Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Sanat > Müzik

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 19-12-2017, 14:51
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart Sufi nağmeler

Bizde pek ilgi çekmesede Dünyada Sûfi müzik diye, "dinlendirici" müzik olarak sanırım bayağı yaygın, Youtubede bu anlamda çok çeşitli müzik var.
Ara ara bunlardan güzel çalışmaları denk geldikçe ekleyeyim, tabi sizlerde ekleyebilirsiniz.

Sûfi müzik deyince sanırım NEY olmadan olmasa gerek.
DİNLE NEYDEN

Dinle neyden duy neler söyler sana
Sızlanır hep ayrılıklardan yana

Mevlana'nın dünyasında, ney insanı temsil eder. İnsan da, tıpkı ney gibi, içinde nefes saklamaktadır. İnsanın her sözü, bir özleyişin ve bir ayrılığın ifadesidir. İnsanın iç çekişleri, aslından ayrı olmanın hüznünü, yuvadan uzak olmanın sancısını yansıtır.

Kestiler der sazlık içinden beni,
Dinler hem kadın hem erkek ağlar beni

Sazlık, kamışlık ney'in anayurdu ve evidir. İnsan da tpkı ney gibi yuvasından ayrılmıştır. Kalbinin ebedi muhabbetle doyduğu o yerden dünya gurbetine sürülmüştür. İnsan kalbi, tıp ney gibi, ayrılık ve yokluğun yaşandığı bu dünyada, inceden inceye feryad etmektedir. İnsan ruhu olması gereken yerde değildir; geçmişe ait hüzünler ve geleceğe ait kaygılar, aslında hep bu uzaklığın sözsüz ve sessiz ağlayışından ibarettir.

Hasret anlatmam için bulmam gerek,
Ayrılıktan parçalanmış bir yürek.

Aslı kaybetmişse bir insan arar,
Asla dönmek için hep uygun an arar.

Dosta gâh yoldaş olup gâh düşmana,
İnleyip sesler duyurdum her yana.

Dost olur zannımca her insan bana,
Bi haber gel gör ki sırrımdan yana.

Sırlarım olmaz iniltimden uzak.
Etmez fark her göz, işitmez her kulak.

Saklı olmaz birbirinden can ve ten,
Canı her göz görmez." Ama bilki sen;

Bir ateştir ses değildir ney sesi.
Kimde yok ateş? Yok olsun böylesi!

Sevgiden ağlar eğer ağlarsa ney,
Sevgiden çağlar eğer çağlarsa ney.

Ney o şeydir perde yırtıp perdesi,
Dost edinmiş dosta hasret herkesi.

Hem devadır ney denen şey hem zehir,
Bir bulunmaz arkadaştır, hem fikir.

Anlatır ney aşk-ı Mecnûn'un nedir,
Kanlı bir yoldan haber vermektedir.

Müşteri yalnız dil, söz, kulak dedi.
Aşkı Mecnûn bildi akıl ermedi.

Derdimizden gün zamansız dolmada,
Her yanlış bir günle yoldaş olmada.

Gün geçip isterse yaz ersin güze,
Ey temiz insan! Sağol kâfi bize.

Kandı her varlık, balık kanmaz suya,
Rızk eğer eksikse, gün dolsun mu ya?

Anlamaz olgun adamdan ham adam,
Söz hem az hem öz gerektir vesselam.
-Mevlana-

Alıntıdır
---

YOL - Sufî by Kudsi Erguner


Fatou Gozlan - Sufi Moon

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 19-12-2017, 15:27
bilgivehis bilgivehis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2016
Mesajlar: 1.945
Standart

Sufi müziğini acaba Kızılderililer mi çıkarmış, çünkü eskiye gittikçe şaman, meditasyon gibi bu tür müzikleri hep onlardan duyuyorum.


Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 19-12-2017, 16:05
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

bilgivehis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sufi müziğini acaba Kızılderililer mi çıkarmış, çünkü eskiye gittikçe şaman, meditasyon gibi bu tür müzikleri hep onlardan duyuyorum.
Açıkcası çok bilemiyorum, onlar bu işi çok daha eskilere götürdüğü için, kızılderililerin öne çıkması mantıklı.
Ama Şamanik tarafında müzik olayı var zaten, davullar, ziller daha çok var. Birde doğa sesleri var, fakat bu üflemeli olayını pek Şamanlar kullanmıyor galiba.
O yüzden de daha dinlendirici, mistik oluyordur bilemiyorum, zaten üstte ki yazıda ney resmen insan gibi anlatılmış.
Üflemeli çalgılar daha insani anladığım, insan nefesi ile birleşip, ses olması, onu insani ediyor olabilir.
Hatta canlı ediyor bile denilebilir.

Didgeridoo var mesela, Aborjin yerlilerin çaldığı, yerli kadınlar onu çalmazlarmış, zira kadın çalarsa hamile kalır inancı varmış. O kadar ona canlılık verebilmişler.

3. video da ki melodi çok tanıdık değil mi, çok duyduk tv'lerde,

Sevgiler

Didgeridoo

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 20-12-2017, 16:10
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

Youtube de Sufi music adı altında bir video da, çalışmayı çok beğenmedim ama birisi bir yorum yazmış, çok orijinal geldi bana.
Yalnızlık bam başka bir duygu.
Almanyada dogup büyüdüm, anam sünni kürt babam alevi türk, almanlar hep yabanci olarak bellediler, ne yazikki cocuk yaslarimda memleketim dedigim ülkedede hep yabanci gözüyle baktilar, bir türk olarak degil almanci olarak gördüler. hos, 23 yasina geldim ve bugüne kadar türkiyeye sadece üc kez gitmisligim var, yani memleketten bahsedilemez burda.
hayatini almanyada geciren benim memleketim neresi? benim dinim ney?
bakin su sonuca vardim: memleketim evren, dinim alcak gönüllülük, allahim ise ask.
Nefesli/Üfürmeli çalgılara sanırım Mey/Duduk/Balaban da eklemesek olmaz. Dinlemesi ayrı güzel, alıp götürüyor.
Mey, Anadolu ve Mezopotamya'da asırlardır kullanılan kamışlı, kadim bir üflemeli sazdır. Gövdesi genellikle bölgede yaygın olarak bulunan erik ve kayısı ağacından, baş kısmı da sazlıklarda yetişen kamıştan imal edilir. Ön tarafında 7, arka tarafında 1 deliği vardır. Meyi akortlamak için kamışa "kıskaç" adı verilen bir parça takılır. Mey kullanılmadığı zamanlarda da kamışın ağız kısmına ağızlık takılarak kamışta esneme olması engellenir.

Mey
Ön kısmında 7 delik bulunması sebebiyle ses sahası 1 oktavdır. Geniş bir aralığa sahip olmaması nedeniyle her çeşit makam ve müziğin icrasına müsait bir saz değildir.

Anadolu ve Mezopotamya‘da Mey ismi ile bilinen bu saz Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan üçgeninde farklı bir forma kavuşur. Azeriler kullandıkları bu saza "Balaban", Ermeniler "Duduk", Gürcüler ise "Duduki" ismini verirler. Bu üç saz şekil ve ses olarak neredeyse birbiri ile aynıdır. Meye göre kamış yapısı biraz daha farklıdır.
Bu enstrümanda sesin etkileyen en önemli kısım kamış olduğu için ses rengi biraz daha farklıdır.
Mey sazında zırıl zırıl, gümbür gümbür gelen bir ton vardır.
Balaban ve dudukta ise bu tonun aksine buğulu, kadife bir ton vardır.
Bu da dinleyiciyi mistik bir atmosfere sokar. Türkiye'de yaşayan, mey ve duduk icrasında ilk akla gelen isim olan müzisyen Ertan Tekin, bu ton farkını şöyle açıklıyor: "Biz müzisyenler bu kamış farkını şöyle nitelendiririz: Duduk kamışı dişi kamıştır, buğuludur. Meydeki zırıl zırıl, gümbür gümbür gelen yürek sızısı da erkek kamıştan dolayıdır. Mey kamışı erkek kamıştır."




Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Etiket
müzik, sufi


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:15 .