bilgivehis´isimli üyeden Alıntı
Sevgili Vefik Sami, kaç yaşındasın bilmiyorum ama ben çok faşizm gördüm ve yaşadım, bugünkü bu durum da faşizmin görüntüleridir.
|
Bâzan forumda "Vefik dayı" şeklinde hitâba muhatap olmuşluğum bulunsa da "Kafa kâğıdı" hesâbına göre 'dede' daha münâsip gibi görünüyor.

Yaşım 63.
İnsan bâzan çok ağır koşullar karşısında dürüstlükle ilgili temâyüllere zıt davranışlar sergileyebilir. Ailesini, çoluk-çocuğunu koruma adına yalpalayabilir. Pek hoş durmasa da bunu anlayabilirim. Ama; sâhip olduğu sosyal statüyü koruma, makam-mevki devşirme, daha iyi şartlarda bir ekonomik gelir gibi nedenlere bağlı olarak "raks" etmek, - halk diliyle - dört kitaba da sığmaz.
Hüseyin Gülerce de herkes gibi insandır. Düşünceleri değişebilir. 33 sene hizmetinde bulunduğu F. Güleni - İddia ettiği entellektüel kimliğe rağmen - tanıyamamış da olabilir. Bütün mantıklı düşünme kurallarını zorlayarak bunları bir ölçüde sindirebilmek mümkün. Ne var ki bu şahıs, daha önce F. Gülen'e medhiyeler dizerken, bir anda 180° dönüş yaptı. F.Gülen'in ne olduğunu anlayıp eleştirmeye başlaman, cema'atten ayrılman siyasi iktidara medhiyeler dizmeni mi gerektiriyor ? Çekil köşene; iyi işler olduğunda istediğin kadar medh-u senâda bulun. Ama; yanlış gördüğünde de eleştir. "Aydın" olmak budur. Kim güçlü ise o cenahta saf tutmak değil.
Mahkemem sürerken, öyle bir savunma yapmıştım ki vicdanı bir kenara bırakın, hukûken bile cezâ almam mümkün değildi. Hâkim neye istinâden bu karâra vardı; bilemem. En mühim gerekçesi; ifâdelerimin, eleştiri sınırlarını aşması. Halbuki Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini kabul etmiş. Bu sözleşmenin 10. maddesi mealen der ki "Eleştiri lay-lay-lom olmaz. İncitebilir, acıtabilir." Tabii, bodoslama şahsa hakâret ve küfür kasdedilmiyor burada.
Türkiyede işler, hukûka göre yürümez.
"Keçi, sâhibinin istediği yere" bağlanır.
Ardından bilumum demogaglar "Hukuk devleti" nakaratını tekrarlarken, için için de gülerler.
Bir ülkenin güçlü mü ya da zayıf mı olduğunu anlamanın en basit yöntemi, insanlarına bakmaktır. Vatandaşlık bilinci gelişmemiş, demokrasi kültürü oluşmamışsa insanlar örgütlü toplumu kurmayı başaramamış, güç'e tapar olmuşsa o ülke ne kadar güçlü bir ekonomiye veya teknolojiye sâhip olursa olsun, bir fiske ile devrilecek durumdadır.