- Ben her seye suphe gozu ile bakiorum. Yani Allah oladabilir olmayadabilir gibi.
Yani ben din konusuna boyle bakiyorsam baska konulara da boyle bakmam gerekmez mi?
Yani mesela Ulu Onderimiz Ataturk'te aslinda yoktu ama belki bizi var diye kandiriyolar. Boyle olabilir mi?
Bu arada Atafurk'e saygim 100/100. Ve cok seviyorum Ataturk'u.
Sadece verebilecegim en belirgin örnek bu.
Simdiden teşekkürler.
İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız, ondan hiç bahsetmeyin. (B. Pascal)
İsterseniz inanmayin ama annemin ve babamin klunda Ataturk dovmesi var.
Facebook resmimde ve kapak fotomda Ataturk var.
Sinemalar.com "FighOrDie" isimli uyeye bakin, kapak fotografinda Ataturk var.
Ataturk kolyesi takiyorum.
7. Sinifta iken okulda Ataturk icin siir yarismasina katildim ve 1. Oldum.
Sizce bu kadar sey varken neden Ataturk'u sevmeyim ki?
Sadece sorumda boyle dedim.
İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız, ondan hiç bahsetmeyin. (B. Pascal)
Şüphe iyidir; bireyi düşünme ve sorma etkinliğine yönlendirir ve bilgiye götürür.
Şüphe ediyor ve soruyorsan, düşünmeyi öğreniyor ve bilgiyi seviyorsun demektir.
Belirli konularda şüphe oluşumu anlaşılabilir iken,
Kesinliği belirgin olan konularda şüphe etmek biraz farklı bir durum.
Yani 'abartı' demek istiyorum, yanlış anlaşılmasın.
Örneğin kendi varlığın, Mustafa Kemal, Güneş, diğer yıldız ve gezegenler, şuanda kucağımdaki şu bilgisayar, masamın üstündeki CCM, kalem, bitmek üzere olan sigara, hala sicaklığını koruyan kahve ve küllük gibi. Bu nesneler şuanda gözümün önünde. Yani varlığını kanıtlamakla uğraşmadığım objeler. Zaten varlık ortada olan olduğuna göre, yokluğu hakkında konuşamayz değil mi? Bu biraz Berkeley İdealizmine götürür ki çok çürük bir tahtadır. Yanılgılarda boğulmak gibi.
Metafizikse-teolojik ve felsefi konularda, şüphe işe yarar.
Fakat şüphe amaç değil, araç olmalıdır.
Bunun için de şüphe ve sorgulama etkinliğini akılsal-bilimsel temelde gerçekleştirmeliyiz.
Şüphe iyidir; bireyi düşünme ve sorma etkinliğine yönlendirir ve bilgiye götürür.
Şüphe ediyor ve soruyorsan, düşünmeyi öğreniyor ve bilgiyi seviyorsun demektir.
Belirli konularda şüphe oluşumu anlaşılabilir iken,
Kesinliği belirgin olan konularda şüphe etmek biraz farklı bir durum.
Yani 'abartı' demek istiyorum, yanlış anlaşılmasın.
Örneğin kendi varlığın, Mustafa Kemal, Güneş, diğer yıldız ve gezegenler, şuanda kucağımdaki şu bilgisayar, masamın üstündeki CCM, kalem, bitmek üzere olan sigara, hala sicaklığını koruyan kahve ve küllük gibi. Bu nesneler şuanda gözümün önünde. Yani varlığını kanıtlamakla uğraşmadığım objeler. Zaten varlık ortada olan olduğuna göre, yokluğu hakkında konuşamayz değil mi? Bu biraz Berkeley İdealizmine götürür ki çok çürük bir tahtadır. Yanılgılarda boğulmak gibi.
Metafizikse-teolojik ve felsefi konularda, şüphe işe yarar.
Fakat şüphe amaç değil, araç olmalıdır.
Bunun için de şüphe ve sorgulama etkinliğini akılsal-bilimsel temelde gerçekleştirmeliyiz.
Bunu ne derece başarabiliyoruz?
Tesekkur ederim. Guzel yazmissiniz.
İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız, ondan hiç bahsetmeyin. (B. Pascal)