
08-03-2016, 23:13
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
|
|
Duyguların önemi
İnsanda duyguların işlevi nedir? Duygular zararlı mıdır? Duygusallık güçsüzlük müdür? ve mantıklı olmak için duygusuz olmak mı gerekir?
Evrimsel süreçte duygular bizim hayatta kalmamıza fayda sağladı. Korku duygusu tehlikelerden korudu, sevgi duygusu birbirimizin hayatının devamına katkı sağladı.
Bu anlamda duygular, aynı din gibi, evrimin bir yan ürünü olarak ortaya çıkmış.
Peki bu duyguların bize şimdi katkısı nedir? Açıkçası ben duyguların herhangi bir değerini göremediğim gibi, mantığın önünde bir engel olduğunu düşünüyorum.
Şöyle bir sıralama yapsak; kadın-erkek-robot.
Bu sıralamaya göre duygusallık oranı azaldıkça mantıklı olma oranı artarken, güçlü olma oranı da artıyor. Tarihte kadının ikinci planda kalmasının nedeni de duygusallık olabilir.
Duygular, acizliğimizin bir ürünüdür. Aşk mesela bence acizliktir. İnsandaki duyguların varlığını inkar etmiyorum ama sahip olduğumuz bilinç ile bu duyguları etkisiz hale getirmeliyiz diyorum.
Dini inançlar da aciz duyguların bir sonucu. Duygunun hakim olduğu her yerde mantıksız ürünler ortaya çıkıyor.
Diğer yandan duygusuz bir hayat anlamsız ve heyecansız da gelebilir. Zaten anlam arayışı da gereksiz. Gerçekliğin özünde anlam ve duygu yok.
Evrimsel süreçte duyguların azalacağını ve zihnimizin robotsallaşarak belki de yapay zekaya dönüşeceğini tahmin ediyorum. Gelişmiş uzaylılar da birer makine olabilir.
Sizce en gelişmiş organizmalarda bile duygu var mıdır? Bir başka deyişle tanrıda duygu var mıdır?
|

09-03-2016, 00:36
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 21 May 2010
Mesajlar: 3.123
|
|
Misal ben çok duygusalım ve eziğim bir erkek olarak.
|

09-03-2016, 02:35
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 07 Mar 2016
Mesajlar: 14
|
|
Benim için esas olan ve sürekli hissettiğim duygular, cinsel duygularıdır. Ötekiler fasa, fiso...
|

09-03-2016, 11:04
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 Oct 2014
Mesajlar: 834
|
|
world´isimli üyeden Alıntı
Misal ben çok duygusalım ve eziğim bir erkek olarak.
|
bende benzer durumdayim , pek hosuma gittigi soylenmez degismeye calisiyorum
|

09-03-2016, 16:48
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.212
|
|
Umberto Eco'nun "The Name of the Rose" isimli eserinin sinema versiyonunu seyredeniniz vardır. Sean Connery, Ron Perlman gibi ağır isimlerle çekilmiş bir filmdir. Hikâye ciddi bir ortaçağ, kilise yobazlığı eleştirisidir.
Hikayede Connery, William isimli eski bir engizisyon yargıcı ve rasyonel bir keşişi oynar. Yanında da öğrencisi Adso vardır. Gittikleri bir manastırda başlarına bir takım olaylar gelir ve bir gece aralarında şu diyalog geçer.
Adso of Melk: Have you ever been in love?
William of Baskerville: In love? Yeah, many times.
Adso of Melk: You were?
William of Baskerville: Yes, of course. Aristotle, Ovid, Vergil...
Adso of Melk: No, no, no. I meant with a...
William of Baskerville: Oh. Ah. Are you not confusing love with lust?
Adso of Melk: Am I? I don't know. I want only her own good. I want her to be happy. I want to save her from her poverty.
William of Baskerville: Oh, dear.
Adso of Melk: Why "oh dear"?
William of Baskerville: You *are* in love.
Adso of Melk: Is that bad?
William of Baskerville: For a monk, it does present certain problems.
Adso of Melk: But doesn't St. Thomas Aquinas praise love above all other virtues?
William of Baskerville: Yes, the love of God, Adso. The love of God.
Adso of Melk: Oh... And the love of woman?
William of Baskerville: Of woman? Thomas Aquinas knew precious little, but the scriptures are very clear. Proverbs warns us, "Woman takes possession of a man's precious soul", while Ecclesiastes tells us, "More bitter than death is woman".
Adso of Melk: Yes, but what do you think, Master?
William of Baskerville: Well, of course I don't have the benefit of your experience, but I find it difficult to convince myself that God would have introduced such a foul being into creation without endowing her with *some* virtures. Hmm? How peaceful life would be without love, Adso, how safe, how tranquil, and how dull.
Özet geçmek gerekirse; evet aşk olmazsa hayat daha barış dolu, güvenli, sükunetlidir. Ancak yavan ve sıkıcıdır da...
Yıldıztozu izlemediysen filmi izle, kitabı oku.
|

09-03-2016, 17:25
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
|
|
Simdi duygunun yada sevmenin de cesitleri var. Bu bu da hissedilenin parca butun iliskisi..
Sevmek bir insani (ailesini; esini, kizini, oglunu, yeni dogan bebegini, annesini vs)
Bir kusu, evinde besledigi kedisini, kopegini,
Guzel bir manzaranin guzelligi karsisinda otomatik pozitif duygu durumu.
Sevdigi arkadaslariyla sohbet muhabbet etmek,
Birlikte bira, cigara, raki, mangal,
Yada dost muhabbetleri...
Bunlari goz ardi edttigini spyleyenlerin samimiyetine inanmiyorum.
Sevdigi bir sarki vardir.
Yada cinselligi sever.
Sevmekten kasit bundan mutlu olmak, iyi hissetmek, baglanmak..
Insan bilgiyi sever, okumayi ogrenmeyi yada ogrendiklerini paylasmayi sever.
hic olmadi kendisini sever. Yada egosunu sever.
sevmedigini dusunelim,
Tamam.
Dunya bir bok cukuru olmaya basladi, ne gerek var yasamaya.
siktir git oldur kendini.
zararin neresinden donersen kardir sana.
Onca strese sikintiya girmeye hic gerek yok.
Cunku madem zevk almiyor hicbirseyden.
madem yasamaya ve hissetmeye dair elde bisey yok.
Ne gerek var ugrasmaya.
harcadigin elektrige, suya, enerjiye, kullandigin seylere yazik.
Ornegin defter kullanarak yazik ediyorsun cevreye.
Ben Atm'den islem yaptigimda makbuz almiyorum mesela.
Arkadaslarinla niye bulusuyor, "sevdigin bir yemegi" tekrar yemek istiyorsun.
Bunlar acizlik degil.
Varolusunun bir parcasi.
Yani insana ve diger turlere ozgu bir sey.
Mac seyretme mesela arkadaslarinla..
Yanina da bir bira acma..
Tadinin en pis geldigi seyleri ye.
sevdigin bir yemek yok sonucta.
Kankan varsa ondan da ayril.
Adam muhtemelen senin onu sevdigini dusunuyordur.
Aldatma, kandirma.
bunlari anliyor ve yukaridaki tanima uyuyor musun peki?
Yoksa olmadigin biseyi olmaya mi calisiyorsun?
Mesela ben isten eve gelir yada evden cikmam ve birami acar muzigimi dinlerim hergun (suanda da bunu yapiyorum)
Niyeeee??
Cunku seviyorum
Cok onceden yasadigim biseyi anlatayim.
bi kiza baglanfim. Sevmiyordum bir kizi.
Yalniz hissettim kendimi ve sevdigimi dusundum.
Sonrra bir baktim kendimi Kaptirmisim.
Ama sevmiyordum.
Gordum ki baskasiyla cikmaya basladi. 3. Saniyede aklimdan cikti.
O kisi olmak istedim.
Tek sorun buydu.
Yukarida bak cok acikca anlattim.
simdi ne diyorsun
|

09-03-2016, 17:51
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Aug 2015
Mesajlar: 732
|
|
errata´isimli üyeden Alıntı
Adso of Melk: Have you ever been in love?
William of Baskerville: In love? Yeah, many times.
Adso of Melk: You were?
William of Baskerville: Yes, of course. Aristotle, Ovid, Vergil...
Adso of Melk: No, no, no. I meant with a...
William of Baskerville: Oh. Ah. Are you not confusing love with lust?
Adso of Melk: Am I? I don't know. I want only her own good. I want her to be happy. I want to save her from her poverty.
William of Baskerville: Oh, dear.
Adso of Melk: Why "oh dear"?
William of Baskerville: You *are* in love.
Adso of Melk: Is that bad?
William of Baskerville: For a monk, it does present certain problems.
Adso of Melk: But doesn't St. Thomas Aquinas praise love above all other virtues?
William of Baskerville: Yes, the love of God, Adso. The love of God.
Adso of Melk: Oh... And the love of woman?
William of Baskerville: Of woman? Thomas Aquinas knew precious little, but the scriptures are very clear. Proverbs warns us, "Woman takes possession of a man's precious soul", while Ecclesiastes tells us, "More bitter than death is woman".
Adso of Melk: Yes, but what do you think, Master?
William of Baskerville: Well, of course I don't have the benefit of your experience, but I find it difficult to convince myself that God would have introduced such a foul being into creation without endowing her with *some* virtures. Hmm? How peaceful life would be without love, Adso, how safe, how tranquil, and how dull.
|
Türkçeye çevirelim de bilmeyenler de neler döndüğünü görsün.
Adso of Melk: -Siz hiç aşık oldunuz mu?
William of Baskerville-Aşık mı? Evet.Pek çok kez
Adso of Melk: -Öyle mi?
William of Baskerville-Evet, elbette. Aristo'ya, Ovid'e, Virgil'e...
Adso of Melk: -Hayır, hayır, hayır. Benim kastettiğim...
William of Baskerville-Aşkla şehveti karıştırmıyor musun?
Adso of Melk: -Karıştırıyor muyum? Bilmiyorum. Yalnızca onun iyiliğini istiyorum. Mutlu olmasını istiyorum. Onu yoksulluktan kurtarmak istiyorum.
William of Baskerville-Ulu Tanrım.
Adso of Melk: -Neden “Ulu Tanrım”?
William of Baskerville-Sen aşıksın.
Adso of Melk: -Bu kötü mü?
William of Baskerville-Bir keşiş için bazı sorunlar yaratır.
Adso of Melk: -Ama Aziz Thomas Aquinas aşkı diğer tüm erdemlerden üstün tutmaz mı?
William of Baskerville-Evet. Tanrı aşkını, Adso. Tanrı aşkını.
Adso of Melk: -Ya bir kadına yönelik aşkı?
William of Baskerville-Kadın hakkında Thomas Aquinas çok az şey bilirdi. Ama Kutsal Kitabın sözleri çok açık. Özdeyişler bölümü bizi uyarır. Kadın, erkeğin değerli ruhunu ele geçirir. Vaiz bölümü de, ölümden daha acı olan şey kadındır, der.
Adso of Melk: -Ya siz ne düşünüyorsunuz efendim?
William of Baskerville-Elbette senin deneyiminin avantajı ben de yok. Ancak Tanrı'nın böyle iğrenç bir varlığı ona bazı erdemler bahsetmeden yaratmış olabileceğine kendimi inandırmakta zorlanıyorum
Hayat aşksız ne kadar huzurlu olurdu, Adso. Ne kadar güvenli.Ne kadar sakin.Ve ne kadar yavan.
|

09-03-2016, 18:12
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
|
|
Sevgili Natan; duyguları biraz farklı ele almışsın.
Sevdiğim yemek yok, haz aldığım yemek var. Patatesle aramda duygusal bir şey yok, biyolojik haz var. Bu hazları istemek mantığın gereği, duygunun değil. Mesela niye bok yemiyorum? boka karşı bir nefret beslediğim için değil, ondan haz almadığım için.
Duygusuzluğun bir üst boyutu hazsızlık olabilir. Alınan zevkler de kalmazsa bu durumda tamamen bilinçli robota dönüşmüş olurduk. Peki bu robotosal zihnin yaşama amacı ne olurdu? O aşama hakkında henüz net bir fikrim yok, belki ''merak'' için yaşamaya devam edebilirdi. Ya da her şeyi doğal akışına bırakırdı, bu durumda ölmeyi de istemezdi, yaşamayı da istemezdi. Hiçbir şey istemeyeceği için kendini öldürme gibi bir eylemde de bulunmazdı. Doğal akış neyse ona bırakırdı kendisini.
Ben mesela şu an bilgi, para, seks üçlüsü için yaşıyorum. Bunlar herhangi bir duygu içermiyor. İçerikleri; haz, zevk, güç ve merak.
Duygu amaçlamadığım sürece mutsuzluk hissini de yaşamıyorum. İstediğim bir şeyi elde etmem mümkünse mantıklı yollarla elde etmeye çalışırım , mümkün değilse de üzülmem, çünkü zaten elimde olan bir şey değildir.
Mantıklı yaşandığında üzülme duygusuna doğal olarak yer kalmıyor.
Sevdiğim insan da yok, değer verdiğim insan var. Değer verme ölçütüm ise o kişinin mantık seviyesine bağlı.
Maalesef hâlâ duygularım var ve yok edemedim henüz. Belki hiçbir zaman duygularımı sıfırlayamayacağım, ama olabildiğince azaltmaya çalışıyorum.
|

09-03-2016, 18:51
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
|
|
Sevgili yildiztozu,
Haz nedir?
Duygu durumuna bagli birsey midir yoksa egreltiotu temelli midir?
Bu haz dedigimiz sikimsonik "sey" duygu durumun bir gostergesi midir?
Hissiyat midir?
Nedir?
Peki, bipolar bozukluk nedir?
Bilimsel anlamda birsey bu.
Sana gore bipolar bozukluk diye bir sey yok.
eger tanimina bakacak olursan en basitinden.
Evet tanimdan gidelim.
Bilim insanlarinin yanildigini ve senin gercekligi disa vurdugunu hesaplayalim.
olsun.
Herkesin bir fikri var sonucta. Temellendirilmesi de gerekir ama.
Varsin bilim yanilgiya dussun karsinda,
Tum bilimi cokert, anasini sik..
ne olacak!
|

09-03-2016, 19:03
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
|
|
Haz, bencilce alınan zevktir bana göre. Duygusallık bencilliğin karşıtı, ve bencillik akıllıca olandır.
bipolar bozukluk yoktur demiyorum, ben insanda duyguların varlığını inkar etmiyorum, duygularımız var ama duygularımıza karşı çıkmalıyız, onları engellemeliyiz diyorum.
çünkü duygular bizi yanlış yönlendiriyor, örneğin dini inançlar da duygunun bir sonucu, insanlarda inanma arzusu var, ölümden sonra hayat arzusu var, bu arzular ve duygular bizi yanlış yönlendiriyor ve gerçeklikle aramıza perde koyuyor.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:39 .
|