Hoşgeldin arkadaş. Burada yeni edindiğin görüşlerin pekişecek ve ak ile karayı giderek tüm çıplaklığı ile görebilir hale geleceksin.
"İnanç" denilen mekanizmanın insanların beyinlerini nasıl yıkadığını; bilgiye, veriye değil tamamen kabullere, varsayımlara dayandığını ve dolayısıyla mevcut dinlerin veri, bilgi, akıl ve mantık karşısında nasıl tökezlediğine dair sayısız tartışmada sayısız örnekler okuyabileceksin.
İmzamda da belirttiğim gibi herşeyi kozmik bir sihirbaz ile açıklamaya çalıştığında, nedensellik ve mantığa ihtiyacın kalmaz.
Mevcut inanç sistemlerine yeterince sayıda "neden" sorusu yönelttiğinde karşı tarafı şu davranışlardan birine zorlarsın:
a. "Vardır bir hikmeti, aklımız ermez" anlayışı
b. Allah adına düşünüp belli bir ayeti ile insanlıktan ne istemiş olabileceğini tahmin etme, yaratıcılığını ortaya dökme teşebbüsleri
c. "Bugüne kadar 1400 yıldır kitabı biz yanlış yorumlamışız, aslında kastedilen o değil buymuş" düzeltmeleri
d. Ortaya koyduğun aleyhte her türlü bilgi, kaynak ve verinin aslında yalan olduğu, kafirlerin birer uydurması olduğu suçlamaları
e. Evrenin bir yaratıcısının olması gerektiği düşüncesinden hareketle o yaratıcının varlığının ispatlandığında otomatikman adının Allah ve gönderdiği kitabın da Kuran olduğunun ispatlanmış olacağına dair peşin hükümlülük yaklaşımı
Benim aklıma gelen örnekler bunlar. Ve bu sitede pek çok tartışmada bu örneklerden herhangi birini ya da birkaçını gözlemleyeceksindir.
Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
|