Hadi itiraz et.. mantık öyle sakat ki, başlangıcında değil sadece, bitişide sakat... Diyelim ki bu kişinin ifadesini eleştirdiniz, sakat mantık kişiyle, Kur'anı eşliyor, sonrada sizi dine karşı gelen sapık olarak ilan edebiliyorlar(yani bu kişinin söylemine itiraz etmek, oluyor Kur'an'a hakaret vs, herifin zırhı sağlam), dirhem akıl-mantık kalmamış, bir tanesininde aklına bunca din adına üfürüp, Kur'an elinde bir reklam, vitrin malzemesi olan bunca tüccarın oluşturduğu kirliliği, sözde inançlarında bile sorun teşkil eden ortak koşmayı, hangi akıl, mantık, vicdan hadi geçtim hangi inanç ile bağdaştırabiliyorlar...
En ufak mantık ve akıl bazlı çıkmazda BİZ BİLEMEYİZ, YALNIZCA ALLAH BİLİR, diyenler, ne hikmetse, her ayeti kafasına göre binbir kılığa sokup, evirip çevirene iş geldi mi, doğrusunu Allah bilir demiyorlar!?
bu tür kişileride, bakara, makaracılarıda, eline Kur'an alıp sallayarak bana oy verin mesajı verene de çok görmüyorum, zira onlar için din maddi-manevi çıkar demek, asıl sorun, bunların peşinde, bunlara müptela haline gelmişlerin tepkisizliğinde-kulluğunda, kısaca söyeyene değil söyletene de bakmalı...
Bir müslüman olsaydım, ne AKP ye oy verirdim(inanç simsarı, din tüccarı, tepede akbabalar gibi bölüştükleri ise para, mal, mülk, açık belli) ne de bu türden bir dolu din tüccarını dinlerdim, isimlerini bile anmazdım... Zira insanın görüş ve düşüncesi, ideolojisi ne olursa olsun istismara düştü mü, inanca dayanmışlığa düştü mü, orada çok şey kaybedilmiş demektir. En basitinden, "madem inandın böyle düşüneceksin, şunu yapacaksın, madem inandın böyle olacaksın, madem inandın şunu giyeceksin, madem inandın çocuğunu şu hocaya yollayacaksın, madem inandın", bu şekilde, kişileri kolay yoldan kalıplara sokmanın, istediği gibi evirip, çevirmenin sonu yok... Bu sorun sadece dinlerde değil, ideolojilerde de geçerli, örneğin kendisine sol diyen Türkiye hareketlerinin binbir parça olmasının da altında yatan en önemli sebep bu, inanç-davacılık kafası(din zaten böyle hayat kazanır), "madem inandın şöyle olacaksın, şunu giymeyecek, şunu yemeyecek, şuradan alışveriş yapmayacak, şuraya gidecek, her konuda böyle düşünecek, illa şurada olacaksın, sende onun kadar çok çalışacaksın(birisinin 10 saat boş zamanı vardır diğerinin 1 saat, ya da kabul etmediği herhangi tırışka bir konudaki fikre, pratiktede katılmama hakkı vardır bakılmaz bile) vs, ortalık tarikatlar ve şeyhlerden geçilmiyor, müritler ise Leyla ile Mecnun'u oynuyor)
Basitçe eleştireyim, bu ve bir çok benzer palavrayı eleştirene hakverecek müslüman bulmak çok zor...
Messi'nin ismi Kur'an'da geçiyormuş... çarpmak, dokunmak o kadar sıradan fiiller ki, üstelik sormuş cevap fiilmiş! Ama illa ismi geçiyor diyecek, birde bunu çarpmak, dokunmak diye Messi'ye, sırf benzeşen harfler diye yamayacak, eh artık keklere Allah yazıp binlercesini, inançtan edip, şartlanmış saplantılılara döndüren uyanık akıl için her yol mübah. Çoğu, bir kez bile düşünmüyor, inancımı bağladığım Allah bu kadar aciz mi? 3-5 Şebeğin soytarılığına mı kaldı diyemiyor... Çünkü inanmıyorlar, din soytarıları öyle bir kirlilik yaratmış ki, artık inanç yok, sadece tipik ölümüne şartlanma var, haliyle şartlı insan duymak istediğini duyunca mest oluyor, ötekilerde bir başka türden mest oluyorlar, kir kabardıkça, kabarıyor, ortaya bin başlı binbir çeşit, nalına, mıhına din çıkıyor...
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|