Şöyle bir ekleme yapmak istiyorum. Bu yukarıda okuduğum İran'ın Mehdi için protokol hazırlığından aklıma geldi...
21 Aralıkçılık /2012 cilik ve sonculuk? bunu güdüleyen, besleyen nedir?
|
2012 fenomeni
2012 fenomeni, 21 Aralık 2012 tarihinde felaket ve dönüşümlerin yaşanılacağına inanılan bir dizi eskatolojik inancı içermektedir. Bu tarih, Mesoamerican Uzun Sayım takviminin 5125 yıllık uzun bir döngüsünün bitişi olarak kabul edilmektedir.[1] Çeşitli gökbilimsel sıralanmalar ve ebced formüllerinin bu tarihe ait olduğu ileri sürülmektedir fakat bu, bilim tarafından kabul edilmemektedir.
2012 ile ilgili bazı teoriler ve kehanetler şunlardır:
Muhyiddin İbni Arabi'nin verdiği haberler
Nibiru, Gezegen X, Marduk veya 12'nci gezegen
Foton kuşağı teorisi
Schumann rezonansı
Nostradamus’un kehaneti
Baba Vanga'nın kehaneti
Güneş fırtınaları
5125 yıllık Maya takviminin sonu
Vikipedi, özgür ansiklopedi
|
gerçek sonuçta böyle bir olguyu ve kolay inancı da taşıdı ve barındırdı...
bitercilik, bitsincilik ve sonculukta var;
atalete vurgu yapıyor belki , belki de eksik inanca ve kör bilgiye ve kolay çabuk inanma, inandırılma ve kanmaya vurgu yapıyor bunlar ama
---
"bi şey olsa da bitseçilik/bitsekçilik, bu dünyadan bi çıksakçılık, işler bitse de gitsekçilik var...
bitse/bitsek ..işler bitsecilik ve hemen gitsekcilik/olsacılık ve bu "biz bu dünyalı değilizcilik"te “seçildikçilik” vb. var
bilgi eksikliğine (kolay kandırılmaya) kökenlenir ama var..
olgu
bilgiyi niye? kim için? güdü?
bizler geçiciyiz.geçici yolcularızcılık elbette var...
neye karşı? neden? güdü? kime? niye?
İnsan arzusuna hükümlüdür. Bu yeterli mi? Diğer herşeyi açıklıyor mu?
Cep telefonlarını çocukların ellerine, oyun kutusu/sandığı (ahit sandığı ya da bilgi ve eylem kutusu) gibi verenler kimler?
Telefon ilave organıyla yaşayan bu yeni büyük insanlık bu yukardaki olguları böyle yorumlayıp anlayamayacak muhtemelen...
Sanırım olgu kesime götürülen ineğin düşü ya da yumurtlamaya hapsedilen ve besilenen tavuğun düşü gibi..
Kurtarmacılık olgusu. kurtarılmacılık olgusu. tarihsel kader değişimi olgusu beklemesi ya da polyannacılıkçılık. Hepsi bir arada...
Eğer bir adada bir zindanda hapisseniz bir gün bir gemi gelecek ihtiyacı ya da bir umut çıkarsa umdu arasında fark vardır?
Gerçekçilik ve umutsuzluk arasında fark var mıdır?