Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Konu-dışı

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 01-11-2017, 10:52
bilgivehis bilgivehis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2016
Mesajlar: 1.931
Standart Kendimden şikayetçiyim

Dürüstlük, iyilik, doğruluk gibi vijdani değerlerden kopamıyorum.
Paraya-pula kıymet veremiyorum.
Egoistlik yapamıyorum.
Kendimi kandıramıyorum.
Kimseyi kandıramıyorum
Haksızlık karşısında susamıyorum.
Paylaşmaktan kaçınamıyorum.
İki yüzlü davranamıyorum.
Yalan söyleyemiyorum.
İnsanlara olduğundan daha fazla değer veriyorum.
Seversem aşırı seviyorum.
Hoş görme ilkesinden vaz geçemiyorum.
Herkesin namusuna kendi namusum gibi bakıyorum.
Fakir-fukaraya daha çok değer veriyorum.
Bu yüzden dost sahibi olamıyorum.
Kısacası kendimden şikayetçiyim.
Belki çoğumuz kendinden şikayetçidir.
Ancak kendini şikayet edecek bir merci yok ki, buna çözüm bulunsun.
Velhasıl varlığıma da yokluğuma da şikayetçiyim...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 01-11-2017, 11:30
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.350
Standart

bilgivehis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Haksızlık karşısında susamıyorum.
O halde hepimizin çığlık atması gerekiyor. Zira doğanın işleyişinde hak diye bir şey göremiyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 01-11-2017, 11:35
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.462
Standart

Bu halden şikayetci olmak ?

İnsanım diyenin sahip olması gereken özellikler bunlar.

Bilgivehis şayet böyle bir insansan , böyle devam etmeni temenni ediyorum.

Seni bu forumdan tanıdığım kadarı ile anlattıklarına yakın bir kişi olduğun yazılarından belli.

Peygamberim , tanrı dediklerinin dostuyum diye ortaya çıkmış , kendilerini çok özelmiş gibi gösteren ,insanlık dışı tiplerde , senin şu yukarıda kendin için belirttiğin özellikler yok iken bile hallerinden memnun bir şekilde saygı görüyorlar.

Mesela
Sende bulunan özelliklere bir baksana!

Şu semavi din peygamberiyim diyen tiplere ve hayat hikayelerine baksana !
Yalan
Talan
Dolan
Ganimete olan açlıkları
Saldırganlıkları
Başka insanların eşlerine karşı tutumları
...

Sevgili Bilgivehis

Şimdi sen varlığını insan yapan özellikleri bırakıpta , peygamber olmayı mı diye düşünüyorsun?

Kınarım seni ! Biz peygamberliğe soyunmuş insanlığını terk eden varlıklara dost demiyoruz biliyorsun.

Öyle kal .

Saygılar.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 01-11-2017, 18:30
Karaiskakis Karaiskakis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 29 Sep 2017
Mesajlar: 135
Standart

Ne kadar boş insanlarsınız ya... Birazcık öz güveni olan, kendisinin ne olduğunu bilen kamil bir insan; ''Ay ben çok dürüstüm, ay ben çok yardımseverim'' diye başlık açmaya tenezzül bile etmez. Hatta bundan utanır. Bu kadar mı aşağılık kompleksiniz var.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 03-11-2017, 10:56
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

bilgivehis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kısacası kendimden şikayetçiyim.
Belki çoğumuz kendinden şikayetçidir.
Yok canım hiç öyle şey olur mu?
Hiç böyle şeyleri ulu orta dile getirir miyiz? çok ayıp

Şaka bir yana buna "tebessüm" edebiliyor musun? mesele o birazda, neysen onu çok fazla değiştiremezsin.

Sevgiler

---

@Karaiskakis
Durumdan vazife çıkartmaya çalışmışsın ama olmamış, yazan arkadaşın öyle bir şey kast etmediği açıkken, işi başka tarafa çekmek boş iş olsa gerektir.

Kamil insan hep tevazuda olur?
Bunu bir ilim meclisinde filan söyleme, burada da söyleme gülerler sana, kemalât denen şey, noksanlık değildir, onda hepsi vardır., tamdır, bütündür.
Dolayısıyla kamil insan kendini methetsede, yersede bu ona zarar vermez, ama cahile verir.

Kamil insan hep tevazuda olur, süper.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 03-11-2017, 12:59
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.552
Standart

İnsanın sık ayak basmadığı doğaya bakınca zaman içinde şekillenmiş bir besin zincirinin, hiyerarşinin oluştuğunu görüyoruz. Canlıların birbirleriyle olan ilişkileri tamamen kuralsız değil, hiyerarşideki yeriyle sınırlı olsa da belli kurallar geliştirmişler.

Hiyerarşinin tepesinde etobur yırtıcılar var. Bunlardan sürü halinde yaşayanlar daha avantajlı.
Hiyerarşide altta kalanlara karşı bir kurala uyma zorunlulukları yok. Acıktığı için, av alanını korumak için, canı istediği için onları öldürebilir, avlarını çalabilir, bölgeden kovabilir.

Hiyerarşide denk olduğu canlılara karşı belirli kurallara uymak zorunda. Avlarını çalarsa başı derde girebileceği için, veya kavga çıkarsa zarar görebileceği için, kendisi de avı çalındığında hırsızlarla mücadele edeceğini bildiği için.

Hiyerarşide üstte olan canlılara karşı belirli kurallara uymak zorunda. Onlara yakalanırsa, kendi avını bırakıp kaçmazsa öldürüleceği için.

Yırtıcılar avlanarak yaşamlarını sürdürmek zorunda. Av zaten az, insan yüzünden daha da azalıyor, hiyerarşide kendi türüyle veya kendi türüne denk sınıfla rekabet etmek zorunda. Bu yüzden şiddet, cinayet, hırsızlık yaşamlarının önemli parçası.

Otoburlar diğer otoburlara karşı barışcıllar. Genellikle sürüler halinde yaşıyorlar. Gıda kaynakları etoburlara göre nispeten fazla. Sürünün erkekler yırtıcılara karşı savunma için veya sürü içindeki hiyerarşi için kavga ediyor, bu kavgalar çoğunlukla cinayetle değil korkutmakla-boyun eğmekle-eğdirmekle sonuçlanıyor.

Hayvanların yaşamını inceleyince, ne kadar modern, medeni, teknolojik vesaire denirse densin insanların hayvanlardan farkı olmadığını görebiliyoruz. Başka ne olabilirdi ki? İnsan, hayvanlar içindeki hiyerarşide en tepeye yerleşmiş bir başka hayvan neticede.

Örneğin;
Aslan, açsa bir buffaloyu gördüğü yerde yakalar öldürür, çatır çatır yer, insan, sonra kesmek üzere tutsak ettiği bir ineği...
Aslan, yakalayabildiği buffaloyu yer, insan tutsak eder, zorla doğurtur, sütünü çalar, hayvanın doğurganlığı bitince keser etini yer, doğan erkek ise keser, süt dana, yumuşacık diye satar. Daha da kötüsü sütünü-etini-derisini satar.

Aslan, doğayı babasının malı gibi kullanıyor, zorunluluktan, bölgesini korumak için veya keyfi öldürüyor, av çalıyor, ama başka aslanlara karşı uyduğu kurallar var.
İnsan, doğayı babasının malı gibi kullanıyor, zorunluluktan, bölgesini korumak için veya keyfi öldürüyor, çalıyor, ama uymak zorunda olduğu hukuk kuralları var.

Ortak yanları, uymak zorunda oldukları kurallar; katiller-hırsızlar yasası. Devlet diye bir zıkkım var, diyor ki, öldürme-çalma-sömürme-yasa belirleme-öldürtme-çaldırtma-sömürtme benim tekelimde. Uymazsan öldürülürsün, yaşam alanından mahrum edilirsin veya atılırsın. Başka insan sürülerinin başka devlet zıkkımları var. Bunlar birbirlerini işgal edip yağmalamak için savaşıyorlar.
Aslanlar da aşağı yukarı bunu yapıyor.

--/--

İnsan, insan mı, yoksa hala hayvan mı? İnsan ne, başka bir varlık mı? İnsan olmak deyimi bilinçsiz bir soyutlama mı?
Bunu bilinçli kullanan da var, bilinçsiz kullanan da. Bilinçli veya bilinçsiz, neticede insan olmak bir soyutlama. Aslında kendini kandırma.

İnsan olmak hayvandan ayrı olmak gibi bir şeyse, hadi çalma-öldürme-şiddet uygulama-zarar verme o zaman.
Madem aklın var, madem beceriklisin, madem aklınla güç elde ettin, kötüye kullanma, hadi iyiye kullan o zaman.
Ondan sonra "insan oldum" dersen hayvandan ayrıyım demeye yüzün olur.
"İnsan-ı kamil" sözcüğü bile insanı aşağılamıyor mu? "İnsanlar içinde kamil olanı" ne demek?

--/--

Sevgili bilgivehis'in açtığı konu derin. Kendimce derinliğin boyutlarını hatırlatayım dedim.

Sevgiler

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 03-11-2017, 22:17
bilgivehis bilgivehis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2016
Mesajlar: 1.931
Standart

Beş tane farklı görüş, beklemiyordum ama istiyordum, teşekkürler.
Yorumlamak gerekirse en kolayından başlayayım.

Karais, madalyonun bir yüzünü görmüş, kendini övüyon demiş.
Oysa öbür yüzünü çevirse yapısından şikayetçi olanı görecek.
Demek ki, görmek herkese göre değilmiş...
Ama kamil görür de durur mu, sevgili Felasife hafiften kulağını çekmiş, teşekkürler

Fabula arkadaşımız iyi temennide bulunmuş, sağolsun
Lakin gel bir de bana sor...

Şüpheci Dinsiz, hem madalyonun iki yüzünü görmekle kalmamış hem de nedenlerini örneklerle bir güzel anlatmış
Ayrıca kamil varsa diğerleri ne oluyor gibi önemli bir noktaya da dikkat çekmiş.
Bu nokta oldukça geniş ele alınması gerekir, zaten kısmen değinilmiş, ilgilenenler bu nokta üzerinde kendi fikirlerini paylaşabilir, iyi de olur...

Şimdi bana göre yorumlanması en zor ve dramatik kısma geldik.
Yıldıztozu, hak diye bir şeyin doğa koşullarında olamayacağını söylemiş.
Ey ki de söylemiş, belki Şüpheci Dinsiz'in kamil sorusunu da katarak, kendimden şikayetçi olma nedenlerine, köklerine ulaşabiliriz.
Buranın zor olma nedeni herkesin bakışında farklılık arz eden bir konu olmasıdır.
Dramatik tarafı ise yine bu nokta üzerinde herkesin farklı bakışının yaşamda pek iç açıcı sonuçlar getirmediğidir.
Öyle ya, bir taraf ezmek, sömürmek, kendi çıkarımı her şeyin üstünde tutmak benim hakkım diyor.
Diğer taraf ise benim hakkımı gasp ediyorsun diyor.
Bir başka taraf her ikisinden koparmaya çalışıyor.
Doğa ise gücü olan beni hak eder diyor.
Bu hak meselesi herkese göre böyle uzar gider.
Lakin ben yine de kendimden şikayetçiyim...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 03-11-2017, 22:49
Karaiskakis Karaiskakis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 29 Sep 2017
Mesajlar: 135
Standart

Felâsife´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
@Karaiskakis
Durumdan vazife çıkartmaya çalışmışsın ama olmamış, yazan arkadaşın öyle bir şey kast etmediği açıkken, işi başka tarafa çekmek boş iş olsa gerektir.Kamil insan hep tevazuda olur?
Bunu bir ilim meclisinde filan söyleme, burada da söyleme gülerler sana, kemalât denen şey, noksanlık değildir, onda hepsi vardır., tamdır, bütündür.
Dolayısıyla kamil insan kendini methetsede, yersede bu ona zarar vermez, ama cahile verir.Kamil insan hep tevazuda olur, süper.
Senin ilim meclisin veya saçma sapan tasavvufi demagojilerin, zerre kadar umrumda değil sevgili felasife. ''Kamil insan'' lafzınıda tasavvuftaki manası ile değil, bir olgunluk vasfı taşıma anlamında söyledim. Bu olgunluk iddia ettiğin yetkinliği taşıyorsa, bu yetkinlik, sözünü ettiğin bir tevazuyu içerisinde barındırıp, böbürlenme ile bir arada bulunmaz. Bir insan çıkıpta ''ay be çok dürüstüm, çok iyiyim'' diyorsa, o vasıflara gerçekten haiz olup, olmadığı konusunda şüphe ederim. Zira bu vasıfları taşıyan birisi zaten belli bir farkındalığa da sahip olduğu için bir şeyler ispat etmeye çalışır gibi kendi kimliğini, kendisine yakıştırdığı çeşitli vasıflarla insanlara empoze etmeye çalışmaz. Buna gerek ve ihtiyaç duymaz. Ayrıca kişinin kendisi hakkındaki gözlemleri subjektif olacağı için, ''ay ben çok iyiyim'' diye kendisini ortalığa atmak yerine birazda çevresindeki insanların kendisi hakkındaki görüşlerine kulak vermesi ve onların (eğer gerçekten bu iyi ve dürüst olma hali söz konusu ise) bu değerlendirmede bulunmasına izin vermesi daha doğru olur. Aynı şekilde gerçekten bu vasıfları taşıyıp, taşımadığı noktasında da daha dikkate alınabilir ölçek olur bu.

Yani bilgivehis'in açtığı bu konu neresinden tutarsan tut pespaye, rezil, utanmazca, arsızca yazılmış bir içeriğe sahip. Bir insan böyle bir konu açmaya bile utanır. Fakat yinede bilgevehis'in böyle bir başlık açmasını yadırgamadığımı da belirtmek isterim.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 03-11-2017, 22:51
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

Bilgivehis;kendim dediğiniz şey nedir?
Bedeniniz mi,düşünceleriniz mi?
Bedeninizi kendi kendinize mi yarattınız,ya da düşüncelerinizi?

Siz sadece çevrenizin bir ürünüsünüz..Sizi yaratan,size ''kendim'' dedirten şey,çevreniz..İyi bir çevrede bulunduğunuz için şu an en basitinden internet kullanabiliyorsunuz..Bize göre kötü bir çevre olan Amazon ormanlarındaki bir toplum/çevre sizi yaratmış olsaydı,internet/telefon/elektrik gibi şeylerden mahrum kalacaktınız..

Yani kendinizden şikayet etmeniz,aslında çevrenizden şikayetçi olmanız demektir..
Kendinize kızmayın,sizi yaratan çevrenize kızın..Asıl sorun da burada aslında..Sizin kızacağınız çevreyi de,bir başka çevre yarattı..Yani ortada kızılacak/sövülecek/şikayet edilecek bir kişi/toplum yok..

Ben niye böyleyim filan..Tamam da sen kimsin
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 03-11-2017, 23:03
bilgivehis bilgivehis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2016
Mesajlar: 1.931
Standart

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bedeniniz mi,düşünceleriniz mi?
"Beni bende deme bende degilim
Bir ben vardır bende benden içeri"

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:40 .