
14-02-2005, 00:35
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Feb 2005
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 35
|
|
Evrimi kabul etmek neden bu kadar zor?
Merhaba;
Evrimsel sürecin birçok insan tarafından kabul edilmeyişinin belli başlı bazı nedenleri üzerine fikirlerimi yazmak istiyorum. Bana göre belli başlı üç nedenden dolayı evrimsel süreç kabul edilmemektedir.
1) Evrimin kabul edilmemesinin nedenlerinden biri ahlakla ilgilidir. Eğer insanlar evrimsel süreç sonucunda meydana geldiyse ahlaki failler olarak davranmamız nasıl mümkün olabilir? Şöyle söyleyeyim; eğer insanı Allah yarattıysa uymamız gereken ahlaki kuralları da o yaratmıştır ve o kurallara uymak zorunluluğu vardır. Hayatımızın amacı ibadet edip Allah''a şükretmektir. Dinler insanlara hazır bir dünya görüşü sunduğu için ve uyulması gereken ahlak kurallarını koyduğu için kabul edilmesi kolaydır. Ancak eğer evrimsel süreci kabul ederseniz ahlakın kaynağını da doğada aramanız gerekecektir ve hayatın verili bir anlamı yoktur. Bu durumda hayatın anlamı insanın kendisine düşmektedir ve birçok insan için bu durum zorluklar yaratır. Düşünün ki biyolojik açıdan insanların (diğer hayvanlarda olduğu gibi) ana amacı neslinin devamını sağlamaktır. Ama belli bir zeka düzeyine erişmiş insanoğlu için üremek tek amaç olabilir mi? İnsanlığın başka amaçları da olmalıdır ve bu amaçları yaratmak ve anlamlı kılmak gerçekten çok zordur. Ama dinler anlamlı bir hayat felsefesi oluşturabilmişlerdir. Ne var ki şimdinin dünyasında bu dinlerin dayanakları çürük kalıyor. Zira öte dünya inanışı tanrının insanı yaratmasına bağlı olarak anlam kazanır. İnsanların hayatlarının amacı öte dünyaya bir hazırlık olmalıdır, zira insanı tanrı yaratmıştır ve onun koyduğu kurallara uyulduğu sürece hayatın bir anlamı olacaktır. Ne yazık ki evrimsel süreci kabul etmiş olmak demek dinlerin ortaya koyduğu hayat görüşünün sarsılmasına neden oluyor. Bireyi hayatının anlamını bulması için yalnız başına bırakıyor. Belki de bu yüzden evrimsel süreci kabullenmek güç.
2) İkinci olarak evrimin gözlenememesi durumunu gösterebilirim. Nitekim evrim kuramı çok uzun bir süreci açıklamaya çalışan bir kuramdır ve gözlemlerle bir türleşmeyi gözler önüne sermek zordur. Ancak ömürleri çok kısa olan ve dolayısıyla kısa zamanda birçok kuşak oluşturan canlılarda evrimsel sürecin gösterilebilmesi yine de mümkündür. Ama insanın evrimi konusunda ancak dolaylı kanıtlara başvurabiliriz, zira ''deneysel'' bir çalışma yapabilmek için yeterince uzun bir zamanımız yok. Aynı sorun aslında evren kuramları için de geçerlidir. Evrenin oluşumu konusunda da milyarca yıllık bir süreç sözkonusudur. Ancak yine hiç kimse ''büyük patlamayı'' görmediği halde ona inanır. Zira tanrının yaratımı konusunu ima etmektedir. Ama işte aynı kişiler evrimleşen, türleşen bir canlı görmediği için evrime inanmaz. Yoksa dediğim gibi büyük patlamayı gören falan yoktur. Kısacası evrimsel süreci açıklamaya çalışan kuramların ilgilendikleri konu gereği verilerini açıkça gözler önüne sermesi güçtür ve bu yüzden insanların evrimsel süreci kabullenmesi bilimsel verilere rağmen zordur (Bu arada bazılarının evrimsel süreci açıklayan kuramların sahte bilim örneği oluşturduklarını iddia eden düşünceleri vardır. İnsan buna hayret ediyor. Evrim teorisi ''bilimsel yöntem'' kullanılarak oluşturulmuş bir teoridir ve evrim kuramında da sınanabilir ve gözlemlenebilir hipotezler mevcuttur. Nitekim böyle hipotezler oluşturulmuş ve çürütülmüş veya doğrulanmıştır. Dolayısıyla çürütülebilen ve kanıtlanabilen bir teoridir evrim teorisi. Unutmadan söyleyeyim bazıları evrim teorisini sadece Darwin''in fikirlerinden oluştuğunu sanıyor. Yanıldıklarını belirtmeme herhalde gerek yok).
3) Son olarak evrimsel sürecin kabul edilmeyişinin nedenleri olarak insanların kutsal kitapta anlatılan hikayelere şartlanmasını öne sürebiliriz. Birçok insan evrim sürecini anlamak için once kitabı okuyup zahmetli süreçlerden geçmek istemezler. Bunun yerine daha kolay olan yolu, daha az ''bilişsel çaba'' gerektiren yolu seçerler. İnsanların tanrı tarafından yaratılmasını kabul etmek evrim sürecinden geçerek oluştuklarını kabul etmekten daha kolaydır.
Sonuncu düşüncem daha çok akademik eğitim almamış kişiler için geçerlidir. Ama ne yazık ki akademik eğitim almış birçok insan da hala evrimsel süreci açıklamaya çalışan kitapları okumak konusunda isteksizler. İkinci düşüncem ise insanların bilimsel yöntemi tam olarak kavrayamamış olmasından kaynaklanan bakış açılarıyla ilgilidir. İstiyorlar ki evrim kuramı da tıpkı bir ceninin oluşumunu gösterir gibi bize inandırıcı deliller sunsun. Oysa ki ceninin oluşumunu izlemek için yeterince zamnınız ve teknik imkanınız vardır. Ama evrim için bu çok zor. İlk düşüncemde ise daha çok, evrimin nasıl dünya görüşümüzü kökten etkileyebileceğine ve bunun da birçok insanın zorlanacağı bir durum olduğuna değindim.
Bana göre belli başlı nedenler bunlar. Yoksa bilimsel verilerin bir çoğu evrimi desteklemektedir ve her geçen gün evrimsel sürece olan bakış açıları değişmektedir. Evet, bir evrim oldu ve oluyor ama nasıl? İşte bütün mesele bu. Yoksa yaratılışçılık niye güç kazansın ki? Ama saydığım nedenlerden ötürü yaratılışçılık destek bulmakta zorlanmıyor. Yani yaratılışçılar çok daha etkili bir kuram mı oluşturmuşlar?
Saygılar
|

14-02-2005, 11:11
|
|
|
Sevgili Unver,
Sen evrim gercegini kabul etsinler diye bir kaygi mi duyuyorsun?
Eger boyle bir kaygi duyuyorsan hem cok yanlis dusunuyorsun hem de bosuna uzuluyorsun demektir.Bilimin dindarlara bilimsel yasalari,kuramlari kabul ettirmek diye bir tasasi yok.Bizim gorevimiz,ilkel yaradilis soylencelerinin tarihe coktan gomuldugunu,artik her seyin bilim isiginda yanitlandigini bilmeyenlere animsatmak.O kadar.Bu konuda da sandigindan cok daha basarili oldugumuzu soyleyelebilirim.Buradaki bir kac tane misyonere bakip karamsarliga kapilma.Dinsel soylenceler onlarin oksijenidir,bunu asla yadsiyamazlar.Bu sonlari,kendi kendilerini inkarlari olur.Boyle safiyane bir beklentimiz yok.Bilim tum agirbasliligi ve ciddiyeti ile calismalarini gece gunduz demeden surduruyor bunlari kaale bile almadan,muhatap bile gormeden.Ben bu acidan sevgili Hacinin cabalarini cok onemsiyorum.O bilim adamlarinin boyle seylerle ugrasamiyacak kadar mesgul olduklarini bildiginden bu gorevi gonullu yapiyor,ustelik kendisini yipratmak pahasina.
Aslinda evrim gercegini dinciler de biliyorlar,hic bilmez olurlar mi?Netteki sinirsiz olanaklar onlarin da parmaklarinin altinda,binlerce bilim ortamina girip boylarinin olcusunu aliyorlar almasina da, bu cukurdan cikmak kolay is degil.Onlar istese de istemese de ellerimizi uzatmaya devam edecegiz.
Rehavete kapilmamak gerek.
|

19-02-2005, 14:54
|
|
|
Evrim neden kabul görmüyor gibi( yada öyle gözüküyor).Bunun bence üc sebebi var.
1.Yasamlarini normal sürdüren insanlarin hele hele din ile daha cok vakit geciren insanlarin Kimya.Fizik ve Biyoloji bilgilerinin yeterli olmayisi.
2.Evrimlesme sürecinde verilen rakamlarin beynimizce algilanamamasi.
3.Hayvan oldugumuzu kabul edememek.
SAYGILAR
|

19-02-2005, 15:58
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Dec 2004
Mesajlar: 156
|
|
O son şıkka katılıyorum..Genellikle beyinleri şartlanmış ,evrim konusunda kitap takip etmeyen insanlar daha evrimci oluyorlar..Dolayısıyla bilimsel alt yapıları olmadığı için bazı konuları bu insanlar anlatırken iletişim kopukluğu yaşıyoruz.Geniş bilgi sahibi, bu biligsini kullana bilen aktüel insanlarda evrim takıntısı pek görülmemekte..
kün fe yekün!!!
|

25-07-2017, 07:05
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.879
|
|
İslamda künfeyekün doktrini müslümanların anlamasalar bile evrim reddetmelerinin nedenidir. Bunun yanında ortadoğu insanlarındaki kültürde evrimsel düşünebilme yeteneği yer almıyor.
✔ Suudi Arabistan istişare organı Şura Konseyi, araplar için devrim niteliğinde bir karar aldı. Kararda, 15 yaş altındaki kızların evlenmelerinin yasaklanması ve 15-18 yaş arasındaki kızların evliliklerinin ise sıkı şartlara bağlanması gereğinin altı çiziliyor. Getirilmesi istenen koşullar arasında kız ve annesinin onayı, tıp raporu ve damadın yaşının evleneceği kızın yaşının iki katını geçmemesi gibi koşullar yer veriliyor.
✔ NASA, Uzayda Elektron Islıklarını Dinliyor.
Ortadoğu kültürü batı kültüründen kopuk yaşasaydı tam anlamıyla, halen elektriksiz uygarlıkta yaşayacaktık.
islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
|

25-07-2017, 07:52
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 30 Jun 2017
Mesajlar: 68
|
|
Birinci sebebi künfeyekün ikinci sebebi ise evrim düşüncesinin daha çok ateist islam karşıtı kişilerce savunulduğunu düşünmeleri sırf ateizme yakın olan insanlarca daha çok savunulduğu için evrim düşüncesine karşı çıkabilmeltedirler.Yoksa evrimin artık kesin olarak kanıtlandığının farkındalar ama tıpkı hristiyanların fosiller için tanrı bizi sınamak için onları oraya koydu demeleri gibi evrimi görmezden gelerek kulak tıkayarak geçiştiriyorlar.
|

25-07-2017, 11:11
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 2.836
|
|
Tanrı'nın, merhametin, adâletin, dürüstlüğün, sorumlusu olunan işlerden hesap vermenin, mutlak adâlet ve huzûrun sağlanacağı bir "öte dünya"nın olmadığını kabul ederek yaşamak, herkes için pek kolay olmasa gerek.Zâten Tanrı yoksa kendi ürettiğimiz değer yargılarının da anlamı yoktur. Misâl; evrenin işleyişinde dürüstlük, adâlet, merhamet, yardımlaşma, empati, fedâkârlık gibi kavramların varlığını göremeyiz. Bütün bunlar Kâdir-i Mutlak bir Tanrı ile anlam kazanıyor. Belli bir süreçte, huzurlu yaşama adına tüm insanlık söz konusu kavramlarda anlaşsa-birleşse bile, gerçek adâleti hiç bir zaman tesis edemeyiz. Biz, ancak algılarımızdaki "adâlet"i uygulayabiliriz. Dünyadaki canlılık sona erdiğinde o anlaşma ve uygulamaların anlam ve hükmü de kalmayacaktır.
Dünya, evrenin merkezi, beyni değil.
Evrendeki her şey Dünya'ya bağlı değil.
Evrim, Tanrı fikrini kökünden siler.
Bâzı hususları yorumlayarak "Tanrı"ya ulaşmak; insanın, eliyle heykel yapıp, sonra da ona Tanrı" diye tapınmasına benzer.
Aradaki fark, sâdece şekildedir.
|

25-07-2017, 17:17
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı
Dünya, evrenin merkezi, beyni değil.
Evrendeki her şey Dünya'ya bağlı değil. .
|
Yalnız Dünyamız da Evrenden "ayrı" değil ki?
Ayrı olmadığı için, mini bir evren hükmündedir bile diyebiliriz.
Biz dünyanın içinde ki şeyleri tutar evrenden ayrı görürsek, onu tamamen bağımsız edersek, evreni de anlayamayız, dünyayı da anlayamayız.
Tersten düşünelim, dünya evrenin merkezi, beyni diyelim.
Bunu deyince gene dünyayı evrenden ayrı görürsek, bu nasıl merkez olacak, beyin olacak?
Aynı gördük diyelim, mesela uzaya canlı diyebilir miyiz?
Biz dünyaya bile canlı diyemiyoruz ki uzaya bakınca ne diyelim.
Diyeceğim dünya evrenin bir parçası ise bu dünyayı "çok çok" önemli ediyor, Merkez olmadı diye, Beyin olmadı diye, bu onu önemsiz etmez. Bilakis elimizde ki yegâne referans noktamız dünyadır.
Evrenin merkezi neresi olursa olsun, bizim merkezimiz dünyadır, bu gerçek hiç değişmeyecektir.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

25-07-2017, 21:01
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 2.836
|
|
Felâsife´isimli üyeden Alıntı
Yalnız Dünyamız da Evrenden "ayrı" değil ki?
Ayrı olmadığı için, mini bir evren hükmündedir bile diyebiliriz.
Biz dünyanın içinde ki şeyleri tutar evrenden ayrı görürsek, onu tamamen bağımsız edersek, evreni de anlayamayız, dünyayı da anlayamayız.
Tersten düşünelim, dünya evrenin merkezi, beyni diyelim.
Bunu deyince gene dünyayı evrenden ayrı görürsek, bu nasıl merkez olacak, beyin olacak?
Aynı gördük diyelim, mesela uzaya canlı diyebilir miyiz?
Biz dünyaya bile canlı diyemiyoruz ki uzaya bakınca ne diyelim.
Diyeceğim dünya evrenin bir parçası ise bu dünyayı "çok çok" önemli ediyor, Merkez olmadı diye, Beyin olmadı diye, bu onu önemsiz etmez. Bilakis elimizde ki yegâne referans noktamız dünyadır.
Evrenin merkezi neresi olursa olsun, bizim merkezimiz dünyadır, bu gerçek hiç değişmeyecektir.
|
Serdettiğiniz bu "farklı" bakış açıları sanıyorum okuyanların düşünce ufkunun gelişmesine mühim katkılar yapıyor. Gerçi her yazılanın zıddını savunmak gibi ilginç bir "Bakış açınız" olsa da mevzûnun bu tarafına takılıp kalmamak gerek. Benim arz etmeye çabaladığım konu ile bu yazdıklarınızın ilgisini kuramamış olmam o kadar önemili değil tabii. Siz yazdığınıza göre mutlakâ bir hikmeti vardır.
Okuyup da anlayabilenlerden kısa ve özlü tefsirini rica edelim.
|

25-07-2017, 22:02
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı
Serdettiğiniz bu "farklı" bakış açıları sanıyorum okuyanların düşünce ufkunun gelişmesine mühim katkılar yapıyor. Gerçi her yazılanın zıddını savunmak gibi ilginç bir "Bakış açınız" olsa da mevzûnun bu tarafına takılıp kalmamak gerek.
|
Aynen.
Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı
Benim arz etmeye çabaladığım konu ile bu yazdıklarınızın ilgisini kuramamış olmam o kadar önemili değil tabii. Siz yazdığınıza göre mutlakâ bir hikmeti vardır.
|
Tanrı merkezli bir düşünceniz var,
.." Evrim, Tanrı fikrini kökünden siler."..
Buna dair hiç bir şey yazmadım bile, dolayısıyla sizin beni anlamama değilde, kabul edememe gibi bir sorununuz var, bu normaldir. İnsan kabul etmediği bir şeyi anlamaya da çalışmaz. Anladı diyelim kabulde edemez.
Hasılı burada bende bir sorun yok, sorun sizde.
Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı
Okuyup da anlayabilenlerden kısa ve özlü tefsirini rica edelim.
|
Hahaha,
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:52 .
|