Insanligin iki tarihi var; biri yazili dilin evrilmesiyle olusturulmus kisa tarih digeri oral kabilelerin olusturdugu bilinmeyen uzun tarih. Bazi aboriginal kulturlerin "The Great Forgetting" dedigi tarih. Nasil olduda dil elimizden cikip, yaziya ve edebiyata evrildi ve bize bir jenerasyonun bilgisini biriktirip diger jenerasyona aktarma kabileyeti verdi? Bu tarihin buyuk gizemlerinden biri. Dilin evrimi yani. Su an internetle bilgi transferinin sinirlarini zorlamaya devam ediyoruz. Ve iletisimin burada duracagina dair bir kanit yok. Bugun cogu linguist dilin 50.000-60.000 yillik bir alet oldugunu savunuyor. Bu elektrikli dis fircasi kadar yeni bir teknoloji ve akademinin ortaya attigi tarih bu.
Yazili dilden once zaman cok daha yavas akiyordu. Magara ressamlari resimlerini kesintisiz cizmeye on binlerce yil devam ettiler. Boyle bir zaman dilimi kisa tarih icin dusunulemez bile.
Simdi bildigimiz sey ise atalarimiz 50.000 - 70.000 yil once buyuk bir bela icindeydi. Sahra'nin alt kisimlarinin collesmesi Afrika'nin guney-bati bolgesindeki ormanlari yok etti. Human Genom Project'in destekledigi diger bir veri bu vakitte insanlik yok olusuyla yuz yuzeydi.
Ama sayisi bir kac bin olarak tahmin edilen bir grup Homo Sapien, Bati Anadolu'ya goc etti. Cogu arkeologun buldugu delillere gore bu grubun sofistike aletleri, genis sosyal aglari, ilk sanat eserleri ve vucut takilari vardi. Afrikadan yayilan diger birkac gocle beraber bu Homo Sapien'in net bir sekilde diger hominidlerden radikal ayrilisini ve tamamen modern davranislar sergiledigi bir donemdi. Dil ve din bu vakitte hizli bir sekilde evrilmeye basladi ve dil baska hicbir turun yapmadigi bir iletisim sekline donustu. Emin adimlarla butun gezegenin dominant memeli turu olma maceramiz boyle basladi. Etrafta Saber-toothed Cat, Smilodon varken kim parasini maymuna basardi bilmiyorum.
Gunumuzde yuzyillarca yillik antropolojik calismanin isiginda bildigimiz sey bu antik avci-toplayici toplumlarin ana spirutuel inanislari; farkli bilinc seviyelerine cikip Spirit World'de hareket etme uzerine kurulu samanizm oldugunu goruyoruz. Saman kelimesinin Sibirya Turk dillerindeki anlami "bilen kisi" (one who knows). Samanizm bu antik devirde tum dunyaya yayilmistir; Afrika, Asya, Kuzey ve Guney Amerika'da psychotropic bitkilerinin kullanimina dayali samanizm hala mevcuttur. Diger samanist teknikler bu tip bitkilerin az bulundugu bolgelerde varligini surdurmustur. (Davul, dans, diyet, chanting etc.)
Mycolog Gordon Wasson ve Terence McKenna ilk Tanri ve dil kavrayisinin kivilcimini psilocybin("buyu") mantarlarinin yanlislikla tuketilmesinin yaktigini one suruyor. Bu kabilelerin vahsi ineklerin pesinde gocebe yasayip tezeklerinde buyuyen mantarlari rituelistik seromonilerle tukettiklerini one suruyorlar. Inek/Insan/Mantar arasindaki bu simbiyotik iliskinin ilk dinin kokeni oldugunu dusunuyorlar. Ilk sehirlde tapinilan bu tanrinin bir cesit Inek Tanrisi oldugunu one suruyorlar. Buna kanit en eski sehir olan Mezopotamya cevresinde tapinilan Sacred Bull'u gosterebiliriz. Mantar'a ait en eski magara resmi Cezayir'de 7.000 yil once cizildi. (Tassili Cave Paintings)
Amazon ormanlarinda bu gelenekten kopmamis avci-toplayici kabileleri hala bulmak mumkun. Ve gitgide psychotropik botanik bilgilerini gelistiriyorlar. Oral yoldan aktif DMT caylari(efsanevi ayahuasca) ve Sili'de cesitli konsantre DMT cesitleri kullanimi en asagi 2.0000 yildir mevcut.
Stonehenge'den 6.000 yil daha eski olan Gobekli Tepe 1996'da kesfedildi ve kesfinden bu yana tarihin yeniden revize edilmesi acisindan buyuk tartismalar cikardi. Avci-toplayici toplumlar tarafindan olusturulduklarina dair deliller cok guclu. Ilk sehir zaten bahsettigimiz gibi. Gobekli Tepe guya Neolitik Devrim olarak onumuze konulan tekerlekten, comlekcilikten, metalurjiden, yazidan, hayvanlarin evcillestirilmesinden ve hatta ilk tarimdan cok daha eski. Catalhoyuk yapilari ve oymalari nomadik insanlarin tas devri aletlerini ne kadar iyi kullanabileceklerinin ve en onemlisi tanrilari icin bir sehir kuracak kadar dini/felsefi sofistikasyona sahip olduklarinin kanitidir. Catalhoyuk tanrilar icin kurulmus bir sehirdir. Klaus Schmidt'in dedigi gibi "First came the temple, then the city." (Once tapinak geldi, sonra sehir.)
Takip eden milenyumlarda insanligin dogadan ayrilarak kurdugu sehirlerde entheogen kullanimi devam etti. En buyuk, belirgin, 4 ana bolge soyle:
Meksika: Meso-Amerikan kulturlerinin icinde cok sayida entheogen kullanan kult varligini surdurmustur. Bir cok bitki kutsal olarak nitelendirildi ve Toltec, Maya, Aztek tapinaklarinda psilocybin mantarlarina, tohumlari LSD benzeri kimyasallar iceren ololiuqui'ye(sabah sefasi), 5-MeO-DMT iceren kurbagalara ve Radyokarbon tarihlemenin kanitladigi uzere peyote kaktusunun kullanimi 5700 yil onceye gitmektedir.
Peru: Cordillera Blance daglarinin en ust kisminda mukemmel sekilde korunmus, gelismis tunel, havalandirma ve su tasima sistemlerine sahip, meskalin iceren kaktus kullanimin cok net etkilerini gordugumuz Chavin de Huantar tapinagi 3300 yilliktir. Chavin de Huantar en eski San Pedro Kaktus oymasinin bulundugu sehir. Ve tasarimi incelendiginde entheogenik tecrubeyi katalize etmek icin ozellikle insa edildigini goruyoruz. San Pedro buyuk gruplar halinde hem tapinagin icinde hem de etrafinda dogal olarak bulunmaktadir. Chavin toplulugu etrafindaki diger uygarliklari samanistik buyuyle savasmadan fethetti. Chavin Samanlarinin ustunlugune ikna olan diger gruplar bu uygarliga katiliyordu. Chavin uygarligi tas oyma isinde cok gelismisti. Chavin tas oyma teknikleri Moche, Inca ve diger Andean toplumlarinin tapinaklarinda gorulur. San Pedro Kaktusunun samanistik amacla kullanimi Peru'da son 3.000 yildir kesintisiz devam etmektedir.
Indus Vadisi: Indo-Iranian ve Kuzey'den gelen Aryan akinlarinin karisimi Vedanta'yi yaratti. Vedanta, Hinduismin 6 felsefe okulundan(dashan) en onemlisidir ve kokenidir. Aryan fetihciler yanlarinda Rig-Veda denilen bir kitap getirdiler. Rig-Veda 1,028 tane ilahiden olusan 4.000 yillik en eski dini kitaptir. Rig-Veda gezegendeki en eski yazili metin. Bu ilahilerden 120 tanesi Soma adindaki bitki/tanri icindir. Somanin rituelistik kullanimi Verdik geleneginin ana parcasidir.
|
We have drunk Soma and become immortal; we have attained the light, the Gods discovered
Rigveda (8.48.3)
|
Bunun gibi misralar Soma'nin bir entheogen oldugunu acik bir sekilde gosteriyor. Ama su an elimizde nasil bir bitki olduguna dair kesin bir kanit yok. Ortaya iddialar atildi tabiki, esrar diyenler var. Su an Hindistan'da Hindu'larin ozellikle cok esrar tukettiklerini gorursunuz. Bati'ya boyle lanse edilmiyor ama yerinde gozlemlerseniz Hindu'larin esrar tuketimi inanilmaz. 400 km kuzeyde Fly Agaric mushroom samanizmi devam etmekte bu donemde, mantar diyenler var (Wasson, Hofmann). Psilocybin mantari olabilir diyenler var (McKenna). Bir kac entheogenin karisimi olabilecegini dusunuyorum ben. White Lotus'da psychoactive kimyasal icermekte. Soma herneydiyse en onemli Platonistlerden Alfred North Whitehead'in deyimiyle 'insan zihninin kavrayabilecegi en etkileyici metafizigi' yaratmalarina buyuk katkida bulunmustur. Kesinlikle inkar edilemez. Dini bilginlerden Huston Smith'in Vedalar icin yorumu: 'Vedalar kokenini herseyden cok Soma'dan alir'.