Sayısız gezegenin olduğu evrende, yalnız olamayacağımız açık... (Gerçi çoğunluk hala 5.000 yıl öncenin masalalrını aşyıor ama neyse)
Sırf Samanyolunda tahmin edilen gezegen sayısı 500.000.000
Görünen Evrende ise Samanyolu gibi, milyarlarca(300-500 milyar) Galaksi var, çok daha küçük galaksilerle bu rakam 5-7 trilyonu buluyor...
Kısaca, sırf
görünen* evren'de 1.000.000.000.000.000 bu kadar gezegen düşünmek hiç zor değil...
* Görünen Evren: Işığın soğurulmasından dolayı görünen çap sınırlı..
Günümüzde maddi, manevi çıakr eksenli yayılan mitolojilerin başında ise
Reptilianlar üfüğü geliyor...
Başından sonuna kadar safsata, saçmalık, mantıksızlık, tipik teolojik mitoloji derinliğini aşmayan üfürüklerle dolu, uyduruk hikayelerdir...
Bir yanıyla ballandırılarak metafizik güçlere eriştirilen, tanrılaştırılan bu üfürük uzaylılar diğer yandan da insandan dahi daha aciz resmedilir...
Örneğin reptilianlar, canlıların korku ve endişesinden(negatif enerjiden) besenirmiş, ama insan modelli muazzam dişlerinin ne işe yaradığı konusunda akıl yürütmezler
Neyse
Evrende milyonlarca farklı canlı türü olabilir, lakin bunun böyle olması da, bazı insanların üfürükleri, bazı psikolojik sorunluların halüsünasyonuna dayanak oluşturmaz...
Evren'de elini kolunu sallayıp, bir saat bir gezegene, diğer saat ötekine gitmek diye bir şey yok...
Saçmasapan, bir yerinden gir, öteki yerinden milyarlarca ışık yılı mesafeyi tünelden geçer gibi aş temelli solucan deliklerininde gerçekliği yok(gerçeği tersyüz etmiş durumdaki 2 boyutlu uzay modellemeye dayalı, insan aklınca yapılmış çıkarımlar), en fazla hepimizinde günlük hayatta kullandığı gibi en kestirme yolları kullanmak olarak anlam taşır ki, buda öyle abartıldığı gibi milyar, milyon ışık yılı kısaltmaz...
Bir suyun derinliğine bir taş bırakın, solucan deliği nerede gurban? Ama o suyu tek boyutta kağıt üzerine aktarır, derinliğide hesaba katar isek, taş çizdiğimz lineer çizgiyi aşağı doğru büküverecektir, lakin bükse de, bükmese de, etraf yine 360 derece su olacaktır, değişen sadece yoğunluk farkı olur ve taşın mesafesi de gözlemciye göre değişir(kısaca mesafelerde göreceli anlam kazanan referanslar, kavramlardır, tek başına bir anlam ifade etmez)..
Uzay yönden bağımsız iken, uzayda yön bağımlı, rölatif(gözlemciye göre değişen) referansları mutlak-öznel iken nesnelleştirmek- alıp, akıl yürütmek mantıklı olmasa gerek.