
21-06-2017, 14:54
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2017
Mesajlar: 1.869
|
|
Dünyaya 1 kez mi geliyoruz?
Eğer öyleyse 1 kez gelip, muhtemelen 70-80 veya 100 yıl kadar yaşayıp gidiyoruz demektir. Belki de 2 aylıkken de gidiyoruzdur. Burada bir sorun görünmüyor. Yani öyle veya böyle gelip gidiyoruz. Sonunda bir şey hatırlamıyoruz.
Yaşadığımızı da... Mutluluklarımızı, sevinçlerimizi, acılarımızı da...
Hiç bir şey hatırlayacak durumda olmadan yokluğa karışıyoruz.
Ama eğer öyle değilse, pek çok kez dünyaya gelip gidiyorsak, her gelip gidişimizde pek çok ders öğreniyorsak, bu dersler bize bir şekilde öbür hayatlarımızda aktarılıyorsa, o zaman dersimize iyi çalışmamızda fayda var demektir.
Paraları Leyla'ya basmak mı iyi, yoksa "Leyladan geçme faslındayım,
Mevlayı bulma yollarında" olmak mı iyi?
Dünyaya bir kez gelip gitme algısının arka planındaki estetik ve etik değerler yığınağı aslında çok az. Onu fazlalaştıran bizleriz. Biz olmasak mesele "bi daha mı gelecen dünyaya, bas bas paraları Leyla'ya" kıvamında olacak.
İyi ama, paraları "Leyla"ya basmak bir yaşın ve belli bir kültürün ürünü. O yaşta ve o kültürde hep kalmıyoruz ki. Zamanla büyüyor ve gelişiyoruz. O zaman ne yapacağız? Sadece o kültürü küçümseyip, algıyı aynen sürdürecek miyiz?
Algıda sorun yok mu?..
Daha derinlikli bir algıya yönelince, "mevlayı bulma yollarında" olunca ne yapacağız?
Algı aynı ama bizim gelişimimiz ilerliyor. Bu durumda algıda inat etmekle nereye kadar?
Bu çelişkiyi anlamaya yakın mısınız?
|

21-06-2017, 15:52
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
1 kere veya 100 kere, ne fark eder ki?
Nasıl olsa 1 kere geldiğimizi hatırlamıyoruz, öylesine gelivermişiz!
Nasıl olsa gideceğimiz de hatırlamayacağız, öylesine gidivereceğiz!
Yaşamayı düşünmeyede gerek kalmıyor aslında, yaşayıp duracağız.
Diğer canlılar gibiyiz ne yapmamız gerekiyorsa onu yapıyoruz.
Ama tabi olayı kaotik hale getirmek konusunda üstümüze yok.
Hasılı bir şey yapmamıza gerek yok, nasıl ki gelirken ve giderken bir şey yapmamız gerekmedi, gerekmeyecek, yaşarken bir şeyler yapmak, daha doğrusu, onu düşünüp durmak, gereksizdir.
Yapmamız gerekeni otomatikman yapıyoruz...
Paraları Leyla'ya basmaya gelince, parası olan tabiki de basabilir, bir daha gelmeyebiliriz, gelsekte görmeyebiliriz, görsekte züğürt olabiliriz vs.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

21-06-2017, 15:56
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2017
Mesajlar: 1.869
|
|
Hatırlamıyoruz ama bizde yine de etkisi oluyor. Bu nedenle her yeni gelişimizde eski hatalarımızı tekrarlamayıp, daha iyi, daha olgun, daha gelişmiş hayatlar sürdürmeye çalışıyoruz.
Önceki hayatımında hayvanlara zulmeden bir sapık, yeni hayatında belki de hayvanlara hizmet etmekten kendi hayatını yaşayamayan bir hayvansever oluyor.
"Karma" dedikleri...
Neden düne kadar Leyla'dan başkasını görmeyen gözlerimiz, gün geliyor ki "mevla"yı görmeye başlıyor acaba?..
|

21-06-2017, 16:14
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
Karmasını bilmem, onlardan uzağım işim olmaz ama her şeyin hazır olduğu bir hayata gelmek, ve burada kaybolmak, insanlığın bir başarısı olsa gerektir.
Oysa her şey hazır ve bir şey yapmaya gerek yok.
İnsan bu basitliği kaldıramıyor ve ara babam ara, ya Mevlayı ara, ya Leyla'yı ara. yeter ki ara!
Her şey hazırsa ne aranacak ki?
Yaşa ve git!
Bu kadar basit esasında, lakin bir o kadar da zor. Daha doğrusu zorlaştırılmış.
Şairin dediği gibi
... " Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak."...
Aramak olmayacak, yaşamak olacak! mevzu bu.
Bu insanlara öğretilmedi, aramak öğretildi, neymiş geçmiş yaşamlarmış, çok komik gerçekten. Veya ölümden sonrası bu da komik, ciddiyetle yaşamak varken kafayı bir yerlere takmak, yaşamı incitiyor da bir yandan.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

21-06-2017, 16:16
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 26 Mar 2017
Mesajlar: 34
|
|
Nero
artik neye inaniyorsan soyle hepimiz kurtulalim
|

21-06-2017, 16:21
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2017
Mesajlar: 1.869
|
|
Felâsife´isimli üyeden Alıntı
Karmasını bilmem, onlardan uzağım işim olmaz ama her şeyin hazır olduğu bir hayata gelmek, ve burada kaybolmak, insanlığın bir başarısı olsa gerektir.
Oysa her şey hazır ve bir şey yapmaya gerek yok.
İnsan bu basitliği kaldıramıyor ve ara babam ara, ya Mevlayı ara, ya Leyla'yı ara. yeter ki ara!
Her şey hazırsa ne aranacak ki?
Yaşa ve git!
Bu kadar basit esasında, lakin bir o kadar da zor. Daha doğrusu zorlaştırılmış.
Şairin dediği gibi
... " Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak."...
Aramak olmayacak, yaşamak olacak! mevzu bu.
Bu insanlara öğretilmedi, aramak öğretildi, neymiş geçmiş yaşamlarmış, çok komik gerçekten. Veya ölümden sonrası bu da komik, ciddiyetle yaşamak varken kafayı bir yerlere takmak, yaşamı incitiyor da bir yandan.
|
Her şey hazır değil. Her şey ders...
Evet, şairin dediği doğru, ciddiyetle yaşayacaksın, bir sincap gibi.
Bir kedi gibi veya, bir köpek gibi yahut.
Ciddiyetten anladığımız ne? Ben onlardaki ciddiyeti seviyorum.
Bir sincap yaşadıklarından ders alır, bir dahaki sefere daha iyi yakalar, daha iyi kaçar. Bir kedi de...
Bir insan da öyle... ama insanlar bu dersi önyargılarıyla çarpıtıyor.
|

21-06-2017, 16:28
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
Nero´isimli üyeden Alıntı
Ciddiyetten anladığımız ne? Ben onlardaki ciddiyeti seviyorum.
|
Ne yapması gerektiğini ÇOK İYİ biliyorlar! ve yapıyorlar.
Aslında insan da yapıyor gerekenleri ama kafası karışık insanın, yaptığının bilincinde değil. Arayış içinde.
Neyse bu kadar söz yeter, fazla söz bu BASİT meseleyi zorlaştırır.
Sevgiler
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

21-06-2017, 16:36
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2017
Mesajlar: 1.869
|
|
Felâsife´isimli üyeden Alıntı
Ne yapması gerektiğini ÇOK İYİ biliyorlar! ve yapıyorlar.
Aslında insan da yapıyor gerekenleri ama kafası karışık insanın, yaptığının bilincinde değil. Arayış içinde.
Neyse bu kadar söz yeter, fazla söz bu BASİT meseleyi zorlaştırır.
Sevgiler
|
Evet! İşte anahtar söz bu: "çok iyi biliyorlar! ve yapıyorlar."
Devamındakiler de çok doğru...
|

23-06-2017, 18:14
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 04 Apr 2011
Mesajlar: 1.337
|
|
2.kez dünyaya gelmek için önce dünyadan gitmek gerekir.Oysa bir yere gittiğimiz yok.Zaten dünyadayız.İnanmayan eline kazma kürek alıp mezarları kazsın baksın bir yere gitmişler mi?
|

23-06-2017, 21:20
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2017
Mesajlar: 1.869
|
|
marcos´isimli üyeden Alıntı
2.kez dünyaya gelmek için önce dünyadan gitmek gerekir.Oysa bir yere gittiğimiz yok.Zaten dünyadayız.İnanmayan eline kazma kürek alıp mezarları kazsın baksın bir yere gitmişler mi?
|
Kalan ve çürüyen bedenlerden söz etmiyorum ki. "Biz" derken kast ettiğim geçici bedenlerimiz değil. Onu çok aşan bir şeyden söz ediyorum. Kalıcı bir şeyden...
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:23 .
|