Başkanlık Referandumu için evet/hayır tartışmaları.
Sevgili arkadaşlar,
İnsanlar facebook'ta, twitter'da birbirine girmiş, birbirlerine karşılıklı slogan atıyorlar. 'Hayır'cıların yaratıcılıkta 'evet'cilerden daha ilerde olmaları bir yana, her iki gruptan çoğunluğun bilinçsiz holiganlık içinde olduğu açıkça görülüyor.
Bilinçli sosyalistler ise bu referandumu bir fırsat olarak görüp, klasik hayır'cılardan farklı mesajlar veriyorlar.
Diyorlar ki;
- Memleketi bu hale getirenler tüm düzen partileridir.
- 'Hayır' sonucu çıkması ile memleket düzelmeyecektir.
- Hayır kampanyası partiler üstü yürütülmelidir.
- 'Hayır' kararı, tüm düzen partilerine kırmızı kart gösterme anlamına gelmelidir.
- Mesele işçi sınıfı ile sermayenin çatışmasıdır, 'evet' ile varılacak sonuç daha kötü olmakla birlikte, 'hayır' ile mevcut düzenin sürmesi de kötü bir sonuçtur.
- 'Hayır' demek yetmez, o yüzden mevcut faşist düzene de, istenen faşist düzene de 'YETER' demek gerek.
- Hayır'dan sonra başta işçi sınıfının haklarını, hakları, özgürlükleri, laikliği ilerletecek yeni düzen arayışlarını partiler üstü sürdürmek gerek.
--/--
Genel olarak evet/hayır argümanlarını, sonrasını ve gerekçelerini hep birlikte bu başlıkta tartışalım istedim.
Kendi görüşümü toparlayıp paylaşacağım.
Sevgiler.
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
İşçi sınıfı mı?
İşçi sınıfı kalleş, dönek ve sistem koruyucusudur.
İşçi sınıfının bütün külfeti grev ve zamdan ibarettir, daha ötesi yok.
Bakmayın siz 1917 devrimlerine, o zaman için koşullar onu gerektiriyordu.
İşçi sınıfını öne çıkarmak eski takıntılardan ibarettir, faşizmden kurtulmak ve devrim yapmak sadece işçi sınıfıyla değil, bütün ezilenler ile mümkündür.
Devrimciyim, komünistim size ilginç gelebilir ama bana göre gerçek budur...
Yönetim biçiminin adı ne olursa olsun;
- Toplumsal hizmetlerde denetlenebilirlik, şeffaflık önemlidir.
- Toplumsal görevlerde göreve uygunluk önemlidir. Görev tanımı, ve bu görev için gerek ve yeter şartların, denetim şartlarının meslek odalarınca belirlenmesi önemlidir.
- Toplumsal görevlerde sorumluluk alma, hata yaptığında yargılanacağını ve bunun bir bedeli olacağını bilmek, bedelini ödemek önemlidir.
- Tüm toplumsal dokuda adalet-eğitim-sağlık-barınak-ulaşım-bilgiye ulaşım imkanlarında eşitlik önemlidir.
- Tüm toplumsal dokuda adaletin, hukukun din-mezhep-ırk-etnisite-cinsiyet-siyasi görüş-inanç-inançsızlık gözetmeksizin eşit tesis edilmesi önemlidir.
- Eğitimin bilimi referans alması, zemininin doğruluğu kanıtlanmış tezler üzerine oturtulması, araştırmaya-yaratıcı olmaya yönlendirmesi, toplumsal ayırımları ortadan kaldırması, birleştirici olması önemlidir.
- Tüm toplumsal dokuda dışa bağımlılığı azaltmaya, yerli üretimi arttırmaya, üretim kalitesini arttırmaya, ürün maliyetlerini düşürmeye, çevreye verilen zararı önlemeye, yaşam kalitesini arttırmaya yönlendiren bir politika izlenmesi önemlidir.
- Tüm toplumsal dokuda gelir adaletini sağlayacak bir politika izlenmesi önemlidir.
- Tüm toplumsal dokuyu devleti denetleyen, yönetime katan bir politika izlenmesi önemlidir.
- Tüm toplumsal dokuyu verilere dayalı düşünmeye, verilere dayalı konuşmaya, hakkını aramaya yönlendiren bir politika izlenmesi önemlidir.
Bu temel kuralları sağlayabilen uygulamalar halkı mutlu eder.
Şimdi, bu önemli sorunların çözümüne ilişkin;
Evet'çi partiler ne vaat ediyor?
Hayır'cı partiler ne vaat ediyor?
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Yönetim biçiminin adı ne olursa olsun;
- Toplumsal hizmetlerde denetlenebilirlik, şeffaflık önemlidir.
- Toplumsal görevlerde göreve uygunluk önemlidir. Görev tanımı, ve bu görev için gerek ve yeter şartların, denetim şartlarının meslek odalarınca belirlenmesi önemlidir.
- Toplumsal görevlerde sorumluluk alma, hata yaptığında yargılanacağını ve bunun bir bedeli olacağını bilmek, bedelini ödemek önemlidir.
- Tüm toplumsal dokuda adalet-eğitim-sağlık-barınak-ulaşım-bilgiye ulaşım imkanlarında eşitlik önemlidir.
- Tüm toplumsal dokuda adaletin, hukukun din-mezhep-ırk-etnisite-cinsiyet-siyasi görüş-inanç-inançsızlık gözetmeksizin eşit tesis edilmesi önemlidir.
- Eğitimin bilimi referans alması, zemininin doğruluğu kanıtlanmış tezler üzerine oturtulması, araştırmaya-yaratıcı olmaya yönlendirmesi, toplumsal ayırımları ortadan kaldırması, birleştirici olması önemlidir.
- Tüm toplumsal dokuda dışa bağımlılığı azaltmaya, yerli üretimi arttırmaya, üretim kalitesini arttırmaya, ürün maliyetlerini düşürmeye, çevreye verilen zararı önlemeye, yaşam kalitesini arttırmaya yönlendiren bir politika izlenmesi önemlidir.
- Tüm toplumsal dokuda gelir adaletini sağlayacak bir politika izlenmesi önemlidir.
- Tüm toplumsal dokuyu devleti denetleyen, yönetime katan bir politika izlenmesi önemlidir.
- Tüm toplumsal dokuyu verilere dayalı düşünmeye, verilere dayalı konuşmaya, hakkını aramaya yönlendiren bir politika izlenmesi önemlidir.
Bu temel kuralları sağlayabilen uygulamalar halkı mutlu eder.
Şimdi, bu önemli sorunların çözümüne ilişkin;
Evet'çi partiler ne vaat ediyor?
Hayır'cı partiler ne vaat ediyor?
Genelde denetime önem vermişsin, denetimin sağlılı işlemesi halkın ekonomi ve bilinç düzeyine bağlıdır. Her ikisinde herhangi bir zayıflık denetim organlarına da yansır, yani denetimin kurumsallaşması önemlidir ama yetersizdir.
Bunun acı tecrübesini Balkan ve SCCB devrimlerinde gördük.
Diğer saydıkların yine ekonomi-bilinç düzeyine bağlı olmakla birlikte bugün için veya önümüzdeki kısa süre için hayaldir ama gönlümüzdeki uygulama biçimidir.
Evet-Hayır olayı aynı zamanda tiraji komik olaydır, sıradan bir evetçiye faşizmi ister misin desek büyük ihtimalle hayır der ama faşizme evet için oy verecek...
Daha once de soylemistim, elbette ki hayir diyecegim. Ben, ailem, sevdiklerim.
Isci sinifi ayni zamanda somurulen, ezilenlerdir. Sosyal demokratlar ise duzeni koruyan, para babalarinin partileridir.
Bilgi ve his, sana bu konuda katilmiyorum. Sistem degismedikce durum her ne kadar iyilesmeler yasasa da, bir cozum sunmayacaktir. Kavanozdaki salca ornegin. Siz kavanoza kasigi ortadan saplarsaniz ne olur, salcanin ustu kuflenir. Siz o kufu temizlersiniz fakat yontem, uygulama ayniysa surekli bir bozulma yasayacaktir. Bir sure sonra salcanin alti da bozulacaktir.
Bu da boyle bir seydir.
Kirli suyun yuzeyini temizlemeniz o suyu paklamaz,
Alti kirlidir. Bir comak sokup karistirmaya bakar.
Bence insanlar orgutlenmelidir. Orgutlenmedikce bu is olmaz.
Supheci dinsiz'e de cogunlukla katiliyorum. Eline saglik.
Yazdigin maddelere ilaveten, demukrasiinin(!) mevcut oldugu ulkede, demukratik bir sekilde, ozgecan'lar yakilmasin diye, soma'lar yasanmasin diye, kadina ve cocuga siddeti kendine mubah goren bir kisim eril kafalar adam olsun diye, milletin am. koyduk diyen zihniyetler palazlanmasin diye, baskanlik sistemine Hayir diyecegim.
Konu Neva tarafından (31-01-2017 Saat 05:46 ) değiştirilmiştir.
Deniz Baykal ve Bülent Ecevit, elbirliği ile suçu kesinleşmiş ve suçun infazını çekmiş mahkumların "milletvekili olamazlar yasasını" değiştirdiklerinde, 16 yıl sonra, suçun infazını çekmiş RTE'nin Devlet Başkanı olabileceğine olasılık vermeyecek kadar budala olmaları ve toplumun siyasi islam nabzını ölçemeyecek kadar vizyonu gıt olmaları, şimdi yaşadığımız sıkıntıları doğurmuştur. Özellikle Deniz Baykal'ın CHP milletvekillerini ikna etmek için uğraşılarını anımsadıkça kederlenirim halen. Hiç olmayacak yerde başımıza RTE belası orada sarıldı.
islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
Paylaşılan retweet 10.164 olmuş ama neyi değiştirecek ki bu sayı? 15 senedir akp internet dünyasında hiç yol kat edememiş. İnternette hep azınlık olmaları, akp tabanındaki insanların 15 yıldır evlerine hiç internet almadıkları anlamına geliyor. Bunların kendi arabaları da yok. Dolmuşlarda, metrolarda tıkışarak yolculuk etmeye alışıklar ve akp tabanının %45'i asgari ücretle çalışıyor. Aza kanaat getiren bu insanlar, dünya lideri erdoğan sloganını duyduklarında, paldır küldür sözlerle desteklemeye çalışmaları tamamen refleks aslında, akıllarından geçirerek, beyinsel aktivite sonucu düşünülmüş sözler söyleyememeleri, hüüloooğ gibi garip sesler çıkarmaları bu yüzden.