Tumagü İskicap´isimli üyeden Alıntı
halen 327 milletvekili ile anayasayı değiştiremediği için ve gereksinim duyduğu 2/3 (367) milletvekili yeter sayısına ulaşabilecek siyasi ortam da olmadığı için Türkiye'de, tek çare referandum projesini deneyecektir ki, onu da olağanüstü kongre ile bugün startını veriyorlar.
|
29/12/2015
spartacus´isimli üyeden Alıntı
Şimdide, baktılar ki taktik iyi işliyor, BAŞKANLIK için aynı politika yürüyor, çünkü şu anki meclis işi REFERANDUMA kısaca HALKA sormaya götürecek gibi görünüyor. O ana kadar ne kadar çok Kürt antipatisi, azınlığı karalama, ötekileştirme böylelikle çoğunluk batıyı yanına çekmeyi başarır, o kadar sonuç alıcı olacak!
|
En erken tarih bunu bulduğum için, zira bazı şeyler başlığında ayalrdır fiili taktik ve stratejinin, kaos, kıyamet, subjektif afyon siyaseti ve bir şekilde istikrarsızlaştırarak bu iş yürümüyor el koydum deme noktası...
Bunları aylar öncesinden yazdım, hatta Davutoğlu sen yapamıyorsun denecek dahi dedim
Pei gerçekten de amaç 1 sadee 1 kişinin iktidarı için mi?
Buna da her zaman hayır dedim, zira Erdoğan 1 kişi değil, nereden baksak 1 milyonu bulan bir güruhun, hiyerarşik yapılanmasında bir temsilci konumunda...
Sonunda ne oalbilir O'da belli gibi
Bu sermaye kesimi(yeşil sermaye denen) piranha gibidir, kapitalizmde bus ermaye türüne vahşi kapitalizm ve gerici burjuvazi denir. Avrupa bu kesimine tkisini bir hayli kırmış iken, Türkiye'de ise aksine bu piranha sermayesi örümcek ağı gibi sarmış durumda...
Sorun şu, sermayenin çıkarı asla din, milelt, dost, eş tanımaz, en ufak bir kayıp kaygısı, çıtar çatışmasında, işlerinin ve gemilerinin yolunda gitmesi için gerektiğinde tüm suçu bir kç kişinin üzerine yıkıp harcarlar, bir süre günah keçileriyle gider bu süreç(yandaş medyayı ilersek görürz, rezil bir dünya, süreğen günah keçileri hortlatıyorlar), eğer çıakrları istikrar kazanmazsa, birbirine düşerler.
Yani sonuç itibariyle AKP veya Erdoğan'ın başarısı, dün normal bir yoksul kesim insanı iken, din istismarcısı sermae tarafından ihya edilip, para-mal-mülk-servet ile(hele istasnbul Anadolu yakasındaki peşkeş çekilmiş araziler, rant vb...) teslim aldıkları Erdoğan'ında kendi sonunu hazılıyor...
Daha dün din akrdeşliği, birlik yemini eden IŞİD, El kaide, Nusra gibi, dün öyle görünülerken nasıl çıakrları çatışınca biribirini ödldürmeye başladılar, aynısı Türkiye piranha sermayesi içinde geçerli...
Bu sermaye son 3 yıldır eskisi kadar sömüremez hale geldi, ekonomi tıkandı, sermaye birikimleri yurtiçi pazar açısından geniş bir elbiseye dönüştü, sıkıştılar, hem ekonomik hem de siyasi anlamda yüzdürdükelri sular dalgalanmaya başladı, gemileride daha fazla sallanmaya başladığı için hissediyor ve aygı piskolojisi ile bastıra, baskı, despotik biçimde çözüm arayışına yöneliyorlar...
Şimdilik görüntüde verdikleri birlik, sahte birliktir, zira yolsuzlukları, gaspları dağ gibi, bir taraf ayrı düşse, her haltları açığa çıkacak o nedenle de aynı safta durma görünümüyle idare ediyorlar... taki hayatın gerçekleri karşısında birbirine düşecekleri günlere kadar ve işte o gün harcayacakları Erdoğan olacak, bu kesim kozlarını Erdoğanı kimin harcama yetsi gösterip, göstermediğiyle taçlandıracak, kim harcarsa o baskın gelecek... Zira iktidarda temsil hakkı elde edecek, ama bunun içinde temsil edeni devirmek şart olacak, normal değil anormal koşullarda bu böyle ve Türkiye anormal koşullar sürecine çoktan girdi, kazan ağır ağır ısınıyor ve kaynayacak...
Bu arada yandaş medya soytarıları, yeni bir seçime gidilmesi propagandasını ufaktan vermeye ve daha başında seçim olursa AKP 400 sandalye kazanır demeye başladı... Kısaca bu ortamın hayli karıştığı ve kazanın da bir hayli ısındığını gösteriyor -ki 400 değil, bugünkü sayıyı bile tutturmaları zor görünüyor, Kürt antipatisi o kadar uzun sürdürüldü ki, artık bayağılaştı, sıradanlaştı, etki etmez hale geldi. Korkarım ki, bu nedenlerle bir hayli terör yöntemine yönelebilirler, IŞİD saldırıları artabilir, ortam gerilebilir, harami ve mafyalaşmış iktidar sultası yeni furyalar için start verebilir, yakın dönem bir çok çalkantıya ve olumsuzluğa, kaos ve istikrarsızlığa doğru gidiyor...
Bir başbakanın başbakanlığı, ne idüğü belirsiz bir biçimde, darbe biçimiyle sorgulanabilir hale getirildi, hemde 1 GÜNDE, SADECE 1 GÜNDE... Dün biz azıcık davutoğlu söylemi eleştirsek8ki gayet normal şekilde), bir anda üzerimize saldıranalr, şimdi başbakan hakkında ileri, geri konuşuyorlar, hem de sebebini bilmeden, bir günde oluyor her şey... Başbakanın azledilmesi nasıl bir şeydir? Bunun için başbakan nasıl bir musibet içinde olmalı ki bu olsun? Kısaca ortada ciddi sorun var ve bu toplum bu fiiliyatla da adam olmazsa badireleri çok olacak ve Erdoğan, bir bileşeni haline geldiği piranhalar gölünde son kez ateşle oynuyor...