70'lerin sonlarıydı, ücra bir köydeydim, köyün yarıdan fazlası süleymancıydı, bu türküyü ancak kulaklıkla dinleyebiliyordum. Tabi iş bununla bitmiyordu, bir de kaseti saklamam gerekiyordu, süleymancılar bir yandan, her gün köyü basan askerler bir yandan, kendimden çok kaseti saklamaya çalışıyordum.
Tabi o yıllarda kaset değerliydi, köyden ayrılırken aramalarda o kasetin başıma iş açacağını bildiğimden bir kurnazlık yaptım, kaseti köyün imamına hediye ettim. O tarihlerde hediyenin maliyeti veya içeriği önemli değildi, önemli olan hediyenin anlamıydı, bu yüzden içeriğini öğrense dahi onu koruyacağını biliyordum.
|