Corpse Bride´isimli üyeden Alıntı
felasife@
saçmaladığınızın farkında mısınız bilmiyorum yasakla günahla ne alakası var röntgencilik evet sapıklık oluyor diğer adı.
|
Genel anlayışa göre saçmalık olabilir biliyorum elbette ama buna rağmen bir tabanı var bu dediklerimin, en azından yalnız olmadığımı da biliyorum, zira onca belgesel çekimleri var, bu iş ile ilgili kanallar var, hatta ben evimde uydu varken, birde teledünya aldım sırf belgeseller için, hepsi ne için tanımak için, zira bizler tanımıyoruz doğayı... ve doğayı gene kendi kurallarımızla işletmeye çalışıyoruz, o yüzden doğayı bir yandan kirlettiğimiz gibi (verdiğiniz videoyu biliyorum, facia gerçekten) diğer yandan da işleyişine müdahale ediyoruz.
Daha iki gün önce, bir saldırı sonucu Sırtlan kraliçe ciddi yaralandı, öylece yattı kaldı, belgeselciler hiç müdahale de etmedi, yaklaşık 3 gün sonra kalktı bu prenses...
Doğanın kuralı bu "
Güçlü olan ayakta kalır" yani şimdi belgeselciler bu ana kraliçe, sürünün geleceği için bunu hemen tedavi edelim de diyebilirlerdi, lakin onlar hakikaten doğaya müdahale edilmeyeceğini biliyorlar. Sadece çekiyorlar... Her ne olursa olsun, isterse türünün tek örneği olsun, müdahale etmiyorlar.
Ama genede kurtarma hikayeleri de olmuyor değil, lakin temel prensip hep aynı "Doğanın işine karışma" o kendi yolunu bulur, bulamıyorsa o yaşamı hak etmemiş demektir...
Yaşam evet kutsal ama sadece güçlü olana sunulan bir şey, sonuçta doğanın kaynakları da sınırsız değil, kısıtlı, doğum-yaşam-ölüm şeklinde ilerliyor...
Corpse Bride´isimli üyeden Alıntı
siz kendinizin böyle başkası tarafından teşhir edilmesini istermisiniz. ne cüretle!
|
Bu insanlığın kuralı ama doğanın kuralı değil, doğada yaşam alanına müdahale etmedikçe, seyret, bak, bunun teşhir, rontgenle filan bir alakası yok.
Tabi sizin doğaya olan hassaslığını sorgulamak filan haddime değil, inanıyorum ki aşırıda hassassınız... söylemenize gerek yok.
Lakin biz DOĞAYI anlamak istiyorsak, doğaya doğanın gözüyle bakmalıyız, doğanın kurallarıyla hareket etmeliyiz.
Rontgencilik olmaması için onlardan izin almalıyız, peki bunu nasıl alacağız onlardan?
Onları kendimize alıştırırsak, bu en büyük problem zaten, onları insanlaştırmak, insandan korkmaz, ehlileştirmek olur ki bu zaten onların doğasında olmayan, aykırı bir şey.
Corpse Bride´isimli üyeden Alıntı
köpeklerinin tüylerini traş ettiklerinde hayvan utancından saklanacak delik arıyor hiç gördünüzmü bilmiyorum. yüce insan hayvanı güzelleştiriyor.
iyilik yapıyor sözde hayvan dostu.
|
Bunlar canavarlık neticede, onun yerine kendini çırıl çıplak dolaştıracaksın ki belki anlar ama hayvanı hayvan olarak görene ne denilebilir ki.
Corpse Bride´isimli üyeden Alıntı
ya da kediler doğum yapacağı zaman fellik fellik kuytu gizli sote yer arıyor. neden? mahremiyeti yüzünden.
|
Aslında güvenlik yüzünden yapıyorlar bunu, aynı yerde uzun süre kalmak risktir, bunu biliyorlar, bir keresinde bizim camdan girip kanepenin altına 2 tanesini taşımış, 3. yü de taşırken fark etmiştik... evde bir kedi sesleri, meğersem taşıyormuş yavrularını.
Corpse Bride´isimli üyeden Alıntı
... hayır dünya babamızın çiftliği ve biz akıllı zeki sevgi aşk dolu ruhumuzla varlığımızın neden olduğu atıkları bizden daha yeteneksizleri yok etmekte kullanalım. hayvanlarda akıllı olsaydı bizi röntgenler inceler deneylerinde kullanır her türlü vahşeti uygulardı napalım yani hayvan olmasalardı mı? ...
|
Zaten meselede buradaya onlar hayvan mayvan değil, kişilik, kimlik, sahibi, ruh sahibi, hisleri duyguları olan bizden daha değişik canlılar.
Onların bizden değişik olması, bizim onlardan üstün olmamızı veya ne bileyim besin zincirinin en tepsin de olmamız, onları yok saymamızı gerektirmiyor.
Ama onları tanımak içinde hakikaten incelememiz gerekiyor, ben bu taraftayım... arkadaşımızın sildiği video da o koca kartal nasıl bir şefkatle, incelikle besliyordu yavrusunu, kopardığı lokma azcık büyük olsun vermiyor, illa minik minik veriyor, üstüne yatarken filan o kadar nazik davranıyor ve her an da zaten tetikte...
O bir ANNE veya BABA artık, "
bizler gibi yani, ya da bizler onlar gibiyiz"... Bunun bir ölçüsü yok... O bir kartal değil, bir ebeveyn, bir duygu, bir his, bir can.
Kim bilir belkide bir çok şeyi bu canlılardan gözleyerek öğrendik ve öğreneceğimiz de geride... kim bilir!
Sevgiler