Eşeyli üreme gerçekleşen canlılarda seçimi yapan eşe göre bir eşeyin herhangi bir vasfı çekici olacak şekilde evrimleşmiş, diger cins de, o vasfı çekici bulacak sekilde evrimleşmiştir. Bu vasıf kimi canlılarda şarkı, kimilerinde dans vb. olmuşken biz insanlarda vücut güzelliği şeklinde gelişmiştir. Bu yüzden kadın vücudunun erkek onu kutsal, melek vs görücek kadar güzel evrimleştiği görüşündeyim. Evrimin nihai amacı çoğalmamız, kimi kuş için dans ne kadar seksi geliyorsa bizim icinde kadın vücudu o kadar seksi geliyor. ama bizim icin kuşların o saçma dansı seksi gelmiyor. demekki bu vasıflar subjektif.demekki kadın vücudu(ya da erkek vücudu) o kadar da güzel birşey değil. Sadece bize öyle geliyor.bence bu da evrimin bize en büyük oyunu. Değerli dostlar karşı cinsle ilgili hicbir konuda kendinizi üzmeyin, zayıf görmeyin. Sevgiliniz var mı sorusuna malesef diye cevap vermeyin. kendinizi oyuna fazla kaptırmayın, hayatta oyunlardan daha degerli şeyler de var...
ha bilinçli bir tanrı hokus pokusla tüm canlıları yaratmış ve şekillendirmiş? ha ortada ne idüğü belli olmayan aklı fikri olmayan "evrim" diye bir olgunun tüm canlıları ortaya çıkarması, şekillendirmesi!!!???
yukardaki video da dawkins bir zürafaya otopsi yapıyor.. beyinden çıkan bir sinir zürafanın taa boynunun enm altına kadar iniyor ve tekrar U dönüşü yaparak nerdeyse başladığı yere geri dönüyor ve hayvanın ses,nefes ve yutkunma görevlerini kontrol ediyormuş
dawkins bu sinirin bu kadar yolculuk yapmasını evrimsel hataya bağlıyor ne gerek vardı diyor bu kadar yol almasına. kontrol ettiği yerler zaten beyninin hemen altında üç beş santimlik uzaklıkta niçin hayvanın taa boynun alt kısmına kadar gidip geri dönüyor diye soruyor.. akıllı tasam olsa bu yolu kat etmezdi diyor..
benim biyoloji bilgim fazla değil lise seviyesi işte..
bu kadarcık akılla bende şöyle soruyorum.. bu sinir okadar aşağı indikten sonra yukarı çıkmayı nasıl akıl etti? bu sinir aşağı inerken hayvan ses,yutkunma ve nefes alma görevlerini nasıl yerine getiriyordu?
öncelikle benim başlıkta evrimin oyunu lafzını kullanmam yazıda mecaz anlamda evrimden bahsedeceğimi belirten bir ipucuydu. yani gerçekte evrim ne oyunlar düzenler ne de ona bir amaç yüklememiz doğru olur. sanırım o sinir de zürafalar boyunları o kadar uzun degilken daha doğrusaldı evrimle uzayınca o da U şekline geldi. dawkins de bunu sorgulamış olabilir, tanrı onu bu şekilde yaratsaydı neden U şeklinde oluşsun, olması gerektigi gibi olurdu anlamında, videoyu izleyemedim sınırlı internetten dolayı ancak benim yorumum bu. yine de bu konular da okuyucu olduğum icin cok fazla metodik tartışmalara giremem. Ben bu baslığı küçük bir tespitimi konuyla ilgili arkadaşlarla paylaşmak için açmıştım. evrim teorisi hakkinda diger başlıklar da sorularınızı sorabilir ya da tespitlerinizle ilgili başka başlıklar açabilirsiniz.
ha bilinçli bir tanrı hokus pokusla tüm canlıları yaratmış ve şekillendirmiş? ha ortada ne idüğü belli olmayan aklı fikri olmayan "evrim" diye bir olgunun tüm canlıları ortaya çıkarması, şekillendirmesi!!!???
yukardaki video da dawkins bir zürafaya otopsi yapıyor.. beyinden çıkan bir sinir zürafanın taa boynunun enm altına kadar iniyor ve tekrar U dönüşü yaparak nerdeyse başladığı yere geri dönüyor ve hayvanın ses,nefes ve yutkunma görevlerini kontrol ediyormuş
dawkins bu sinirin bu kadar yolculuk yapmasını evrimsel hataya bağlıyor ne gerek vardı diyor bu kadar yol almasına. kontrol ettiği yerler zaten beyninin hemen altında üç beş santimlik uzaklıkta niçin hayvanın taa boynun alt kısmına kadar gidip geri dönüyor diye soruyor.. akıllı tasam olsa bu yolu kat etmezdi diyor..
benim biyoloji bilgim fazla değil lise seviyesi işte..
bu kadarcık akılla bende şöyle soruyorum.. bu sinir okadar aşağı indikten sonra yukarı çıkmayı nasıl akıl etti? bu sinir aşağı inerken hayvan ses,yutkunma ve nefes alma görevlerini nasıl yerine getiriyordu?
Eh, benimki de o kadar işte.
Şimdi lise seviyesindeki bilgimle soruyorum: Acaba zürafadaki bu sinir sistemi Lamarck'ın işaret ettiği evrimle ilgili olabilir mi?
Bilindiği gibi, Lamarck'a göre, zürafa ağaçlardaki yaprakları yiyebilmesi için devamlı surette tepelerdeki yapraklara uzanması sonucunda boyu uzamış ve şimdiki halini almıştır.
Bilindiği gibi, Lamarck 'a göre, zürafa ağaçlardaki
yaprakları yiyebilmesi için devamlı surette
tepelerdeki yapraklara uzanması sonucunda boyu
uzamış ve şimdiki halini almıştır.
agaclarin tepelerindeki yapraklari yiyebilmek icin boylari uzamis! yerdekilerin neyi varmis? o boyla adamakili su bile icemiyorlar. dogumlari bile felaket kac metre yukseklikten yere dusuyorlar. ben olsam o sekilde evrilmek istemezdim.
Evrim cidden büyük oynuyor ama bilim bahsettiğin oyunu bozmuş durumda.diğer oyun ise sonsuza kadar sürecek belki. hatta hipotezimi biraz daha geliştirirsem iyi, kötü, doğru, yanlış diye adlandırdığımız herşey evrimin büyük resimdeki oyunu. peki evrende gerçek iyiye, gerçek güzele nasıl ulaşırız? Ya da ulaşan var mı? belki tanrı uyuşturucuları bunun için koymuştur evrene insanların gercek hazza ulaşmaları için. belki de herşey nötrdür hiçbir duygunun gerçeklikte karşılığı bulunmaz.
İnsanlar yaşamlarında niçin Tanrıya ihtiyaç duysun. İnsan yaşamını ilgilendiren doyum (beslenme) giyim (korunma) ve barınaklar nasıl yapılmaktadır bunlar gözle görülüyor
İnsanların ne şekilde ürediği de bilinmektedir bilinmeyen nedir. İnsanlar arası koordinasyon bir sistem tarafından organize edildiği de anlaşılmaz değildir.
Bu durumda bir tanrı arayışı niçindir .
Suç işlediğinde bir ceza sistemimi vardır planlı çalışıp uyanık olduğunda bir mükafaatta bellidir tanrı bu işlerin neresinde var.
İnsan dışındaki varlıkların yaşamı üremesi çoğalması azalmasındaki sebepler bellidir. Peki tanrı bu işleyişin neresinde vardır. Bazı canlıların neslinin tükenmesi bazılarının değişime uğraması cağrafi şartların iklim değişiliklerinin neden olduğu bilinmektedir.
Yaradılış diye bir teorinin ortaya atılışı insanların cehalet dönemlerinin ürünüdür birde toplumları nasıl yönetecekleri kaygısına düşen yöneticilik iddiasında bulunan kendilerini toplumun üstünde tutan iç güzarların menfaatleri gereğidir.
Evrimde bir teoridir henüz bütün işlerliği kanıtlanmış değildir ama akla en yakın olan teoridir.
Aslında günlük hayatta insanlık hiç biri ile ilgilenmiyor. Ama toplumu yönetenler, yönetenlere itiraz edenler en çok ilgi alanı bu iki teoridir.
Bu konuda bilim bazı güçler tarafından engellendiği bazı iddia (eleştirel) sahiplerinin katledildiği yaşadığımız tarihte görülmüştür.
Bizim günlük hayatta soracağımız sorular niçin neden lerle olmalıdır .Yaşadığımız bize bu tür yaşamı laik görenler bizi bir şeylere inandırmak için bu kadar çaba para (bütçe yükü) harcamalarının sebeplerini öğrenmek sormak ve ikna edici cevaplar almak gibi hakkımızın olduğunu bilmemiz bence yeterlidir.