world´isimli üyeden Alıntı
Peki bana şunu bir açıklayın:
Bu nasıl sol ki " halkların kardeşliği bütün dünyada sınırların kalkması tüm halkların birleşmesi " sloganıyla yola çıkıp daha " bir ülkeyi " birleştiremiyor aksine "ayırıyor".
Ayrıca Kürtlerin Doğuyu yönetememesi gibi bir durum mu var yönetti hatta ülkenin başına da geçen bir Kürt var. ( Turgut Özal)
Bana romantizm değil adam akıllı sol tanımı lazım bu sol ne menem bir şey ki Kürt milliyetçiligi yapıp buna karşı çıkanlara ırkçı diyebiliyor?
|
Anladım ki ciddi sağcısın ve kafa hala ötekileştirmeci, öteki üzerinden çalışıyor-Hitler ruhu kaçmış içine.
Benim de anlamadığım bir şey var;
PKK böyle bir katlin faili olduğunda aklınıza terör vb demek geliyor ama ne hikmetse bundan onlarca kat fazlası devlet, kolluk güçleri veya devlet eliyle desteklenenlerce yapıldığı zaman, anında bunu yapanların ardına-yedeğine düşüp, bir sol karşıtlığı tutturuyorsunuz?
Eğer Mars üzerinde yaşıyorsanız acaba diyorum Marslıların beyin hacmi ceviz kabuğu kadar mıdır?
Geçtiğimiz 1 yıl içinde, polisin ev baskınalrı yapıp, öldürdüğü çocuklar acaba ne adına öldrülmüştü?
Ha tencere dibin kara, senin ki ondan kara durumu sözkonusu ise, benim tavsiyem hiç olmazsa 3,5 dürüst olup, yüzlerdeki eşek derisinin bir kenara bırakılması.
Bu ülkede hiç bir zaman sol bir iktidar olmadığı gibi, ideolojik, felsefik, siyasi, dini olarak da hakim olmamıştır.
Turdur'un bir çok konudaki akılsız yorumlarını okudum(nedense bana Bedevi'yi anımsatmaya başladı), world'ün her fırsatta bu tür konuları aynen Süleyman Soylular gibi istismar eden yaklaşımlarına baktığımda ise gördüğüm, sadece ama sadece 1 level farktan öteye gitmiyor.Ha fazlasını da beklemiyorum zaten, zira mevcut iktidarın sözde meşruiyeti ile sözde ondan ayrı olduğunu iddia eden kemalist muhafazkarların kafa yapısı, stratejik konumlanışına değin aynı çalışıyor, aralarındaki en önemli fark kullandıkları araç-malzeme farkı, kullanım biçimi ise tamamen aynı.
Kamplaştırma, ötekileştirme, bölücü siyaset kafaları dahi aynı! Tamamen aynı, dünyaya bakışları da aynı, ya müm'in, ya kafir! Başka hiç bir dertleri de yok...
Yıllardır atıyorum polisin, askerin, jandarmanın, korucuların katliamları da konu olur, ama ölen onca garibana dair bunalrdan hiç kimse hakim olana terör, terörist devlet, terör devleti demez(yani madem terörün ne olduğunu bilmiyorsunuz ve kıstasınız bu kadar basit, öyleyse polis insan katlettiğinde otomatikman o devlett de terörist oluyor!). Halbuki terörü hakim kılanın aslında hakim olan anlayış olduğu, ayrımcı, bölücü, ötekileştirici, YETMEZ BİRDE gerici, toplumu sürüleştirip, ayıran,
kamplaştıran olduğuna değinmez-bilmez, ama bizim geri iktidarların asıl hamuru olan sürü psikolojili kitlemizden 1 parmak ileri çıkanların çoğuda world, turdur gibi, olsa, olsa 1 dirhem level farkını aşamaz, süreğen hakim sistemin, rezil siyasetin, bok içinde yaşayıp, destek verip, kokudan şikayetten öte gitmez. Oysa ne ekilirse o biçilir, bu toprakların kanunudur.
Milliyetçilik bırakalım bilime aykırı temellerini, koyunların temel gıdalarından birisi olmasını, tarihsel olarak da ÇAĞDIŞIDIR. Ama burada defalarca denk gelmeme rağmen, World bir kez olsun sosyal devlet, sosyal yapı, insan için hukuk, insan için siyaset, kısaca ülkeyi tanılayan esas olarak insan ve sosyal faktörü esas alan bir ifadesini görmedim, ama buna rağmen, nedense her fırsatta sol'cuları(ki ben solcu değilim!) eleştirme namına bu tür konuları istismar ettiğini gördüm. Dilim varmıyor mu diye kendime sorsam da sonunda gayet basit olduğunu anladım, world
bu mevcut anlayışı ile sol'a dair herhangi bir eleştiride bulunacak birikime sahip değil, ama buna rağmen fırsattan istifade(içinde durmadan depreşen
muhafazakarlıkla - ki
psikanaliz'in konusu) böyle sloganik-kof ifadelerle de garip-guraba -bir dincinin tabularının eleştrilmesinden rahatsız olması gibi- kompleks belirtisi gösteren sözde eleştirilerinin ise bir densizlikten öte gitmeyeceğini anladım(zira önce hem birikim gerekir, hemde temelde olan o muhafazkarlığın-sağcı- rolünü kendi üzerinde tespit edebilmesi gerekir).
ne gariptir ki buna ısrarla karşı çıkanlar, ne zaman bu ve benzeri, terör-katliam haberi olur, istismara yönelirler, KİMİN YAPTIĞINA BAKARAK duruma göre İKİYÜZLÜ-ONURSUZ bir yol izlerler. Bir kukla gibi...
Başka garip olan ise, bizzat koyunluğunu yaptıkları çobanların temsil ettiği iktidarların onca terör, katliam, hukuk dışı, bilim dışı, gerici eylem, terör siyasetlerine ise bir şey demezken, alttan alta da destek vermeyi kendilerine görev edinirler.
Tasvip etmememiz başka bir şeydir, tasvip etmediğimizi yaamak zorunda bırakılmışlığımız başka. Örneğin AKP zihniyetinin iktidar olduğu bir ülkedeki siyaseti tasvip etmiyor olmamız başka,, fiili durum başkadır.
Örneğin ırkçılığın, mezhepçiliğin, dinci ve milliyetçiliğin çağdışı ve toplumları kötürümleştiren, birer sürüye çeviren, sürü psikolojisi cehalet-zombilik-mankurtuluk, dolayısıyla insanın daha nasıl kötü, insanlık dışı yaşayabilirim acaba sorusuna işte böyle -kotun- olursan diye rahatlıkla cevap verebileceğimiz kalemler olmaları başka, bizlerin ırkçılığı, dinciliği, milliyetçiliği, ötekileştireyi, bilim dışı, subjektif ayrımları kabul etmeyişimiz başkadır.
Ha başarılı olamadık mı? Ne yazık ki dinci gericiliğin egemenliğini bir yana bırakırsak, bu alanda koyunlaşma-sürüleşme cenderesinden kurtulanlar diyecebileceğimiz kesimlerde ırkçı-milliyetçi(tencere ve kapak) tuzakla elde tutuluyor, dolayısıyla solcu diyebileceğimiz kitle, kitle ve etki edebilirlik açısından da azınlık kalıyor, ve karşılarında toplumun çoğunluğunu temsil eden dinci-milliyetçi, mankurtlaşmış bir çoğunluk gerçeği var. Hasılı fiili durum başka, arzu edilen başka ne yazık ki.
Yine konu getirilmiş toprağa vs. Arkadaşım mesele toprak mı o zaman 2 yol vardır.
1.) Ya birlikte -sosyal- esaslara dayalı bir alanın paylaşımı sağlanır
2.) Ya da herkes kendi evinde yaşar!
Bunu sindirememek, işte asıl bölücülüğün temeli budur.
Bir ev düşünün, aile fertleri hem birlikte yaşamak istemiyor ama hemde aynı çatı altında birileri ısrar ediyor ve diğerlerini yok sayıyor ve o kadar ileri gidiyor ki, siz yoksunuz, burada sadece ben varım diyor Dingil, yok saydığınla,senden başka kimsenin olmadığını iddia ettiğin bir ortamda, birliktelikten söz edebilir misin, kiminle? Kısaca bilimsel analiz açısından da sorunun kaynağı belli, aslında büyük sorunların, basit çözümleri olur, ya da büyük sorunlar genelde küçük sebeplerden meydana gelir. Mesele kaynağı bulmaktır ki, kaynak ortada ve basit.
Şimdi cevap verin;
Her gün vatan, millet, sakarya yanında Birde BİRLİK OLALIM, BİR OLALIM VB LAFLARI EDİLİR. PARDON KİMİNLE BİR OLUNACAK, KİMİNLE BİRLİK OLUNACAK, NASIL OLACAK-BÖYLE ÖTEKİLEŞTİRİP, YOK SAYDIĞIYLA BİRLİK OLMAKTAN SÖZ EDİYORSA, YA BEYİNSİZDİR YA DA SAHTEKAR, KÖTÜ NİYETLİ BİR ALÇAK.
Her tarafı tarikatların sardığı, her yanın İmam hatip okulu yapıldığı, sünni egemen bir ülkede vs atıyorum örneğin, alevi ile sünni, alevilerin yok sayıldığı, aşağılandığı, dışlandığı, süreğen evlerine çarpı işaretlerinin konduğu, devlet ağzıyla yetkililerden yer, yer alevilerin soyunu kuruttum, mum söndürürler, ahlaksızdırlar vb gibi lafların dahi çıktığı, polisin dahi cemevine girdiğinde koridoruna pisleyebildiği bir ülkede, din dersi diye soraki sünniliğin okutulduğu bir ülkede nasıl birlikte olabilir? Hukuk sisteminde dahi türkiyede hukuktan faydalanmak için kişinin türk anne veya babadan gelmiş olmasını yasaya koymuşsan, nasıl olurda birlikten söz edersin, hem kiminle? vatandaş olarak dahi görmediklerinle mi? Buna kendinde inanmıyorsun ama illa bir inanç eri olarak başka türden absürt inançlar-tabular geliştirmelisin...
Hasılı 2 yol var, ya gerçekten birlik(bunun için ayrımcılık olmamalı, sosyal taban) ya da her dışlanan, dışlanmayacağı bir ülkede yaşama hakkını kullanabilmeli(hepimiz yurtdışına gidemiyoruz, o kadar çaresiz şu anki durum). Alevilerde, kürtlerde ayrı ülkelerde yaşamalı -zira mevcut olan onların ülkesi olmadığını ve asla olmayacağını iddia edip, diretiyor!- ya da ayrı-gayır sayılmayacak bir ülkeleri olmalı.