Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 23-03-2007, 23:15
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Milliyetçiler ulusalcılara karşı

Nokta dergisi manşet yapmış. Milliyetçiler kendilerini yeni komitacılardan ayırmaya çalışıyorlarmış. Güler misin ağlar mısın bir durum yani. Hani dinci sitelerde hafiften bir farklı düşüneni münafık, kafir görenleri falan görmüştük, şimdi de milliyetçilerle ulusalcılar birbirlerini suçluyorlar. Ama MHP bu işte uyanık davranıyor. Ulusalcıları (kuvvayı milliyeci, komitacı, kızıl elmacı vb.) demokrasi düşmanlığı ve hasta olmakla suçluyor. Enteresan bir tartışma olacak gibi. *

http://www.habernokta.com/detay.php?id=2958
http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/ha...haberno=517531

Aşağıdakiler ise, adı Kürşad hareketi imiş, ulusalcıları bölücü, terörist, marksist-leninist olarak suçluyor.

http://www.kursadhareketi.org/view_news.php?id=172

Tabii bir de yazıları okunabilse, daha güzel olacak.

Akın Birdal'a suikast düzenleyerek gündeme gelen Gülaltay'ın ulusalcı partisi/dergisi de MHP'yi ABD'ci ve Kürtçü olmakla suçluyor. Gerçi suçlamadığı kimse yok ama, konumuz milliyetçilerden milliyetçilere yapılan birdirmeler.

http://www.turksolu.org/106/basyazi106.htm

Bu ülkenin kültüründe mi vardır nedir? Herkes birilerinin düşmanı... *

Not: Milliyetçi/ulusalcı siteleri gezerken aşağıdaki yazıya rastladım. 11 yaşında bir kız çocuğu şu şiiri yazmış. İnanılır gibi değil, politika, hem de en nefret dolu cinsinden olanı, çocuklara kadar indi mi??? Eğer çocukları da kaybedersek bu ülke bitmiştir..

http://www.kuvvaimilliye.net/news_detail.php?id=9963

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 23-03-2007, 23:31
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Milliyetçiler ulusalcılara karşı

Sevgili sargon,

Bu işlerden bir "enteresan"lık çıkmaz, merak etme. MHP'nin ne olduğunu ulusalcısı da milliyetçisi de biliyor, zaten bu tantana da oradan çıkıyor. Sana tavsiyem, türksolu çetesinin sitesine girip oradaki yazıları bir de tarafsız gözle okumandır. Zor olacağını biliyorum ama özellikle Prof. Türkkaya Ataöv'ün ermeni soykırımı ile ilgili yazılarını okumaya çalışmanı öneririm.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23-03-2007, 23:51
TOPRAK06 TOPRAK06 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Mar 2007
Mesajlar: 54
Standart Re: Milliyetçiler ulusalcılara karşı

halimize bak memleketine değer veren iki grup batının oyununa gelerek bir birine düşman edilmiş.batıl kanunları özgürlük mü sandınız hakka bağlanmayan batıla bağlanır.

ATAM MAYMUNDAN GELDİ DİYENLERİN İLİMLERİ ÖZÜMÜZ OLAN SU HAVA VE TOPRAĞI KİRLETMİŞTİR.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 24-03-2007, 01:57
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Milliyetçiler ulusalcılara karşı

Yahu yfln, ben senden bişeyler öğrenecem ama dur bakalım ne. Öncelikle gayretlerin için teşekkür ediyorum. "Türksolu çetesi" demen ilginç geldi. Ben bu tür grupların sitelerine sık sık girip karıştırırım. Gerçi islamcılar konusunda daha bir uzlaşmam oldu. Artık aradığımı hemen buluyorum. Ama yavaş yavaş milliyetçiler konusunda da IE'deki "favorilerim" epey kabarıyor. Dolayısıyla öyle fazla bir zorluk çekmem okumak için. Tarafsız gözle okumak konusuna ise sanırım yazacaklarım belki bir açıklama yapmış olur.

Tavsiyen üzerine Ataöv'ün yazısını da okudum. Açıkçası bu yazıda senin neler bulduğunu pek anlamış değilim. Bence bu yazıda birşeyler bulabilmek için herşeyden önce ortada bir " Ermeni-Helen-Hıristiyan" kumpası olduğuna inanmak lazım. Ondan sonra da BM toplantılarında Ataöv'ün yaşadıklarına buna uygun yorumlar getirmek gerekiyor. Zaten Ataöv de bunu yapmaya çalışıyor. Ama açıkçası benim açımdan bunlar pek önemsiz şeyler. Ben diplomat değilim. Bu tür kongrelere falan da gitmedim. Ama meslek odalarının, sendikaların, çeşitli kitle örgütlerinin kongrelerine çok katıldım. Bu tür yerlerde bir sürü gruplar, kulisler, çatışmalar, hesaplar, ayak oyunları vb. olur. Herkes bir sürü farklı şey savunur, gruplaşır, bazı tartışmalardan dolayı gruplar bozulur, başka gruplar oluşur, bu işler böyle sürer gider. Uluslarası toplantılarda ise sanırım olay biraz daha katmerli bir hal alarak sürüyordur.

Ataöv 1985 yılında katıldığı bir BM altkurulu toplantısını kendi bakış açısından anlatmış. Ben en basit kitle örgütlerinin kongrelerini bile farklı kişilerden dinlediğimde birbirinden nerdeyse 180 derece farklı yorum ve açıklamalar duymuşumdur. Ve bu da son derece doğal birşey. Bu tür toplantıların doğası gereği yani.

Bak mesela bir bölüm. O yıllarda ASALA adlı bir terör örgütü var Avrupa'da. Türk diplomatlara suikastlar düzenliyor. Yazıda bundan bahsedilmiyor ama belli ki Ataöv ve Türk diplomatlar da dolayısıyla korku içindeler. Toplantı sırasında olan bir olayı aktarıyor Ataöv. Bana Ataöv'ün psikolojisini anlamak açısından anlamlı gelen bir pasaj bu:

Cenevre’nin son günlerinde sayın büyükelçimiz ve çevresi, korumasıyla birlikte, toplantıda hazır bulundular. Ancak, Ermeni dostlarından biri fotoğraf makinesini alarak benden ayrı oturan Türk takımının resmini çekmek istedi. Nadiren kalktığım yerimden fırlayarak bu kişiye gittim ve bu fotoğrafı çekmesini engellerken Türklerin öldürülmekte olduklarını ve bunlardan birine bir şey olursa önce onun tutuklanması için istekte bulunmamız gerekeceğini belirttim. Geldiği yere dönüp yerine oturdu. Ama “Biz de senin resmini çekeriz!” der gibi uzaktan bu kez benim fotoğrafımı aldılar. Sayın büyükelçi o akşam, görevi gereği, o günkü olayları özetleyip Ankara’ya yazıyla bildirmiş. Benim müdahaleme yer vermemiş. Ben olsam, sözünü ederdim; ama gene de heyet başkanlarımız en doğrusunu yapar, diyelim. Bir bildiği olmalı. Ermeni sorunu bile olsa, “solcu” bilinen birinin yürek isteyen eylemini kâğıda dökmek sanıldığı denli kolay değil.

Ataöv bu resim olayına takmış. Yazısından neler öğreniyoruz. Pek iyi amaçları olmadığını Ataöv'ün "ermeni dostlarından biri" tanımlamasından anladığımız *bir kişi Türk diplomatlarının (Ataöv'ün deyişiyle takımının) fotoğrafını çekmeye teşebbüs ediyor. Ataöv nadiren yerinden kalkan biridir. Ama bu teşebbüsü görünce yerinden fırlıyor ve bu girişimi kahramanca engelliyor. Eğer içlerinden birisi vurulursa fotoğrafı çeken "ermeni dostunun" sorumlu tutulup tutuklanması gerektiğini söylüyor. Yani ordaki "ermeni dostunu" terör eylemi kışkırtıcısı olarak baştan suçluyor. Kendisinin son derece yürekli bir eylem yapmış olduğunu belirterek övüyor. Bu kahramanca eylemini Ankara'ya verdiği rapora yazmadığı için de büyükelçiye sitem ediyor. Hem de "solcu" bilinen birinin böyle yürekli eylemi diyor nedense. Ayrıca bu "ermeni dostu" kendi fotoğrafını alırken de kimsenin müdahale etmediğini anlıyoruz. Acaba fotoğraf çeken "ermeni dostu" Türk diplomatlarının fotoğrafını çekmeyip de neden Ataöv'ün fotoğrafını çekti? Ataöv'ün bunun üzerine de düşünmesi gerekir.

Bunu bir de büyükelçiye sorsaydık belki de adam gülecekti bize. Dediğim gibi bu tür yerlerde yaşanan her şey insanların bakış açılarına göre yepyeni anlamlar kazanıyor. Çok sevdiğim bir sözle yazdıklarımı sonlandırıyım.

"Son tahlilde önemli olan nereye değil, nereden baktığındır"

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 24-03-2007, 02:05
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Milliyetçiler ulusalcılara karşı

Sargon bu gözlemlerini aktardığın için teşekkürler. Girdim baktım hepsi de birbirinden beter.
Bence bizim Â*meselemiz çağdaş bir sosyal demokrasi kültürü oluşturamamakta. CHP'nin hali malum. Varsa yoksa C.Başkanlığı seçimleri falan. AB konusunda da ne kadar ikircikli ve çizgisiz olduklarını da gördük. Ulusalcılık veya milliyetçilik tamam da iş "evrensel değerleri" kabullenme konusuna gelince ortada kimseyi bulamıyorsun. Dünyadan kopuk sığ bir kasaba milliyetçiliği. Ufku dar, bakışı dar ve sürekli düşman üreten bir milliyetçilik. Başka milletleri aşağılayarak veya kötüleyerek kendi milletini yücelteceğini sanan çapsızlık. Aklı kurtuluş savaşı yıllarında kalmış ve hala memleketi işgal altında zanneden ve durmadan hayali emperyalistler üretip bir de onları bu topraklardan kovan Â*takıntılı bir milliyetçilik.

Üstelik bunlar bir de Hitler'in Kavgam'ını okuyorlar baksana satış patlaması yapmış bu kitap. Bu yol, yol değildir. Bu fikirler Türkiye'yi felakete götürür. Geçmişte Almanya, İtalya, Japonya'da böyle böyle başladı bu işler.
Onlar tarihten ders aldılar da biz şimdi onların yaşadığı tarihi mi yaşayacağız tekrar. İllaki yaşayarak mı öğrenmemiz lazım. Bunun kısa yolu yok mu ?
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 24-03-2007, 02:48
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Milliyetçiler ulusalcılara karşı

Sodomo, son yıllarda kafamda artık şu netleşti ki, bizim sorunumuz şu ya da bu ideoloji değil, baskıcı, yasakçı, zorba bir kültür oluşturmauş olmak. Bu kültürün varabileceği başka bir yer yoktu ve oraya vardık. Türkiye artık bir şiddet toplumu oldu. TV'de İstanbul'u izliyorum ve ürküyorum artık. Bunun nedeni ekonomik mi? Geçmişte de çok ekonomik sıkıntılar çekti bu ülke. Şekersiz, ilaçsız kaldı. Ben şiddetin bu kadar yüksek olduğunu duymadım hiç.

Sorun artık ekonomik ve politik boyutu aşıp bir sosyal sorun haline geldi. Ekonomik kuralsızlık, rüşvet, yolsuzluk vb. olayın ekonomik yanıydı, artık bütün utanç sınırları aşılmış durumda. Bu ekonomik şiddettir. Politik alanda da şiddeti her yanıyla yaşadık ve yaşıyoruz. Darbeler, kendi anlayışını iktidara getirmek için çatışmalar, diğer anlayışların kolayından düşman belleme, dünyaya bir düşmanlar koalisyonu ve "biz" olarak algılama da politik şiddettir bence. Halkımız da ekonomik ve politik sistemde alışık hale geldiğimiz şiddet ve kuralsızlığı hızla sosyal alana taşıyor. Bunun basitçe şu hükümetle, bu iktidarla açıklamasını yapmak mümkün ddğil bence. Bunun adı ekonomik, politik, sosyal alanlarda demokrasiden uzaklaşmak, insan olmaktan uzaklaşmak demek.

Bu yüzden düşmanlığı, nefreti, şiddeti, "öteki" ve "biz" anlayışını propaganda edenler olduğunu gördüğümde alabildiğince sert eleştiriyorum. Bize zarar veren ne politikanın kendisi, ne ekonominin kendisi, ne ideolojilerin yada dinlerin kendisi. Bunları yaşamımızdan çıkarıp atamayız. Bunlar insanlığın ürettiği zenginlikler. Ama bunlara yedirilen şiddeti, zorbalığı atamazsak, buna hangi alanda görürsek görelim karşı çıkmazsak, hep birlikte enkazın altında kalacağız.

Herkes kendi şiddetini masum göstermeye, allayıp pullamaya, orasını burasını boyamaya çalışıyor. Diyorum ki herkes önce kendi şiddetine karşı çıksın.

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 24-03-2007, 03:07
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Milliyetçiler ulusalcılara karşı

evet Sargon *kalmadı artık sıgınacak dal ve mızrak çuvala sıgmıyor.

* 80 sonrası insanların örgütlenmesini engellediler ve onları dine yöneltmeye çalıştılar fakat kitlelerin ya da kitlelerin uç unsurlarının tecrübesi bunu da çözüm olmadıgını bizatihi kendi deneyimleriyle onlara gösterdi.

* Şimdi bir takım marijinal unusurlar için çözüm yoktur, çözüm şiddettir, çözüm hiçtir. Bu insanlar her türlü ideolojiden bagımsız bir şekilde her türlü yabancılaşmayı yaşıyorlarir. İnsanlıga yabancılaşmışlar her şeyden evvel.

* *Bir tek rasyonel çözüm olabilir ki bu insanları kapsar mı bilemiyorum, o da dogru bir önderlik altındaki bir demokrasi mücadelesi. Şu anki Türkiye şartlarında çok uzun vadeli gözüküyor. Bir alternatif de kırılmaya dogru gitmek. O daha yakın görülüyor, ama kırılmadan ne çıkar o bilinmiyor.

* * * Yani çok zor ve karanlık bir tablo, üstelik de kanlı gözüküyor, gözükmesine gerek yok şimdiden dökülüyor. İnsan insanı tanımıyor. İnsan kendini tanımıyor, insan insan oldugunun bilincinde degil. Ama gene de ümitsiz olmamak lazım diye düşünüyorum. En azından burada insanı soluyoruz. Çogalmak dilegiyle.


* * * saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 24-03-2007, 03:29
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart Re: Milliyetçiler ulusalcılara karşı

Sevgili Sargon, cok yerinde bir tespit. Etrafimdakilere bakiyorum da bazen, konusmaktan, kendi inancini hakli cikartmaktan baska hicbir dusunceye deger vermiyen bir toplum oldugumuzu gorebiliyorum. Durmadan konusuyor, karsimizdakini dinlemiyoruz bile. Hep kendimize empati duyulsun isterken, ayni seyi karsimizdakine veremiyoruz. Neden? Cunku digerleri yanlis da ondan.
* Türkiye *artık *bir *şiddet *toplumu *oldu. *TV'de *İstanbul'u *izliyorum *ve *ürküyorum *artık. *Bunun *nedeni *ekonomik *mi? *Geçmişte *de *çok *ekonomik *sıkıntılar *çekti *bu *ülke. *Şekersiz, *ilaçsız *kaldı. *Ben *şiddetin *bu *kadar *yüksek *olduğunu *duymadım *hiç.rsiz, *ilaçsız *kaldı. *Ben *şiddetin *bu *kadar *yüksek *olduğunu *duymadım *hiç.
* *Bu duruma biraz da umitsizligin, genclerimizin etraflarinda gorduklerine sahip olabilme sanslarinin olmadigini gormelerinin sebebi oldugunu zannediyorum.Bir tarafta krallar gibi hayat yasayanlar, diger tarafta hicbir umidi olmayanlar. Turkiye nufusunun cogunlugunun genc oldugunu duymustum, umitsizlige cehaleti de eklersek baska bir tablo cikabilecegini zannetmiyorum.

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 24-03-2007, 03:52
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Milliyetçiler ulusalcılara karşı

Eskiden televolelerde luks arabalarla pahali gece kluplerine giden insanlari izleyen bir genclik yoktu. Kimse hayatin ve zevklerin sinirlarindan haberdar degildi. Cogu zenginler bile. Kiskanclikta azdi bu sebeple. Biri yer biri bakar ...
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 24-03-2007, 12:16
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Milliyetçiler ulusalcılara karşı

Size şu ulusalcılarımızın internette dolaştırdığı maillerden bir örnek vereyim. Buna benzer şeyler sık sık yazılıyor. Bence bir numunedir ve nefret propagandasının tipik bir örneğidir. Aslında yıllardır bu tür bir nefret propagandasının o kadar etkisinde kaldık ki, artık toplum buna tınmamaya bile başladı. *Eğer okuduktan sonra kanınız donmuyorsa, bende bir gariplik var demektir. Buyrun bakalım:

SORUN BÖLÜCÜLÜK VEYA TERÖR DEĞİL; SORUN KÜRDÜN TA KENDİSİDİR.

Türkiye'de her gün kız çocukları kaçırılıp zorla fuhuşa sürükleniyor, kadınlarımız kapkaça tecavüze uğruyor, her gün şehirlerde PKK gösterileri yapılıyor, Türk bayrakları yakılıyor, otobüsler yakılıyor, her gün birkaç asker şehit oluyor.
Bunları kim yapıyor?
Neden ezelden beri sadece kürtler ayaklanıyor, kürtler örgüt kuruyor, kürtler kan döküyor?.. Arabamızı kaldırımın kenarına park ettiğimizde tepemize dikilip park parası isteyen, vermezsek biz yokken arabamızı çizip kaçan değnekçiler niye hep kürttür?..
Kırmızı ışıklarda arabamızın camına yapışıp dilenenler niye hep kürttür?.. Sokakta adım başı önümüze çıkıp "abeeey nooolur bir harçlıhh viir" diye sülük gibi yapışan, vermediğimiz takdirde küfreden 10 - 15 yaşındaki madde bağımlısı yaratıklar niye hep kürttür?..
Toplumsal bir sorun haline gelen, cinayet dahi işleyen tinercilerin etnik kökenleri incelendiğinde kürt
oldukları meydana çıkmıyor mu?..
Bunlar yüzünden insanlar sokakta rahat gezemez hale geldiler. Bu da bir terördür, şehirlerin göbeğindeki bireysel kürt terörüdür. Yol ortasında yakamıza yapışıp kadın pazarlamaya çalışan
pezevenkler, genelev işletmecileri neden hep kürttür de başka birşey değildir?..
İstanbul Beyoğlu'ndaki, Ankara Maltepe'deki, vs... gençlerimizi zehirleyen "bar" adlı batakhanelerin sahipleri, işletmecileri neden kürttür?..
Haraççılık ve çek - senet tahsilatı ile uğraşarak kendi halindeki insanları canından bezdiren kan emiciler niye hep kürttür? Oto galericiliği ve emlakçılık adı altında tefecilik yaparak milletin varlığını
sömürenler niye hep kürttür?..
Uyuşturucu pazarlayanlar neden hep bilmemhangi aşiretin mensubu kürtlerdir?.. Hüseyin Baybaşinler, Abuzer Uğurlular, Urfi Çetinkayalar nedir?..
Kız çocuklarının kaçırılıp zorla fuhuşa sürüklenmesinde, gençlerimizin uyuşturucu ile zehirlenmesinde %99 pay kürtlerin değil midir?
Dört tane Hollandalı turistin (biri de erkek) ırzına geçip ikisini öldüren ve bu sayede bizi tüm dünyaya rezil eden "Alanya sapığı" lakaplı Hakan Karayavuz ve Susurluk'ta, 11 yaşındaki Türk kızı Avşar Sıla
Çaldıran'ı iple boğduktan sonra cesedinin ırzına geçen Recep İpek neden kürttür?..
Taciz ve tecavüzcülerin neden büyük çoğunluğunu kürtler oluşturuyor?
Her ikisi de uzun yıllardır aynı mesleği icra ettikleri halde, Orhan Gencebay'ın adının şimdiye dek hiçbir kötü olaya karışmaması, İbrahim Tatlıses'in ise her türlü rezilliği yapması, her çeşit suçu
işlemesinin sebebi birinin Türk, diğerinin kürt olmasıdır.
Bu örnekler uzayıp gider... Kısacası "kürt sorunu" bazılarının empoze etmeye çalıştığı gibi sadece PKK'dan ya da siyasi olaylardan ibaret değildir. Türkiye genelinde her türlü pis, rezil işi yapanların, her türlü adi suçu işleyenlerin büyük bir kısmı kürtlerdir. Genelev işleten kürdü, pavyon işleten kürdü, kumar oynatan kürdü, mafyacılık yapan kürdü, uyuşturucu satan kürdü, yankesicilik, hırsızlık, kapkaç yapan kürdü, kaldırımları parselleyen kürdü, ırza tecavüz eden kürdü emperyalistler kışkırtmıyor, PKK ile de ilgileri yok... Taşıdıkları kanın gereğini yerine getirerek bu suçları işliyorlar.
Biz Türkçüler, sosyal açıdan değerlendirdiğimiz kürt meselesine bir bütün olarak bakıyoruz ve bunların topluma zarar veren yaratıklar olduğu konusunda tüm Türkleri bilinçlendirmeye çalışıyoruz.

www.k....com sitesine girip "Demographic Trends" başlıklı tabloya bir göz atınız. Kürtlerin 2050 yılında Ortadoğudaki nüfuslarının 87 milyon, Türkiye'deki nüfuslarının ise 57 milyon olacağı belirtiliyor.
Bunlar doğru verilerdir, yani bir sallama söz konusu değildir, hatta az bile verilmiştir. Çünkü çarpraz üreme, yani 8 çocuğun diğer 8 çocukla ilerde evlenecekleri düşünülüp onların çocuklarının da
çarpraz olarak üreyecekleri düşünülürse bu tablo yetersiz kalmaktadır. Ayrıca bu süre içinde milyonlarca Türk kürtlerle karışarak kürtleşecektir.
Türklerin nüfus artış oranı ise bugün neredeyse Avrupa ülkeleri seviyesine inmiştir. Türk illerinde doğum kontrol uygulamasını teşvik ederek Türklüğün kuyusunu kazan devletimizin alçak siyasetçileri;
Güneydoğuya verdiği çocuk yardımları ile kürtlerin üremelerini teşvik etmektedir.
Üremeyip de ne yapsınlar?
Devlet Bakanı Beşir Atalay'a bağlı Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu (Fak - Fuk - Fon) başta Muş olmak üzere nüfusun %95'inin kürtlerden oluştuğu bazı doğu illerinde çocuk başına para kampanyası
başlatmıştır. Bu durum zaten çok hızlı üreyen kürtlerin daha da fazla üremesi demektir.
Yapılan yardımların miktarları :
İlköğretime devam eden erkek öğrencilere ayda 20 YTL
İlköğretime devam eden kız öğrencilere ayda 23 YTL
Ortaöğretime devam eden erkek öğrencilere ayda 28 YTL
Ortaöğretime devam eden kız öğrencilere ayda 39 YTL
Sağlık yardımı olarak her çocuğa ayda 15 YTL
Her anne adayı için gebeliğin ilk 7 ayında ayda 18 YTL
Her anne adayı için doğumda 50 YTL

Çocuk yardımı çok hızlı üreyen kürtlerin ağırlıklı olduğu şehirlere değil, üreme hızı sıfır olan Türklerin yaşadığı şehirlere yapılmalıydı.

Fakat AKP (Arap Kürt Partisi) bu şekilde uygun görmüş. Neden acaba? Kürtler ne kadar çok çocuk yaparlarsa, o kadar çok para kazanıyorlar.
10 çocuğa sahip bir aile, çocuk başına ayda 15 YTL'den toplam 150 YTL para alıyor. Doğum ve okul için yardımlarıda eklersek 10 çocuklu bir ailenin devletten aldığı para ayda 500 YTL'yi geçiyor.
Birkaç ay önce gazete ve televizyonlarda şahane bir haber vardı. Diyarbakır'da bir Kürt dişisi 8 yavrusundan sonra, 9.sunu ikiz olarak peydahlarken, çocuklar ölüm tehlikesine giriyor ve Türk
askeri doktorları gelip bebeleri kurtarıyor, hastanede kuvöze koyuyor. Bu sefer Van'dan, yine süper bir haber var. 68 yaşında bir Kürt, 26 yaşındaki ikinci karısından 13. yavrusunu peydahlamış. Toplam
13 çocuğu 100 kadar torunu varmış, artık başka çocuk istemiyormuş, yorulmuş.Gazeteci, "bu kadar çocuğa bu fakirlikle nasıl bakıyorsunuz?"dediğinde, Kürdün cevabı harikaydı. "Kaymakamlık
gerekli her tür yardımı yapıyor, hiç bir sorunumuz olmuyor" !!!
Sakın kimse bunu insanlıkla, hümanizmle, devletin vatandaşının hayatını koruma ilkeleri ile falan açıklamaya kalkışmasın. Benim ülkeme göz dikmiş bir halkın, benim vergilerimle beslenip daha çok
üremelerini sağlayıp on milyonlarca asalak yaratmanın hiç bir ilke ile ilgisi yoktur. Bu rejimin kendisinin kurucusu olan asli unsura, yani Türklere ihanet etmek açısından devşirme Osmanlı'dan hiçbir farkı kalmamıştır.
Gayet açıkça Türkler özendirilip en sıkı şekilde nüfus planlaması uygulanırken, Kürtlerden elektrik, su parası bile alınmayıp, nüfuslarını iyice arttırıp Türkleri geçebilmelerine çanak tutulmaktadır.
Ülke genelinde kaçak elektirik oranlarına göz atalım.
> Şanlıurfa % 66.7
> Diyarbakır % 62.7
> Hakkari % 62.5
> Mardin % 59.3
> Van % 58.0
>Şırnak % 52.0
> Batman % 51.0
> Muş % 50.0
> Bitlis % 48.0
> Siirt % 48.0
> Kastamonu % 4,
> Trabzon %5,4
> Giresun %3,5

İşte kaçak elektirik tablosu. Yoruma gerek var mı?
Nihai amaçlarını gerçekleştirmek için ne cesaretleri ne zekaları ne de kültürleri olan bu etnik cemaat, tek yolu Tanrı'nın kişilere verdiği doğal içgüdüyü (üreme) bir savaş silahı olarak kullanmakta bulmuş
durumdadır. Yakın bir gelecekte nüfusu 100 milyon - ki bunun en aşağı yarısı kürt olan bir Türkiye çocuklarımızı bekliyor... Bayrak aynı bayrak sınırlar bozulmamış, isim değişmemiş ama ortada ?Türk? kalmamış. Birkaç milyon kalmış elbette ama onlarda tedirgin yaşıyorlar. Ortada Brezilya gibi,
lisanı, soyu sopu karışık, ırk çorbası bir ülke.. Ama hala müslüman...
Bizim için bir yıkım olan bu durum, 72 millete bir göz ile bakan hümanistlere bir rahatsızlık vermez.
Yaşadığımız topraklarda şu an için en büyük tehlike kürtlerdir.
Dün bunu inkar edenlerin savunduğu fikirler, kürtlerin gerçek yüzlerini göstermesiyle bugün bir bir intihar ediyor.

Bu cümleleri okuduğunuzda etkisi altında kaldığınız propaganda yüzünden yargılayıcı duygulara sahip olabilir; kürtlere karşı katı bir tavır alma diye düşünebilirsiniz. Fakirlik, eğitimsizlik gibi onlarca sebep sıralayıp, sosyal yalanlar uydurup, hergün sizin veya tanıdıklarınızın payına düşeni bir şekilde aldığı
yanıbaşınızdaki kürt terörünün varlığını inkar edebilirsiniz.
Bunları düşünmek sizi rahatlatır.
Kürdofil medyanın enjekte ettiği bu uyuşturucu sizi olan bitenden uzaklaştırabilir. Ancak gerçekleri değiştiremez.

Gerçek aciz değildir.

Gerçekleri kim anlatacak? Kim gösterebilecek ezilmiş sandığınız kürtlerin hergün yanıbaşınızda yaptığı ahlaksızlık ve saldırganlığı?
Kerkük'te arkasına ABD'yi alınca Türkmenler'i katleden bu aşağılık topluluğun eline fırsat geçtiğinde uyguladığı baskıdan kim söz edecek?

Okuldan, işten dönüp televizyonu açtığınızda tüm kanalları kaplayan Kürt dizileri ile mi bilinçleneceksiniz; yoksa PKK'ya yardım edip sonrada kasetleri Türkler tarafından kapışılan, konserlerinde izdiham yaşanan kürt
> ibo, mahsun, berdan, keko, şavata, ahmet kaya, özcan ve hergün yenisi çıkan şarkıcı bozuntuları ile mi?

Sol merkezli görüş onlara herkesten fazla sahip çıkıp tabanını genişletmeye çalışırken, yıllar sonra kullanılıp bir kenara atılacağının farkında değildi. Ancak bunların içinde belki de en acı olanı, kürtler tarafından aldatılmayı halen gururuna yedirip itiraf edemeyen sözde milliyetçilerin (!) durumudur.
PKK ve Apo'yu Ermeni, dağdaki kürtleri kandırılmış, sokaktakileri de kardeş ilan eden ülkücü anlayışın Türklere verdiği zarar gelecekte tarih kitaplarına konu olacaktır.

Gerçeği daha fazla inkar etmek anlamsız.
Bu son perdedir. Bir yandan ABD talimatlı kürt dizileri, diğer yandan Avrupa tavsiyeli gelin-kaynana programları ile giderek daha fazla esir şehrin insanlarına benziyorsunuz
Kürtlerin hızla neden ürediklerini ve yayıldıklarını anlatıp, önlem almaktan bahsedenlere onlardan önce siz karşı çıkacaksınız. Çünkü bulanık gözleriniz mahallenizde bir eve doluşup, ahlaksızca ve
bilinçli bir şekilde üremeye devam eden kürtleri değil ancak dizidekileri seçebilecek.
Artık sokakta sizin ve yakınlarınızın canını yakan tinerciler denince bunun tek sebebi olan kürtleri düşünmeyeceksiniz bile.
Eğitimsizlik,fakirlik,sosyal adalet gibi kavramların arasında boğulacak; kafanızı toplayıp gerçek soruyu asla soramayacaksınız.

PKK denince aklınıza kürtler gelmeyecek. O dış güçlerin oyunuydu diyecek,bitti sanacak; öldürülen binlerce teröristin kaç milyon akrabası ve sempatizanı olduğunu hesaplayamayacaksınız.
İlköğretim çağındaki kız çocuklarına dahi askıntı olup, fırsat bulunca her türlü kötülüğü yapanların onlar olduğunu bilmek istemeyecek; kürtler göç etmeden önce şehrinizin ne kadar huzurlu olduğunu anlatmaya çalışanları duyamayacaksınız. söz azınlık haklarından açıldığında, Kerkük'te Türkçe ders
verdiği için eğitim yuvalarına bile saldıran kürtlerin hakkını onlardan çok savunduğunuzun farkında olmayacaksınız.
Sosyal eşitsizlik denince aklınıza sadece ekranda gözünüze sokulan Güneydoğu illeri gelecek. Ülkenin en yoksul beş ilinden ikisi olan Gümüşhane'nin, Kastamonu'nun neden suçlu üretmediğini anlayamayacaksınız. Karadeniz Bölgesinde elektriği ve suyu dahi olmayan köyleri hiç bilmeyeceksiniz.
Toplum olarak düzenimizi, birey olarak yaşantımızı, aile olarak huzurumuzu ve millet olarak sağlımızı bozan kürtlerin yarattığı tehlikeyi hala inkar etmek eğer gaflet değilse, nedir?

Kürtlerin yaptıklarını es geçip kabahati dış güçlerde aramakta hiç gerçekçi değil. Bu topluluk tarafından icra edilen Kapkaç, yankesicilik, hırsızlık, töre cinayetleri, taciz, gasp, beğendiği kızı
şehrin orta yerinde kaçırıp ırzına geçerek evliliğe zorlama, etnik dayanışma ile gittiği tüm yerleri hegamonyası altına alıp kendisinden başkasına yaşam hakkı tanımama, haklı haksız her mecliste sadece kendisinden olduğu için birbirlerini destekleme, çocuk kaçırma, sapıklık, 9-10
yaşlarında çocukların tecavüz edilip öldürülmesi, elektrik su parası ödememe, vergi ödememe,
sahteciliklerle asalak gibi yaşama, turistlik kasabaları ele geçirerek hem yerli halka, hemde turistlere zarar verme, devletin her imkanını sömürme, trafik magandalığı, şehir magandalığı, haraç toplama, liselerde, ilkokullarda çeteler kurup diğer öğrencileri sindirme, sahip olduğu feodal kültürü yaşadığı yere uydurmaya çalışma, uymayanlara zarar verme, sıcak para getiren tüm iş kollarına zor kullanarak hakim olma? gibi mevhumları hangi dış güçler kürtlere nasıl yaptırıyor? Merak ediyorum.

Arkadaşlar, sorun "kürtçülük" "bölücülük" veya "terör" değildir. Sorun kürdün ta kendisidir. Teröristi, esnafı, işadamı, öğretmeni, manavı, dolmuşçusu, garsonu, sapığı, eşkiyası, kapkaççısı, anarşisti....
hepsi aynıdır. Türk milleti için şu an aleyhte bir faaliyet göstermeyen kürtler olabilir, ancak bunların vadesi sonsuz değildir.
Kaldı ki o "sadık kürt" bile sokaklarda, işyerinde veya okullarda gene kürtlüğünün gereğini icra edecektir. Kürtlüğün gereğinin ne olduğunu ise hepimiz biliyoruz.
Artık "Kürt bölücülüğü" diye bir sorun olmadığı, gerçek sorunun adı "kürt yayılması" olduğu halde bazıları ısrarla "bölücülük" diye yanıltıcı adlandırmalarla uğraşıyor. Bazıları da ?dış güçlerin
maşası, piyonu kafasız, zavallı, korkulmaya değer olmayan kürdler söylemini bulmuşlar.
Böylece esas büyük suç, Kürtlerin üstünden alınıp kim olduklarını kendilerinin bile net tarif edemediği, gizem perdelerinin arkasındaki yüce dış düsman güçlere yükleniyor. Hem de Kürt
tehlikesi küçümsenip stratejik bir politika boyutuna indirgeniyor. Oysa ki sorun stratejik veya
magazinsel sorun olmaktan daha vahimdir. Turkiye Cumhuriyeti devletinin kimliğini, kurucu ve asli unsur olarak tekelinde tutan Türk ırkının nüfus itibariyle gelecekte aynı şekilde tekelinde tutup tutamayacağı, yani var olma , yok olma mücadelesidir.

Ayrıma dikkat edin. Eğer dış güçlerle Kürtlerin Türk milletine karşı bir ilişkisi varsa, bu ilişki maşalık değil işbirliğidir. Ne maşası, ne kandırması? Kürtlerin çıkarları dış güçlerinkiyle örtüşüyorsa kandırmaya ne gerek var? Kürtler saflar, kandılar, komploya düşüyorlar, onun için çoğalıp Türkiye'de çoğunluk olacaklar. Vay be. Canına minnet adamın böyle kandırılma. Aynı mavalları Osmanlı yönetimi de 100-150 sene önce Yunanlılar ve Ermeniler için söylüyordu. Güya Yunanlılar yutacak ya. "Biz sizinle asırlarca kardeşçe yaşadık, Batılılar sizi kendi çıkarları için kışkırtıyorlar, alet ediyorlar" diye anlattılar durdular.
Yunanlılar ne kadar aptalmış ki alet oldular da aleyhimize topraklarını 3 kat büyüttüler, hala da büyütüyorlar. Bu devirde kimse oyuna gelip saflığından başkasının maşası olmaz. Avrupalıları Tanrı sanıp incik boncuk karşılığında birbirlerine saldıran Kızılderililer yok.
Dünyamızda şu an olabilecek, sadece çıkar ve güçbirliğidir.
SON SÖZ : Bu belanın üstesinden gelebiliriz. Yeter ki buna inanalım.
NOT : Bu makaleyi herkese gönderin, çevrenize okutun

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:10 .