Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 03-05-2007, 10:13
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Adem'in Çıkmazı

,
Â* Â* Â*Yaradılışçıların temel saldırı noktası devamlı sorular sormaktır. Kendilerinin daha henüz bir şey açıkladıkları görülmemiştir. Evrimin onlara göre eksik olan halkalarını yakalamaya çalışarak mantık oyunları ile sözde bilimsel düşüncenin önüne geçebileceklerini zannetmektedirler. Aslında izah edebilecek bir şeyleri olmadıgı için tek yöntemleri de bu olmak zorundadır. Devamlı bir şekilde bizlere bir sanat eserinin bir tasarımcı olmadan oluşamayacagının örnegini vermekteleri Şimdi bir an için bile olsa bir akıllı tasarımın oldugunu varsayalım.

Â* Â* Â*Dini kitaplara göre insan yaratılışı Adem ile başlamıştır. Tanrı Adem'e ol demiştir ve Adem olmuştur. Şimdi burada akla gelen soru şudur. Tanrı kime ol demiştir. Tanrının ol demesi için etrafta bir malzeme olması gerekiyor, üstelik de bu malzemenin tanrının iradesini duyup kabul etmesi gerekiyor, yani yaratılışçıların her zamanki demagojilerine uygun olarak şuursuz bir maddenin Tanrının sözünü dinleyip canlı haline gelmesi gerekiyor. Yok şayet Tanrı şuurlu bir maddeye ol dediyse o zaman Tanrının haricinde de bir bilinç olması gerekiyor ki ol emrinin geçersiz ve mantıksız oldugunu gösteriyor. Tanrının haricinde de bilinçli bir madde yaratılışçıların kabul edemeyecegi bir şeydir o halde canlılık cansızlıktan yaratılıyor ama bu durumda da cansız-şuursuz maddenin nasıl olup da ol emrine uydugu izah edilmeden kalıyor.

Â* Â* Â* Diger bir husus yoktan varedilme hususu. Biliyoruz ki var olan bir şey yok olmaz. Yoktan da hiç bir şey var edilemez. Bu bildigimiz en temel fizik yasalarından biri, bilimin temellerinden biri. Yaradılışçılar yoktan var etme eylemini savunurken de bilimin altını oyarak ne kadar bilim dışı olduklarını göz ardı ediyorlar.. Var olmayan bir şeyin nasıl ol emrine uydugu ve bu ol emrini nasıl algıladıgı sorusu gene açıkta kalıyor.

Â* Â* Â* Tanrının Adem'i yetişkin olarak yarattıgı anlaşılıyor, aksine bir kayıt yok çünkü. Ve Adem ile Havva iki yetişkin olarak dünyaya gönderiliyorlar. İnsanın trilyonlarca hücreden oluştugunu biliyoruz ve dogumdan itibaren izledigimiz insan yaşamında , ana rahmindeyken sperm ile yumurtanın birleşmesiyle insanın bir çogalma yöntemiyle gelişimini tamamlayarak ana rahminden çıktıgını da biliyoruz. Sadece bu ayet bile ilk dna nın nasıl bölünüp çogalarak bir insan yarattıgının dinsel kanıtıdır bize. Yani aslında yaratılışçılar evrim gerçegine karşı çıkarken onsuz da olamıyorlar ve alttan alta da onu savunuyorlar.. Bir tek kök hücrenin nasıl komple bir insana dönüştügü artık kimsenin reddemiyecegi bir olgu. Bunu yaradılışçılar da reddemiyor.

Â* Â* Â* Â*O halde ilk yaratılış anında Adem'i nasıl var etmiştir Tanrı. Ol dedigi zaman koşa koşa Rna, Dna mitokondri derhal yerlerini alıp insanı imal etmeye mi başlamışlardır. Yoksa önce yaşamın temel elementlerini yaratıp tanrı hadi insan olun mu demiştir. Bu kompleks yapının bir Â*sperm ile yumurtanın birleşmesinden meydana geldigini bildigimize göre burada da yaratılışçılar ister istemez evrimi savunmaktadırlar. Yok Önce Adem tam tekmil ortaya çıktıysa bundan sonra evrimi savunmaktadırlar. Bu arada insanın komplike mekanizmasının ilk başta nasıl oluştugu da gene cevap haricidir.

Â* Â* Â* Â*İnsanın kültürel evrimine karşı çıkış Â*ise tam bir fiyaskodur. Arkeolojik ve antropolojik veriler pek çok kayıt sunarak insan uygarlıgının izlerini çok eski tarihlere kadar takip edebilmektedirler. Adem ise cennetten düşerken konuşmayı bilmesi gerekiyor, çünkü şeytan ile konuşmuştur. Tarımı bilmesi gerekiyor çünkü toprakla ugraşın denmiştir, erkegin dogumdaki fonksiyonunun bilinmesi gerekiyor çünkü sancılı dogum vaad edilmiştir, ateşi bilmesi gerekiyor çünkü şeytan ateşten yaratılmıştır ve de savaşları bilmesi gerekiyor çünkü birbirinize düşman olun denmiştir.

Â* Â* Â* Â*Ancak insan uygarlıgına göz attıgımızda tarihsel ve arkeolojik veriler bu bilinmesi gereken hiç bir şeyi desteklememektedir. Daha 19 yy kadar Polinezya yerlileri dogumda erkegin fonksiyonun bilmiyorlardı. Eski devirlerde de bunun izlerini sürebiliyoruz. İnsanlar tarıma ancak neolitik dönemde geçmişlerdi ancak paleolitikte de insanın izlerini sürebiliyoruz. Ateşin bulunuşu 250-500.000 sene evveline tarihleniyor Adem'in bu sıralarda ortaya çıkması gerekiyor. Hadi bunu geçtik diyelim savaşların ve savaş aletlerinin özel mülkiyet ile ortaya çıktıgını, Ana Tanrıça inancına sahip toplumlarda savaş aletlerinin yaygın olmadıgını dolayısıyla insanların birbirlerine düşman degil aksine dost olarak kollektif bir şekilde paylaşım ekonomisi sürdürdüklerini de biliyoruz.

Â* Â* Â* Â*Kaldı ki yaradılış olabilmesi için tüm fosillerin aynı tarihlere tekabül etmesi farklı tarihlerde olmaması gerekir. Ancak çeşitli türlere ait farklı tarihsel kayıtlar bize bir yaratılışı degil, türlerin evrimini göstermektedir.

Â* Â* Â* Â*İnsan uygarlıgının tarihi evrimin kültürel olarak da varlıgını sarsılmaz bir şekilde kanıtlıyor.Yaratılışçıların tüm çabaları burada da bir saptırmadan öteye gidemiyor.

Â* Â* Â* Â*Maddenin en küçük bölünemiyen parçasına atom demek klasikleşmiş durumdadır. Atomaltı parçacıkları bir kenara bırakırsak bir aminoasitin de belli atomlardan oluştugunu biliyoruz. Bu atomların da kendi başlarına canlı olmadıklarını , ancak belli bir kimyasal birleşme sonucu aminoasitleri ya da proteinleri oluşturdugunu da biliyoruz. Buradan ortaya çıkan şey organik maddenin temelinin inorganik madde oldugudur. Yani cansız diye tabir edilen madde canlı madde oluşturabiliyor. Kaldı ki canlılık denen şey beslenme ve kendini yeniden üretmeden başka bir şey degildir.. Â* Â* Â* Â*

Â* Â* Â* Şayet tanrı atomlara protein olun, aminoasit olun diye emir vermişse bundan sonrası gene evrimdir. Yok her aşamaya karışıp ta tek tek düzenleme yapıyorsa o halde kambur, sakat ölü dogum, düşük, sakatlık gibi kusurlu ve hatalı olgular tanrının beceriksiz oldugunu,hatalar yaptıgını gösterir ki bu da, bu kadar mütekamil bir tanrı düşüncesi ile bagdaşmaz.

Â* Â* Â*Öyle görülüyor ki önümüzdeki günlerde yaradılışçıların arkasına saklanabilecekleri tek bir mevzileri kalacaktır o da büyük patlama ya da başlangıç anıdır. Büyük patlamayı harekete geçiren bir tanrı fikrinden öte sıgınacak bir delik bulmayacaklardır. Bunu da fizik kanunlarını gözardı ederek yapmak zorundadırlar. Ancak bu da ister istemez şimdiye kadar savundukları dinsel dogmaların da sonu olacaktır. Çünkü büyük patlamadan sonra bir tanrının evrenin gidişatı ile bir alıp veremedigi olamaz. O zaman da İsa'nın, Musa'nın ,Muhammed'in tanrısını savunmak imkansız olacaktır.

Â* Â* Â* İleriki günlerde yaradılışçıların da evrim geçirdigine tanık olacagız. Bilimin gelişmeleri karşısında onlar şimdiden sudan çıkmış balıga dönmüşlerdir. Sudan çıkmış balık ya ölecektir ya da evrim geçirecektir. Degişken bir dünyada mutlaklık aramak imkansız olacagı için yaradılışcılıgın da evrimine tanık olacagımız günler fazla uzak olmasa gerektir.


Â* Â* Â* saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 03-05-2007, 11:10
tewderi tewderi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 29 Aug 2006
Mesajlar: 635
Standart Re: Adem'in Çıkmazı

<<< Dini *kitaplara *göre *insan *yaratılışı *Adem *ile *başlamıştır. *Tanrı *Adem'e *ol *demiştir *ve *Adem *olmuştur. *Şimdi *burada *akla *gelen *soru *şudur. *Tanrı *kime *ol *demiştir. *Tanrının *ol *demesi *için *etrafta *bir *malzeme *olması *gerekiyor, *üstelik *de *bu *malzemenin *tanrının *iradesini *duyup *kabul *etmesi *gerekiyor, *yani *yaratılışçıların *her *zamanki *demagojilerine *uygun *olarak *şuursuz *bir *maddenin *Tanrının *sözünü *dinleyip *canlı *haline *gelmesi *gerekiyor. *Yok *şayet *Tanrı *şuurlu *bir *maddeye *ol *dediyse *o *zaman *Tanrının *haricinde *de *bir *bilinç *olması *gerekiyor *ki *ol *emrinin *geçersiz *ve *mantıksız *oldugunu *gösteriyor. *Tanrının *haricinde *de *bilinçli *bir *madde *yaratılışçıların *kabul *edemeyecegi *bir *şeydir *o *halde *canlılık *cansızlıktan *yaratılıyor *ama *bu *durumda *da *cansız-şuursuz *maddenin *nasıl *olup *da *ol *emrine *uydugu *izah *edilmeden *kalıyor.<<<<<>

Ekip işi sürekli ayetlerde biz yaptık,Biz biliriz,Biz ol dedik oda oldu, Ama bizim müslümanlar bunu kibarlık olsun diye biz demiş diyorlar ben yaptım biraz bencilik oluyormuşta

"Yeryüzünde hic bir insan toplulugu, biribirinden daha asagi, daha önce ve daha antik degildir. Tümü de insanin dogaya yüksek uyumunu geleneksellesmis kültürel yasamin binlerce yillik ürnünü temsil eder." Gordon Schild.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 03-05-2007, 12:26
antimuhammed antimuhammed isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 408
Standart Re: Adem'in Çıkmazı

Oldukça güzel bir yazı. Sakatlık konusu dikkatimi çekti.

Â* Â*Her aşamaya karışıp ta tek tek düzenleme yapıyorsa o halde kambur, sakat ölü dogum, düşük, sakatlık gibi kusurlu ve hatalı olgular tanrının beceriksiz oldugunu,hatalar yaptıgını gösterir ki bu da, bu kadar mütekamil bir tanrı düşüncesi ile bagdaşmaz.

Â* Motor kazası geçirip 6 ay yürüyemeyince ve değneklerle sokağa çıktığımda fark ettim. Etrafımızda ne kadar çok sakat, çoğu da doğuştan sakat insan varmış. Oysa o zamana kadar onlar hep etrafımızdaydı ama ben görememişim onların çokluğunu.

Â* Hepimizin görmezden geldiği doğuştan özürlüler. Görme, işitme, yürüme, zihinsel… v.b. Bunlar mükemmel yaratıcının mı, evrimin mi yoksa başka Tanrı' nın çocukları mı?

Â* Â*Ya bu kadar sakat kimin ürünü? Araştırma sonuçlarına göre, özürlü olan nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %12.29'dur. Buna göre ülkemizde 8.431.937 kişi özürlü olarak yaşamlarını sürdürmektedir. Dünya üzerinde ise bir milyara yakın özürlü insan bulunmaktadır.

Â* ''Çocukları Koru'' isimli sivil toplum grubunun yayınlanan yıllık raporuna göre, her yıl doğum yapan 15-19 yaşları arasındaki 70 bin genç anne ve 1 milyonun üzerinde bebek hayatını kaybediyor.

Â* Dünyada beş yaş altı çocuk ölümleri ülkelere göre değişmekte olup, yılda her 1000 canlı doğumda binde 4'le 316 arasındadır.

Â* Dünya Sağlık Örgütü ve Unicef tarafından çocuk ölüm oranları aynen devam ederse 2000'li yıllarda 175 milyon çocuğun 5 yaşına varmadan öleceği açıklandı.

Â*Dünyada her gün 5 yaşından küçük 30.500 erkek ve kız çocuk, önlenebilir nedenlerden dolayı ölüyor.

Â* Yirmi milyondan fazla bebek-yani her beş bebekten biri- düşük kiloda (2.5 kilodan az) dünyaya geliyor. Bu durum her yıl 4 milyon bebeğin daha bir aylık olmadan ölmesinin en önemli nedenidir. Düşük kiloda doğum ise ilerde şeker hastalığı, kanser ve kalp krizi riskini %50 artırıyor.

Â* Â*Evrimi reddedenler açısından bana göre onların mükemmel yaratıcısı tezleri karşısında bütün bunlar başka Tanrı nın çocuklarıdır. Başka bir isim verilemez.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 27-05-2012, 05:51
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart

Guncelleme.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 27-05-2012, 06:50
YasasinBilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
YasasinBilim YasasinBilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jul 2009
Bulunduğu yer: şemsipajapaşası
Mesajlar: 1.217
Standart

adem-havva'dan sonraki çoğalma yöntemi de tam dincilerin (dindarlar demiyorum) içlerine sindirecekleri türden olsa gerek.

adem-havva'nın iki oğlu olur (habil ve kabil). kız kardeşten hiç bahsedilmiyor.

bunlardan biri annesiyle çiftleşerek neslin devamını sağlıyor.
bir rivayete göre de habil'in kabil'i öldürmesi, havva'yı paylaşamamak yüzünden olmuştur. sürünün güçlü erkeği dişiyi kapar.

iğrençliğe bakar mısınız?
maymunla ortak atadan gelmiş olmamızı içlerine sindiremeyenler bu kepazeliği nasıl içlerine sindiriyorlar?

maymun olmaktan gurur duyuyorum.

saygılar...

dinlerin kitaplarını; okuyup anlayana dinsiz, okuyup anlamayana dindar, okumadığı halde inanana yobaz denir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:10 .