Kılıçdaroğlu, Man Adası Belgeleri, Tayyib'in İstifası
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "hodri meydan" çıkışına, gün yüzüne çıkan belgelerle yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, yanında getirdiği kutudan çıkardığı belgelerle, Erdoğan'ın eniştesi, kardeşi, oğlu, dünürü ve eski özel kalem müdürünün vergi cenneti olarak adlandırılan Man Adası'na gönderdiği para miktarlarını ve zamanlarını tek tek söyledi, belgelerini gösterdi. Kılıçdaroğlu'nun açıkladığı belgelere göre, Erdoğan'ın oğlu, dünürü, kardeşi ve eniştesi, Man Adası'nda Sıtkı Ayan tarafından 1 sterlin sermaye ile kurulan Bellway Limited Şirketine 15 Aralık 2011'den 4 Ocak 2012'ye kadar toplam 15 milyon dolar aktardı. Kılıçdaroğlu, "Bunların tamamı bankaların resmi kayıtlarıdır. Sadece Türkiye'de değil, bu parayı yurtdışına göndermişler, o şirketlerin de kayıtlarında var. Haysiyetli bir adamsan gereğini yapacaksın. Nokta" diye seslendi. "Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:
Dava açsan ne olur: Erdoğan'a sorular sordum, aradan süre geçti tık yok. Bir gün gazetelerde 1.5 milyonluk dava. Vah vah vah, ne kadar korktum bilemezsin. Dava açsan ne olur, açmazsan ne olur.
Doktor yanında olsun: Herhalde beyefendi beni dinliyordur. Sevgili Erdoğan'a tavsiyem olsun, yanına bir doktor al. Doktor da yanında olsun.
Gözlerinden öperek soruyorum: İkinci bir soru daha sormuştum. Gittiğin her yerde Suriyelilere 30 milyar dolar para verdim diyorsun. Bakıyoruz, gariban bu insanlar. Açlıktan ölen Suriyeli var. 30 milyar dolar verdiysen açıkla nereye harcadın. Ben, bakanlar, milletvekilleri, STK'ler bilmiyor.
İspat edelim: Madem istiyor, ispat edelim, beni tanımıyor, öyle anlaşılıyor. 1 Ağustos 2011, Man Adası devletinde bir şirket kurulmuş. ‘Man Adası diye bir devlet mi var' diyeceksiniz. Evet var. Küçük bir ada, bizim vilayetlerden daha küçük. Bellway Limited Şirketi. O şirketin kuruluş senedi de bizde. Noter tasdikli. Hem Türkiye'nin hem de o ülkenin tasdiği var. Bu şirket 1-2 Ağustos 2011'de birer yönetim kurulu toplantısı yapar. Şirketin yönetim kurulu bir kişiden oluşuyor. Sıtkı Ayan. O yönetim kurulu toplantılarının tutanakları da bizde. Şirketin sermayesi 1 sterlin. Yönetim kurulu bir kişi. Sıtkı Ayan, adresini de vereyim; Reşit Paşa Caddesi, Mirgül Mahallesi, Yol Sokak, No 2934450 Sarıyer İstanbul.
Erdoğan kim olduğunu bilir: Ayan, 15 Kasım 2011'de bu şirketi Kasım Öztaş'a devretti. Öztaş kimdir? Sait Halit Paşa Caddesi, No 27, daire 5 Yeniköy Sarıyer İstanbul adresinde oturuyor. Erdoğan'a tekrar bir soru soracağım. Sıkı Ayan kimdir, tanıyor musun? Eminim benden daha iyi biliyorsun kim olduğunu. Peki, bu Öztaş'ı tanıyor musun? Eminim onu da çok iyi tanıyorsun. Bu şirketin tüm kayıtları elimizde. Peki, bu şirkete para gitti mi diyeceksiniz. Evet.
Kim, ne zaman, ne kadar?: Şimdi geliyorum para nereye ne zaman gitti. 15 Aralık 2011'de Ziya İlgen, enişte, 2.5 milyon dolar Bellway Şirketi'ne para gönderiyor. Bellway; 1 sterlinlik şirket ve bir kişilik yönetim kurulu var. 15 Aralık 2011'de Mustafa Erdoğan, kardeşi 2.5 milyon dolar para gönderiyor. Bir sterlinlik şirkete 2.5 milyon dolar parayı niye gönderir senin kardeşin? Gariban ölüsü için kefen alırken yüzde 18 öder, sen 2.5 milyon doları nasıl gönderiyorsun? Yetiyor mu hayır. 26 Aralık 2011'de Ziya İlgen yine 1 milyon 250 bin dolar para gönderir. 26 Aralık 2011'de Mustafa Erdoğan 1 milyon 250 bin dolar para gönderir. 27 Aralık 2011'de Osman Ketenci dünür dedim ya, 1 milyon 250 bin dolar gönderiyor. 27 Aralık 2011, eski özel kalem müdürü Mustafa Gündoğan, 1 milyon 250 bin gönderiyor. 28 Aralık 2011, Mustafa Gündoğan 250 bin dolar. 28 Aralık 2011, Osman Ketenci 1 milyon dolar, 29 Aralık 2011, Ahmet Burak Erdoğan, oğlu 1 milyon 450 bin dolar. 4 Ocak 2012, Ahmet Burak Erdoğan 2 milyon 300 bin dolar gönderiyor.
Haysiyetli adamsan gereğini yap: Şimdi diyecekler ki efendim bu belgeler sahtedir, şudur budur. Bunların tamamı bankaların resmi kayıtlarıdır. Sağa sola kaçmaya gerek yok. Haysiyetli bir adamsan gereğini yapacaksın nokta.
Kübra bebek için: "Neden Erdoğan'a kızıyorsun" diyorlar. Ben bu ülkenin bir vatandaşı olarak, Konya Ereğli'de kırk günlük bebek zatürreeden öldü. Tek odalı toprak evde kalıyordu ve aralık ayında evin camı kırıktı. O bebeğin hakkını savunmak için ben bunları söylüyorum. Samsun'da 2.5 aylık Kübra bebek, açlıktan öldü. Ben Kübra bebeğin hakkını savunmak için bu soruları sana soruyorum. Van Gürpınar'da bir baba 16 kilometrelik yolu sırtında çocuğunun cesediyle gitti. Ben onların hakkını savunmak için sana bu soruları soruyorum.
Alçak kim?: Devleti yönetenlerin vatandaşlara örnek olması lazım. Vatandaşa vergi ver diyeceksin, vermezsen ceza keseceksin. Ama kendi çocuklarını göndereceksin, başka adalarda şirket kurduracaksın. Türkiye'den milyonlarca dolar para göndereceksin, sonra Kayseri'de meydana çıkıp "Dolarınızı bozdurun, Türk lirası değerlidir. Biz yerli ve milliyiz". Sen ne yerlisin ne millisin, sen gayri millisin. Ben bunu söylediğim zaman da ‘İspat etmezsen alçaksın' diyorlar. Ben ispat ettim şimdi, söyle bakalım alçak kim?
Susan dilsiz şeytan: Kamyon şoförlerini dinledin mi? Bak bakalım motorini nasıl yakıyorlar, mazotton alınan vergiyi biliyor musun sen? Ona gelince para alıyorsun, sırtına yüklüyorsun tüm vergiyi, senin çocukların, enişten, dünürün parayı dışarıya götürecek. Kılıçdaroğlu hiç konuşmayacak. Dönüp diyecekler ki ‘ne güzel muhalefet'. Ben bunu yapmam, neden; haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır. Sevgili Erdoğan, sen Türkiye'yi yönetemiyorsun.
Elçinin Katilleri bulunsun: Kılıçdaroğlu katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'yi ölümünün 2. yılında partisinin grup toplantısında andı. Kılıçdaroğlu, "Söz verdiler ‘Faili bulacağız' diye. Hâlâ faili bulunamadı. Faili meçhul cinayetler yakın tarihimizin kara sayfalarıdır. Umarız bu da yakın tarihimizin kara sayfası olmaz, Elçi'nin katilleri bulunur ve yargının önüne çıkarılır" dedi.
Türkiyede her şey demogoji üzerine gidiyor siyaset kör döğüşüne döndü İstediğin belgeyi sun hiç bir siyasetçiyi yerinden oynatamazsın.
Bu ülke siyasetinde ar namus kalmadı.
Devlet bahçelide çıkmış R.Zarraf türkiyeye verilsin yargılansın cezasını çeksin ve vatandaşlıktan atılsın diyor .Bu insanlar bu halkı salak mı sanıyor anlamadım Bu halk salak değil bu halk düşveti sever almayı da vermeyide şikayeti de sevar ama şikayet ettiği her şeyi de kendisi yapar. Ama salak değildir kurnazdır.
Devlet bahçeli Zarrafı kaçırdıysa eldekileri yargılasın ama o da kurnaz tıpkı bu halk gibi. Gözaltına alınanlara ne oldu?
Bakan çocukları Barış Güler ve Salih Kaan Çağlayan, işadamı Rıza Sarraf ve Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan'ın da aralarında bulunduğu 26 kişi tutuklandı.
Bunlar duruyor Bahçeli görmüyor mu.
Ayakkabı kutuları da duruyor 3 eski bakanda Türkiye de.
80 milyonun, bütün Dünya istihbaratlarının, basın organlarının bildiği bir şey bu. Daha fazlasını da biliyorlar.
Mesele şu;
Yolsuzluklar-hırsızlıklar-zimmete para geçirmeler, faili meçhuller geri kalmış ülkelerde hükümet devirmez. Ekonomik krizler devirir.
Ellerindeki kozları şimdilik kullanmıyorlar. Bunu nereden anlıyoruz? Adı konmuş bir ekonomik kriz olmayışından.
Ülke ekonomik açıdan çok kötü durumda, gizli tutulmaya çalışılan gerçek bir reel ekonomik kriz var. Ama adı konmadı, henüz konmadı. Adını koyanlar uluslararası kredibilite kurumları. Bir gün koyacaklardır.
Koydukları gün "yabancı sermaye" adı verilen ekonomik tetikçiler borsadan paralarını çekerler, önce borsa çöker, yabancı bankalar krediyi keser, öz varlıklarını ülkeden kaçırırlar, yurtdışı krediler kesilir, ihracatlara kısıntı uygulanır, ithalatlar aksar çünkü ödemeler aksar, üretim ithalata bağımlı olduğu için üretim aksar, fabrikalar işçi çıkarır, KOBİ'ler kredilerini ödeyemez hale gelir, iflaslar başlar, işsizlik artar. Lüks veya keyfe hitap eden harcamalar durur, döviz fırlar ve azalır. Kayıt dışı ekonomi patlar, vergi gelirleri azalır, gösteriler artar, faşizm şiddetini arttırır, mafya hortlar, kimvurdular-faili meçhuller-infazlar artar, hukuk rafa kaldırılır.
Sevgiler
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Sahtekarlık maddi ve manevi kayıplarına neden olur!
Şüpheci Dinsiz´isimli üyeden Alıntı
80 milyonun, bütün Dünya istihbaratlarının, basın organlarının bildiği bir şey bu. Daha fazlasını da biliyorlar.
Mesele şu;
Yolsuzluklar-hırsızlıklar-zimmete para geçirmeler, faili meçhuller geri kalmış ülkelerde hükümet devirmez. Ekonomik krizler devirir.
Ellerindeki kozları şimdilik kullanmıyorlar. Bunu nereden anlıyoruz? Adı konmuş bir ekonomik kriz olmayışından.
Ülke ekonomik açıdan çok kötü durumda, gizli tutulmaya çalışılan gerçek bir reel ekonomik kriz var. Ama adı konmadı, henüz konmadı. Adını koyanlar uluslararası kredibilite kurumları. Bir gün koyacaklardır.
Koydukları gün "yabancı sermaye" adı verilen ekonomik tetikçiler borsadan paralarını çekerler, önce borsa çöker, yabancı bankalar krediyi keser, öz varlıklarını ülkeden kaçırırlar, yurtdışı krediler kesilir, ihracatlara kısıntı uygulanır, ithalatlar aksar çünkü ödemeler aksar, üretim ithalata bağımlı olduğu için üretim aksar, fabrikalar işçi çıkarır, KOBİ'ler kredilerini ödeyemez hale gelir, iflaslar başlar, işsizlik artar. Lüks veya keyfe hitap eden harcamalar durur, döviz fırlar ve azalır. Kayıt dışı ekonomi patlar, vergi gelirleri azalır, gösteriler artar, faşizm şiddetini arttırır, mafya hortlar, kimvurdular-faili meçhuller-infazlar artar, hukuk rafa kaldırılır.
Bu arada, ikinci film 10 bölümlük bir dizi halinde NETFLIX'te halen gösterimdedir. Yani şimdi Jurili yargılama aşamasına geçen Reza Zarrab davasında Juri nedir?, bu dava Amerika'da nasıl görülür? hakkında kafanızdaki soru işaretlerini kaldırabilmek için NETFLIX'teki bu filmi izlemeniz önemle rica olunur!
BİM'de yumurtanın kolisi 13 lira olmuş..Devleti sözde yönetenler milyon dolarları,hatta milyar dolarları götürüyor..!
Nasıl?
HUKUK YOK çünkü..
Bir ülkenin hakimi/savcısı tamamen iktidarın ağzına bakıyorsa,o ülkede iktidarı istediğiniz kadar köşeye sıkıştırın;yine de bir şey elde edemezsiniz..
Kılıçdaroğlu,15 temmuz sonrasında Yenikapı'da Tayyip'in mitinginde el salladı..Unutmadık o görüntüleri..
Tayyip ispat etmeyen alçaktır demiş galiba..Kılıçdaroğlu'da ispat ettim,kim alçak diyor..
Yenikapı'da el sallıyordunuz kankalar,ne oldu?
Kılıçdaroğlu istifa etmeli bence..Madem Tayyip 15 senedir götürüyor,madem sen bu konuda bir şey yapamıyorsun,o halde o koltukta oturmanın amacı nedir?
Senin derdin fakir fukaranın hakkını korumak değil mi?Bunu kendisi söylüyor..
15 senedir hakkı yenen bu fakir fukara için ne yaptın sen?
Her salı Tayyip'e sallayıp,bankamatikten vekil maaşlarını aldın sadece..Başka ne yaptın?
Senin derdin ne Kılıçdaroğlu?
Ömrünün sonuna kadar Tayyip'e muhalefet etmek mi?
Tayyip götürüyormuş filan..Bu ülkede götürmeyen mi var?!Herkes götürüyor..Akp seçmeni bu;
Bu insanların umurunda değil ki man adasındaki şirket filan..Tv'de kim Allah diyor,ona bakar bu insanlar..
Tayyip götürse bile Allah diyor sonuçta..Kuran okuyor,hem de arapça
%50 tabi ki Tayyip'e verecek..Ne olursa olsun..Buraya dikkat,ne olursa olsun..
15 senedir neler neler oldu ama bu seçmen kitle değişmedi,değişmez de..
Sen muhalefet olarak bu 15 senede ne yaptın?Ben buna bakarım..Niye?Çünkü bu iktidarı,koltuğundan sen edeceksin,ben etmiyeceğim..Kim vekil seçildiyse,mecliste veya başka platformlarda milyonlarca insanın hakkını arayacak..İktidar olmak için çabalayacak..Bunu yapamıyorsa,yani hak arama gibi bir seçenek kuvvetler ayrılığı yüzünden ortadan kalktıysa,o makamda durmayacak..Ben muhalefet olarak görevimi yapamıyorum,çünkü hak aramamız engelleniyor diyecek ve istifa edecek..
Sürekli seçim kaybeden Kılıçdaroğlu..Niye istifa etmiyorsun?
Yoksa başka bir adada,başka şirketler mi açılıyor?
türkiyede yolsuzluğa hırsızlığa illede belge sunmak gerekmez, zaten ülkede herkesçe bilinen, olağan hale gelmiş şeyler, millet sevdiği siyasetçiyi savunurken bile "çalıyor ama çalışıyor adam" sözünü hep söyler yani yolsuzlukluk çokta ayıplanmıyor. yani yolsuzluk belgeleri sunarak seçmeni pek etkileyemez, sadece kendini tatmin eder. sadece batıda böyle belgeler işe yarar, ülke sallanır,iktidar çöker. bizde yüzsüzlük tam gaz devam...
***Tanrı mineral de uyudu, bitki de düş kurdu, hayvanda uyandı, insan da kendini buldu ***
türkiyede yolsuzluğa hırsızlığa illede belge sunmak gerekmez, zaten ülkede herkesçe bilinen, olağan hale gelmiş şeyler, millet sevdiği siyasetçiyi savunurken bile "çalıyor ama çalışıyor adam" sözünü hep söyler yani yolsuzlukluk çokta ayıplanmıyor. yani yolsuzluk belgeleri sunarak seçmeni pek etkileyemez, sadece kendini tatmin eder. sadece batıda böyle belgeler işe yarar, ülke sallanır,iktidar çöker. bizde yüzsüzlük tam gaz devam...
Aslında bu durum Amerika, dolayısıyla dünyanın hemen her tarafında mevcuttur.
Örneğin, "The People v. O. J. Simpson, 2016" dizisinin sonunda görüldüğü üzere, eşini öldürdüğü iddiasıyla Los Angeles'ta yargılanan O.J. Simpson mahkemede beraat etmişti.
Peki neden?
Çünkü şu resimler O.J. Simpson'ın Amerika'da kim olduğunu anlatmaya yeter ve artar bile!
Şimdi bu fotoğraflara baktığımda aklıma şu geliyor: O. J. Simpson kesinlikle suçsuzdur. Suçlu diyenin alnını karışlarım lan. Hatta ağzına bile derim ulan!!!
İşte o videodaki militan AKP'li bu hataya düşmüştür. Anlayana tabii ki demeyeceğim; hoş geldin İç Savaş diyorum!!!