evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı
Boylece magara ve kafatasi uzerine derhal calisma baslatildi.
Bu calisma sirasinda "Petralona adami" nin 700000 yillik oldugu ve Avrupadaki en eski bulunan insan kafatasi oldugu saptandi.
Doktorun arastirmasi "Petralona adami" nin Avrupa'da kendi basina evrildigini ve Afrika'dan gelenler ile bir bagi olmadigi ortaya kondu.
1964'de bagimsiz Alman arastirmacilari, bu kafatasinin 50000 yillik oldugunu ve Afrika'dan gelenlerden oldugunu one surdu.
1971'de Amerika'daki bir magazinde ise kafatasinin 700000 yillik oldugu ve Afrika'dan gelenlerden olmadigi haberi yayinlandi.
Daha sonar magarada yapilan arastirmalarda, 800000 yillik kendi basina disler ve iki insanoglu oncesi iskelet digger fosiller ve cesitli turler bulundu.
Bugun cogu akademisyen, magarada bulunan kafatasinin Homo Erektus'lara ait oldugunu klasik neanderthaller ve gunumuz modern insanoglunun anatomisini icerdigini ve de guclu Avrupa ozelligini gosteren karakterler buldu.
Bu bulunan 700000 yillik kafatasinin, Afrika'dan cikis teorisi ile celistigi soylendi. Arastirmalar sonar da devam etti.
|
Anlaşılan bayağı şaibeli bir durum, 700.000 nire 50.000 yıl nire.
Yunanistan hükumeti bu olayı niye bu kadar zora koşmuş o da tuhaf gerçekten.
Her neyse ben bu konulara zaten farklı bakıyorum, ama ilk insanın Afrikadan yayılma fikrinide oldum olası ısınamadım.
Neticede ortada dayatma bir fikir var.
İlk insan buradan doğdu ve çoğaldı ve kıyı boyunca yürüyerek diğer kıtalarada ulaştı.
Tabi bu büyük göç öyle birden bire değil bilerce yıllık bir zamana yayıldı vs.
Bir kaç gün önce Kozmos belgeselinde gene, kara ulaşımı olmayan kıtalaraysa buzul çağının denizleri bile donduran etkisiyle ulaştığını animasyon biçimde anlattılar.
Yani buzdan köprüler oluştu, bu kıtalara bölgelere insanlık böyle geldi dediler.
Tabi herkesin fikri kendine olacaktır ama bu ilk insanların uzantıları halen aynı yerlerinde, çok fazla bir değişime de uğramadan yaşıyorlar.
Yaşamayanlarda ya bu bölgelerden ya ZORLA uzaklaştırıldılar, (Aborjinler, Kızılderiler) ya da ZORLA gene değişime uğratıldılar.
Adamların köylerinde Klise var! okul var! vs.
Göç olayına tekrar gelince bir kere bu insanlar, bulundukları yere duygusal ve ruhsal olarak bağlı oluyorlar, bir derenin, nehrin, ağacın, taşın, vs. nin onlar için anlamları büyük.
Diğer yandan ATALAR kültürüne de sahipler ki ha deyince o bölgeleri, terk etmeleri kolay olmasa gerek.
Belki bölgesel göçler yapıyor olabilirler, bunu zaten hayvanlarda yapıyor ama belli bir rotada ve amaç dahilinde yapıyorlar ki gene aynı yerlerine geri geliyorlar.
Bence her kıtanın, her bölgenin insanı AYRI, AYNI değil.
Bu zaten yapılarından da belli oluyor diyebilirim, aynı değiller.
Ama ilginç şekilde ortak noktaları da çok, tabi öncelikle insanlar ama mesela zehirli oklar kullanıyorlar ki neredeyse hepsinde de var bu, nereden öğrendiniz bunu?
Ruhlar olayı hakeza öyle, Atalar olayı zaten var, DOĞA olayını söylemeye gerek bile yok, ortak noktaları da çok vesselâm.
Örn. Hopiler 250.000 yıl önce başka bir gezegenden geldiklerini söylemişler.
Bilim bunu araştırmadan, onlar Afrika'dan geldi demek, bunu anmasyonlarla süslemek, ne kadar doğru bir yaklaşım olabilir?
Sanırım bu KADİM insanların daha çok araştırılması, sözlerine kulak verilmesi gerekiyor.
Her kıta insanının ayrı olması, bu günkü evrim anlayışını çökerttiği gibi, din anlayışınada çökertecektir.
Ama diğer yandan da bu sistemler kendilerini güncelleyebiliyorlar da, buna göre teorilerini yeniden upgrade edebilirler, bu ilkte olmayacaktır.
Öyle veya böyle bu
KADİM insanların sözlerine kulak verilmesi gerekiyor, onlara rağmen üretilen teorilerin, kutsalların dayanağı olmayacaktır.
Sevgiler