Leonardo´isimli üyeden Alıntı
Bu niye böyle halen de çözemedim.
|
Bunda çok anlaşılmayacak bir şey yok aslında, biraz ters mantıkla bakmak gerekir, "büyük/büyüdün" diye yargı var, sen büyüdün deniyor, oysa büyüyen şey, gelişkin bir çocuktan ötesi değil.
Temelde bir çocuk var ve o çocuk gelişiyor.... Olay bu gelişim.
O çocuk, ergenlik, genç, orta yaş, yaşlılık gibi evreler yaşıyor. Bunları yaşayan, deneyimleyen o çocuk !...
"Ortak bilinçte" büyüme diye bir şey var ve sen o çocuktan koptun deniyor, bu mümkün değil.
O yaşıyor.
Bu yaşam bir çocuğun yaşamı, deneyimleri, rüyaları, hayalleri.
Yaşlanmış bir insanın deneyimleri, genç birinin tecrübeleri filan değil, bir çocuğun yaşamı bu, kayıp bir çocuk o!
Olaya bu gözle bakınca filmler bu noktada sırıtmaz, bilakis cukta oturur, çünkü çocukluk denen şey, vizyonik taklalar atarak değişmiş gibi görünüyor, oysa temelde değişen yok, gelişim var. Zaten sinema denen alan da özgür bir alan, bu tip filmler normaldir yani.
Sevgiler