Bursa İnegöl İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Mustafa Karaaslan’ın, Ramazan ayının başlaması dolayısıyla sosyal paylaşım sitelerinde üzerinde Atatürk’ün fotoğrafının bulunduğu “SICAK DİYE ORUÇ’U BOZMAYIN BURASI DAHA SICAK. K. ATATÜRK” yazılı bir mesajı takipçileriyle paylaştı.
Bursa İnegöl İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Mustafa Karaaslan’ın Atatürk’ü cehennemdeymiş gibi gösteren bu skandal paylaşımı eğitim camiasını ayağa kaldırdı.
Haber
İnsanların inanç hürriyetlerine saygı duyulması gerektiğini hep savunmuşumdur. Bu haberi okuyunca gerçekten öfkelendim ancak; din ve vicdan hürriyeti noktasındaki düşüncem değişmiş değil. Burada bir dincinin kendisine sağlanan özgürlüğü kötüye kullanması durumu var. Gâzi Paşa'yı sevmeyebilirler. Çünki; kültür devrimleri memleketteki siyasal islâm'ın belini kırmıştır. Gâzi Paşa her ne kadar eleştirilse de, devrimler eski sisteme göre ileri bir adımdır. Günümüzde yeterli olup olmadıkları ayrı bir münâkaşa konusu.
Maalesef bir dönem ben de azılı bir Mustafa Kemâl düşmanıydım. İslâm Hukukunu yürürlükten kaldırdığı için başımızdan belâ ve sıkıntı eksik olmuyor diye düşünmekteydim. Sanki şeriat sihirli bir "değnek" idi ve gelir gelmez her şeyi düzeltecekti. Düşünemiyordum ki; dünyada şeriatle yönetildiği iddia olunan onlarca ülke var ve hepsinin hâli ortada.
İslâm'ın İlah'ı insanların zaaf, beklenti ve korkularında var. Kur'an okuyanlar bilir. Hitap; sürekli zaaf, beklenti ve korkular üzerine genellemeler şeklindedir. "Her yerde" olduğu ileri sürülen bir İlâh'ın kullarıyla iletişim aracı olarak sadece bu üç alanı kullanıyor olması gerçekten mânidar. Düşünebiliyor musunuz; bir babanın çocuğunu sürekli korkutarak, menfaat karşılığında istediği tepkileri vermesini sağlayarak yetiştirdiğini. O evlat büyüdüğünde ya tam bir zâlim olur, ya da ne yapıp ettiğini bilemeyecek kadar kurulmuş-programlanmış bir robot.
Her hâlûkârda iyi bir evlat olamıyacağı muhakkak
Bu site bana eğitim hayatımda öğrenemeyeceğim şeyleri öğretti.
Bunlardan en mühimi; inanç husûsunun her insanın özelinde kalması ve kamusal alana müdâhele etmesine aslâ izin verilmemesi mecbûriyetidir. Çünki; inançlar subjektiftir. Üstelik, her insanın inancı aynı değidir veya aynı olsa bile algı/mezhep farklılıkları vardır. İnanç esasları kamusal düzene yansıdığında, berâberinde barındırdığı çelişkiler de yansımakta. Akabinde yığınla sorun.
Lâklik; insanların barış içinde yaşamaları için en uygun çözüm gibi görünüyor.