Think99´isimli üyeden Alıntı
Abilerim ablalarim,
Sizce intikam almak nasil bir davranis?
İntikam almak yerine neler yapilabilir?
|
Bu forumun en ebleh, bilgi/birikim açısından en düşük seviyedeki üyesi benim.
Misâl; ingilizce bilmem.
Felsefeden hiç anlamam.
Siyâset, ilgi duyduğum bir alan değildir.
Hattâ Türkiyede izlenen siyasi stratejileri, bu stratejilerin sahibi siyasileri tanıdıkça mide bulantısından âdetâ içim dışıma çıkar.
Bütün bunları "Estağfirullah efenim" densin diye yazmıyorum.
"İroni" de yapmıyorum.
Tamâmen kendimle alâkalı samimi düşüncelerim.
Bu cehlime rağmen sorduğun soru karşısında birkaç kelâm etmeden duramadım.
Yazdıklarımı beğenmeyebilirsin.
O takdirde câhiliğime ver.
Beş yıl öncesine kadar, samimi bir müslüman zannederdim kendimi.
Sonra İncil'in ilk dört bölümünü okuyup, oradan tanıdığımı düşündüğüm MESİH'e iman ettim.
Fakat geride kalan 23 bölümü "kutsal metin" kabul etmediğim için, şimdiki Hristiyanlar beni MESİH imanlısı olarak görmez.
Ben de bunu "dert" etmem.
İmanımı onaylatmak için yerel otoriteyte ihtiyaç duymam çünki.
Rabbim MESİH bilsin, kabul buyursun kâfi.
Bu konuda hüsn-ü zan sâhibiyim.
Çünki O;
"Bize karşı olmayan, bizden yanadır." (Markos: 9/40)
buyurdu.
Gelelim sualinize.
Hepimiz insan olmamız hasebiyle hatâ yaparız.
Yaşadığımız müddetçe de hatâ yapmaya devam edeceğiz.
İnsanlar, yaptıkları şeyin hatâ olduğunu görüp pişman oluyorsa, aynı ya da benzeri hatâları tekrarlamama adına çaba sarfediyorsa, böyle insanlara karşı intikam duygusu belki âdalet bakımından yanlış olmayabilir. Fakat; insanlar arasındaki merhamet/yardımlaşma/dayanışma gibi duyguları da köreltir.
Ben şahsen hatâlar için initkam peşinde koşma taraftârı ol(a)mam.
Ama bir de Şaytanlık var!...
Sâdece kendi menfaatlerini kollamayı, acımasızlığı, çıkarları için hiç tereddüt etmeden yalan söylemeyi, amacına ulaşma noktasında her türlü dalavereyi gerçekleştirmeyi "meşrû" gören, bu tavırları hayat felsefesi hâline getiren, Şeytandan daha çok şeytan olmuş "insan"(!)lar var.
Bunlardan intikam almak her hâlükârda farzdır.
Bunlara acımak, affetmek, kötünün ve kötülüğün her türlüsüne prim vermek anlamına gelir.