
09-05-2017, 12:18
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Mar 2017
Mesajlar: 220
|
|
Stalin'in zafer konuşması
Faşizm zorlu bir savaşla yerle bir eden dünyanın ilk işçi devleti,kahraman rus halkının zaferini kutluyor anıları önünde saygı ile ceketimi ilikliyorum,
Stalinin önderliğinde kazanılan bu zafer sadece rus halkının değil insanlığın zaferidir.Faşistlerin gaz odalarını insanlığın kaderi olmaktan çıkarmıştır.Stalin insanlığın yoldaşı olmuştur.
Stalin'in zafer konuşması: Kızıl Ordumuzun kahramanca zaferine şan olsun!
İnsanlığın büyük zaferinin yıldönümünde, Stalin'in yaptığı zafer konuşmasını yeniden hatırlatıyoruz: Düşmana karşı mücadelede düşen kahramanların ve halkımızın özgürlüğü ve mutluluğu için canını verenlerin ebedi zaferine!
Çeviri: Kutlu Ozan Akalın
Salı, 09 Mayıs 2017 12:00
Nazilerin Sovyet askerleri tarafından kesin olarak mağlup edildiği günde, Zafer Günü'nde Kızıl Ordu Başkomutanı Josef Stalin'in zafer günü konuşmasını bir kez daha soL okurlarına sunuyoruz:
"Yoldaşlar! Kadın ve erkek yurttaşlar!
Almanya'ya karşı büyük zafer günümüz geldi. Kızıl Ordu'ya ve müttefiklerimizin kuvvetlerine diz çöktürmeye çalışan faşist Almanya, mağlup olduğunun farkına vardı ve koşulsuz teslim olduğunu ilan etti.
Mayıs'ın yedisinde ön protokol yapılarak Rheims şehrinde teslim olma anlaşması imzalandı. 8 Mayıs günü Alman Üst Komutası, Müttefik birlikler Sovyet başkomutanlık temsilcileri huzurunda 8 Mayıs saat 24:00'da yürürlüğe girmek üzere Berlin'de teslimiyet anlaşmasını imzaladı.
Alman elebaşlarının antlaşma ve mutabakatları paçavra olarak gören tutumlarından haberdar olarak, sözlerine güvenmek için hiçbir nedenimiz yoktu. Fakat, bu sabah, teslimiyet anlaşmasının baskısı altında, Alman güçleri silahlarını bırakmaya ve topluca teslim olmaya başladılar. Bu artık önemsiz bir kağıt parçası değildir. Bu Almanya'nın silahlı kuvvetlerinin hakiki teslimi oluşudur. Çekoslavakya'da hala bir Alman grubunun teslim olmaktan imtina ettiği doğrudur. Ama Kızıl Ordu'nun onları yola getireceğine güveniyorum.
Şimdi Almanya'nın nihai mağlubiyetinin bu tarihi gününde bütün haklılığımızla söylebiliriz ki, Alman emperyalizmine karşı halkmızın büyük zafer günü gelmiştir.
Anavatanımızın özgürlüğü ve bağımsızlığı adına yaptığımız büyük fedakarlıklar, savaş nedeniyle halkımızın maruz kaldığı sayılamayacak yoksunluklar, cephe gerisinde ve ötesindeki çarpıcı işler, anavatan sunağında yerini almış, beyhude olmadan, düşmana karşı kesin zaferle taçlanmıştır. Slav halklarının varoluşu için çağlardır sürdürdüğü mücadele Alman işgalciler ve Alman tiranlığına karşı zaferle sona ermiştir.
Bundan böyle halkların özgürlüğünün yüce sancağı ve halklar arasında barış Avrupa üzerinde dalgalanacaktır.
Üç yıl önce Hitler Sovyetler Birliği'nden Kafkasları, Ukrayna'yı, Belarusya'yı, Baltıkları ve başka bölgeleri kopararak onu parçalamayı da içeren emellerini herkese duyurmuştu. Açıkça "Rusya'yı bir daha asla doğrulamayacağı bir biçimde yok edeceğini" söylemişti. Bu üç yıl önceydi. Fakat, Hitler'in çılgınca fikirleri gerçekleşemedi- savaşın gelişimi bu fikirleri dört bir yana savurdu. Aksine Hitlerin deli saçmalarının tam tersi vuku buldu. Almanya tamamen yenildi. Alman güçleri teslim oluyor. Sovyetler Birliği ne parçalanmış ne de Almanya'nın mahvını seçmiş olsa da zaferi kutluyor.
Yoldaşlar! Büyük Yurtsever Savaş nihai zaferimizle sonuçlanmıştır. Avrupa'daki savaş süreci sona ermiştir. Barışçıl gelişim süreci başlamıştır.
Sevgili erkek ve kadın yurttaşlarım, sizi zaferimiz için kutluyorum.
Anavatanımızın bağımsızlığı ve düşmana karşı zaferimizi sağlayan Kızıl Ordumuzun kahramanca zaferine şan olsun!
Muzaffer halkımıza, büyük hallkımıza şan olsun.
Düşmana karşı mücadelede düşen kahramanların ve halkımızın özgürlüğü ve mutluğu için canını verenlerin ebedi zaferine!"
Sol haber.
|

09-05-2017, 14:53
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 28 Apr 2017
Mesajlar: 118
|
|
Sosyalizm mücadelesini ulusal sınırlara hapseden, Lenin'in Devlet ve Devrim kitabında en çok üzerinde durduğu ve mahkum ettiği konulardan birisi olan bürokratizmi, Sovyetler Birliği'nde hakim kılan, Avrupa faşizminin öncüsü Hitler ile utanmadan anlaşmalar imzalayıp Polonya'yı istila eden, Bukharin-Zinovyev-Kamanev gibi Ekim devriminin öncüsü pek çok kişiyi katleden Stalin ve onun çarpık fikirlerinin propogandasını yapan SİP'liler...( TKP ismini kullanmıyorum. Çünkü, Kemalist cumhuriyete sahip çıkanlar, Kemalizm tarafından katledilen Mustafa Suphi'nin mirasına sahip çıkamazlar.)
Sosyalizm, ideolojik olarak kapitalist üretim ilişkilerini hedef alır. Bununla birlikte Kapitalizm, Lenin'in Emperyalizm kitabında özellikle belirttiği gibi günümüz dünyasında ulusal sınırlamaları aşıp, küresel sermaye egemenliği biçimini alarak, bütün dünyaya tahakkümünü yayma uğraşı içindedir. Dolayısıyla eğer bir Sosyalizm mücadelesi verilecekse bu ancak enternasyonal nitelikte, ulusal sınırları aşan karakterde bir mücadele olabilir ancak. Fakat Stalin, Sosyalizmi ulusal sınırlara hapsedip bir bürokratik diktatörlük kurdu ve 2. Dünya Savaşı sonrası istila ettiği Doğu Avrupa blokunuda bu bürokratik diktatörlüğün bir uydusu haline getirdi. Büyük devrimci teorisyen Trotsky'de bu konuya özellikle değinerek, Sosyalizmin, kapitalizmden daha yüksek bir üretim ve ekonomi aşamasını temsil ettiğini, bugün kapitalizm ulusal sınırları aşmışken, Sosyalizmi ''Tek ülkede sosyalizm'' teorileri adı altında ulusal sınırlara hapsetmenin, onu dünyadan soyutlamanın kapitalizmin gerisine düşmek olacağını özellikle belirtmiştir. Tarihte Trotsky'i haklı çıkarmış ve Lenin'in ölümü ile( ölmeden önce yazdığı ve Stalin'in görevinden azledilmesini söyleyen mektubuna rağmen) iktidarı gasp eden Stalin'in bürokratik diktatörlüğü(iddia ettiği gibi proleter değil!), yani insanları Berlin duvarı örneğinde olduğu gibi sanki bir hayvanmışcasına kafese kapatan bu yapı, arkasında milyonlarca katledilmiş insan ve Marksizm/Leninizm'in ideolojik olarak tahrif edilmiş bir modelini bırakarak tarihin çöplüğüne karışmıştır.
|

09-05-2017, 16:52
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Mar 2017
Mesajlar: 220
|
|
Uçuşa geçmişsiniz,ne kadar kolay üfürüyorsunuz.
Stalinin devrimin öncülerinden olduğunu,unutuvermek,olağan üstü katkılarnı silmek.
Sizi dinleyen onun çar ajanı ,Hitlerin ortağı olduğunu düşünür.
Stalinin sosyalist sistemi korumak,emperyalist kuşatmalara karşı güçlü devlet çabası kolay anlaşılabilecekken.
Zorunluklarla, ideoloji bazan zorlanır bazan geri adımlar atılır.Stalin batıdaki Hitleri büyütme silahlandırma azmini görmemiş olabilirmi?
Sosyalizmi korumak için,zaman kazanmak,şeytanı uzak tutmak için bazı geri adımlar atmış olabilirmi?
Hatalar insanlar için.
Bunu Hitlerin adamı olduğu için yapmış olabilirmi?
Ve Batıyla ittifak kurmaklada suçlamanızı bekliyorum.
Bu kadar felsefi idealizmin içinde oluşunuz beni çok rahatsız etti,çürümüşsünüz adeta.
Materyalizm çok farklı bir şey.Nesnellik ister akıl ister
Stalin kim siz kim?biraz insaf biraz akıl, biraz vicdan.
Troçkiyi severim , Stalinide severim onların kavgasını sizin gibi özümseyemedim,kusura bakmayın.
|

09-05-2017, 17:53
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 28 Apr 2017
Mesajlar: 118
|
|
gungormez´isimli üyeden Alıntı
Sosyalizmi korumak için,zaman kazanmak,şeytanı uzak tutmak için bazı geri adımlar atmış olabilirmi?
|
Eğer Stalin, Hitler ile işbirliği yaparken, Nazilerle olası bir savaş için hazırlık yapmak için zaman kazanma amacı gütseydi, Hitler'in 1941'de ki ani saldırısına karşı Sovyet ordusu hazırlıksız yakalanmazdı. Olası bir savaş için hazırlıklı ve tetikte olurdu. Halbuki Alman birlikleri Sovyet Rusya'ya saldırdığında Stalin şoka girmiştir ve Sovyet ordusu o kadar hazırlıksızdır ki ilk saldırıda 1 milyon Sovyet askeri anında kuşatılarak esir edilmiştir.
|
Bu kadar felsefi idealizmin içinde oluşunuz beni çok rahatsız etti,çürümüşsünüz adeta.
Materyalizm çok farklı bir şey.Nesnellik ister akıl ister
Stalin kim siz kim?biraz insaf biraz akıl, biraz vicdan.
|
Bunu daha önceki tartışmalarımızda da yapmıştınız. Herhangi bir bilgi ve birikiminiz olmadığı için çoğu konuda karşınızdakini sen şöylesin, sen böylesin diyerek itham ederek üste çıkmaya çalışıyorsunuz. Yukarıdaki Stalin ve Stalinizm eleştirilerimle ilgili söyleyecek bir şeyiniz var ise buyur, dinleyelim. Yoksa üç kuruşluk bilginle tartışmayı kişisel tartışmalara çekerek cahilliğini perdelemeye çalışma, komik oluyorsun.
|
Troçkiyi severim , Stalinide severim
|
Troçki'yi katleden bizzat Stalin'in kendisidir. Ne saçmalıyorsunuz siz? Diğer yandan Troçkizmin bizathi kendisinin varlığı Stalin ve Stalizmin karşıtlığı üzerine kuruludur ve diyalektik olarak çelişkilerin özdeşliği kaidesi doğrultusunda Stalin ve Stalinizm karşıtlığı, Troçkizmin bir parçasıdır. Dolayısıyla hem Stalin'i, hem Troçki'yi seviyorum gibi bir cümle, hem kapitalist hem sosyalistim demek kadar saçmadır.
|

09-05-2017, 18:07
|
|
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 30 Jul 2016
Mesajlar: 1.928
|
|
Takiyiddin´isimli üyeden Alıntı
Sosyalizm mücadelesini ulusal sınırlara hapseden, Lenin'in Devlet ve Devrim kitabında en çok üzerinde durduğu ve mahkum ettiği konulardan birisi olan bürokratizmi, Sovyetler Birliği'nde hakim kılan, Avrupa faşizminin öncüsü Hitler ile utanmadan anlaşmalar imzalayıp Polonya'yı istila eden, Bukharin-Zinovyev-Kamanev gibi Ekim devriminin öncüsü pek çok kişiyi katleden Stalin ve onun çarpık fikirlerinin propogandasını yapan SİP'liler...( TKP ismini kullanmıyorum. Çünkü, Kemalist cumhuriyete sahip çıkanlar, Kemalizm tarafından katledilen Mustafa Suphi'nin mirasına sahip çıkamazlar.)
Sosyalizm, ideolojik olarak kapitalist üretim ilişkilerini hedef alır. Bununla birlikte Kapitalizm, Lenin'in Emperyalizm kitabında özellikle belirttiği gibi günümüz dünyasında ulusal sınırlamaları aşıp, küresel sermaye egemenliği biçimini alarak, bütün dünyaya tahakkümünü yayma uğraşı içindedir. Dolayısıyla eğer bir Sosyalizm mücadelesi verilecekse bu ancak enternasyonal nitelikte, ulusal sınırları aşan karakterde bir mücadele olabilir ancak. Fakat Stalin, Sosyalizmi ulusal sınırlara hapsedip bir bürokratik diktatörlük kurdu ve 2. Dünya Savaşı sonrası istila ettiği Doğu Avrupa blokunuda bu bürokratik diktatörlüğün bir uydusu haline getirdi. Büyük devrimci teorisyen Trotsky'de bu konuya özellikle değinerek, Sosyalizmin, kapitalizmden daha yüksek bir üretim ve ekonomi aşamasını temsil ettiğini, bugün kapitalizm ulusal sınırları aşmışken, Sosyalizmi ''Tek ülkede sosyalizm'' teorileri adı altında ulusal sınırlara hapsetmenin, onu dünyadan soyutlamanın kapitalizmin gerisine düşmek olacağını özellikle belirtmiştir. Tarihte Trotsky'i haklı çıkarmış ve Lenin'in ölümü ile( ölmeden önce yazdığı ve Stalin'in görevinden azledilmesini söyleyen mektubuna rağmen) iktidarı gasp eden Stalin'in bürokratik diktatörlüğü(iddia ettiği gibi proleter değil!), yani insanları Berlin duvarı örneğinde olduğu gibi sanki bir hayvanmışcasına kafese kapatan bu yapı, arkasında milyonlarca katledilmiş insan ve Marksizm/Leninizm'in ideolojik olarak tahrif edilmiş bir modelini bırakarak tarihin çöplüğüne karışmıştır.
|
Siz tarihi okuyorsunuz, ben ise onu yaşıyorum.
Zaman, yer ve koşullar bir bütün olarak ele alınmadan her zaman yanılma payı yüksektir, çünkü doğru her zaman doğru değildir.
Atatürk şunu öldürdü, Stalin kapattı, Troçki açtı gibi sadece sonuçla değerlendirmek yargısız infazdan farksızdır.
Kapitalizmi anlamak için Marx-Lenin okumak sadece küçük bir bölümü oluşturur. Kapitalizmi yaşamadan kendini bir kapitalistin yerine koymadan onu tam olarak anlayamazsın.
Kuran kitabını okumadan ateist olamazsın, ateizmi eleştirmeden de kuran okuyamazsın.
Aynısı bütün ideoloji ve liderler için de geçerlidir.
Atatürk, Mustafa Suphi'yi öldürttü deniyor, eh o halde Atatürk katildir, tamam olay bitti. Ama bunun dogruluğu var mı, dogruysa neden gibi soruların önemi yok, öldürttüyse iş bitmiştir, zamanın, yerin ve koşulların ne önemi var.Sokakta tecavüz saldırısına uğrayan kadın saldırganı öldürdü, işte o katildir, neden öldürdüğünün önemi yok(?)
Maalesef dünyada genel olarak olaylara böyle bir bakış türedi.
Kapitalizmin düşman olduğu ne varsa yüz yıldır yaptığı kültürel operasyon ile amacına ulaştı. Bunlar da bu oprasyonun bir parçasıdır.
Bugün sadece Stalin-Atatürk değil, komünist olup da Marx-Lenin'i kötüleyenler, kapitalizmi öven komünistler çıktı meydana.
Bugün gelinen noktada koşullar Troçkiyi haklı çıkarmadı tam tersi yanlgı ve ihanet içinde olduğunu gösterdi.
Tüm dünyayı kendi hegemonyasına alan kapitalizm dört bir yandan psikolojik saldırı yaparken, akabinde dünyanın en güçlü ordusu doğrudan saldırırken Stalin'den ne bekliyordunuz, buyrun ülkemizin kapıları açık demesi mi gerekiyordu? Öyle bir zamanda Troçki'nin kalkıp da kapıları açın , daha fazla özgürlük, enternasyonel özgürlük demesi elbette bir ihanettir.
Zaman, yer ve koşulların uygun olmadığı bir zamanda düşmana fırsat veren böyle bir girişim kabullenemezdi.
Stalin oraya karğa-tulumba gelmedi hak ettide geldi, daha Lenin yokken Stalin orada devrimci mücadele veriyordu, örgütü hücrelerden yönetiyordu, hücrede kitap sayfalarına çöp ile yazdığı mesajlarla iletiyordu, doğrudan Çar ile karşı karşıya dövüşüyordu. İşçi sınıfı savaşını dünyada pratiğe döken ilk devrimcidir. Onun diktatörlüğü ikinci dünya savaşıylla zorunlu olarak başladı. Bir yandan Hitler saldırıyor, diğer yandan emperyalistler iç hainleri kışkırtıyor, 20 milyon ölü verdiği bir ortamda bazı bölgelerde ayaklanmalar baş gösteriyor. Stalin o dönemde sadece Hitler ile savaşmadı aynı zamanda emperyalizmin ajanlarıyla kışkırtılan ve bunu fırsat sayan iç hainlerle uğraştı. Stalin olmasaydı ve o 20 milyon insan hayatını feda etmeseydi belki de bugün dünyanın yarısı Hitler imparatorluğu altında olacaktı. Atatürk için de aynısı geçerli, yeni kurulan bir devlet ve yeni kurulan bir sistem karşısında gerekeni yaptı...
Komünistim ve Atatürkçüyüm, çünkü ben olaylara bir bütün olarak bakarım...
|

09-05-2017, 18:59
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 28 Apr 2017
Mesajlar: 118
|
|
...................................
|

09-05-2017, 19:11
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Mar 2017
Mesajlar: 220
|
|
Alman faşistleri Avrupa’daki ilerleyişlerini hız kesmeden sürdürüyorlardı. Bir çok ülke faşist iktidarlar ya da örgütlülükler aracılığıyla adeta hiçbir direniş göstermeden birbiri ardına düşüyordu.
1 Mart ’ta Bulgaristan , Miğfer Devletler ’e katılma kararı aldı
9 Nisan ’da Danimarka ve Norveç’in istilasına başlandı.
17 Nisan ’da Yugoslavya teslim oldu.
22 Nisan ’da Yunanistan teslim oldu.
15 Mayıs ’ta Hollanda teslim oldu.
27 Mayıs Belçika ve Lüksemburg teslim oldu.
14 Haziran ’da Parisdüştü.
28 Ekim ’de İtalya n faşistleri Yunanistan ’a saldırdı.
1940 yılında kara Avrupa’sı büyük oranda faşizme teslim olmuştu. Alman faşizminin SSCB ile antlaşma imzalamasının arkasında, doğu cephesini açmadan önce tüm imkânların toparlanması, işgal için hem kendisinin hem de diğer faşist ülkelerin askerlerinin silahla donatılarak seferber edilmesi için bir mola dönemi ihtiyacı vardı. Faşizm işgal ettiği ülkelerin sanayini, işgücünü, askeri olanaklarını ve hammadde kaynaklarını kendi ihtiyaçları için kullandı. Fransa, Belçika, Hollanda, Çekoslavakya vb. sanayisi gelişmiş olan ülkelerin tank, uçak vb. fabrikaları ya da teknik elemanları faşizmin hizmetine sokuldu.
Birkaç ayda Almanya hiçdirenişle karşılaşmadan Avrupanın neredeyse tamamına sahip oldu dolayısıyla askeri sanayi ve tarım ve insan gücüne sahip oldu,SSCPye saldırı öncesi.SSCP'ye hazırlıksızdı diyorsanSovyet fırtınası belgeselinin bölümlerini izle.
Zıtların özdeşliği ! diyaletiktir demek zırva,safsata..Kursk savaşından önceki hazırlıkları bilsen zırvalamazdın.
Stalin Troçki özdeş demek ne akıl!
Ben ezber konuşmam.
Tüm batılı ülkeler Faşistlerle anlaştı,en son SSCP .anlaştı.
SSCP'nin faşizme karşı anlaşalım,ortak cephe kuralım önerileri reddedildikten sonra.
Siz resmen emperyalim cephesinden ortaya atılan yalanlara sarılıyorsunuz.midem bulandı.
Staline saldıracak zekanız ve beeckgraundunuz yok ,sadece cehaletiniz var ,haddini bilmemek var.
O devrimin sade bir önderi değil yaratıcısı.
Bana edebi demogoji yapma zır cahil.
|

09-05-2017, 20:30
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
|
|
Bu tartışmaya girmek istemem. Ama bunu bir de Nazım ustaya soralım. O ne diyecek görelim.
Nazım Hikmet'ten Stalin'e
taştandı, tunçtandı, alçıdandı, kâattandı iki santimden yedi metreye kadar.
taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan çizmeleri dibindeydik, şehrin bütün meydanlarında.
parklarda ağaçlarımızın üstündeydi; taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan gölgesi,
taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan bıyıkları lokantalarda içindeydi çorbamızın
odalarımızda taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan gözleri önündeydik.
yok oldu bir sabah!
yok oldu çizmesi meydanlardan,
gölgesi ağaçlarımızın üstünden,
çorbamızdan bıyığı,
odalarımızdan gözleri,
ve kalktı göğsümüzden baskısı binlerce taşın tuncun alçının ve kâadın
Nâzım Hikmet Ran, 1961, Moskova
|

09-05-2017, 20:56
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 26 Apr 2017
Mesajlar: 720
|
|
Cevaplarmısınız bilmiyorum.
Din ile inançla alakası olmayan insanlar KOMÜNİZM kelimesinden de , KOMÜNİZM in yapısından da hoşlanmıyorlar. Neden ?
Komünizm eleştirisi yaparken bile neden hoşlanmadıklarını ifade edemiyorlar.
Kısmen de olsa nedir yanlış olan açıklarmısınız. Komünist bir yönetim olsa nasıl sorunlar olurdu?
|

10-05-2017, 00:14
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 10 Feb 2016
Mesajlar: 155
|
|
Postalabd´isimli üyeden Alıntı
Cevaplarmısınız bilmiyorum.
Din ile inançla alakası olmayan insanlar KOMÜNİZM kelimesinden de , KOMÜNİZM in yapısından da hoşlanmıyorlar. Neden ?
Komünizm eleştirisi yaparken bile neden hoşlanmadıklarını ifade edemiyorlar.
Kısmen de olsa nedir yanlış olan açıklarmısınız. Komünist bir yönetim olsa nasıl sorunlar olurdu?
|
Komünizm ve sosyalizm destekçisi olmayan biri olarak kendimce yanıt véreyim. Komünizm, 100 ilâ 200 kişilik kabile toplulukları için mükemmel bir sistemdir kuşkusuz, ancak günümüzde, milyonlardan oluşan toplumlar komünizmle yönetilemez, olanak dışıdır.
Ben iktisattan çok da añlayan biri değilim açıkçası, ancak bildiğim kadarıyla olayı dallandırıp budaklandırmadan kısaca şöyle özetleyebiliriz. Çay demleyip satan bir adam var, bu adam semâveriniñ, çay bardaklarınıñ, çay tabaklarınıñ ve çay ocağınıñ sahibi olabilir mi olamaz mı? Olamayacağı görüşündeyseñiz komünist/solcu, olabilir görüşündeyseñiz kapitalist/liberalsiñiz démektir, ben bu durumda liberal oluyorum sanırım.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:52 .
|