upuaut´isimli üyeden Alıntı
Siz onu bırakın da Hasan KARAKAYA'nın şu sözlerine bir bakın (Bkz. " Öldüren tweetler"):
Ben de bunu görünce şok oldum!
|
Kim ki sakız çiğner gibi ahlaktan söz ediyor, namustan söz ediyor, dem vuruyorsa, işte orada en çok ahlaksız, namussuz olanda sözün sahibidir.. Çünkü kendi çerçevesinde ahlaka ve namusa ihtiyacı olanda, muhtaç olanda ama kronik bir hal almış olmakla birlikte, durmadan ahlaka ve namusa ihtiyaç duyması noktasında dürtülenen de, gündeminden bir türlü düşüremeyende O'dur... Çünkü her an ahlaksız, namussuz haller veya hayaller içindedir, bu mesele ise(ahlak-ahlaksızlık, namus-namussuzluk) bir madalyon gibidir, ancak birlikte varolabilirler...
Kısaca namusa en çok kim ihtiyaç duyar? namussuz, çünkü namusu yoktur, ihtiyaç nedir, sahip olabilmek durumu, e ihtiyaç halinde ise o halde?... Ahlak içinde öyle, ahlak arayan, sahip olmadığı içindir. bana kalırsa ne ahlak, ne de ahlaksızlık bir anlamı yok, bunlar birbrini tamamlayan ve vareden ve üreten iki yetersizliktir, bir madalyondur ve
önü, arkası neresinden baktığınıza göre değişir.
Sonuç olarak en iyisi, bende senin ahlakına tüküreyim demektir.. Bunu sık, sık duysa idi belkide oralarda şeytana atımlık taş diye yutturup, yuttuğu viagradan gitmezdi! Artık viagradan mamul taşlarını kime attı ise fena çarpılmış...