ibaret oluşu yüzünden biz insanlar birbirimize yardım edemiyoruz."
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 09-03-2014, 01:21
mrdragon mrdragon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 May 2013
Mesajlar: 899
Standart

gordion´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
benim bir ateist çalışma arkadaşım vardı, ama ne zaman tökezlese zeuz aşkına falan demezdi, Allah derdi.

Suçu çocukluğunuza atıyorsunuz fakat biz de çocuktuk, size tökezleyince veya ani refleksler olunca "Allah de" diye telkinde veya öğütte bulunuldu mu? hiç sanmıyorum, böyle bir yetiştirilme şekli yok.

çocukken eminim uzun bir yaşa kadar arabayla oynamışsınızdır, hiç düşerken "araba" diyormusunuz?
yada yıllarca hatta yetişkinliğe kadar yanınızda anne babanız vardı ama tökezleyince kaç defa "anne" dediniz? ben tahmin edeyim HİÇ.
kız çocukarı da yılalrca bebekle oynamıştır ama tökezlerken "oyuncak bebek" diyen var mı?

uçağın türbülansa girdiğindeki duaları ve Allah nidalarına girmiyorum bile. çoxukken kaç defa türbülansa girdiniz mesela?

benim gözlemler gerçek, fakat "Allah" denmesine ilişkin bilimsel bir verim yok, lakin ben kişi ne kadar Allah'a inanmasa da hayatının bir bölümünde Allah ibaresini gayriihtiyari olarak bir şekilde kullandığını görüyorum ve bunun yetiştirilme şekliyle de bir ilgisi yok.

Adamı kanser edersiniz. İntegrali dahi toplamayı bilmeyen adama zamanla öğretebilirim de sizin gibi mantıktan yoksun olanlara ne yapacağız bilemiyorum.

Hangi çocuk doğduğunda Allah'ı biliyor ki? Elin japonu hiç tökezlerken Allah diyor mu?

Atalarından, annesinden, babasından ne almışsa onu söylüyor. Yolculuğa çıkıyor, hamdi abi Allah'a emanet ol diyor, hayriye teyze diyor, necati abi diyor, zeynep diyor, anne diyor abla diyor diyor da diyor. Çünkü hepsi bunları atalarından alıyor ve hayatlarına sokuyor.

5 yaşındaki yiğenim Allah'ı ne bilsin değil mi? Canavarlardan korkuyor canavar yok diye öğretiyoruz ama hastalansa, Allah baba seni korur, o hepimizi sever diyor annesi, daha bu yaşta çok yaşa, aman, off, ohaaa gibi diline dolanıp kalıyor.

Yıllarca arabaya araba derken, gidipte bir anda arabaya soğan diyen de olmuyor.

Daha basit örnek vereyim, aileniz ize yıllarca hamdi desin. Siz yıllar sonra isminizi değiştirin. Anlık bir seslenme anında çoğu zaman dillerinden hamdi abi çıkacaktır. Sizin Allah meselesi de aynı hesap. Bilinçaltınızda yıllar boyunca korkularınız da maneviyatınızda da sarıldığınız hayaletin ismi kolay kolay zihinlerden silinmez.

Unutmayın çocukların en iyi öğrenme yöntemi taklittir. Bir zamanlar arapların siyaseti bu topraklara karışmadan da ayaklar tökezlediğinde kimse Allah demiyordu.

Bence zemzem ile bir el ele verin, hala geç değil bu kadar mantıksız fikirler yürütecek kadar kültürel içeriğimiz ve bilgilerimiz boşaltılmış mı üzerine kafa patlatın.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 09-03-2014, 01:27
mrdragon mrdragon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 May 2013
Mesajlar: 899
Standart

knowledgetowisdom´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Gerçekten "hiç"likten gelip "hiç"liğe gideceğimize mi inanıyorsunuz?

Yani şu hayatı en mükemmel ya da en berbat şekilde yaşasak bile sonuçta hepsi bu mu? yok olup gideceğiz mi?

Ben "yok"luk fikrini kabullenemiyorum... her şeyi bir kenara bırakalım dini mini,,, ama şu yokluk fikri beni çıldırtıyor...

Bir keresinde ameliyat olmuştum 4-5 saat baygın kalmıştım ; o süre ..hayatımdan kesip atılmıştı sanki... neredeydim ben o zaman zarfında...

"ben şimdi yok'um bir hiç'im" bile diyemeyecek kadar bir yokluk hali... yok....

ha diyebilirsiniz ki doğmadan evvel böyle bir şeyin sıkıntısını çekmiyordun, rahat ol..

ama artık varım bir kere...

dedem anlatırdı zaman zaman başından geçen bir olayı...

çocukmuş... kendisi gibi çocuk olan amcasının oğluyla kırlara bayırlara açılmışlar... azgın bir nehirden çocuk aklıyla geçmeye kalkmışlar..dalgalar bunları az daha yutacakken babası gelmiş ellerinden tutmuş ve yürüye yürüye karşı kıyıya geçirmiş... o an doğal bir olay gibi karşılamışlar bunu... akşam eve gittiklerinde bir de ne öğrensinler babasının haberi bile yok...
hadi diyelim dedem çocuk aklıyla hayal kurdu... diğeri de hatırlıyor bu olayı.....

şimdi bu nedir?

dedem orada boğulsaydı ben de yoktum...

niye boğulmadı? kim ve neden kurtardı onları... dedem şimdi ölü.. peki nerde? boşuna mıydı herşey....?

öyle doğanın salınımıyla rastgele mi oluştuk?

yağmur neden yağıyor yüzyıllardır?

ben nasıl sevmem "bir zamanlar anadolu'da" filmini şimdi?

iğdebeli'ne yağmur yağıyor... yağsın ! yüz yıllardır yağıyor. ne farkeder? fakat bundan sadece yüz yıl sonra bile arap; ne sen, ne ben, ne savcı ,ne komser. hani şairin dediği gibi "yine yıllar geçecek ve geride benden bir iz kalmayacak. yorgun ruhumu karanlık ve soğuk kuşatacak."
Üzerinde tartışılabilecek güzel bir konu üstad, yokluk genelde diğer canlıların istemese de kabullendiği ama bizlerin isyan edebildiği bir olgudur.

Evet bir zamanlar yokuz, ama artık varız diyebilirsiniz. Peki ama biz aslında her geçen zaman diliminde yok olup yeni bir benliğe bürünüyoruz. Belki temelde özelliklerimiz çok değişken değiller ama çocukça davranışlarımıza bile dönüp zamanla olgunlaşarak gülüyoruz. Aslında her saniye yok oluyor ve yeniden varlığa bürünüyoruz.

Her canlı tam da bu yaşama endeksli eylem gerçekleştirip, yaşama tutunmak adına mücadele ediyor. Doğuyor büyüyor ürüyor ve ölüyoruz. Bir balıkta yaşam mücadelesi veriyor bir insan da, En sevdiğiniz köpeğiniz de yokluğa kavuşuyor.

Görsel, fiziksel, ilimsel olarak onların yokluklarından farklı değildir insan bedeninin yokluğu. Onu ölümsüzleştirmeyi deneyen bizim düşüncelerimizdir.

Ne var ki, şu anda zehir gibi çalışan zihniniz ile bu benliğinizi korumak istesenizde, bir kaza sonucu düşünce babında müthiş derecede zeka geriliği yaşayıp bambaşka bir karaktere dönüşseniz de yokluğun karşısında durmak isteyeceksiniz. Hanginiz gerçek? Ya da sizin varlığınız bu evren adına ne derece değerlidir?
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Tesettürden Neden Rahatsız Oluyorum? Jolly Jocker Kadın & İslam 45 30-08-2016 00:16
Sesli Bir Şekilde Ezan Okunmasından Rahatsız Oluyor musunuz? İslam 244 03-03-2016 02:19
'Ne Mutlu Türküm Diyene' yazılı tabeladan rahatsız Ahlaksız Politika 220 28-12-2013 01:49
Aileniz biliyor mu? xzed Ateizm 26 03-08-2013 18:16
Genç Budistler rahatsız frodo Konu-dışı 6 08-05-2012 23:45

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:15 .