Yasli bir amca, eseginin üzerinde karayolunda
seyretmektedir.
Bunu gören trafik polisleri, amcaya takilmak
isterler ve durdururlar.
Polis: Be amca, necin dakman golani?
( Golan: Emniyet kemeri.)
Amca: Dakmam be iste!
Polis: E bak gördün mu, simdi ceza keseceyik.
Amca: Kes bakalim ne keseceysan da gidecem, acele
isim var.
Polis: Peki amca, cezayi sana mi yazalim yogsam
esege mi?
Amca: ???
Polis: Yani cezayi sana yazarsak bes milyon ödeycen,
esege üç milyon
ödeycen.
Amca: Bana kes o zaman.
Polis: Neden sana keseyon amca?
Amca: Onun sicili temiz ossun, polis yapcez onu
"Yeryüzünde hic bir insan toplulugu, biribirinden daha asagi, daha önce ve daha antik degildir. Tümü de insanin dogaya yüksek uyumunu geleneksellesmis kültürel yasamin binlerce yillik ürnünü temsil eder." Gordon Schild.
Amcayı tanıyorsan benden selam söyle, güzel cevap vermiş ama boşuna fazla ceza ödemiş. Türkiye'de faal bir cemaat var, eşeği oraya kaydettirseydi sicile micile bakmadan kısa sürede yükselir, daire başkanlığına bile getirilirdi.
Afacan çocuğun doğum günüdür ve annesinden bir kırmızı bisiklet ister. Annesi de ona bisikleti hak etmediğini ve hazreti İsa'ya günahlarını itiraf ettiği bir mektup yazmasını söyler.
Çocuk odasına gider ve başlar yazmaya...
'Mukaddes isa hazretleri, hep yalan söylediğim için affedin. Söz veriyorum bir daha olmayacak. Bugün benim doğum günüm ve sizden bir kırmızı bisiklet istiyorum'.
Çocuk yazmayı bırakır ve sonra mektubu yırtar atar. çünkü *günahları o kadarcık değildir. ikinci mektubu yazmaya karar verir.
'Mukaddes İsa hep yalan söylediğim ve annemi dinlemediğim için beni affedin. Bu bir daha olmayacak. Söz veriyorum. Bu gün benim doğum günüm. Sizden bir kırmızı bisiklet istiyorum.'
Ve bu mektubu da yırtar, çünkü bunlarda iilediği bütün günahlar değildir. Ve başlar üçüncü mektuba. Yine olmaz ve a! facan çocuk başka bir yol denemek için annesinden izin alır ve kiliseye gider.
Bunu gören annesi çok sevinir ve yaramaz oğlunun akıllandığını
sanar. Küçük çocuk kilisede küçük Meryem Ana heykelinin yanına gider ve sağa sola baktıktan sonra onu çantasına koyar ve eve götürür.
Evde yine odasına çıkar ve İsa'ya son mektubunu yazar,
'Bana kırmızı bisikleti al. Anan elimde rehin.'
''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Cumhuriyet 27.03.2008
Karantinadaki köyde tavuğa tecavüz
* SAKARYA (Cumhuriyet) - Sakarya'nın Karasu ilçesinde kuş gribi vakası nedeniyle iki aydır karantinada olan Konacak köyünde 17 yaşındaki T.H, İstanbul'da imamlık yapan Ali K.'nın boş evinden çıkarken görüldü. Durumdan şüphelenen komşuların uyarısı üzerine evine dönen imam Ali K. yatak odasında kanlar içinde tavuk leşi ve yine kana bulanmış bir pantolon görünce jandarmayı arayarak şikâyetçi oldu. Tavuğa tecavüz edildiği belirlenirken, pantolonun sahibi T.H. gözaltına alındı. Tavuğun sahibinin bir haftadır kayıp olan tavuğunu her yerde arayan T.H'nin komşusu olduğu anlaşıldı. İmam, zanlıdan şikâyetçi olmadığını belirterek "Allah'ından bulsun" dedi. Suçlamayı kabul etmeyen T.H. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
1950'li yıllarda Amerikalı mühendisler gelmiş Türkiye'ye.. Kayseri'de bir kısım imar çalışmalarına rehberlik edeceklermiş.. Türkiye'de o zamanlarda yol güzergâhını belirleyecek alet ve eleman yokmuş.. Türk mühendisler eşeği yokuşa sürüyor, arkasından elemanlar şeritmetre çekiyor ve eşeğin ayak izlerine kazık çakıp istikamet belirliyorlarmış.. Bunu gören Amerikalı mühendis pratiği kavrayamamış ve sormuş;
- Ne yapıyorlar böyle?
Türk mühendis cevap vermiş,
+ Rampada yolun güzergâhını belirliyorlar.
-Anlayamadım?
+ Eşek rampayı en uygun yoldan çıkar, biz de eşeğin izinde kazık çakıp rampada yol güzergâhı belirliyoruz..
Amerikalı katılarak gülmeye başlamış.. Yatışınca da sormuş;
Türkçe öğretmeni sorar;
-Çocuklar ''Ben çok güzelim'' dersem bu cümle hangi zaman olur?
Öğrenciler hep bir ağızdan yaşlı öğretmene cevap verir;
-Geçmiş zaman öğretmenim!