Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dünya Dinleri, Mitoloji & Antik Uygarlıklar > Mitoloji & Esoterisizm

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 09-06-2017, 00:17
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart Bir Şaman olsaydım...

Bir Şaman olsaydım ;
Ne yapıyor bu insanlar, neyin peşindeler der miydim?
Adeta topluca ant içmiş gibi doğayla savaşıyorlarken, uzun yaşayacağız kalabalık olacağız, soy sop diye, doğanın tüm dengelerini hiçe saymalarına bir anlam verebilir miydim?
Doğa bu kadar çatırdıyorken, ayarları da bu kadar bozulmuşken, bunu kimsede umursamazken, sıcak yatağımda pembe düşler kurabilir miydim?
Kısır olanı doğurtmak ne demek!
Ölecek olanı makine ile zoraki yaşatmak ne demek!
Hayat ne güzelmiş deyip, hayallerimin, ideallerimin peşinden genede gider miydim?
Bilmem, hiç Şaman olmadım ki !...

Bir Şaman olsaydım ;
Temizlik adına suları kirletenlere acaba ne derdim!
Ya da lüks içinde yaşamak için, çevreyi mahveden ne kadar masum olurdu gözümde!
Dağları taşları, ovaları ormanları yok edenler, neye göre beyefendi, kime göre hanımefendi olurlardı ki?
Sırf insan olduğu için mi?
İnsanı haklı görmek onu gerçekten haklı eder miydi? bu yapılanlara acaba ne kadar doğru denilebilirdi ki?
İnsanın doğayla, doğasıyla sözüm ona bu kutsal savaşında, bu onu acaba ne kadar kutsal ederdi?
Bilmem, hiç Şaman olmadım ki !...

Bir Şaman olsaydım ;
İnsanın doğaya olan bu nefretine bir anlamı yoktu ama olanlar da kaderin bir cilvesi der miydim?
Bu nasıl bir kara kaderdir ki kendini gene kendi eliyle, kendinden olanın insafına bırakmak!
Heyhat !! ne yapıyor bu doğa der miydim?

Çocuğun eline silahı vermişsin, illaki birini vuracaktır, silah verilmese olmaz mıydı?
Burada doğanın amacı, acaba kendini ne kadara kadar yok edebiliyorun denemesini mi insan eliyle test etmekti ki?
Bilmem, hiç Şaman olmadım ki !...

Bir Şaman olsaydım ;
Doğayı mahvetme konusunda bir zamanlar dinazorlar hüküm sürmüşler, türlerin başına bela olmuşlar, lakin bir anda puf olmuşlar. Şimdi başka bir tür, diğer türlerin başına bela olmuş, besin zincirinin en tepesinde, o bela insanlarmış der miydim?
Dinazorlardan kalan boşluğu, daha fazlası ile doldurmak konusunda oldukça mahir olan insan, yaptığı tahribatın sonuçlarını görmek konusunda bir o kadar da kör numarasına yattığını da acaba görebilir miydim?
Gördüğüm bu şeye de doğru diyebilir miydim?
Bilmem, hiç Şaman olmadım ki !...

Bir Şaman olsaydım ;
En önemli olan insan, gayrısı önemsiz der miydim?
Hayali İnançlar ve ideolojiler icat edip, ortalığı yalandan toz dumana katıp, kaos çıkarıp gerçeği gizlemek ve sonrada bunların uğrunda ölmeyi de kutsal belleyebilir miydim?
İnsan ve insandan olan her şeyi kutsal görmek ve onları kutsamak! bu insanların ruhlarını okşuyor olabilir, lakin Şaman olmak bu değil ki Şaman insanı kutsamaz, anca doğayı kutsar.
Etme bulma dünyası, ettiğini bulmuşsun, akıllı ol deyip, bunun bedelini ödeten bir Şaman olabilir miydim?
Bilmem, hiç Şaman olmadım ki !...

Bir Şaman olsaydım ;
Aslında Şaman olmamada gerek yok, yapılanlar ortadayken görünen köy de kılavuz istemeyeceğine göre, geriye tek seçenek kalıyor.
İNSAN DOĞADAN NEFRET EDİYOR !...

Değil mi ki doğa onu aciz doğuruyor ve aciz bir biçimde de onu öldürüyor, bu ondan nefret için fazlasıyla yetiyor.
İnsan doğayı zerre anlamamış, milyonlarca kitap yazmış, oysa hayatın anlaşılmayacak neyi var?
Bütün canlılar bunu anlamış ve mutlu bir biçimde de yaşıyorlarken, insan kitaplarda adeta ruhunu kaybetmiş.

İşte bu acziyetinden dolayıda insan, Suni inanç kavgalarından genlerle oynamaya, çevreyi kirletmekten insanı kutsamaya kadar ki yaptığı her işte, bu nefretini adeta kusuyor.
İnsanın doğa içinde huzur bulması, tatil yapması filan da esasında bir örtü, gerçekte insan doğayı sevmiyor !...
Seven böyle yapar mı?
Bilmem, hiç Şaman olmadım ki !...

Bir Şaman olsaydım ;
Olsaydım ne fark ederdi ki?
Böyle şeyler yazacağım diye uğraşır mıydım? yazmak kadar boş, gereksiz bir iş olmayacağına görede, kime ne yazardım ki?
Yazmak ve bu yazılanları da okumak asla bir çare değildir, çare olsaydı ta öncesinde olurdu.

Şaman yazmaz, anca okur!
O da doğayı, ruhları okumaktır!

Ey yağız yerler, kutlu gökler, ulu ruhlar!

Okuyamadığımız şeyin yazma telaşlarındayız!
Zarar verdiğimizin bile bilincinde değiliz!

Görmüyoruz ama yazıyoruz!
Zarar veriyor muyum?
Bilmem, hiç Şaman olmadım ki !...

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 21-07-2017, 12:44
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

Yaşlı bir Şaman olsaydım, bu şiirsel anlatımı, bu ses tonuyla okuyabilir miydim?

Bilmem, hiç Şaman olmadım ki !...

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 22-07-2017, 00:48
manas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
manas manas isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Feb 2017
Mesajlar: 461
Standart

Sayın felasife
Bence sizin altaylara yada amerikada saflığı bozulmamış kızılderili kabilelerine gidip şamanlığı yerinde deneyimlemelisiniz. Bu yolda olan birine katkısı büyük olur diye düşünüyorum. Ha derseniz ki ben kuş suretine bürünüp o diyarları ziyaret ediyorum o zaman sorun yok.

***Tanrı mineral de uyudu, bitki de düş kurdu, hayvanda uyandı, insan da kendini buldu ***
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 22-07-2017, 02:17
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

manas´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayın felasife
Bence sizin altaylara yada amerikada saflığı bozulmamış kızılderili kabilelerine gidip şamanlığı yerinde deneyimlemelisiniz. Bu yolda olan birine katkısı büyük olur diye düşünüyorum.
Bu ince düşünüş için canu gönülden teşekkür ederim Sevgili manas
Kulağa çok hoş geliyor elbet, fakat hani ne derler gerçekler de acıdır, zira Şamanlık denen yapı şehirlere uygun değildir, o yüzden de Şamanizm şehirleşememiştir.
Şamanlar doğaya ait insanlar, onlar şehirlerde boğulurlar, helede bu zamanda.
Düşünsenize yol yapıyoruz diye ağaçlar katlediliyor, hijyen gibi bir safsata yüzünden sular zehirleniyor, her türlü çevre tahribatı şehirlerde doğal karşılanıyor, ama bu Şaman için doğal değil, onlar burada çok acı çekerler.

Onlar doğa ile iletişim ve kontak halindeler ve şehirler Şamanlığa göre değildir, bende tam bir şehirliyim aslında. O yüzden bunları üst üste koyunca, Şaman olamayacağım kararına vardım, tabi başka sebeplerde var. Yazsam bir sürü şey eder, gerek yok.
Kısacası bu şartlarda Şamanlık hobiden ötesi değildir, bende anca bir ucundan tutuyorum bu hobinin. Bir de tabi Sufizme olan yakınlığıda var, adeta onun farklı bir versiyonudur benim için, uzak değilim elbet ama tam içinde de değilim.
manas´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ha derseniz ki ben kuş suretine bürünüp o diyarları ziyaret ediyorum o zaman sorun yok.
Eheh, öyle ekstra uçma kaçma gibi özelliklerim yoktur, hiçte olmadı. Aksine bel boyun gibi hareketlerimde kısıtlıdır, koşma özelliği yıllardır yoktur, aslında iyi bir Şamana ihtiyacım da yok değildir.
Ama tabi konu Şaman olunca bir kere rüyamda görmüştüm, o kadar başka bir hikayem yoktur. Hatta burada da müstakil bir konu yapmıştım o rüyayı baz alarak.

Sevgiler

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 22-07-2017, 14:02
Nero Nero isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 24 May 2017
Mesajlar: 1.869
Standart

O rüya, eski hayatlarından birinde bir şaman olmandan kalan bir iz olabilir.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 22-07-2017, 14:12
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
Standart

Şamanlık veya her hangi doğa dini, Doğa üstü bütün dinlerden daha masum. En azından İnsanın doğa ile baş edemediği dönemde yaratılmış inanç biçimi. Diğerleri tamamen insanın insan üzerindeki iktidar (egemen) etmesi nin dine monte edilmiş şekli..

Bu gün bu teknolojinin en gelişmiş döneminde bile hala din varsa bu tamamen insanın insan üzerinde hükümranlığının devamını sağlamak içindir.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 22-07-2017, 18:12
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

Nero´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
O rüya, eski hayatlarından birinde bir şaman olmandan kalan bir iz olabilir.
Olabilirlere, belkilere kaldıysak kara güne kaldık demektir.
Uzakta ki bir belkiden, yakında ki rüyâ iyidir. Ben rüyalarımın sahibiyim. Gördüğüm rüyamdı, "belki" değildi.
Böyle olması onu güzel ediyorya, hiç uzaklara gitmeden bile deneyimler, tecrübeler yaşattırıyor. Ölümü bile deneyimleyebiliyor insan, "belki" asla rüyanın yanına bile yanaşamaz.

Hem niye eski olsun ki gelecekte olabilir, gelecekte yaşayacağım bir şeyde olabilir. Geleceği lütfen dışlamayalım, gelecekler yaşasın..

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Şamanlık veya her hangi doğa dini, Doğa üstü bütün dinlerden daha masum. En azından İnsanın doğa ile baş edemediği dönemde yaratılmış inanç biçimi. Diğerleri tamamen insanın insan üzerindeki iktidar (egemen) etmesi nin dine monte edilmiş şekli..
Kesinlikle bu inanışlarda ben hiç duymadım, okumadım, başka bir toplumu, grubu ZORLA kendi inançlarına çevirmek istediklerini. Böyle bir şey yok. Adamlar bu işin zorla olmayacağını biliyorlar olsa gerek ki yapmıyorlar.

Şamanlık birde insan tabanlı değil, doğa tabanlı bir yaşayış biçimi. Mesela onda insana yapılan şeylerin direk bir karşılığı yok, adam öldürseniz bu problem bile değildir, cezası yoktur, sorumluluğu bile yoktur. Ama buna rağmen genede ZORLAMA yoktur.

Gizli Tarih'te* Cengiz Han'ın halefi Ögeday'la ilgili çarpıcı bir bölüm okuruz.
Çin'le savaşırken Ögeday hastalanmış ve konuşamaz hale gelmişti. Moğol şamanları ruhlarına başvurdu ve hâkim Curçen kavminin topraklarında ve sularındaki yerel ruhların Ögeday'a çok öfkelendiğini öğrendiler çünkü şehirleri yağmalanıyor, toprakları ve suları mahvediliyordu.

Şamanlar karşılığında bu ruhlara her türlü kurbanı sundular ama nafileydi.

Sonunda şamanlar Ögeday'm öz akrabalarından birini kurban etmeyi önerdiler ve Ögeday gözlerini açıp su istedi. Küçük kardeşi Tuluy uzun boyu ve yakışıklılığıyla uygun bir kurban olduğunu söyleyerek orada ölmeye gönüllü oldu. Şamanlar özel bir dua mırıldandılar, Tuluy zehir içerek kendini öldürdü ve Ögeday iyileşti.
[12]

[12] Roux, Faune, s. 69, 110, 114, 198 ve 218.[*] Cengiz Han'ın 1227'deki ölümünden hemen sonra yazıldığı sanılan Moğolca çalışma Moğolların Gizli Tarihidir (Mongqolun niuchatobcha'an). Kitabı muhtemelen Cengiz Han'ın evlat edindiği oğullardan biri yazmıştır.

JULIAN BALDICK - Hayvan ve Şaman - Orta Asya'nın Antik Dinleri
Dikkat ettiniz mi?
İnsan öldürüldüğü için bir sorun çıkmamış, doğa tahrip edildiği için sorun çıkıyor. Böyle olmasına rağmen insanı zorlamak genede yok Şamanlıkta.
Ama doğa aynı zamanda da KANA KAN ister, BEDEL ister, ben bu memlekette trafikte filan bu kadar insan ölümünü adeta buna bağlarım. Bu gizli bir bedel gibidir. Zira bu memlekette bu kadar HOYRAT bir doğa anlayışı olamaz. Ama genede insanlar dönüpte arkaları da bakmıyorlar.

Büyük dinlerde doğa istendiği kadar tahrip edilsin bir problem değil, tavsiye babında şeyler var ama etkin değil, kimsenin umurunda da değil, insan öldürülmeside "duruma göre" değişiyor bunlarda.
Din kardeşinizi öldürürseniz bu problem ama din dışı olursa sevap bile oluyor. Doğa konusunda bilim bile kısıtlı yaklaşıyor doğaya, onda da açıkcası tam bir bilinçli davranış gözlemlenemiyor.

Gerçi bir yandan da insanlar ufak ufakta bilinçleniyorlar da diyebiliriz, aklı olan, vicdanı olan, hissleri olanlar da yok değil.

Ben Hristiyanlığa da çok şaşırmıştım, sözde sevgi dini, tokat atana karşılık verme deniyor ama kılıçta elden düşmemiş.
Meğersem "sadece" kendinden olanaymış, sevgide, merhamette.

Özetle Şamanlılığında kendi içinde sert tarafları var, eleştirilebilir tarafları var, mükemmel değil elbet ama nedir; Zorlama da yok, hakimiyet sevdaları ise hiç yok.

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu gün bu teknolojinin en gelişmiş döneminde bile hala din varsa bu tamamen insanın insan üzerinde hükümranlığının devamını sağlamak içindir.
Kesinlikle bu böyle.
Ama teknolojide gizli bir din olarak hayatlarımıza çokta girdi, hatta biz doğmadan çok öncede bu başladı.

İnsanın hiç şansı yok!

Ne yana dönse, o yanda din yakasına yapışacaktır, adının isminin hiç önemide yok, bu şehirlerin büyümesi ve "kontrol" denen şey yüzünden din elzemdir.
Şehirler için olmazsa olmazdır.

Sevgiler

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 22-07-2017, 19:10
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
Standart

Felâsife´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kesinlikle bu böyle.
Ama teknolojide gizli bir din olarak hayatlarımıza çokta girdi, hatta biz doğmadan çok öncede bu başladı.
Teknoloji tek başına inanç (din)merkezli olamaz Teknoloji insan yaşamını kolaylaştıran araçtır.

Ama teknolojiyi elinde tutanlar toplumun onu din gibi algılamasını sağlıyor. Özellikle teknoloji için yapılan reklam kampanyaları o reklamlar için yapılan harcama ve kullanılan mankenler Toplumun o araca ulaşmayı cihat gibi algılaması için çok büyük gayret ve masraf yapmakta.

Tehlikeli olan teknoloji değil onu pazarlamak için yapılan gayrettir.
Hiç bir tehdit insandan daha tehlikeli değildir.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 22-07-2017, 21:35
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Teknoloji tek başına inanç (din)merkezli olamaz Teknoloji insan yaşamını kolaylaştıran araçtır.

Ama teknolojiyi elinde tutanlar toplumun onu din gibi algılamasını sağlıyor.
Ben kast ettiğim şeyin algılandığını sanmıyorum. zira dediğiniz gibi teknoloji hayatımızı kolaylaştıran bir teknik olarak karşımızda, o yüzden ona "din" etiketiyle kimse bakmaz, bakamaz.

Fakat bu teknoloji ile başka bir şeyde gelişti ve gelişmeye devam ediyor, sensörlerden DNA testlerine, kan tahlillerinden parmak izlerine, oradan foto kapanlardan uydu gözlemelerine kadar, pek çok teknikte girdi hayatlarımıza. Bir saç telinden suçlu tespiti çok kolay, ya da kameralar vs.
Bunların hepside "Şehir denen yaşam için, şehirlerin huzur ve düzeni için"
Öyle şeyler var ki kullandığımız cepler kapalı bile olsa teknik olarak mikrofon görevi görebiliyor, ya da kapalı kameralar net bağlantısı varsa aktif edilebiliyor.

Bunların hepsi suçlu ve potansiyel suçlular için, gözleme teknikleri. Bir kırmızı ışıkta kimse yok diye geçemezsiniz bile, arkanızdan ceza gelir.
Ya da hız sınırını aşmışsanız arkanızdan makbuz posta ile gelir. Oysa siz hiç bir şey fark etmemişsinizdir.

DEVLETLER VATANDAŞLARINA GÜVENMİYOR, HEMDE HİÇ BİR DEVLET !!

Diyeceğim tüm bunların hepsi ŞEHİR içindir. Artık içini nasıl doldurursak dolduralım fark etmez. Teknoloji hayatımızı kolaylaştırırken başka bir şeye hizmet ediyor. "Suç ve suçlu" tespiti.
Tüm bunlar da ŞEHİRLER içindir, onlar daha "büyüyecek" çünkü, büyüdükçe "kontrol ve güvenlik" denen şeyde gelişecektir.

Şimdi dinlere gelirsek zaten bu Dinler Şehirlerle birlikte gelişti, şehirlerin bu hale gelmesinde dinlerin rolü büyük. Çünkü kurallar da getirdiler, çalmayacaksın, öldürmeyeceksin, zina etmeyeceksin gibi kuralları şehrin içinde yasak ettiler ve bunuda çok ilginç bir metodla yaptılar.

Tanrı ve Melekler var ve her yaptığınız KAYIT altına alınıyor denerek, insanları kurallara uyması dinlerinin gereği oldu. Bu olurken de ŞEHİRLERDE düzen de sağlanmış oldu. Olmadığı yerde zaten ceza sitemleri vardı.

Şimdi o insanlar "gözlenmediği" bilincinde olsalardı, Şehirlerde düzen ve kontrol nasıl olacaktı?
Aynı şey bugün içinde geçerli "gözlenmediği"bilincinde olsalar, Şehirlerde düzen ve kontrol nasıl olacak?

Dinlerden uzaklaşan toplumlarda "gözlenmediği"bilinci illaki oluştu ama onlarda farkında olmadan teknolojik göze takıldılar/takılacaklar.
Artık herkes takılacak...

Hasılı dinlerle başlayan ŞEHİR HİKAYELERİ teknoloji ile başka bir boyuta çoktan geçti. Artık o boyuttayız.
İçinde olduğumuz içinde göremiyoruz.
Bu yüzden de İnsanın hiç şansı yok! dedim.

Ayrıca din için illa Tanrı olmasına gerekte yok, böyle dinlerde var, odak nokta zaten ŞEHİR ise Tanrısız bir din de çok mümkündür.
Tanrı meselesi zaten GÖZLEM meselesidir, Temeli bu korkudur... Tanrı görür! Başka bir korkulu GÖZLEM de artık teknik olarak hayatlarımıza girdi, her yerde GÖZLER var artık.

Ben buna tek şey diyebilirim, "ŞEHRİN GÖZLERİ VAR!"

kartopu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hiç bir tehdit insandan daha tehlikeli değildir.
Eyvallah.
Bunu bende zaten her fırsatta savunuyorum.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 22-07-2017, 21:55
Amon yarebbi Amon yarebbi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Apr 2017
Mesajlar: 720
Standart

Felâsife´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

DEVLETLER VATANDAŞLARINA GÜVENMİYOR, HEMDE HİÇ BİR DEVLET !!
Ne kadar anlamlı bir cümle .

Bağzı cümleleri birileri söylese , ideolojik algılanır. Bağzıları söylese , manası hemen anlaşılır. Bu cümlede öyle bir cümle.

İş yerlerinde adı güvenlik kamerası olan fakat , beraber mesai yaptıkları insanları kontrol etmek için kullanılan kameralar.

Aynı evin içinde birbirlerini kontrol etmek için eşlerin koydugu gizli kameralar.

Yollarda vatandaşına , hız bahanesi ile konulan milli pusular. Vatandaşına pusu mu atar devlet?

İnsanların elbette ki tamamı bu kafada değil. Tüm tehlike insandan değil bir kesim insandan desek daha doğru olur.

Örnek vermek gerekirse ? Gözleri görmeyen , kulakları duymayan , bir tekerlekli sandalyeye mahkum olan , henüz aklı yeterli düzeye gelmemiş bir çocuk için , potasiyel suçludur demek doğru değil. Şairler, ozanlar , gönül insanları bunları o potaya atıp eritmek haksızlık olmaz mı ?
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Etiket
doğa, ruh, şaman


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:20 .