
29-07-2015, 23:52
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Apr 2011
Bulunduğu yer: İstanbul-İzmir hattı :)
Mesajlar: 1.474
|
|
GDO ve Kanser
GDO nun kanser üzerinde ciddi etkisi kanıtlanmamasına rağmen, sizce neden GDOlar öcü gibi gösteriliyor?
|

27-01-2017, 06:24
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 10 Sep 2016
Bulunduğu yer: Kırım djankoy,antalya
Mesajlar: 143
|
|
Türkiye’de yakın zamana kadar herhangi bir denetim olmadığından, yetiştirilen GDO’lu ürün miktarı kesin olarak bilinmiyor.
Zaten GDO lu ürünler yıllardır kontrolsüz şekilde türkiyede gıda sanayinde kullanılıyor.Sekizyüz'e yakın gıda maddesi GDO'lu.
GDO'lu soya şu ürünlerde mevcut:
Sucuk, salam, sosis, etsuyu tabletleri, fındık-fıstık ezmesi, çikolatalı ürünler, unlu mamüller, süttozu(kahve kreması),hazır çorba ve hayvan yemleri ,soya, gazoz, kola ve hazır meyve suları, mısır yağı, bebek mamaları, hazır çorbalar ve hayvan yemleri ,mısır şurubu...
Mesela, İlk GDO lu ürün bilindiği gibi domates.Takiben, birçok sebze ve meyve de gdo'dan nasibini almış.Ayrıca bilinmesi gerekir ki; bu yolla üretilen bitkiler ilaç ve zararlılara karşı daha dirençli.
Siz de sormuşsunuz; Tabiiki, bu noktada gdo'nun zararlarından ve insan sağlığını nasıl tehdit ettiğinden bahsetmemiz gerekir...Bildiğim kadarıyla; gdo, besleyici özelliğe sahip değil,biyolojik kirliliğe sebep olarak biyo çeşitliliği tehlikeye sokmakta ve insan sağlığını ciddi şekilde tehdit etmekte, çünkü bununla ilgili ders gördüm.
Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür.(Friedrich Nietzsche)
|

27-01-2017, 06:29
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 10 Sep 2016
Bulunduğu yer: Kırım djankoy,antalya
Mesajlar: 143
|
|
Özellikle tarımsal faaliyetlerde, atalarımızın yüzyıllardır deneme-yanılma yöntemiyle oluşturdukları doğal metodları izlemek, daha yararlı.
Mesela; toprağın azotunu arttırmak için kimyasal gübre kullanmak yerine ; baklagilleri ekmek, tercih edilmeli.
Özellikle belirtmek gerekir ki,doğadaki canlılar milyonlarca yıllık evrim süreci sonucu mevcut çevre koşullarına en uygun formasyona girmişlerdir. Bu nedenle doğaya insan eliyle yapılan müdahaleler risk taşır ve olumsuzluk yaratma olasılığı da yüksektir. Aslında doğa, insanoğlu tarafından gerçekleştirilen işlemlere tepkisini en ağır biçimde verir.
Doğa ile savaş, insanın kendisinin de içinde bulunduğu sisteme zarar vermesi anlamına gelir ve rasyonel olmaz. Çünkü yeryüzünde yaşam tüm canlılar açısından bir bütündür. İnsan da bu bütünün bir parçası olarak sistemin geri kalanıyla ahenk içinde olmalı.
Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür.(Friedrich Nietzsche)
|

27-01-2017, 06:58
|
|
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 30 Jul 2016
Mesajlar: 1.936
|
|
Çin'de gübre olarak insan dışkısı kullanılıyor, Türkiye'de sıgır dışkısı kullanılsa da davar dışkısı daha çok tercih ediliyor, en çok ragbet gören ise güvercin dışkısı.
Cezayir'de gübre kullanılmıyor, aşı yapılmıyor, her şey doğal haline bırakılıyor.
Bu nedenle görünüm olarak cazip gelmese de tat ve kalite olarak bir hayli üstün.
Dünyada yediğim en lezzetli meyve yine Cezayir'e ait meyve idi.
Biz hibrit tohumuyla yapılan üretimi dahi redederken ondan daha kötü bir de bu gdo furyasıyla karşılaştık.
Gdo'lu ürünler tatsız, tuzsuz, hissiz bol makyajlı robota benziyor...
|

28-01-2017, 00:43
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
Tatarka´isimli üyeden Alıntı
Özellikle tarımsal faaliyetlerde, atalarımızın yüzyıllardır deneme-yanılma yöntemiyle oluşturdukları doğal metodları izlemek, daha yararlı.
Mesela; toprağın azotunu arttırmak için kimyasal gübre kullanmak yerine ; baklagilleri ekmek, tercih edilmeli.
Özellikle belirtmek gerekir ki,doğadaki canlılar milyonlarca yıllık evrim süreci sonucu mevcut çevre koşullarına en uygun formasyona girmişlerdir. Bu nedenle doğaya insan eliyle yapılan müdahaleler risk taşır ve olumsuzluk yaratma olasılığı da yüksektir. Aslında doğa, insanoğlu tarafından gerçekleştirilen işlemlere tepkisini en ağır biçimde verir.
Doğa ile savaş, insanın kendisinin de içinde bulunduğu sisteme zarar vermesi anlamına gelir ve rasyonel olmaz. Çünkü yeryüzünde yaşam tüm canlılar açısından bir bütündür. İnsan da bu bütünün bir parçası olarak sistemin geri kalanıyla ahenk içinde olmalı.
|
Her satırına katılıyorum, güzel tespitler.
Domates üreticileri çok mağdurmuş!
Adamlar kışın ayazında domates üretiyorlar, birde mağduriyetlerden dem vuruyorlar. Siz artık çiftçi filan değilsiniz ki başka bir şey olmuşsunuz, yaptığınız şeyse ASLA doğal da değil.
Çok değil 25-30 sene önce bile kışın pazarlarda domates görmezdik biz, lakin sonradan işin cılkını çıkarttılar.
Yazın yaz, kışın kış, sebze ve meyveleri yenir. Öteki türlüsü dalavere dümendir, doğaya, doğala savaştır.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

28-01-2017, 11:28
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 02 Sep 2016
Mesajlar: 343
|
|
Gdo mısır NK630 ün kanser yaptığı ileri sürülüyor ama biraz daha net şeyler lazım.
|

21-06-2017, 06:50
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.879
|
|
✔ Askerlerin zehirlenmesine sebep, GDO'lu prinç ve tavuklar imiş. Memişoğlu Tarım Ürünleri Şirketi, ABD'den ithal ettiği 9.7 bin ton pirinç ve çeltiği Loxandra adlı gemi ile Mersin Limanına indirdi. Memişoğlu şirketi çok prestijli bir şirket olduğu için gümrük işlemlerinde GDO kontrolü yapılmadı ve burada indirilen GDO'lu 10 bin ton prinç, rota yemekçiliğin manisa'da askerlere yedirdiği tavuklu pilav'a dönüştü.
islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
|

10-08-2017, 14:20
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Jul 2017
Mesajlar: 498
|
|
-gdo zararlı değil.
-yemek istemiyorum
-yedirmesini biliriz!
-!?
|

10-08-2017, 23:24
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
Mrkuvars´isimli üyeden Alıntı
-gdo zararlı değil.
-yemek istemiyorum
-yedirmesini biliriz!
-!?
|
Nüfuslar bu kadar arttıkça, önüne gelen çocuk doğurdukça, daha çok GDO lu yiyecekler yeriz.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:16 .
|