Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 03-01-2017, 07:36
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart Cübbeli Ahmet’in skandal sözlerine cevap geldi

Türkiye Satranç Federasyonu, kamuoyunda "Cübbeli Ahmet Hoca" olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'nün, "Satranç oynamaktansa ateşi tutmak daha hayırlı. Oynayanlar lanetlenmiştir. Bu oyunları oynayacağınıza elinize tesbih alın, sübhanallah çekin" şeklindeki ifadeleri üzerine yazılı bir açıklama yaparken, kendisi hakkında hukuki süreç başlattıklarını bildirdi.

Türkiye Satranç Federasyonu, kamuoyunda "Cübbeli Ahmet Hoca" olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'nün, "Satranç oynamaktansa ateşi tutmak daha hayırlı. Oynayanlar lanetlenmiştir. Bu oyunları oynayacağınıza elinize tesbih alın, sübhanallah çekin" şeklindeki ifadeleri üzerine yazılı bir açıklama yaparken, kendisi hakkında hukuki süreç başlattıklarını bildirdi.
Türkiye Satranç Federasyonu tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"TSF olarak, satranç sporu ile ilgili bugün negatif değerlendirmelerin yer aldığı bir videonun internet sitelerine ve sosyal paylaşım sitelerine yansıması üzerine, bu konuda açıklama yapılması gereği duyulmuştur. Videoda yer alan ‘söz konusu kişi'nin satrançla ilgili sözleri kabul edilemez nitelik taşımaktadır ve camiamız tarafından da tepkiyle karşılanmıştır. Birliğe, beraberliğe, barışa ve satranç sporunun felsefesine en çok gereksinim duyduğumuz bugünlerde, binlerce sporcumuzu ve ailelerimizi de etkileyen, ‘Hiçbir temele dayanmayan bu yorum ve değerlendirmeler' ile ilgili Türkiye Satranç Federasyonu olarak hukuki süreç başlatılmıştır. Ayrıca tüm yetkili merciler nezdinde de girişimlerimiz sürdürülmektedir. Türkiye Satranç Federasyonu, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir spor federasyonudur. Satranç sporu, bu ülkenin en gözde spor dallarından biridir. Satranç ailesi ise satrancın hayata kattığı değerlerle büyüyen, aklı ve bilimi esas alan temeller üzerinde yürüyen büyük bir ailedir. Türkiye'de son yıllarda satranç sporuna artan ilgi rakamlara yansımıştır ve şu anda yaklaşık 700 bin lisanslı sporcumuz mevcuttur. TSF olarak hedefimiz 1 milyon lisanslı sporcuya ulaşmaktır. Türk satranç sporcuları, son yıllarda Olimpiyatlardan, Avrupa ve Dünya Şampiyonluklarına kadar ülkemize gurur tablosu oluşturan çok sayıda başarıya imza atmıştır. Satranç, bu topraklarda tarih boyunca çok sayıda devlet büyüğümüzün ve liderimizin de önemsediği ve oynadığı bir spordur. TSF olarak, Türkiye'yi satranç ülkesi yapmak için çıktığımız bu yolda bize en büyük desteği yine değerli devlet büyüklerimiz sağlamıştır ve sözleriyle, dağıttıkları satranç takımlarıyla, katıldıkları organizasyonlarla da bu sevginin, bu sporun büyümesine katkı sağlamaya devam etmektedirler. Önümüzdeki günlerde de satranç sporunun yine tüm güzelliklerinin sergileneceği organizasyonlarımızı camiamıza yakışır şekilde, her türlü ayrıntıyı düşünerek, gerekli tedbirleri alarak, güvenli ve huzurlu bir ortamda gerçekleştirebilmek için çalışmalarımızı büyük bir titizlikle sürdürüyoruz.


http://amkspor.sozcu.com.tr/2017/01/...-geldi-573314/
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 03-01-2017, 12:51
Vefik Sami Vefik Sami isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 2.836
Standart

Siyasi sınırlar içerisinde yaşamakta olan farklı kültürler, biribirleri hakkındaki olumsuz düşünce ve kanâ'atlerini - Tahrik etmemek, aşağılamamak ve hedef göstermemek kaydıyla - açıklayabilmelidir. Bu, ifâde hürriyetidir ve "suç" gibi algılanıp da mahkeme kapılarına taşınmamalıdır. Taşınırsa, orada düşünce özgürlüğü teoriden pratik'e dönüşmemiş demektir. İnsanların düşüncelerini özgürce ifâde edebilmelerini engelerseniz, içi-dışı başka bireyler yetiştirir, riyâkârlığı artırırsınız.

Bırakınız, Cübbeli Ahmet Hoca ve türevleri kendi inançlarından olan insanlara yine inançlarının gereği gibi hitap edebilsinler. Burada bir sıkıntı, tehlike yok. Tehlike; toplum içindeki bir kesimin, kendi inanç değerlerini tüm topluma cebir yoluyla kabul ettirmeye, o toplumu kendi inancı üzerinden dizayn etmeye çalışmasıdır.

Bu ülkede birilerinin dalkavukluk nedeniyle hüküm giydiğini, cezâ aldığını görmedim.
Ama; dalkavuğa, dalkavuk demenin suç sayılıp, diyenin cezâlandırıldığına bizzat şâhit oldum.
Böyle olunca, ma'alesef "Hukuk Devleti"nden söz edebilmek imkânsızlaşıyor.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 03-01-2017, 14:35
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.552
Standart

Her verilen bu tür dini propaganda, fetva, bizler için fırsattır aslında.

Koca koca adamlar (Türkiye Satranç Federasyonu başkanı gibi) oturmuş, Cübbeli kişisine cevaplar yazmış.

Bence adam yerine koymaya gerek yoktu. Basitçe;
- Bu adamın akli melekelerinin yerinde olup olmadığının tıbbi tespiti istenebilir.
- Söylediklerinin dinin kitabında kanıtı olup olmadığı sorulur;
* Kanıtı yoksa üfürdüğü ortaya çıkar, Cübbeli prestij kaybeder.
* Kanıtı varsa dininin beş para etmediği ortaya çıkar, dini prestij kaybeder.

Bildiğim kadarıyla satranç meselesi hadislerden gelen akıl dışı saçmalıklardan biridir. Ne var ki, hadisler peygamberin ölümünden 230 sene sonra uydurulmuş Emevi, Abbasi üfürükleridir.

Madem ki hadislere inanılacak, deve sidiği içilmesi gerektiği, Dünya'nın balık sırtında olduğu hurafesi gibi şeyleri Cübbelinin gözüne sokmak gerek. Ta ki uğursuz sesini kesinceye, örümcekli beynini geliştirene kadar.

Sevgiler

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 03-01-2017, 17:01
RollingStones - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
RollingStones RollingStones isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Aug 2014
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.049
Standart

Şüpheci Dinsiz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Her verilen bu tür dini propaganda, fetva, bizler için fırsattır aslında.

Koca koca adamlar (Türkiye Satranç Federasyonu başkanı gibi) oturmuş, Cübbeli kişisine cevaplar yazmış.

Bence adam yerine koymaya gerek yoktu. Basitçe;
- Bu adamın akli melekelerinin yerinde olup olmadığının tıbbi tespiti istenebilir.
- Söylediklerinin dinin kitabında kanıtı olup olmadığı sorulur;
* Kanıtı yoksa üfürdüğü ortaya çıkar, Cübbeli prestij kaybeder.
* Kanıtı varsa dininin beş para etmediği ortaya çıkar, dini prestij kaybeder.

Bildiğim kadarıyla satranç meselesi hadislerden gelen akıl dışı saçmalıklardan biridir. Ne var ki, hadisler peygamberin ölümünden 230 sene sonra uydurulmuş Emevi, Abbasi üfürükleridir.

Madem ki hadislere inanılacak, deve sidiği içilmesi gerektiği, Dünya'nın balık sırtında olduğu hurafesi gibi şeyleri Cübbelinin gözüne sokmak gerek. Ta ki uğursuz sesini kesinceye, örümcekli beynini geliştirene kadar.

Sevgiler
Maalesef geldiğimiz nokta bu, korkarım daha da kötüye gidecek.
Hedef göstermektir bu.
Ellerine sopayı alıp satranç turnuvası basarlar bugün-yarın.

Yazık.

Saygılar

"Olmuyorsa zorlama, ya hayallerin kırılır ya kalbin. Unutmuş gibi yap. Çünkü güzel şeyler; Onları hiç beklemediğin anda gerçekleşir." Gabriel Garcia Marquez
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 03-01-2017, 17:34
pianola - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pianola pianola isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: 22 Oct 2014
Bulunduğu yer: Platon'un Mağarası
Mesajlar: 1.906
Standart

TSF'nin bildiri yayınlamak zorunda hissedişi toplumun durumuna ışık tutmuş. Ürkütücü..


Ben de içgözlemin kurbanıyım.
Sylvia Plath

Her bir sözcük, sessizlik ve hiçbirşeyliğin içinde gereksiz bir leke gibi...
Samuel Beckett

Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece...
Aşık Veysel

Tekrar ede ede bitirilemeyen keşif, tekrar ede ede bitirememenin keşfine dönüşür.
Maurice Blanchot

İletişim, bir iletişimsizlik düzeneğidir.
Lacan

Sonuçta hepsi kendini kandırmaktan ibaret, öyle değil mi..?
Marilyn Monroe

ex nihilo nihil fit
il n'y a pas de hors-texte
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 03-01-2017, 17:57
bilgivehis bilgivehis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2016
Mesajlar: 1.931
Standart

Dünyada en çok açılan ağızlar faşizme hizmet eden ağızlardır.
Bu ağızların sınırı yoktur, o yüzden içindeki zehiri, vahşeti, sapıklığı ortaya dökerler, çünkü faşizmin kendisi de zehirden, vahşetten, sapıklıktan beslenir.
Peki toplum denilen bu güruh çok mu masum sizce, o cüppeli denen sapıktan çok da farkı yok bence, cemaate bak cüppeliye bak bir fark göremezsiniz...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 04-01-2017, 00:43
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.552
Standart


* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 04-01-2017, 10:30
Vefik Sami Vefik Sami isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 2.836
Standart

Cübbeliye bu denli bodoslama dalmanın bir anlamı var mı bilemem. Satranç ile ilgili olarak söylediklerini tasvip etmek mümkün değil elbette. Birisinden hoşlanmadığımız bir şey duyduğumuzda tepki vermek de normâl. Ne var ki o şahısların beğenmediğimiz düşünceleri neden normâl karşıladıklarını ve hattâ savunduklarını da bilmek gerek.

"Bre yobaz !.. Satranç gibi zekâyı çalıştıran bir oyuna sen nasıl karşı çıkarsın ?"

deyip de "bizdan" olmayana ağzımıza geleni yapıştırmak, birileri bizi eleştirince de düşünce hürriyeti ve demokrasiden dem vurup, o eleştirileeri engellemeye çalışmak; demokratlığı, medeni olmayı geçtim, insan olarak tutarlı bir davranış değildir. Bir yerde durduk yere yangın çıkmaz. Belli bir süre yangını meydana getirecek şartlar oluşur. Bu, genelde uzun bir süreçtir. Sonra, büyükçe bir yangının başlayıp da her şeyi mahvetmesi için sâniyelik kıvılcım yeterli olur.

Bir toplumu meydâna getiren insanlar, belli düşüncelerin veya kültürlerin çatısı altında gruplaşarak farklı topluluklar oluşturabilir. Bu toplulukların zikri-fikir birbirine uymayabilir de. İşte deomkratik olgunluk ve belli şeyleri belli ölçülerde tölâre edebilmeninin önemi burada başlar. Birbirimizle keskin çizgilerle ayrışmadan, birbirimizi düşman bellemeden, aradakı sorunlara çözüm bulmak zorundayız. İnsanları sâkinleştiren en mühim faktör iş imkânları ve ceplerine konan para ise orada demokrat birey yoktur.

Cübbeli'nin satranç'a haram demesinin en önemli nedeni, bir müslümanın vaktini İslâm dışı şeylerle harmasının doğru olmadığına inanmasıdır. Bu mantık bir müzik âleti/enstruman çalma noktasında da böyledir. Hele tasavvufçulara göre müslüman tüm vaktini Allah'ı düşünerek geçirmeli, uykusunda bile kâlbi "Allah, Allah" diye atmalıdır.

Cübbelideki anlayış bu.

Şimdi, adamın böyle düşünmesini önlemek için, inancını da engellemeniz gerekir. Bir inancın "doğru"luğu veya "yanlış"lığını geçtim, çoğu insan inanç olmadan yaşayamaz. Bunların var olmalarının tek gâyesi, inançlarıdır. Şu hâlde, "öteki" ni aşağılayıp dışlamaktan, safları keskinleştirmek ve düşmanlıkları artırmaktan başka bir işe yaramayan "hakâretâmiz üslûbu terk etmek şarttır. Ha, bu dengelere aldırış etmeyip de bildiği türküyü çığıranlara karşı elimden bir şey gelmez elbet.

Ben sâdece uyarımı yapmış olayım.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 04-01-2017, 13:09
pianola - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pianola pianola isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: 22 Oct 2014
Bulunduğu yer: Platon'un Mağarası
Mesajlar: 1.906
Standart

Sayın Vefik Sami

Karşı çıkılan Cübbeli'nin inançları değil, ortaya konan ideolojik tahakküm. Kişi istediğine inanabilir, fakat ortaya inancına ilişkin "söylem" koyduğunda bunun karşılığını almasından da doğal bir şey yok, çünkü söylemi temelleyen unsur "inanç", duyusal algıya açık, nesnel bilgi değil. İnanç denilen de özneden özneye farklılaştığına göre, sosyal dizgede uzlaşı olanağı sadece nesnedir, dolayısıyla nesnel olmayan üzerinden siyaset, ancak demogoji temelli faşist hamlelere tekabül eder, bu bağlamda, Cübbeli'nin hamlesi de faşist bir hamledir. Hani şöyle diyeyim, adamın teki yarın bigün "müslüman olmayanı öldürmemek haramdır" dediğinde ne yapmalı, bu "inançların" bir limiti, söylemin bir sonu var mı? Yok, ve bu tip söylemlerin sosyal tabandaki karşılığı, yaşam hakkına hukuksuz müdahaledir, tarihte binlerce kez kanıtlandığı üzere. O halde toplum "laik" olmalıdır, özümsenmesi gereken inanç değil, bilimsel realizmdir, çünkü hakikate en yakın/geçerli/sonuç veren bilgiyi sağlayan metodolojinin bilim olduğu felsefi bir tespittir, bu tespite varışın mümkünatı da, ancak düşüncenin serbest bırakılmasına koşullu, dogmacılığı ise, bu ihtimalin antidotu gibi ele almalı. Bu bağlamda, Cübbeli'ye yönelik eleştirileri asılda bir toplum savunusu olarak görmek gerekiyor.

Bırakınız, Cübbeli Ahmet Hoca ve türevleri kendi inançlarından olan insanlara yine inançlarının gereği gibi hitap edebilsinler. Burada bir sıkıntı, tehlike yok.
Tehlike potensiyali barındırmayan hiç bir şey yoktur, çünkü insan teki, bütünden yalıtık olmayıp, fundamental olarak psikodinamiklerin öznesi olan bir varlıktır. Bu noktada lütfen söylemin karakterini iyi inceleyin; "OYNAYANLAR LANETLENMİŞTİR". Birincisi, inanç, doğası itibariyle, saltıklaştırılan imgelemlerden ibarettir, kişi açısından, dışsaldan edinilen herhangi bir bilinmezlik objesine yönelik tutunum ise, özgün cehaletin koşulladığı bir durumdur. Cübbeli ortaya bir bilgi koymuyor, teste açık olmayan bir kavram koyuyor. İnsan tekinin zihni ise şu doğrultuda bir fonksiyonelliğe sahip; inanç > özgün algı > bilimsel algı. Faşist hamleleri etkinleyen, birinci durumdaki epistemolojik statikleşmenin ürünü ilişkilerdir. İkincisi, "kendi inançlarından olan" kavramı dahi asılda anlamsız bir cümle, çünkü söz konusu sanal kendilikleri-kimlikleri dayatan, zaten monoteist paradigmanın kültürel çıkışlarından beslenen tahakkümün ta-kendisi. Bir de şu var, insanlar "ürüyor", ve nesiller de bu gibi ideolojik dairelerde yetişiyor, yani Cübbeli'nin bu tip söylemleri, toplumun potensiyalini zaten önsel olarak etkiliyor.


Ben de içgözlemin kurbanıyım.
Sylvia Plath

Her bir sözcük, sessizlik ve hiçbirşeyliğin içinde gereksiz bir leke gibi...
Samuel Beckett

Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece...
Aşık Veysel

Tekrar ede ede bitirilemeyen keşif, tekrar ede ede bitirememenin keşfine dönüşür.
Maurice Blanchot

İletişim, bir iletişimsizlik düzeneğidir.
Lacan

Sonuçta hepsi kendini kandırmaktan ibaret, öyle değil mi..?
Marilyn Monroe

ex nihilo nihil fit
il n'y a pas de hors-texte
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 04-01-2017, 13:50
NickMickyok NickMickyok isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Sep 2016
Mesajlar: 343
Standart

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Siyasi sınırlar içerisinde yaşamakta olan farklı kültürler, biribirleri hakkındaki olumsuz düşünce ve kanâ'atlerini - Tahrik etmemek, aşağılamamak ve hedef göstermemek kaydıyla - açıklayabilmelidir. Bu, ifâde hürriyetidir ve "suç" gibi algılanıp da mahkeme kapılarına taşınmamalıdır. Taşınırsa, orada düşünce özgürlüğü teoriden pratik'e dönüşmemiş demektir. İnsanların düşüncelerini özgürce ifâde edebilmelerini engelerseniz, içi-dışı başka bireyler yetiştirir, riyâkârlığı artırırsınız.

Bırakınız, Cübbeli Ahmet Hoca ve türevleri kendi inançlarından olan insanlara yine inançlarının gereği gibi hitap edebilsinler. Burada bir sıkıntı, tehlike yok. Tehlike; toplum içindeki bir kesimin, kendi inanç değerlerini tüm topluma cebir yoluyla kabul ettirmeye, o toplumu kendi inancı üzerinden dizayn etmeye çalışmasıdır.
Üstad, dediklerine katılıyorum. Kendilerini özgürce ifade edebilmeliler ama bir tek onlar kendilerini ifade edebiliyor özgürce.
Bizim gibiler edemiyor. Sorun da burada.
Bizim onlar için istediğimiz özgür düşünceyi, onlar bizim için istemiyor.
Biz ne kadar hoşgörülü olsakta, onlar inançları gereği katı olmakta ısrar ediyorlar.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:17 .